Tek dilli bir hafta

Tek dilli bir hafta
Tek dilli bir hafta
İşte Hakan Çelenk'in kaleminden haftanın özeti
Haber: HAKAN ÇELENK / Arşivi

Halkın mesajı: Cumhurbaşkanı Gül, Diyarbakır’ı ziyaret etti. Haberler gazetelerin ilk sayfasından inmedi. Tarafsız sokak gözlemcileri sokaklarda Gül’e ilginin büyük olduğunu söylüyor. Ziyaret, Gül’ün halka verdiği mesajdan çok, halkın devlete verdiği bu olumlu mesaj üzerinden okundu. 

İki dile yol kapalı: Erdoğan, sert konuştu. Özerkliğin tartışılmasının bile kabul edilemeyeceğini söyledi. Mesajları çok net. Devletin dili tek, belediye de devletin parçasıdır, iki dillik belediyecilik olmaz. BDP ise ikinci resmi dil taleplerinin olmadığını söyledi. Ama herkes biliyor ki, belediyeler için böyle bir talep hatta uygulama kararlılıkları var. Kafalar karışıyor. Tartışmanın tercümesi şu: BDP merkezi devlet kurumlarında ikinci resmi dil istemiyor, ama belediyeleri ayrı tutuyor. Soru net olmayınca yanıt da sağlıklı alınmıyor. Bu arada Cumhurbaşkanı, Diyarbakır Belediye Başkanı makamından “Devletin dili Türkçedir” mesajı verdi. Bir gün önce MGK’dan çıkan bildiri de bir hafta önce Genelkurmay’dan yapılan açıklamada da ‘tek dil, tek bayrak’ deniyordu. Kısacası devletimiz iki dilli belediyeciliğe ‘katiyen olmaz’ dedi. 

Diyanet’te revizyon: Ali Bardakoğlu başkanlık görevini bıraktıktan sonra Diyanet İşleri Başkanlığı’nda dört başkan yardımcısından üçü değişti. Diyanet Vakfı Kadın Merkezi Müdürü Ayşe Sucu görevden alınınca merkezin 28 üyesi istifa etti. AKP sekiz yıldır iktidarda, Bardakoğlu ve kadrosu sekiz yıldır görevdeydi. Madem kurumda bu kadar köklü değişikliğe ihtiyaç duyulacak sıkıntılar vardı, bu sekiz yıl nasıl geçti? 

Cihaner haklı mı?: 2007’nin Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, İsmailağa Cemaati mensupları hakkında izinsiz eğitim kurumu açmak, suçlamasıyla dava açmıştı. Özel yetkili Erzurum Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal ise isimsiz bir ihbar mektubunu dayanak yaparak soruşturmayı ‚’silahlı terör örgütü kurmak’tan yürütmek üzere devralmak istemişti. Cihaner, soruşturmanın kapatılmak maksadıyla elinden alındığını öne sürüyordu. Erzurum savcısı, direnen Erzincan Başsavcısı’nı Ergenekon’dan tutuklatıp, soruşturmayı devralmıştı. Ardından HSYK Şanal’ın özel yetkilerini alındı, Cihaner 4 ay yattıktan sonra Adana’ya atandı. Devlette devamlılık esastır; dava tabii ki sürdü. Ve geçen hafta davanın yeni savcısı mütalaa verdi: “Silahlı terör örgütü yok, izinsiz eğitim kurumu açmak var.“ Savcı hâlâ serbest... Son cümle tabii ki işin şakası. 

Katliamın sosyolojisi: Psikoloji ve sosyoloji bilimleri, toprağa bağlı toplumlarda namus şeref söylemleri eşliğinde sık sık şiddet doğuran sorunlar ortaya çıktığını tespit eder. Bu durum, toplumdaki geri kalmışlık göstergelerinin başında gelir. Vamık Volkan’ın tespitleri bize, benzer şekilde aralarında köklü toprak sorunu olan devletlerin de bu tip yapıların bileşenlerinden oluştuğunu gösterir. İşte size bir geri kalmış, kadastrosunu tamamlamamış bir Türkiye haberi: Sakarya Akyazı’da bir aileden dört kişi (anne baba ve iki çocuk) öldürüldü. Katliamın sorumlusu, 14 dönüm fındık bahçesinin satılmasına kızan aile büyüğü. Yazık! 14 dönüm fındık bahçesinden, zorlu işçiliği de kendiniz yaparsanız yılık üç bin lira gelir elde edilir. 

Seçim hep akılda: Çiftçi kredi faizleri üç puan düşürüldü, öğrenci kredi yardımı aylık 120 liradan 150 liraya, kız çocuğunu okutana verilen şartlı nakit kredisi 45 liradan 55 liraya çıktı. Bazıları bu minik jestleri seçim yatırımı olarak görüyor. Bazıları “O kadar küçük seçim yatırımı mı olur” diyor. Hükümet cephesi “Halka önemli hizmet” diye olayı sunuyor... Doğrusu ne olursa olsun, hazirandaki seçime kadar yapılacak her icraatın seçim üzerinden tartışılacağı anlaşılıyor. 

Ayva’nın zaferi: AKP’nin görme engelli milletvekili Lokman Ayva engelli çalışanları sıkıntıya sokacak bir yasa tasarısına itiraz etti ve partisine karşı “Beni gerekirse ihraç edin” diyerek bayrak açtı. Tasarı iptal edildi, Ayva kazandı. Bu, Irak’la ilgili 1 Mart tezkeresinden bu yana AKP’deki kazanılmış ilk parti içi muhalif zafer.
İleri demokrasi üniversitede: İstanbul Üniversitesi’nde duvarlara camlara asılan bir mahkeme kararı, öğrencilerin üstlerinin, araçlarının ve eşyalarının bir yıl boyunca aranması için polisin yetkili kılındığını anlatıyordu. Rektörlük, kendi başvuruları üzerine alınan bu kararı gözden geçireceklerini açıkladı. 

İhaleyle öğretmen: Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun ihaleyle öğretmen, psikolog ve hemşire aldığı ortaya çıktı. Kurum kendini savunurken “Milli Eğitim ve Sağlık Bakanlıkları da aynı şeyi yapıyor” dedi. İki bakanlık bu tür ihale düzenlemediklerini söylüyor.



Dünya Turu

Casus travması 
WikiLeaks’in yıldızı Julian Assange, “Birçok Arap üst düzey yetkili CIA için ülkeleri aleyhine casusluk yapıyor” dedi. WikiLeaks’in ABD yönetimi için yarattığı en büyük travma bu olmalı. Düşünün... Dünyanın bir yerinde, bir CIA ajanısınız. Artık güvende hisseder misiniz?

Suçlu bir ‘başkan’ 
Eski İsrail Cumhurbaşkanı Moşe Katzav tecavüzden suçlu bulundu. Katzav, 16 yıla kadar hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya. 

‘Özür dile Ankara’ 
Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, Türkiye’nin Mavi Marmara baskınıyla ilgili özür talebindeki ısrarının küstahlığın da ötesinde olduğunu, asıl özür dilemesi gerekenin ‘terörü destekleyen Türkiye’ olduğunu söyledi. Türkiye sessiz. 

Bin yılın kışı mı? 
Bizde Erzurum’a kar yağsın diye duaya çıkıldığı bir hafta ‘dünyanın merkezi’ New York Manhattan’dan diz boyu kar, yolda kalmış araç fotoğrafları geçti. Berlin’de Elbe Nehri dondu. Soğuğa alışkın Ruslar bile mağdur. Yaz sonunda “Binyılın kışı geliyor” diyen ama bizim meteorologların inanmadığı Polonyalı bilim insanları haklı gibi. 

Yeni ABD elçisi 
Senato’nun onay vermemesi sebebiyle ABD’nin Ankara Büyükelçiliği ataması, bir türlü gerçekleşmiyordu. Senato’nun tatile girmesiyle ender işletilen bir yasal prosedüre başvuran Beyaz Saray, Rum ve Ermeni lobisi tarafından Türkiye’ye karşı yumuşak olmakla itham edilen Frank Ricciardione’yi elçiliğe atadı. 

Fildişi anneleri 
Fildişi Sahili’nde Devlet Başkanı Laurent Gbagbo, genel seçimi kaybetmesine rağmen koltuğunu bırakmıyor. İç savaş endişesi ortaya çıkınca ayak sesleri duyulunca her siyasi cepheden kadınlar topluca ‘barış duası’na çıktı.


Radikal Magazin

Hülya Avşar sahneye döndü 
Yılbaşı öncesi kim nerede çıkacak heyecanının büyük bir bölümünü Hülya Avşar’ın ‘muhteşem dönüşü’ oluşturdu. Yıllardır Gülben Ergen’le “benim şovum iyi, sahnem inanılmaz” kapışmasıyla geçen canlı performans arenasını boş bırakan Avşar, yılbaşı gecesi WoW Hotel’deydi. Biletler kapış kapış satıldı. ‘Avşar kızı’ bu muhteşem dönüşe bolca kilo vererek, dans dersi alarak hazırlanmıştı. Transparan kostümüyle sahneye çıkan yıldız 2011’de yeni rekabet haberleri okuyacağımızın sinyalini verdi.


Bilim, teknoloji ve gülümseyen haberler

Playboy’a yeni gelin 
İki yıldır Crystal Harris’le birlikte olan, Playboy dergisinin kurucusu 84 yaşındaki Hugh Hefner, Twitter’dan nişanlandığını ilan etti. Üç kızla aynı anda birlikte olmaktan hoşlandığı bilinen ancak ani bir kararla tek eşli bir hayata geçmeye karar veren Hugh Hefner, Crystal Harris ile Playboy malikânesinde çekilen ‘The Girls Next Door’ adlı reality şovun seçimlerinde tanışmıştı.

Donmuş kardeş 11 yıl sonra geldi 
İngiltere’de 1998 yılında suni döllenme yoluyla anne olan Lisa Shepherd, ikizlerini doğurduktan sonra, dondurduğu embriyoya 11 yıl sonra hayat verdi. 37 yaşındaki Lisa Shepherd, ikizleri Megan ve Bethany’yi dünyaya getirdikten dokuz yıl sonra, yeniden anne olmaya karar verdi ve Ryleigh’yi kucağına aldı. Uzmanlar 11 yıllık bekleme süresinin bir yumurta için rekor olduğunu söylüyor.

Neandertaller bitki de yiyordu 
Amerika George Washington Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı çalışmada, 200 bin ila 28 bin yıl önce yaşamış insan türü olan Neandertallerin dişleri arasında pişmiş bitki kalıntıları tespit edildi. Bu, Neandertallerin şimdiye dek düşünülenin aksine sadece et yemedikleri sonucuna varılan ilk çalışma oldu. Bu buluşun insanoğlunun kökleri konusunda önemli bir adım olduğu belirtildi.


Bu sözler tarihe geçebilir
“Bir daha Aziz Yıldırım gibi bir adam gelmeyecek. İsteyenle iddiaya girerim.”
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım.

“Seçimlerde küçük de olsa Kılıçdaroğlu’nun içinde olduğu bir hükümet saçma sapan işler yapabilir diye not artışı gecikebilir, hatta not kırılabilir.”
Ali Babacan, partisinin iktidarının yönettiği ekonomide olası sıkıntılar.

“Bunlar, İslami bir engizisyonun sonucu muydu?”
The Economist dergisi, Diyanet Vakfı Kadın Faaliyetleri Merkezi Başkanı Ayşe Sucu’nun görevinden alınmasını böyle analiz etmeye çalıştı.

“Duygusal bazı şeyler olabilir ama onu Lokman’a sorun. Bunların hepsi birbirimize nazlanmadan ibaret şeylerdir.”
Bakan Ömer Dinçer, partisine direnen Lokman Ayva için böyle konuşmuştu. Pes eden AKP oldu.