Yunanistan ve AB anlaşmaya vardı

Yunanistan ve AB anlaşmaya vardı
Yunanistan ve AB anlaşmaya vardı
Yunanistan konusunda Euro Bölgesi zirvesinden anlaşma çıktığı bildirildi.

RADİKAL - Yunanistan konusunda Euro Bölgesi zirvesinden anlaşma çıktığı açıklandı. Twitter'dan açıklama yapan Belçika Başbakanı Charles Michel, Yunanistan konusunda anlaşma sağlandığını Twitter'dan "Anlaşma" yazarak duyurdu. Lüksemburg Başbakanı Xavier Bettel de "Anlaşma. Gün başlayabilir" tweet'i paylaştı.

Avrupa Birliği Konseyi Donald Tusk ise "Ciddi reformlar ve mali destek içeren plan oybirliğiyle kabul edildi. Yardım planının finansmanı Avrupa Kurtarma Fonu'ndan gelecek" açıklamasında bulundu. Fransa Başbakanı ise "Son bilgiler Yunanistan konusunda anlaşma olduğuna işaret ediyor, ancak temkinli olalım" ifadesini kullandı. Tusk, yaptığı açıklamada, " Bugün yalnızca bir hedefimiz vardı, anlaşmaya varmak, 17 saatlik müzakerelerin ardından sonunda vardık" dedi. Anlaşmaya göre, Yunanistan bankalarına 25 milyar euroluk fon sağlanacak.

Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ise, zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında, "Anlaşma yoğun çalışma istedi, zaman aldı ama sonuca vardık" ifadesini kullandı. Juncker, Yunan hükümetinin zirvede alınan kararları onaylayacağını düşündüğünü söyledi. Juncker, Yunanistan'ın Euro Bölgesi'nden çıkmayacağını söyledi.

Tsipras: Avrupa'ya onur mesajı gönderdik

Euro Grubu Başkanı Jeroen Dijsselbloem da basın toplantısında anlaşma için Yunanistan meclisinin onayının gerektiğini belirterek, Çarşamba veya Perşembe günü Eurogroup toplantısı çağrısı yapılacağını söyledi. Bundan sonraki süreçte resmi olarak müzakerelerin başlayacağını ifade eden Dijsselbloem, haftalar sürecek bir sürece girileceğini belirtti. Dijsselbloem, "Bundan sonraki süreçte güvenin sürmesi çok önemli. Yunanistan Parlamentosu konuları hızlıca yasalaştırmalı. Yunanistan'ın istediği fon AB tarafından desteklenecek. Yunanistan fonu bankaların sermayesi için de kullanılacak. Ürün ve istihdam piyasaları için öngörülen reformlar güçlendirilmeli" dedi.  

MERKEL: YUNANİSTAN PARLAMENTOSUNUN ONAYLAMASI GEREKİYOR

Almanya Şansölyesi Angela Merkel de anlaşmayla ilgili açıklamada bulundu. Merkel, "Güvenin yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Yunanistan'ın atması gereken adımlar var. Emeklilik sisteminin değiştirilmesi ve mevcut mali politikada yapılması gereken değişiklikler. Önümüzdeki süreçte bankaların çalışmaya devam edebilmesi için yapılacak çalışmalar var. Yunanistan parlamentosunun onaylaması gereken adımlar var. Bundan sonra da Euro Grubu konuyu ele alacak ve resmi anlaşma o zaman yürürlüğe girecek. Biz de Alman parlamentosunu olağanüstü toplantıya çağıracağız. Emeklilik sisteminde yapılması gereken değişiklikler var ve bütün bunlar ortaya çıkan belgede son derece açık şekilde belirtilmiş durumda. 50 milyar euroluk özelleştirme fonunun oluşturulması konusunda mutabakata varıldı. Fonun bir kısmı da borcun azaltılması için kullanılacak. 50 milyar euronun bir kısmı da doğrudan yatırıma harcanacak. Geçmişte de daha önce gördük, burada önemli olan uygulamadır. Daha önce de zorluklar yaşandı geçmişte, önemli olan uygulama olacak. Bu süreçte de artık kurumlar normal işlemeye başlamalı. İnsani bir kriz noktasında biz de Yunan hükümetine destek vermek istiyoruz. Paranın bir kısmı bankaların sermayelendirilmesi için kullanılacak. Sonuç olarak, bence anlaşmanın avantajları, dezavantajlarından fazla diyebiliriz. A planında anlaştık, Yunanistan'ın Euro'dan çıkışı için B planına gerek yok" dedi. 

IMF Başkanı Christine Lagarde ise, anlaşmayla ilgili "Güven inşa etmek için iyi bir adım attık, ancak ulaştığımız şeyin uygulanması için hala çok fazla adım var" ifadesini kullandı.

Euro Bölgesi'ndeki 19 ülkenin liderleri, Yunanistan'ın borç krizinin çözümü ve üçüncü kurtarma paketini alması amacıyla dün gece Brüksel'de toplandı. Sabaha kadar süren görüşmelerin 17 saati aştığı ifade edildi.

Euro Bölgesi liderleri Yunanistan için toplandı

Euro Bölgesi, Yunanistan'ın verdiği sözlere karşı temkinli

Yunanistan parlamentosu yeni tekliflere 'evet' dedi

Putin: Yunanistan'da kriz oluşurken AB neredeydi?