Yunanistan'ın ölüm kalım seçimi

Yunanistan'ın ölüm kalım seçimi
Yunanistan'ın ölüm kalım seçimi
Ekonomik krizin siyaseti darma duman ettiği Yunanistan bir buçuk ay içinde bugün ikinci defa genel seçime gidiyor. Geçen ay koalisyon kurmayı başaramayan partilerin yarışı, AB'nin geleceği açısından da kritik öneme sahip.
Haber: NIKO STELYAS* / Arşivi

Gururuna yediremiyordu. Ömrünün baharında işsizlik, ekonomik sıkıntılar ve ruhi bunalım canına tak etmişti. 37 yaşındaydı. Önünde yaşanacak yıllar, aşklar, sevdalar vardı. Ama iki yıldan beri baba evindeki küçük odasına hapsolmuştu. 2009’da komşu Yunanistan’da ekonomik kriz patlak verdiğinde, onun bir işi vardı. Geceli gündüzlü kiraladığı ekmek teknesi takside direksiyon sallıyor, Atina’nın yollarını arşınlıyordu. Eski Başbakan Yorgo Papandreu, Yunan halkının karşısına ünlü ‘paralar mevcut’ söylemiyle çıktığı bir esnada, o da işinden oldu. Önce birer birer müşterileri terk etti onu. Sonra emektar taksisi... Her şeyini bir valize doldurup bir akşamüstü baba ocağına geri döndü, hayata ‘merhaba’ dediği o küçük odaya yerleşti. Babası da işsizdi onun gibi. Ailenin tek gelir kaynağı, annesinin sonsuz çabalarının bir ürünüydü. Gece gündüz çalışan annesi, iki yıl boyunca koca evi geçindirdi. 

Geçen hafta işsiz genç, anne ve babasının alışveriş için evden ayrılmasını bekledi. Sonra dairenin balkonuna yöneldi. Gözlerinde yaşlarla ve son bir nefesle balkonun korkuluklarına tırmandı ve sonra kendisini boşluğa bıraktı. İşsiz gencin intihar ettiği dakikalarda, Yunan televizyonlarında 17 Haziran seçimleri ve ülkedeki ekonomik kriz tartışılıyordu. İşsiz genç, seçim sonuçlarını görmeden, gelecekten umudunu kesip hayatını sonlandırmayı seçmişti. Arkasında acılı bir emekçi anne, sağlık sorunlarıyla mücadele eden ve bu sene Babalar Günü’nde oğlunu kucaklayamayacak olan üzgün bir baba ve derin bir sosyoekonomik krizin pençesinde çırpınan bitik bir ülke bıraktı...

Partilerin yeni stratejisi 
Açlık ve sefalet sınırına dayanan emekçilerin, sosyoekonomik sorunlarla mücadele edenlerin, çareyi intiharda arayan gençlerin ülkesi Yunanistan, bugün yeni bir seçim yarışına sahne oluyor. Son anketlere göre, merkez sağdaki ‘Yeni Demokrasi’ yüzde 25 oy oranını zorlayıp birinciliğe oynuyor. Birincilik yarışında sosyalist SYRIZA ise ‘bende varım’ diyor. Analistler, SYRIZA’nın bir sürprize imza atabileceğini ve sandıktan birinci parti olarak çıkabileceğinin altını çiziyor. Yenilenen Yunan siyaset sahnesinin iki büyük aktörü, seçimlere yeni stratejilerle giriyor. ‘Yeni Demokrasi’ lideri Andonis Samaras, tüm Yunan sağını kucaklamak hevesiyle katılıyor seçimlere. Geçen haftalarda popülist, milliyetçi ve neoliberal kimlikleriyle sivrilen birçok siyasetçi, ‘Yeni Demokrasi’ye katıldı. SYRIZA, son dönemde Berlin, Paris ve Brüksel gibi Avrupa başkentlerine ‘yatıştırıcı’ mesajlar gönderiyor. SYRIZA lideri Aleksis Çipras, her fırsatta partisinin Yunanistan’ın euro bölgesinde kalmasını hedeflediğini vurguluyor. Öte yandan SYRIZA, merkez kulvara oynayıp oylarını arttırmayı amaçlıyor. Bu bağlamda seçimlerden önce PASOK’un birçok eski üyesi SYRIZA’ya sığındı. Bu da Yunanistan Komünist Partisi’nin (KKE) tepkisini çekti. Kamuoyu araştırmalarına göre, bugünkü seçimlerde oy oranında büyük düşüş yaşaması beklenen KKE, SYRIZA’yı oportünizmle suçluyor. 

PASOK’un düşüşü 
Seçimlerin daha küçük aktörleri de mevcut. 2009 seçimlerindeki yüzde 40 oy oranını, 6 Mayıs’taki seçimlerde yüzde 15’lere kadar geriletip, bir bakıma Türkiye ’deki DSP deneyimini akıllara getiren PASOK, yeni seçimlere iddiasız biçimde giriyor. PASOK’un yeni lideri Evangelos Venizelos, 17 Haziran seçimlerinden sonra partisinin köklü bir değişim süreci geçireceğini açıkladı. Geçen seçimlerde Türkiye’deki Genç Parti örneğini hatırlatan ve popülist kimliğiyle büyük çıkış yakalayan Bağımsız Helenler Hareketi’nin ise seçimlerdeki performansı ilgiyle takip ediliyor. Hareketin lideri, Yeni Demokrasi’nin eski milletvekili ve işadamı Panos Kammenos, kemer sıkma politikaları karşıtı ve popülist çıkışlarıyla Yunan sağının bir bölümünün desteğini almış durumda. 

Seçimlerin bir başka ilgi odağını da aşırı sağcı Altın Şafak hareketi oluşturuyor. Geçen seçimlerde büyük sükse yaratan Altın Şafak, son günlerde gündemdeki yerini şiddet olaylarıyla alıyor. Paramiliter örgüt yapısını andıran partinin üyeleri, sol siyasetçilere karşı şiddet ve kaba kuvvet içeren hücumlarını arttırmış durumda.
Bugünkü seçimlerde 300 sandalyeli Yunan meclisine, yüzde 3’lük barajı aşıp girmeyi hedefleyen bir diğer parti de Demokratik Sol Parti (DİMAR). Geçen yıllarda SYRIZA’dan kopan bir grup milletvekilinin kurduğu parti, gözünü merkez sol kulvara dikti.
Bugün komşuda yapılacak genel seçimlerde üç nokta önemli: Seçimlere katılım oranı (geçen seçimlerde yüzde 65 civarındaydı), seçim sonuçlarının koalisyon hükümeti hesaplarına yansıması ve hükümet kurma görevini üstlenmesi olası iki büyük partinin Yunanistan’a borç veren IMF ve büyük Avrupa ülkeleriyle yürüteceği pazarlık. Katılım oranının ve iki büyük partinin oy oranlarının düşük olduğu bir ortamda, ülkenin yapısal ekonomik ve siyasi krizi daha da derinleşecek ve Yunanistan’ın euro bölgesi dışına çıkma senaryosu gündeme gelecek. Siyasal istikrar tesis edilip kemer sıkma politikasının revizyonu konusu gündeme alınırsa, Yunanistan için ufukta umut ışığı belirebilir.
*Yunan Kathimerini Gazetesi muhabiri.