İlköğretimde Arapça için hazırlanan öğretim programı

İlköğretimde Arapça için hazırlanan öğretim programı
İlköğretimde Arapça için hazırlanan öğretim programı
-Sosyologlar Derneği Başkanı Prof. Dr. Şener: -"Milli Eğitim Bakanlığı, İlkokullarda Arapça dil dersini, seçimlik olarak müfredatına koymuş bulunmaktadır, Bu teşebbüs, insanımız ve ülkemiz açısından faydalı gelişmelere yol açabilecektir" -"Dünyanın küçüldüğü ve çok yönlü ilişkilerin canlandığı bir dönemde, en eski ve köklü Arap dili ve edebiyatına uzak kalmak, en az İngilizce'den uzak kalmak gibi kabul edilemeyecek bir olaydır"

EDİRNE (AA)  - Sosyologlar Derneği Başkanı  Prof. Dr. Sami Şener, Milli Eğitim Bakanlığının ( MEB ) yabancı diller arasına yer alan Arapça için de öğretim programı hazırlamasının faydalı gelişmelere yol açacağını belirtti.

Prof. Dr. Şener, AA muhabirine yaptığı açıklamada,  hazırlanan program kapsamında isteyen öğrencilerin  2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıflarda yabancı dil olarak Arapça da öğrenebileceğini anımsattı.

Bu adımın bir kaç yönden faydasının olacağını ifade eden Şener, şunları kaydetti:

"Birincisi, Arapça dilinin yaygınlaşması ile aynı medeniyet ve kültür ailesine sahip olduğumuz  Müslüman Arap ülkeler ile olan bağımız, daha etkin bir hale gelebilecek ve çok yönlü kültürel  alış-verişlerimiz  başlayacaktır. Kültür ve bilgi kaynakları açısından batı merkezli bir düşünce ve araştırma içine girmiş olmamız, Müslüman toplumlar ile olan bağlarımızın kopmasını ve onların bilgi kaynaklarından uzak kalmamazı sonuçlandırmıştır. Halbuki, Müslüman Arap ülkeleri, geçmişte bizim birer vilayetimiz olarak   hayat sürdüler. Birçok konuyu, bu halklar ile paylaştık. Tarihi tecrübemiz, bu toplumlar ile büyük oranda kesişti.

İkinci husus, Müslüman olmayan Arap toplulukları ile ilgili  ekonomik ve siyasi ilişkilerimizin de bu dili bilen insanlarımız eliyle daha düzenli ve faydalı hale gelme imkanı bulunmaktadır. Batının başta ABD olmak üzere, İngiltere ve Fransa gibi ülkeleri, Arap ülkeleri ile büyük ticari ve siyasi  işbirliği içine girmekte ve bu ülkelere önemli yatırımlar yapmaktadır.  Kültürel yönden, Türkiye 'ye batı'dan daha yakın olan bu ülkeler ile  güçlü diyaloglar kurabilmek, Arapça dilinin iyi kullanılmasıyla  sağlanabilecektir."

Dünyanın en eski ve köklü Arap dili ve edebiyatından uzak kalmanın kabul edilemeyecek bir durum olduğunun altını çizen Şener, "Dünyanın küçüldüğü ve çok yönlü ilişkilerin canlandığı bir dönemde, en eski ve köklü Arap dili ve edebiyatına uzak kalmak, en az İngilizce'den uzak kalmak gibi kabul edilemeyecek bir  olaydır. Kaldı ki, Türkçe'de kullandığımız binlerce Arap kelimesinin varlığı  ortada iken.   Bu arada, genç insanımızın Arap ülkelerinde çeşitli  iş imkanlarına ulaşabilme gibi, önemli de bir imkan oluşması, dikkatlerden kaçmamalıdır. Umarım, konuyu dar bir mantık ile görüp, böyle bir karardan bazı iç siyasi tartışma malzemesi çıkarmaya çalışacak kişi ve gruplarla karşılaşmayız" diye konuştu.