Vahşi infaz, dehşet itiraf!

Vahşi infaz, dehşet itiraf!
Vahşi infaz, dehşet itiraf!
Şii diye kafası kesilen kişinin Ahrar komutanı olduğu anlaşıldı. IŞİD, kurbanın kendilerini rejim gücü sanıp Şii taklidi yaptığı için öldürüldüğünü belirtti.

Suriye’de infaz videolarıyla dikkat çeken Irak- Şam İslam Devleti (IŞİD), “Ya Hüseyin, ya Ali” diye sayıkladığı için Şii zannedip öldürdüğü ve kellesiyle şov yaptığı muhalif komutanın yanlış anlaşılma nedeniyle öldürüldüğünü belirtip af diledi. Örgütün sözcüsü Ömer el Kahtani “Allah bir mümini yanlışlıkla öldürenleri affeder. Allah onu krallığına kabul etsin” dedi.
Halep’te çekilen bir videoda bir IŞİD üyesi bir elindeki bıçağı havaya sallıyor, diğer eliyle de Iraklı Şii bir asker olduğunu iddia ettikleri kişinin kellesini tutuyordu. Yanındaki kişi de cep telefonlarıyla kanlı şovu kaydeden kalabalığa onu nasıl öldürdüklerini anlatıyordu. IŞİD üyesi ise öldürdükleri kişinin kadın ve erkekleri tecavüz etmekle tehdit edenlerden putperestlerden biri olduğunu iddia ederek “Ordu burayı ele geçirirse askerler ayrım yapmadan herkesi öldürecekler. Kadınlardan önce erkeklere tecavüz edecekler” demişti. Ancak videoyu izleyen Ahrar-uş Şam üyeleri kurbanın Esad için savaşan bir gönüllü asker değil kendi komutanları Muhammed Fares olduğunu teşhis etti. Bunun üzerine IŞİD sözcüsü Kahtani, infaz edilen kişinin birkaç gün önce kaybolduğu belirtilen Muhammed Fares olduğunu itiraf etti.
Fares ile IŞİD arasında ‘yanlış anlaşılma’ yaşandığına dair çeşitli senaryolar da ortaya atıldı. BBC’ye göre Fares, Halep yakınlarındaki 80. Tugay Üssü’nde hükümet güçleriyle çatışmada yaralandıktan sonra muhalif savaşçılar tarafından hastaneye kaldırıldı. Ancak Fares kendisini hastaneye götürenleri Esad yanlısı güçler sanıp öldürülmekten kurtulmak amacıyla Şii olduğu görüntüsü vermeye çalıştı. Fares’in namazda ‘İmam Ali’ ve ‘İmam Hüseyin’ isimleriyle yakardığını işiten IŞİD üyeleri onun Esad için savaşan Iraklı Şii olduğunu düşünerek kafasını kesti. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi ise Fares’in o sırada yarı baygın olduğunu ve bilinç dışı olarak ‘İmam Ali’ ve ‘İmam Hüseyin’ diye sayıklamış olabileceğini öne sürdü.
Bu konuda Kahtani ise Fares’in düşmana esir düştüğünü sanarak Şii olduğu yalanını söylediğini belirterek “Hüseyin ismini andı, hastanedekiler onun rejim yanlısı esir olduğunu sandı. Sorgulama sırasında Şii olduğunu öne sürdü. Bu nedenle kardeşlerimiz onu öldürdü. Savaşta her zaman hatalar olur” dedi. IŞİD, olaya biri Tunuslu diğeri Körfez ülkelerinden iki kişinin karıştığını, Tunuslunın yakalanıp şeriat mahkemesine sevk edildiğini, diğerinin yakalanmadığını kaydetti. 

Tevhit komutanı öldürüldü

Bu arada 80. Tugay Üssü’nde çatışmalar şiddetlenirken Tevhid Tugayı’nın istihbarat şefi Yusuf el Abbas’ın (Ebu Tayyip) hava saldırısında öldüğü, grubun komutanlarından Abdülkadir Salih ve önde gelen muhalif isimlerden Abdülaziz Selame’nin yaralandığı belirtildi.

Zengin mültecinin Avrupa macerası

Daily Telegraph, sayıları on binleri bulan varlıklı Suriyelilerin bir şebeke aracılığıyla Lübnan ve Türkiye üzerinden Paris, Stockholm ve Londra gibi başkentlere kaçtığını yazdı. Gazeteye göre Avrupa’ya lüks gemiler ve uçaklarla gerçekleştirilen bu yasadışı göçün maliyeti on binlerce doları buluyor. Beyrut’taki bir seyahat bürosuna gidip Avrupa’ya kaçmak isteyen ‘potansiyel müşteri’ rolü yapan Telegraph muhabiri Ruth Sherlock’un haberine göre, bu ofiste zengin Suriyelilere önce gidebilecekleri yerler tanıtılıyor. Büro, birkaç yüz dolarlık rüşvet karşılığında Suriyelilere pasaport ‘ayarlıyor.’ Zenginlerin en çok tercih ettiği güzergâh, uçakla Beyrut’tan İstanbul ’a gelmek zira Türkiye vize istemiyor. Ardından Türkiye’deki görevliler Suriyelilerin Bulgaristan’a geçmesini ayarlıyor. Bulgaristan’dan sonra önerilen güzergâhlar arasında Avustralya, İtalya ve hatta İsveç var. Suriyelilere sığınma ve oturma izni bile vermesi sebebiyle İsveç en popüler ‘kaçış ülkesi.