Türk Ocakları'nın kuruluşunun 103. yıl dönümü

Türk Ocakları'nın kuruluşunun 103. yıl dönümü
Türk Ocakları'nın kuruluşunun 103. yıl dönümü
-Türk Ocakları Edirne Edirne Şube Başkanı Öz: - "Bugün medeniyetler çatışması perdesi altında İslam dünyası içinde, etnisite ve mezhep farklılıkları üzerinden bir medeniyet içi çatışma projesini yürütenlere karşı uyanık olmaya ve Müslümanları bu oyunlara karşı birlik olmaya çağırmaya devam edeceğiz"

EDİRNE (AA) - Türk Ocakları Edirne Edirne Şube Başkanı Yakup Öz, medeniyetler çatışması perdesi altında İslam dünyası içinde, etnisite ve mezhep farklılıkları üzerinden bir medeniyet içi çatışma projesini yürütenlere karşı uyanık olmaya ve Müslümanları bu oyunlara karşı birlik olmaya çağırmaya devam edeceklerini bildirdi.

Öz, Türk Ocakları'nın kuruluşunun 103. yıl dönümü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada, Türk Ocağı kuruluş çalışmalarının 1911'de askeri tıbbiye öğrencileri arasında başladığını anımsattı.

Tıbbiye 3. sınıf öğrencisi Hüseyin Baydur tarafından "190 Tıbbıyeli Türk Evladı" adına kaleme alınan beyannamede, "Türk kavminin hayat -ı inkıraz" yaşadığı, kendilerinin buna ilgisiz kalamayacaklarını belirttiğini aktaran Öz, şöyle devam etti:

"Tıbbiyeliler, ebedi bir mücadele olan hayatta eğitimin önemini vurgularlar. 24 Mayıs 1911'de başta dönemin ünlü Türkçüleri olmak üzere, birçok tanınmış şair, edip, bilim ve düşünce adamına mektuplar yazdılar. 21 kişilik bir girişimciler kurulu oluşturdular. 20 Haziran 1911'de Ahmet Ağaoğlu'nun evinde bu topluluğun doktor Fuat Sabit Ağacık başkanlığındaki üyeleri ile ünlü Türkçülerden Mehmed Emin Yurdakul, Akçuraoğlu Yusuf, Ali Tevfik Yükselen, Emin Bülend Serdaroğlu ve Ağaoğlu Ahmed Beğler'in katıldığı bir toplantı yapıldı. Doktor Fuat Sabit'ın teklifiyle kurulacak cemiyetin adının 'Türk Ocağı' olması kararlaştırılır. Nihayet, Türk Ocakları, İttihat ve Terakki merkezinde Ziya Gökalp'in de katılımıyla yapılan bir toplantıdan sonra 25 Mart 1912'de resmen kurulmuştur."

 

-"Türkmen davasını ısrarla takip etmeyi sürdüreceğiz"

 

Öz, Türk Ocağı'nın amacının Müslüman milletlerin önemli bir unsuru olan Türklerin ilerleme ve yükseltilmesi yolunda çalışmalar yapmak olduğunu aktardı.

Türk Ocağı'nın amacına ulaşmaya çalışırken sırf milli ve içtimai bir vaziyette kalacağının belirtildiğini ve asla siyasetle uğraşmayacak ve hiçbir vakit siyasi fırkalara hadim bulunmayacağının belirtildiğini ifade eden Öz, şunları kaydetti:

"Türkmenler, Ortadoğu 'daki iç savaş ortamında sahipsiz ve korumasız durumda kaldı. Türkmen davasını ısrarla takip etmeyi sürdüreceğiz. Bu coğrafyadaki bütün unsurların batı dünyasında hamileri var. Türkmenler ise yalnızca Türk devletinin desteğine bel bağlamak durumunda. Bugün medeniyetler çatışması perdesi altında İslam dünyası içinde, etnisite ve mezhep farklılıkları üzerinden bir medeniyet içi çatışma projesini yürütenlere karşı uyanık olmaya ve Müslümanları bu oyunlara karşı birlik olmaya çağırmaya devam edeceğiz. Kendi iç meselelerimizi, sorumluluğumuzu, eksiklerimizi göz ardı etmemeliyiz. Bu konuda yapılması gerekenleri layıkıyla yapmalıyız."