Bir dokunuşla 5 milyon okur çocuk

Bir dokunuşla 5 milyon okur çocuk
Bir dokunuşla 5 milyon okur çocuk
Eğitim alamayan çocukları hayallerine kavuşturmak için yola çıkan TOÇEV, beş çocukla başlayıp 5 milyon çocuğa ulaştı. TOÇEV 'Farkında mısınız? Dokunuyoruz' adlı kampanyasıyla daha çok çocuk okutacak.

Maddi yetersizlik nedeniyle okuyamayan çocukların hayallerine kavuşmalarını sağlamak için yola çıkan TOÇEV (Tüvana Okumaya İstekli Çocuk Eğitim Vakfı) 17 yıllık tarihinde 5 milyon çocuğa ulaştı. Bu yıl ‘Farkında mısınız? Dokunuyoruz’ projesine imza atan TOÇEV bu kampanyayla daha çok çocuğu eğitim olanaklarıyla buluşturmayı hedefliyor.
Benzer amaçlarla yola çıkan ve insanların hayatlarında farklılık yaratan sivil toplum kuruluşlarının (STK) hikâyelerini toparlayarak ortak bir havuz yaratmayı planlayan dernek aynı zamanda kampanya için Cengiz Abazoğlu’nun da desteğini aldı. Abazoğlu tasarımı tişörtlerin modelliğini Bade İşçil, Merve Boluğur, Funda Arar, Özge Ulusoy, Demet Kutluay, Selin Demiratar, Deniz Akkaya ve Pınar Tezcan üstlendi. Kampanyaya Ahmet Yusuf Kulca, Saruhan Singen, Ali Nesin, Hülya Yalçın, Nasuh Mahruki, Cemalnur Sargut, İnci Aksoy, Sualp Tansan, Suzan Sabancı, Mim Kemal Öke gibi ünlü isimler destek verdi.
Kampanyadan elde edilecek gelir, Türkiye ’nin çeşitli illerinde eğitime ulaşmakta güçlük çeken çocuklara aktarılacak.

VAKIF BAŞKANI EBRU UYGUN: ÖNCE Güven duygusunu yarattık
TOÇEV Başkanı Ebru Uygun, “Bu işe başladığımızda devlete ulaşmak mümkün değildi; devlet de STK’ların önemini kavradı” diyor. 

17 yıl nasıl geçti? 

17 yıl önce “Okumak her çocuğun hakkıdır” dedik; beş çocukla başladık; 5 milyon çocuğa ulaştık. Çocuğun hak ettiği ortamları yaratmak aslında ana kavramımız. Okul onarıyor, çocuklara eğitimler veriyoruz, Gönderilerimiz çocuğun adına paketleniyor. Amacımız topluma kendinden emin, ruhsal sağlığı gelişmiş bireyler kazandırmak. 

17 yılda ne güçlükler çektiniz? 

17 yıl önce vakıf, dernek gibi işler çok soyuttu. Halk nezdinde çok takdire şayan işler değildi. Bu çevremde de, ailemde de aynıydı. Ama ben bir şeyi insan yürekten hissederse başarısızlık olmadığına inanıyorum. 

Çocukların hayatı nasıl değişti? 

İlk olarak çocuklarda güven duygusu yarattık. Ayakları üstüne basabilen, kendinden emin olan, sohbet edebilen, seninle aynı frekansı yakalayabilen bireyler yetiştirdik. Ne istediklerini biliyorlar. En güzeli de mezun olduktan ve kariyerlerinde ilerledikten sonra gelip sonraki çocuklarımıza bir şeyler katmak için uğraşmalarıydı. 

‘Farkında mısınız? Dokunuyoruz’ kampanyası nasıl ortaya çıktı? 

17 yıldır bir şeylere dokunduk, çocuklara dokunduk, kurumlara dokunduk, devlete dokunduk, onlarla işbirliğine girdik ve çok ciddi anlamda pozitif değişimler yaptık. Ve dedik ki “Haydi siz de dokunun”. Yaşadığınız toplumun farkına varın dedik. Tanıtım kampanyamız iki sene sürecek. 

Kampanya çalışmaları neler? 

Fikir Sahibi ajansı, Cemil Ağacıkoğlu ve Murat Evgin’in fikirleri ve gönüllü desteğiyle kamu spotumuz çekildi. ‘5944’ numaralı SMS hattımız var. Bir SMS ile 5 TL bağış mümkün. Cengiz Abazoğlu’nun tasarladığı tişörtlerimiz adL mağazalarında satışta. Ünlü isimler tişörtlerimizi giydi. Lara Sayılgan tişört çekimini gönüllü olarak yaptı. Başkalarının hayatlarına dokunmuş sözcülerimiz var. Kitap çıkıyor. 

Eğitim konusunda devlet-STK işbirliğinde başka neler yapılabilir? 

Eskiden devletle işbirliğine girmek zordu. Ben yıllarca Milli Eğitim Bakanlığı ’na projeler yazıp yollamıştım ve cevap bile alamadım. Son yedi senedir devletle işbirliğindeyiz. Başarılı gidiyor. Bazı çalışmalarımız müfredata girme noktasına geldi. 

Kampanyaya destek olmak isteyenler neler yapabilir? 

Tişörtlerimizden satın alabilirler. Bizimle yol almak isteyebilirler. Maddi veya manevi olarak destek olabilirler. Başka bir sivil toplum örgütünde çalışabilirler. Aslında herkesin bir sivil toplum kuruluşuyla çalışmasını istiyoruz. Çünkü bir STK ile birlikte olmak hem kendinizi hem de ülkenizi tanımanızı sağlayacak. Gözlerimizi kapatarak görmek istemediğimiz birçok sorunu STK’lar gözler önüne seriyor. En güzeli de bir şeyleri değiştirebiliyor. Bu nedenle bir STK şeffaf olmalı, her şeyi net gösterebilmeli.

ALİ NESİN: stk’LARA ÖNEMLİ GÖREV DÜŞÜYOR
İzmir Selçuk’ta 2007’de kurulan Matematik Köyü gençlere herhangi bir eğitim sistemine bağlı olmadan matematiği sevdirme ve öğretme amacı taşıyor. Köyün kurucusu Ali Nesin, amaçlarını “Türkiye’yi değiştirecek matematikçiler yetiştirmek” olarak özetliyor. Toplumsal gelişme için temel bilimlerin sağlam olması gerektiğine inanan Ali Nesin “Siyasi gücümüz yok ama STK’lara önemli roller düşüyor” diyor. 

Matematik Köyü neden kuruldu? 

1995’te Türkiye’ye döndüğümde İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin Matematik Bölümü kurma görevi bana verildi. Dünyada eşi benzeri olmayan en üst seviyede bir bölüm kurmak istedim. Her yıl 10 araştırmacı matematikçi mezun etsem, 30 yılda 300 matematikçi eder, ki bu da Türkiye’yi değiştirmeye yetecek bir güçtür diye düşünüyordum. Bu amaçla yola çıktım. Ancak zamanla öğrencilerin yeterli olmadıklarını gördüm. Yaz okulları yapmaya başladık. Bu süreçte Matematik Köyü düşüncesi yeşerdi. 

Sosyal sorumluluk anlamında başka ne gibi çalışmalarınız var? 

Nesin Vakfı ve Matematik Dünyası dergisi gurur duyduğum çalışmalarım. Nesin Vakfı büyüdü, daha çağdaş, ayakları daha sağlam yere basar oldu. Matematik Dünyası dergisini de 10 yıldır çıkarıyorum. Her sayısının 12.000 satması olağanüstü. 

Eğitim konusunda farkındalık yaratmak için neler yapılmalı? 

Bunun iki ayağı var. Bir siyasi ayağı, bir de gönüllü olarak bireylerin ve sivil toplum kuruluşlarının kısıtlı olanaklarla yapabilecekleri. Ne yazık ki siyasi gücümüz yok. Düşüncelerimizi siyasilere aktaramıyoruz. Eğitimin en büyük sorunu merkezi ve hükümete bağlı olması. Fransa’daki gibi akademik bölgeler, her bölgenin ayrı bir eğitim birimi olmalı. Ve en önemlisi, eğitim hükümetlerden bağımsız olmalı.