Tiananmen olaylarının sırları gün ışığına çıkıyor

Tiananmen olaylarının sırları gün ışığına çıkıyor
Tiananmen olaylarının sırları gün ışığına çıkıyor

Tiananmen olayları, 1989 yılında 3 Haziranı 4 Hazirana bağlayan gece askerlerin sert müdahalesiyle kanlı bir şekilde bastırılmıştı. Zhao Ziyang, olaylar sırasında öğrencilerle görüşürken.

Çin tarihinin dönüm noktalarından Tiananmen olayları, Komünist Parti lideri Zhao Ziyang'ın anılarının yayınlanmasıyla tekrar gündeme geldi


HON KONG -  Eski Komünist Parti lideri Zhao Ziyang'ın anıları, "Prisoner of State / Devletin Mahkumu - Çinli lider Zhao Ziyang'ın Gizli Mülâkatları" adıyla kitaplaştırıldı. Komünizmin son kalelerinden olan Çin Halk Cumhuriyeti'yse yine o bilinen tavrını sürdürerek, sanki hiç böyle bir kitap yayımlanmamış gibi davranıyor. Çünkü Hon Kong’da yayımlanan söz konusu kitap, 1989'daki öğrenci ayaklanmasının Tiananmen Meydanı'nda kanlı bir şekilde bastırılmasını anlatıyor.

Çince ve İngilizce versiyonu çıkan kitap, 4 yıl önce ölen Zhao Ziyang’ın ev hapsinde olduğu dönemde gizlice alınan kayıtlara dayanıyor. Olayların ardından görevden azledilerek ömrünün kalan kısmını geçirmek üzere ev hapsine alınan Zhao’nun, 30 saat civarındaki konuşmaları ve ses kayıtları kitaplaştırılmak üzere yurt dışına kaçırılmıştı. Yıllardır gizli tutulan kayıtlardan, Zhao Ziyang’ın kızı Vang Yannan’ın bile, kitap yayımlandıktan sonra haberi olduğu bildiriliyor. Yayıncılar, kitabın turistler aracılığıyla Kıta Çin’e girişine Çinli yetkililerin karşı çıkmayacağını umuyor.
Olayların baş aktörü olan öğrencilerin sadece iktidarın yanlışlarını düzeltmek istediğini, sistem karşıtı olmadığını savunan Zhao’nun aksine, dönemin Başbakanı Li Peng ve dönemin güçlü lideri Deng Şiaoping’in sert karşılık verilmesini istediğini anlatan kitabın en şaşırtıcı tarafı, modern Çin’in mimarı olarak kabul edilen Deng’in yenileşme yanlısı olmadığının ifade edilmesi.


O gün neler oldu?


3 Haziran'ı 4 Haziran 1989'a bağlayan gece, öğrenciler, akademisyenler ve entelektüeller, Çin Komünist Partisi yönetimi altındaki hükümetin yozlaşmasını protesto etmek ve daha fazla söz hakkı için Tiananmen Meydanı'nda bir araya gelmişlerdi. Çin Halk Cumhuriyeti'nin askeri gücü olan Çin Halk Kurtuluş Ordusu'nun gruba müdahalesi sonucu 4 Haziran, tarihe kanlı ve korkunç bir sayfa olarak geçti. Olaylarda Çin Halk Partisi’ne göre 23, CIA’e göre 400-600, Çin Kızılhaçına göre ise 2600 kişi hayatını kaybetmişti. Yaralı sayısı ise binlerle ifade ediliyordu.
Buna rağmen bugün bile Çinli politikacılar, ordunun müdahalesinin devletin bütünlüğünü korumak için gerekli olduğunu savunuyorlar. Zhao Ziyang'sa anılarında bu savunmanın bir yalandan ibaret olduğunu belirtiyor.
Ayaklanmanın yaşandığı 1989 yılında Zhao Ziyang, Çin Komünist Partisi'nin lideriydi. Zhao, reformcu ve liberal kişiliğiyle tanınıyordu. Demokrasi hareketinin siyasi sembolü haline gelmişti. Zhao, hükümetin, ayaklanmaya daha fazla göz yummayacağını fark eder etmez, göstericileri uyarmak için Tiananmen Meydanı'nın yolunu tutmuştu.



-Bir avuç kişinin yaptığından herkes sorumlu tutulamaz -


Zhao, "Öğrenci hareketi, partiye karşı düzenlenmiş bir komplo, sosyalizm karşıtı bir hareket olarak gösterildi. Şu sorulmalı: Bu nasıl bir plan, nasıl bir komplo? 4 Haziran hareketini hâlâ devrim karşıtı bir ayaklanma olarak niteleme eğilimi sürüyor mu? Orada düzeni sağlayan öğrencilerdi. Birkaç kişi askerlere saldırdığı zaman, askerleri koruyan da yine öğrencilerdi. Tabii ki aralarında şiddet yanlısı birkaç öğrenci de vardı. Ancak bu bir avuç kişinin yaptığından, gösteri yapan tüm öğrenci ve insan kalabalığı sorumlu tutulamaz" diyor.

 

-Konuşmanın ertesi günü görevinden azledildi -


Zhao öğrencilere, "Öğrenciler! Çok geç geldik. Çok üzgünüm. Her ne kadar bizi eleştiriyor olsanız bile, bu sizin en doğal hakkınız" şekilnde konuşmuştu.  Zhao'nun yaptığı konuşma sırasında göz yaşlarına güçlükle hakim olduğu haberi, çok kısa sürede tüm dünyaya yayıldı. Komünist Parti'nin merkez karar ve yürütme kurulu olan Politbüro, Çinli liderin göstericilere sempati duyuyor olmasını, imajlarına vurulan çok ağır bir darbe olarak gördü. Bunun üzerine Zhao, konuşmasının ertesi günü görevinden azledildi. Kanlı müdahale sırasında da evinde sıkı bir gözetim altındaydı. Yani kitabın da adına uygun olarak o "devletin bir makhumuydu" artık. Kitapta, Tiananmen olaylarını "trajedi" olarak niteleyen Zhao, "3 Haziran gecesi ailemle avluda otururken, silah sesleri duydum ve tüm dünyayı şoke edecek trajedi başlamış oldu" diyor. Eylemcilerin çok kararlı olduğunu ve başkaları tarafından sosyalizme ve partiye karşı görüldüğünü anlatan Cao, "Aslında eylemcilerin yanlışları düzeltmemizi istediklerini, rejimi yıkma çabası içinde olmadıklarını söyledim" ifadesini kullanıyor ve üniversiteli gençlerin üzerine askeri gönderen lider olarak bilinmek istemediğini ekliyor.  Demokrasi çağrısında da bulunan Cao Ziyang, partinin demokratik prosedürlere kendini adapte etmesi gerektiğini vurguluyor.


Çine göre böyle bir olay yok!


Çin hükümeti yaşanan kanlı müdahalenin unutulması için elinden gelen her şeyi yaptı. Halen okutulmakta olan ders kitaplarında, yirmi yıl önce yaşanan olaylarla ilgili tek bir satır bile geçmiyor. O gün orada olup, olayları birebir yaşayanlarsa, hâlâ bununla ilgili konuşmaya dahi çekiniyorlar. Zhao Ziyang'ın ev hapsi bundan dört yıl önceki vefatına kadar devam etti ve Zhao, sansürlenen katliamın tanığı olarak son nefesini verdi. (Deutscche Welle, aa)