Trans öğrencim olsa ne yapardım?

Trans öğrencim olsa ne yapardım?
Trans öğrencim olsa ne yapardım?

Ayrımcılık atölye çalışmaları öğretmenlerde farkındalık yarattı.

Engelli, cinsel, din ve etnik temelli ayrımcılık konulu atölye çalışmalarına katılan öğretmenlerin algıları değişti. Rehber öğretmen Bilal Yılmaz, "Trans öğrencime nasıl davranacağımı öğrendim" dedi.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN - umay.aktas@radikal.com.tr / Arşivi

İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi’nin düzenlediği ‘Toplumsal Sorunları Eğitim Ortamında Ele Almak’ konulu atölye çalışmaları, 80 öğretmenin etnik kimlik, cinsel kimlik ve engellilere yönelik ayrımcılıkla ilgili farkındalıklarını arttırdı. Atölye çalışmasına katılan rehber öğretmen “Trans bir öğrencim olduğunda nasıl davranmam gerektiğini, ailesiyle nasıl bir görüşme yapmam gerektiğini biliyorum artık” diyor. Bir diğer öğretmen ise engellilere yönelik ayrımcılığı derslerde işleyeceklerini söyleyerek “Engelliler ile çocukları çok yan yana getirmeyi istemeyebiliyoruz, bunun yanlış olduğunu gördük” diye anlatıyor.
Çocuklar çok erken yaşta Türkiye ’deki toplumsal ve siyasal sorunların farkına varsa da ‘steril’ eğitim istemi, çocukları toplumsal sorunlar karşısında yeterince donanımlı hale getirmiyor. Öğrenciler, toplumda kendilerinden farklı düşüncede ve etnik kimlikte kişiler yokmuş gibi yetiştiriliyor. Öğretmenler ise özellikle sınıfta toplumsal sorunlara dair konular açıldığında veya öğrenciler birbirlerine ayrımcılık sergilediklerinde ne yapmaları gerektiğini bilemiyor. İstanbul Bilgi Üniversitesi Sosyoloji ve Eğitim Çalışmaları Birimi öğretmenlerin toplumda ve okulda ayrımcılığı ele almalarına rehberlik etmek amacıyla atölye çalışması yaptı. Ardından okullarda ayrımcılıkla ilgili nasıl bir eğitim sisteminin olması ve öğretmenlerin neler yapması gerektiğinin ele alındığı bir panel düzenledi. Devlet okulları ve özel okullardan 80 öğretmenin katıldığı çalışmada, öğretmenler hem öğrenci rolü üstlenip onların neden ve nasıl ayrımcılık yaptıklarını anlamaya çalıştı hem de öğretmen olup öğrenciler arasındaki ayrımcılıkla nasıl baş edebileceklerini öğrendi.
Atölyeye katılan öğretmenler de farkındalıklarının arttığını ve önyargılarının kırıldığını anlatıyor. 15 yıllık coğrafya öğretmeni olan M. P. “Diyarbakırlı öğrencime Kürt diye takılıyordum. Söylememem gerektiğini fark ettim. Sevdiğimiz için söylesek bile etnik kimlik ayrımcılığının alt yapısını oluşturuyor”, öğretmen Arzu Özkul ise “Ayrımcılığı bilerek ya da bilmeyerek bizler de yapıyoruz. Bazılarını ötekileştiriyoruz. Öğretmenlerde bazen meslek körlüğü oluyor. Öğrencilerimizin bu konuda dikkatini nasıl çekebiliriz diye tartıştık ” diye konuştu.

Ne yapacağımı biliyorum

Cinsel kimlik atölyesine katılan rehber öğretmen Bilal Yılmaz ise “Bu eğitime katılmasaydım trans bir öğrencim olsa bocalardım. Şimdi ne yapacağımı biliyorum. Trans öyküsünün gerçek olup olmadığını belirledikten sonra öğrencinin haklarını savunarak ailesiyle konuşmak, kimliğini açık etmeden öğrencilerinin önyargılarına dair çalışmalar yapmak gerektiğini öğrendim” dedi.