Türkiye 'dijital diplomasi'de emekliyor

Türkiye 'dijital diplomasi'de emekliyor
Türkiye 'dijital diplomasi'de emekliyor
Diplomasinin sesi artık 'dijital ortamlarda' duyuluyor. Başta İsrail olmak üzere birçok ülke dijital diplomaside etkin. Türkiye ise geriden geliyor.
Haber: ÇAĞIL M KASAPOĞLU / Arşivi

Hayatımızın her alanında kaçınılmaz varlığını kanıtlayan dijital dünya artık devletlerin diplomasi aracı olarak da kullanılıyor. Twitter, Facebook, YouTube gibi sosyal medya araçlarının dış politika ilişkilerinde kullanılmasıyla doğan ‘Dijital diplomasi’ akımına kapılan ülkelerin başında İsrail, ABD ve Britanya geliyor. ABD Dışişleri Bakanlığı ‘21’inci Yüzyıl Devlet Modeli’ adıyla dijital diplomasi için ‘devlet planı’ oluştururken, Britanya Dışişleri Bakanlığı da sosyal medya araçları kullanımı kılavuzları yayımladı. İsrail’de ise ‘Hasbara’ olarak bilinen kamu diplomasisi çalışmaları topallamaya başlayınca ‘vatandaş diplomatlar’ yetiştirip sanal sahaya salmak için kolları sıvadı. 

İsrail’de lisans programı 
Uzmanlara göre, dijital diplomasiyi en aktif ve etkin kullanan ülkelerin başında İsrail geliyor. 31 Mayıs 2010’da dokuz Türk’ün ölümüyle sonuçlanan Mavi Marmara baskını sonrası uluslararası kamuoyu önünde ‘makyaj tazeleme’ ihtiyacı duyan İsrail, bakanlık koridorlarında sıkışan diplomatik ilişkilerini sanal ortama taşıyıp varlığını görünür hale getirdi. Hayfa Üniversitesi ‘vatandaş diplomatlar’ yetiştirmek üzere yeni bir yüksek lisans programı başlattı. ‘Sanal Büyükelçiler’ (Ambassadors online) başlığı altında, bahar döneminden itibaren sıkı bir eğitime girecek olan öğrenciler, internet gazetelerine yapılacak yorumların niteliği, Wikipedia sayfalarına bilgi girişi ve güncellenmesi, forumlar, chat odaları, Facebook ve Twitter kullanımı ile ilgili dersler aldıktan sonra ‘vatandaş diplomatlar’ olarak sanal âleme salınacak. 

En aktif elçi Namık Tan 
Dünyanın tek bağımsız dijital diplomasi kuruluşu olan Yenidiplomasi.com kurucuları Halil İbrahim İzgi, Gökhan Yücel ve kuruluşun analistlerinden Sernur Yassıkaya’ya göre Türkiye, sistematik bir dijital diplomasi stratejisi uygulamazsa ‘dijital ortamda çok sıkı goller’ yiyebilir. Uzmanlara göre Türkiye’deki ilk dijital diplomasi örneği, geçen yıl Libya’da gözaltına alınan dört ABD’li gazetecinin Türkiye aracılığıyla kurtarılmasında yaşandı. Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Namık Tan’ın, gazetecilerin kurtarılmasını Twitter’dan duyurup resimlerini paylaşması, Türk diplomasisinin sanal ortamda varlığını kanıtladığı ilk örnek oldu. Uzmanlara göre bir diğer etkin dijital diplomasi kullanıcısı da Türkiye’nin Belgrad Büyükelçisi Ali Rıza Çolak. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da, Twitter hesabını açmasından bir ay sonra Mısır Devlet Başkanı Hüsnü Mübarek’in devrildiğini, ziyaret için gittiği Batum’dan attığı Tweet’le duyurmuştu. Analistler, artık Türkiye’nin de sistematik bir dijital diplomasi sürecine girmesi gerektiğini savundu.

Siyaseti karıştıran Twitter kazaları
ABD Kongre üyesi Anthony Weiner, özel mesaj olarak göndermek istediği çıplak resimlerini açık hesabında paylaşınca istifa etti.
Eski Alaska Valisi Cumhuriyetçi Sarah Palin, ABD Başkanı Barack Obama’yı ‘Taliban üyesi Müslüman’ olarak tasvir eden bir fotoğrafı ‘yanlışlıkla favorilerine’ ekleyip ardından özür diledi.
Egemen Bağış’ın danışmanı Yasin Ekrem Serim, TT Arena’da Başbakan’ı protesto edenlere “Nankörsünüz” yazınca hesabını kapattı.

Tweet’lerimi atarken onay almıyorum
Dışişleri Bakanlığı Özel Müşaviri Gürcan Balık (@gurcanbalik)
Dışişleri Bakanlığı Twitter’da yoğun ilgi görüyor, yoğun bir geri dönüş oluyor. Fikir ve görüş iletenler de var. Biz de dikkatle takip ediyoruz. Benim kendi kullandığım hesap da var. Dış politikayı ilgilendiren meseleleri takip ediyoruz. Meselenin iyi aydınlatılması ihtiyacı varsa süratle izah ediyoruz. Biz dijital demokrasi anlamında birçok ülkeden daha ilerideyiz, daha demokratız. Dünyada devlet memurları bir şey yazarken önceden onay alıyor, yazıları kontrol ediliyor, sınırlanıyor. Bakan Bey bu konularda son derece açık görüşlü, hiçbir sınırlama getirmedi. Kendi mesleki bilinç ve sorumluluğumuz çerçevesinde bunu en iyi şekilde yapacağımıza inandığı için sınırlama getirmiyor, bilakis teşvik ediyor. Bakan Bey’den onay almıyorum.

YouTube kanalı da geliyor
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Selçuk Ünal
İnternet sitemizi daha da görselleştirip görünür hale getirdik. Facebook sayfası, Twitter hesabı kurduk. Buradan çalışmalarımızı yalnızca bilgi maiyetli duyurmaya başladık. Geçen sene Libya’da Kaddafi telefonları kestiği için vatandaşlarımızın tahliyesinde internetten çok faydalandık. Vatandaşa erişimimize hız kattı. Yakında YouTube kanalı ve Google + hesabı da açacağız. Twitter’dan doğrudan cevap vermiyoruz ama ilgili birimlere aktarıyoruz. 7 aya sistemi daha iyi oturtacağız.

‘Sistemli olunmazsa Türkiye daha çok dijital goller yer’
Yenidiplomasi.com (@YeniDiplomasi) Kurucusu Halil İbrahim İzgi @ibrahimizgi
Türkiye bir yerlerden bir şekilde dijital olarak goller yiyebilir. Çünkü hiçbir strateji yok. Kişisel olarak ‘Allah’a emanet’ gidiyor. Türkiye’de dijital diplomasinin güçlenmesini istiyoruz. Hiçbir politik angajmanımız yok, bilgi birikimimizi aktarmaya hazırız. Türk diyasporası da örgütlenmeli. Çerkesler 2014’te yapılacak Soçi Olimpiyatları için ‘Anti Maskotlar’ diye bir grup oluşturdu. Sosyal ortamda aktif olarak Rusya’yı rezil etmek üzerine kurulmuş bir anti sistem var. Suriye diyasporasının da azımsanmayacak bir gücü var. Muhalifler ve Esad yanlıları kendi Twitter hesaplarından organize oluyor. “Şu gazetelere yorum yazabilirsiniz, şu gruplara üye olabilirsiniz” deniyor ve topluluklar örgütleniyor. Tesadüfe bırakılan bir şey veya spontane gelişen bir durum yok. Türkiye’de iyi niyetle yapılan çabalar devlet politikası haline gelmeye başladığı zaman meyveleri toplayacağız. Twitter’da da birbirimize küfretmenin limitine vardığımızda birbirimizi dinlemeye başlayacağız.

‘Türkiye’de sanal ortamda insan sermayesi çok’
Yenidiplomasi.com Kurucusu Gökhan Yücel @goyucel
YeniDiplomasi.com analiz ve haber üreten bir platform. Önümüzdeki aydan itibaren ‘New Diplomacy Review’ adıyla bir dergi çıkarmayı planlıyoruz. Bilinç oluşturup analitik düşünmeye sevk ediyoruz. Dünyada dijital diplomasi süreci var. ABD, İngiltere, İsrail’de dijital diplomasi, ‘e-diplomasi’ sistematikleşmiş, devlet politikası olmuş. Bizim herhangi bir büyükelçimizde hiçbir görevli dijital diplomasiyle ilgilenmez. Birçok ülke büyükelçiliklerine iyi eğitimli dijital diplomasiden sorumlu adam gönderiyor. Öyle bir çağa giriyoruz ki diplomasi kavramı yeniden tanımlanacak. Dış politikanın yürütülmesinde vatandaşın daha etkin ve aktif rol oynaması, karar mekanizmasına dahil olması amaçlanıyor. Dünyanın en çok sosyal medya kullanan ülkelerinin başında Türkiye geliyor. Dünyada en çok Twitter kullanıcısının olduğu şehir de İstanbul. Dijital diplomasi kullanıcı merkezli ve bizde muhteşem bir insan sermayesi var. Bizim reflekslerimiz hâlâ klasik konvensiyonel vasıtalara dönük olduğu için dijital diplomasiyi ihmal ediyoruz.

‘Eski araçlarıyla yeni dünyaya cevap bulmaya çalışıyoruz’
Sosyal Medya Analisti/Araştırmacı Sernur Yassıkaya @SenurY
Dış politikayı yeni dile nasıl uyarlayabiliriz onu araştırıyoruz. Türkiye’de eski dünyanın araçlarıyla yeni dünyaya cevap aramaya çalışıyoruz. Mesele artık Liverpool’daki billboard’larda Türkiye tanıtımı yapmak değil. Sosyal medyanın önemli bir kısmı da kendi tanımını üretebilmeli. Twitter’da çok sağlam ve yoğun bir bilgi akışı var. Hedefini doğru belirlersen, Ortadoğu, Libya, Suriye gibi, o zaman bilgi kaçırma imkânı yok. Gazetecileri, danışmanları takip ediyorum. Çok farklı kaynaklardan bilgilerle beslenip, derleyip yorumlayabiliyorum. Ben artık kendimi Twitter’ı takip etmeye mecbur hissediyorum. Dijital diplomaside vatandaşlar dış politika düzeninde karar ve uygulama mekanizmasına dahil edilmek isteniyor. Diğer ülkelerin dışişleri bakanlarına göre, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu etkileşime çok girmiyor. Diğerleri daha statik kullanıyor. Davutoğlu, Twitter’ı ‘web’in ilk hali’ olarak kullanıyor, ziyaretlerini yazıyor.