"Teröre rağmen orada olmak zorundayız"

"Teröre rağmen orada olmak zorundayız"
"Teröre rağmen orada olmak zorundayız"
-SADEFE Başkanı Opr. Dr. Koç: -"(Terör örgütü PKK'nın sağlık personeline yönelik saldırıları) Terör hiç bir kural tanımadığı için burada da masum ve kamu hizmeti veren kişilere yapılan eylemleri kınıyoruz. Sağlık çalışanlarına yapılan saldırıların cinayet olduğunu ilan ediyoruz" -"Tabi biz sağlık çalışanları olsun, emniyet görevlileri olsun diğer kamu görevlilerinin tümü teröre rağmen orada olmak zorundayız"

DÜZCE (AA) - ÖMER FARUK CEBECİ - Sağlık ve Sosyal Hizmetler Dernekler Federasyonu (SADEFE) Başkanı Opr. Dr. Orhan Koç, terör örgütü PKK'nın sağlık çalışanlarına saldırmasını 'cinayet' olarak nitelendirdiklerini belirterek, "Tabi biz sağlık çalışanları olsun, emniyet görevlileri olsun diğer kamu görevlilerinin tümü teröre rağmen orada olmak zorundayız" dedi.

Koç, AA muhabirine, terör örgütü PKK'nın Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da görev yapan sağlık çalışanlarına karşı bir saldırı politikası yürüttüğünü belirtti.

"Savaşlarda evrensel kabul edilen 'sağlık memurlarına dokunulmaz' kuralı vardır" diyen Koç, sağlık hizmetinin kişinin diline, dinine ve ırkına bakılmadan verilen bir hizmet olduğunu vurguladı.

Koç, sağlık hizmetinin herkese eşit mesafede davranan kişiler tarafından verildiğini aktararak, şunları söyledi:

"Bu anlamda aslında sağlıkçıların dokunulmazlığı vardır. Ama terör dediğimiz bu bela hiçbir kural tanımadığı için, burada çalışan arkadaşlarımızın hayatını zehir edecek, oradaki vatandaşlarımıza verilecek olan hizmeti engelleyecek bütün menfur işlemleri yapıyor ve bütün sağlık çalışanlarımızı bir şekilde huzursuz etmiş oluyor. Tabi ki sağlık çalışanları olarak gerek Sağlık Bakanlığı'nın desteği gerek sivil toplum kuruluşlarının desteği ve o sağlık çalışanlarının amatör ruhu ve manevi değerleri neticesinde biz o bölgede çalışmaya devam ediyoruz."

Koç, orada hizmet veren sağlık çalışanlarına teşekkür ederek, "Dualarımız ve katkılarımızla yanlarında olmaya çalışıyoruz. Ciddi manada geçici görevlendirmeyle yapılandırılmaya çalışılıyor. Terör hiç bir kural tanımadığı için burada da masum ve kamu hizmeti veren kişilere yapılan eylemleri kınıyoruz. Sağlık çalışanlarına yapılan saldırıların cinayet olduğunu ilan ediyoruz" ifadesini kullandı.

- "Biz herşeye rağmen orada olmalıyız"

Kamu görevlileri olarak PKK saldırılarına rağmen bölgede görev yapmaya devam edeceklerini bildiren Koç, "Tabi biz sağlık çalışanları olsun, emniyet görevlileri olsun diğer kamu görevlilerinin tümü teröre rağmen orada olmak zorundayız. Eğer orada olmazsak terör başarmış olur. Terörün yapmak istediği yıldırma, sindirme ve korkutma politikasıdır. Biz herşeye rağmen orada olmalıyız. Biz sağlık çalışanları bütün aşamalarda, depremde afette, kurşunlamada ve terör vakasında ilk önce gidiyoruz. Bakıyorsunuz orada sağlık çalışanları var. Sağlık çalışanları, kendi hayatını bir başkasının hayatı için adayan kişilerdir. O nedenle biz hep orada olmaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu.

- Sağlıkta ciddi dönüşüm yaşandı

Sağlık alanında yaşanan gelişmelere de değinen Koç, son 15 yılda Sağlık Bakanlığı'nca yürütülen Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında çok ciddi mesafeler kat edildiğini vurguladı.

Bunların başında 'Koruyucu Sağlık Hizmetleri' geldiğini anlatan Koç, Türkiye'de artık ishal ve kızamık vakalarından bahsedilmediğini belirtti.

Koç, aile hekimi sistemiyle yerinde sağlık hizmeti sunulduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:

Yine hastanede yapılan düzenlemelerde artık vatandaşımızın, kalp ameliyatı için Van'dan, Ankara'ya veya İstanbul'a hatta yurt dışına gitmesine gerek yok. Bu açıdan bakıldığında son on yılda ülkemizde yapılan çalışmalar çok ciddi yerlere getirildi. Anne ve bebek ölümlerinde Avrupa'nın gelişmiş ülkelerindeki gibi binde yedi civarlar seviyesine çekildi. Bunlar çok mükemmel şeyler. Ancak sahte gelişmişliğin ifadesi olarak da artık sosyal hizmetler, rehabilitasyon hizmetleri ön plana çıkıyor. Ülke olarak, anne ve bebek ölümlerini, aşılama ve bağışıklamayı sağlık hizmetlerindeki erişimi bir standarda getirmekle yükümlüsünüz. Bunu da gelişmiş ülkeler seviyesine getirmiş durumdayız. Ancak bunun bir ileri boyutu, rehabilitasyon hizmetleridir."