scorecardresearch.com

YGS yerine yeni sistem

YGS yerine yeni sistem

Bakan Dinçer, sınav stresine dayanamayıp intihar eden Damla Orhan'a çok üzüldüklerini ifade etti

03/04/2012 00:00
Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, YGS yerine yılda BİR KAÇ KEZ SINAV (BKS) yapılacağını ve öğrencinin aldığı en yüksek puanın geçerli olacağını söyledi

Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, üniversitesi sınavlarının, yılda bir kere yapılıyor olmasının toplumda büyük bir basınç ve gerilim yarattığı kanaatini taşıdıklarını belirterek, “Bu sebeple üniversite sınavlarını yılda birden çok tekrarlanarak yapılabileceği bir ihtimal üzerinde de çalıştığımızı ifade etmeliyim” dedi.

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Eğitim Enstitüsü Eğitim Bakanları düzeyindeki 1. Mütevelli Heyeti Toplantısı'na katılan Bakan Dinçer, gazetecilerin de sorularını yanıtladı.

“Samsun'da YGS stresine dayanamayıp kalp krizi geçiren öğrencinin hayatını kaybetmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki soru üzerine Bakan Dinçer, olaya çok üzüldüklerini ifade ederek, şöyle konuştu:

“Böyle şeylerin olması en basit ifadeyle bizi yaralıyor. Hele hele sınav arifesinde böyle hadiselerin olması çocukların böylesine gergin bir ortamda imtihana giriyor olması bence bizim sınav sistemlerini gözden geçirmemiz için de gerekçe oluşturuyor. Nitekim özellikle üniversitesi sınavlarının, biz yılda bir kere yapılıyor olmasının toplumda gerçekten büyük bir basınç ve gerilim yarattığı kanaatini taşıyoruz. Bu sebeple üniversite sınavlarının yılda birden çok tekrarlanarak yapılabileceği bir ihtimal üzerinde de çalıştığımızı ifade etmeliyim. Özellikle YGS sınavının yılda en az üç ya da dört kez yapılması halinde bu gerginliğin ortadan kalkabileceğini düşünüyoruz. Bunun yapılıp yapılamayacağı ile ilgili altyapı çalışmaları var.”

YGS öncesi öğrencilerin izin kullanması
Milli Eğitim Bakanı Dinçer, YGS öncesinde velilerin bilgisi dahilinde öğrencilerin 25 gün izinli sayılabildiği uygulamanın bu yıl da geçerli olup olmayacağı sorusunu şöyle yanıtladı:

“Bu konuda çok açık ve net bir mesaj vermek istiyorum; eğitim sisteminde şayet başarılı olmak istiyorsak, eğitimimizin niteliğini arıtmak istiyorsak, çocuklarımızın hem ulusal hem de küresel düzeyde ihtiyaç duydukları bilgi ve yeteneği vermek istiyorsak, bunun birinci şartı hem öğretmenimizin hem de öğrencilerimizin sınıfta olmaları ve öğrenmeyi başarmaları gerekir. Bu sebeple ben öğretmenlerimizin ve öğrencilerimizin sınıfta olabileceği her türlü tedbiri alacağım, bunun altını çizerek söylemek istiyorum. Zaten hazırlanan hukuki düzenlemeler, öğretmenimizin ve öğrencinin sınıfta olmasıyla ilgili düzenlemeler. Ama istisnaların pek çoğunun giderek yaygınlaştığını da görüyoruz.”

Dinçer, bu noktada okul idarecileri ve il yöneticilerinin hukuki mevzuatı uygulamalarını istediğini ifade ederek, istisnaların “genel kurallar” haline gelmesinin doğru olmadığını vurguladı.

Bakan Dinçer, “Bu vesileyle tekrar söyleyeyim özellikle sağlık personelinin gerçek olmayan sağlık raporları vermeleri veya çocuklarımızın okuldan uzaklaşmalarını temin edecek uygulamaları gözden geçirmek gerektiğini düşünüyorum. Şunu hatırlatmak isterim; eğer okuldaki eğitimin yerine dershaneyi ikame ediyorsak ve bunun da yanlış olduğunu görüyorsak, o zaman okulda olmalı ve okulunun müfredatı üzerinden eğitimi önceliklendirmeliyiz. Benim yapmaya çalıştığım şey de bu” şeklinde konuştu.( hürriyet )

http://www.radikal.com.tr/108378610837865

YORUMLAR
(5 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Sınav... Sınav... Sınav... - mehtapcoskun77

Öğrencilerin birkaç kez sınava girmesi stresi azaltır mı? Bence yapılacak olan sınavlar sadece sınava girecek adaylardan daha çok para almayı, daha çok kağıt harcamayı, daha çok görevliye para vermeyi ve daha çok stresi sağlar. Bunun yanında sürekli değişen bir müfredat, müfredata uyum sağlamaya ve yetiştimeye çalışan öğretmenler her zaman sınıfta. Sınav hazırlığı için de olan öğrenciler de dershanelerde. Öğrenci seçmeye dayalı bir sistemde öğrencinin sınıfta değil de dershanede olmasından daha doğal ne olabilir ki... Ayrıca beklenti düzeyleri yüksek olan ailelerin ve öğretmenlerin de öğrencileri iyi tanıması ve ona göre hareket etmesi gerekir. Herkesin bildiği gibi, herkes mühendis, doktor, avukat.... olamaz. Ama biz hep bunları hedefleyen öğrenciler yetiştirmek için uğraşıyoruz. Bu da doğal olarak stresi artırıyor.

Oh oh maaşallah, ne iyi:) - ertanöngür

Biz de eğitimi niye 1 aydır parmaklamıyorlar diye merak etmeye başlamıştık. Oh oh, iyi oldu, içimiz rahat etti. Böyle devam edin, yaz boz tahtası, deneme tahtası derken teker teker tahtalar eksiliyor. Dua edin de iş iyice çığırından çıkmasın.

SİSTEMİN İÇİNDEKİLER SİSTEMİ NE KADAR DEĞİŞTİREBİLİR.... - veli.çelik

Bu ne ciddiyetsizlik... Kaç sistem değiştirdik biz, ben 3 sistemin benim öğretim hayatımın üzerinden ve benim geleceğimin üzerinden silindir gibi geçtiğini hatırlıyorum başka da birşey hatırlamıyorum.... Ne oldu ne oluyor ne olacak demeden pat diye yeni bir sistem... Ama bu sürekli eğitim sistemi değişimi BANA SİSTEMLİYMİŞ GİBİ GELDİ.... Sistemli bir katliam,şimdiye kadar hangisi iyiydi ki bu iyi olsun... Bize akıl,Türkiye'ye vizyon,yöneticilere de vicdan lazım.... Güzel geleceği örmek,güzel bir öğretim sistemi ve akıl ile mümkün.SİSTEMİN İÇİNDEKİLER SİSTEMİ NE KADAR DEĞİŞTİREBİLİR....

YGS yerine OGS koyun... - ahmetsomut

Gereksiz isim oynamaları bunlar. Evet bir değil birkaç sınav yapılması istatistiksel hataları biraz düşürür. Ama en yükseğini almak değil o zaman hepsinin ortalamasını almak gerekir. Böyle ucuz tekniklerle oynayarak gerçek sorunu çözemezsiniz. Türkiye'de çok ciddi bir genç nüfus var ve gençler rahat ve refah içinde (yani bol maddiyatlı) bir gelecek istiyorlar, bu da çok doğal hakları. Yapılması gereken Türkiye'nin ve dünyanın geleceğini ciddi analiz ederek gençlerin yönlendirilmesi gereken mesleklerin belirlenmesi. Gereksiz üniversite bölümlerinin kaldırılması. Gerekli bölümlerin sayısının artırılması. Üniversite kazanamayan insana da kaliteli mesleki kurslarla iyi bir meslek sahibi olma fırsatı yaratılması. Türkiye'nin elindeki Avrupa'nın hiçbir ülkesinde olmayan bu genç ve hırslı nüfus en büyük avantajıdır. Ama iyi yönlendirilmezse ülkenin başını da yer. Ciddi analizler yapılıp hedefler belirlenmesi, bu hedeflerin takip edilmesi, güncellenmesi, gerekirse yenilenmesi lazım.

SINAV KALKACAK - HARAYDIN

1 nisan şakasıydı aslı dörde çıkacak laf mı bu Sınav kalkacak sözü üzerine bir sınavın üç beşe çıkarılması konuşulmaz.Bu yıl üniversite bitiren 10 bin kişiyi üniversite giriş puanı bitirme notu yabancı dil notu ortalamasıyla seçin ilk on üniversite de doktora yaptırın. Her yüzbin nüfusa(büyük ilçeler dahil) bir üniversite kurun, bu doktora bitirenleri dağıtın, büyükşehir üniversiteleri dışında her üniversite kontenjanının yüzde 50sini kendi şehrinde lisede son iki yılını okuyanlara ayırsın, sınav baskısı ortadan kalkar.