Edirne'de taşkın sahası içindeki tesislere yıkım kararı

Edirne'de taşkın sahası içindeki tesislere yıkım kararı
Edirne'de taşkın sahası içindeki tesislere yıkım kararı
- Edirne Belediye Başkanı Gürkan: - "Biz bu işin uzmanı değiliz. Uzmanlar gelsinler tekrar bir değerlendirsinler, bugünkü teknolojiyle ölçümlerini, değerlendirmelerini yapsınlar. Bunu biz Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na iletelim. Bakanlık uygun görürse Bakanlar Kurulu kararı yenilensin"

EDİRNE (AA) - Edirne Belediye Başkanı Recep Gürkan, Meriç ve Tunca nehirlerine yakın taşkın sahasındaki bazı işletmelerin yıkılması kararına ilişkin, "Biz bu işin uzmanı değiliz. Uzmanlar gelsinler tekrar bir değerlendirsinler, bugünkü teknolojiyle ölçümlerini, değerlendirmelerini yapsınlar. Bunu biz Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na iletelim. Bakanlık uygun görürse Bakanlar Kurulu kararı yenilensin" dedi. 

Gürkan, gazetecilere yaptığı açıklamada, kanunda taşkın alanlarını kontrol etme görevinin DSİ'ye verildiğini söyledi.

DSİ'nin işletmelere hangi dayanakla yazı gönderdiğine ilişkin bilgi sahibi olmadığını belirten Gürkan, "Vali Bey'in bugün gazetelerdeki açıklamasını da gördüm 'DSİ önce kendi yerini yıksın' diye. Şu bir gerçek; Edirne'de çok uzun yıllardır taşkın sahası problemi var. O bölgede, gönderilen yazıya baktığım kadarıyla iki köprü arasıyla Karaağaç girişine kadar olan alanı kapsıyor" diye konuştu.

Tunca Nehri havzasında onlarca, yüzlerce ev olduğunu ifade eden Gürkan, şunları kaydetti:

"Göreve başladığımda devam eden bir soruşturma için müfettiş gelmişti, o müfettişin de yaptığı araştırma, inceleme dosyası var. Bunların tümünün birden değerlendirilmesi gerekiyor. Bizim taşkın sahamızın belirlendiği tarih 1958. Yani 1958'deki teknolojiye bakın, şimdiki teknolojiye bakın. DSİ yetkililerinden de bunu talep ettim. Biz bu işin uzmanı değiliz. Uzmanlar gelsinler tekrar bir değerlendirsinler, bugünkü teknolojiyle ölçümlerini, değerlendirmelerini yapsınlar. Bunu biz Orman ve Su İşleri Bakanlığı'na iletelim. Bakanlık uygun görürse Bakanlar Kurulu kararı yenilensin. Bu çünkü Bakanlar Kurulu kararı. Taşkın sahası Bakanlar Kurulu kararıyla belirleniyor. Belki saha değişecek, belki daha daralacak, belki küçülecek, belki büyüyecek, onu bilemiyoruz ki."

Gürkan, kararın yeniden gözden geçirilerek, bugünkü teknolojiye göre hareket edilmesi gerektiğini kaydetti. 

- "Su akar, Türk bakar mantığı kabul edilemez"

"Su akar, Türk bakar" mantığının kabul edilemez bir bakış açısı olduğunu dile getiren Gürkan, "Meriç yüzyıllardır akıyor. Taşkın sahasında baypas kanalı yapılıyor, nehir yatakları temizlenecek. O kararı görmüşsünüzdür, engel olduğu için ağaç ekilemiyor, duvar yapılamıyor, yapı yapılamıyor deniyor. Biz oraya beton yapılsın da demiyoruz. Böyle bir talebimiz yok. İmara açılsın da demiyoruz. Böyle bir talebimiz de yok" şeklinde konuştu.

Kentte yaşayanların nehir kenarlarını kullanma talebi olduğunu ifade eden Gürkan, şöyle devam etti:

"Nehir kenarlarını doğal haliyle kullanamıyorsunuz, orada birtakım sosyal donatılar yapmanız lazım. En azından bir kafeterya, çay bahçesi ve restoran gibi şeyler yapmanız lazım. Buralar betonarme değil, çelik yapılar olarak ya da sökülüp takılabilen yapılar olarak yapılabilir. Şimdi ne yapacağız, DSİ'nin bu yazı yazdığı yerlerin hepsini yıkacak mıyız? Orada 1975 öncesi yapılar var, 1957 öncesi yapılar var yani daha önce imar aflarına girmiş ve ruhsatlanmış yapılar var. Mesela tescilli yapı Protokol Evi'ni yıkabilir misiniz? Dönertaş Un Fabrikası'nı yıkabilir misiniz? O zaman neyi tartışıyoruz biz."

Gürkan, yıkım kararına ilişkin yazı yazılacaksa nehir kenarındaki DSİ, Trakya Üniversitesi tesisleri, polisevi, öğretmenevi ve orduevi müştemilatıyla ilgili yazı yazılması gerektiğini belirterek, bu konularda öncelikle devletin örnek olması gerektiğini söyledi.