Yunanistan ne yana?

Yunanistan ne yana?
Yunanistan ne yana?
Son Yunan seçimlerinden herkes haberdar artık. Ortaya çıkan tablo, Yunan toplumunda büyük bir değişime işaret ediyor. Bu seçimler, 'yeni rejim'in (yani Cunta sonrası 'Metapolitefsi' olarak adlandırılan dönemin) sonu mudur?
Haber: VANGELIS KECHRIOTIS / Arşivi

Bu konu epeydir konuşuluyordu. Son krizden dolayı tartışma daha etkili hale geldi. Burada söz konusu olan, 1974’te Cunta’nın çöküşünden sonra ‘sosyal devlet, kamu hizmetleri, işçi hakları ve tabii ki halk egemenliği’ fikirlerinin hegemonik hale gelmesi. Bununla beraber, ‘yeni rejim’ döneminde, darbelerin artık etkisiz hale geldiği, monarşi yanlılarının ve aşırı sağın hiç itibarının kalmadığı bir siyasi ortamda, solun da aynı şekilde itibarının zedelenmiş olması, merkeze yakın sağdan ve soldan iki büyük partiyi (PASOK ve Yeni Demokrasi) etkin hale getirdi. Fakat son on yıldır bu sistemin, kendi oligarşisini kurduğunu, üzerine dayanan temel ilkelerinden vazgeçtiğini, halka bir toplumsal sözleşme ya da vizyon değil, kişisel çıkarları ve kolaylıkları sağlayan bir sisteme dönüştüğünü herkes görüyordu. Bu süreci tabii ki bambaşka bir şekilde okuyanlar da var. Bugünün trajedisi, o dönemin siyasi kültürünün çökmüş olması değil, bu siyasi kültürün ta kendisidir. İşçi haklarını sağlamak toplumu uçuruma getirdi. Dolayısıyla, bunların tek tek çökmesi gerekiyor ki Yunan toplumu rayına dönebilsin. Bunun adı da ‘reform’ oluyor ve pratikte memorandum maddelerinin uygulanmasından geçiyor. 

Avrupa serüveninin sonu 
Krizden öncesine kadar, Yunan toplumunun % 85’i AB’nin ülkeye siyasi ve ekonomik istikrar getirdiğine, darbe ve dışarıdan müdahale ihtimalini sıfırladığına, Yunanları Batı kültürüyle bütünleştirdiğine inanıyordu. Bu arada, Avrupa vizyonu hızlıca değişmeye başladı. Maastricht Anlaşması’ndan sonra, 1990’ların başından itibaren, AB’nin sermayenin serbest dolaşımı sağlayan bir proje haline gelmesinin ilk belirgin işaretleri verildi. Fakat Yunan sermayesi ve güçlü orta sınıf bu durumdan faydalanmaya devam ettiği sürece sorun yoktu.
Bu seçimlerden çıkan sonuç iki şey gösteriyor. Son yirmi yılda oluşmuş orta sınıf erimeye başladı. Bu da, iki büyük partinin erimesine yol açtı. Halkın büyük bir kısmı aşırı sağ ya da sola oy vermeyi tercih etti. Yani, kişisel çıkarlar tatmin olmayınca, birçok vatandaş bu partilerden vazgeçiyor. Avrupa da Yunan toplumundan vazgeçmeye başlayınca, seçmen bu partilerden uzaklaştı. 

SYRIZA orta sınıfın sesi mi olacak? 
Peki, seçmenler bu partilerden Avrupa’ya yakın olduğu için mi vazgeçti? Eğer öyleyse ilk defa %18 alan radikal sol SYRIZA partisi, Avrupa’ya karşı olduğu için mi bu kadar oy aldı?
Benim son olarak sormak istediğim üç soru var: 1) Eğer, orta sınıf hâlâ erimediyse ve hâlâ bir bilinci varsa, SYRIZA’ya verilmiş oylar onu Avrupa’ya karşı bir güç olarak görmedikleri için değil, bu sınıfın çıkarlarını savunabilmek için olmasın? Sonuçta, bu destekçilerin büyük çoğunluğu genç ve dünyadan haberdar olan insanlar, yani kendi kabuğuna kapanmış insanlar değil. 2) Öyleyse, SYRIZA bunun farkında mı? Radikal sol bir partiden çıkıp, orta sınıfı temsil eden bir parti olmaya hazır mı? Geçen gün SYRIZA’nın lideri Tsipras şöyle demiş: “Seçmen öfkeden değil, bilinçli oy kullandı”. Bunun ne anlama geldiğini umarım yakında herkes anlar. 3) Anakronizm yapma tehlikesini de göze alarak, bir daha hatırlatayım: Avrupa’ya karşı çıkan PASOK, Yunanistan’ın Avrupa’ya entegrasyonunu başaran, Batı’ya karşı çıkan AKP de Türkiye ’yi Batı’ya daha kabul edilmiş hale getiren güçlerdir. Acaba, PASOK ve Yeni Demokrasi’nin iflası Yunan toplumu için bir nimet olamaz mı? Şu anda Hollande’ın seçiminden sonra, belki de daha da değişen Avrupa’yı yoluna getirecek olan güç, radikal soldan çıkabilir mi?

*Yard. Doç. Dr. (Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü) 

Yeni erken seçim ufukta göründü

Yunanistan’da Yeni Demokrasi Partisi ve SYRIZA’dan sonra önceki gün PASOK’un da koalisyon kurmakta başarısız olmasıyla gözler Cumhurbaşkanı Karolos Papulyas’a çevrildi. Papulyas, parti liderleriyle görüşerek ulusal birlik hükümeti kurulması için yol bulmaya çalışacak, ancak başarı ihtimali çok az. Papulyas’ın çabaları sonuç vermezse Yunan halkı bir ay içinde tekrar sandığa gidecek. Son anketlere göre SYRIZA oy oranını yüzde 9 artışla 25.5’e çıkararak birinci parti durumuna gelecek. {ATİNA/REUTERS}