Aldığın kararı hemen yere bırak

Aldığın kararı hemen yere bırak
Aldığın kararı hemen yere bırak
İtalya'daki Pisa Kulesi hatalı bir ölçüm yüzünden eğri kaldı, insan yanlış tercih yüzünden cennetten kovuldu. Tarihin bazı isabetsiz kararlarla yazıldığı da söylenebilir. Yerlisiyle, yabancısıyla 'Ah be' dedirten o anlar...

M.Ö. 12. yy: Truvalılar atı içeri alır ve…
Hikâye uzun, ama tarih boyunca birbirleriyle çekişme içinde olan Yunanlılar ve Truvalılar sonunda karşı karşıya gelir. Yunanlıların şehri kuşatması iki hafta sürer. Ancak kahraman Truvalılar pes etmez. Yunanlılar sonunda ahşaptan kocaman bir at yapıp içine gizlenir, atı da Truva’nın kapısına bırakır. Yunanlıların yenilgiyi kabul edip gittiklerini ve giderken de kendilerine hediye olarak bu atı bıraktıklarını sanan Truvalılar atı içeri alır. Sonrası malum…

1173: Pisa Kulesi yan yatar
Gerçi şimdilerde önemli bir cazibe merkezi, her yıl milyonlarca turist gelip görmek için para ödüyor ama Pisa Kulesi aslında mimarının yanlış bir kararı yüzünden yan yatmış durumda. Mimarın kimliği açıklanmıyor ama projesinde önemli bir ölçüm hatası olduğu ortada. 50 metrelik kule, adeta “Ben yanlış bir kararın ürünüyüm” dercesine tüm dünyaya yan yan bakıyor.

1771: Los Angeles’ın ‘keşfi’
İspanyol misyoner Junipero Serra 1771’de bugünkü Los Angeles topraklarına gelip buraya gerçek anlamda bir insan göçü başlamasına sebep olduğunda, kentin şimdiki haline geleceğini tahmin bile edemezdi. Vadiyi ilk gördüklerinde, Serra ve arkadaşları “İşte burası” demiş ve misyonerlik faaliyetleri için buranın uygun bir mekan olduğunu düşünmüş. Serra ve arkadaşları sayesinde vadi topraklarında kalkınma olmuş, nüfus ve üretim artmış. Vadinin bugünkü haline bakıp “Hata yapmışsınız Bay Serra” demek işten değil.

1920: Yasaklar delmek içindir
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra bunalıma giren Amerikalılar kendilerini alkol ve eğlenceye verir. Durumu tehlikeli bulan hükümetse alkolü yasaklar. Ancak 1920’de başlayan yasaktan sonra ülkede daha fazla alkol tüketildiği ve gizli de olsa eğlencenin devam ettiği görülür. Yasak işe yaramamış aksine insanların daha çok içmesine sebep olmuştur. Üstelik bir de yasak olan her şeyin karaborsası çıkmış,
durum ekonomiyi de altüst etmiştir. 1933 Amerika için tüm zamanların en alkolik’ yılı olunca yasak ortadan kalkmıştır. Bir şeyi yasaklamak ‘kötü bir karar’dır.

Âdem’in yasak elmayı yemesi
Tanrı insana, bolluk içinde geçecek sonsuz bir yaşam vaat etmiş. Tek bir şartla; şu ağaçtaki elmalardan yemek yok! Tabii ki insan yasak olanın gizemine kapılmış ve o elmayı yerken Tanrı’ya yakalanmış. İnsan cennetten kovulmuş ve kıyamete kadar dünyaya mahkum edilmiş. O elmayı yemeye karar verdikleri an, şüphesiz verilmiş kararların en kötüsü olarak tarihe geçti.

1962: Beatles reddedilir mi?
Kuşkusuz tarihin en kötü kararlarından biri. O zamanlar Decca Records’un başında olan yapımcı Dick Rowe, Beatles’ın 15 şarkılık kaydını “Gitar tıngırtısı” diye reddetmişti. Beatles da kaydı alıp EMI’nin bir plak şirketi olan Parlophone’a gitti. Grup sonradan ‘İsa’dan bile ünlü ’, Rowe hiç olmadığı kadar pişman oldu.

1990: Tom Cruise ve Scientology
Top Gun, The Colour of Money, Rain Man… filan hep karizmasının üstüne koymasına sebep oldu. Onca yıl herkesin saygı duyduğu, kiminin hayran olduğu bir aktördü. Ne olduysa Scientology ile ilgili açıklamlarından sonra oldu. Tom Cruise karizmayı bir daha toparlayamadı. Hele, Oprah Winfrey’in kanepesinde uzaylılardan nasıl korunduğunu anlatırkenki hali, zıp zıp zıplaması… Cruise, ‘inancını kamuoyuyla paylaşmakla’ hata etti, keşke kendine saklasaydı.

1912: Batar mı batmaz mı?
Suya indirilmiş en büyük gemi Titanik de ‘hatalı karar’ kurbanıdır. Transatlantik buzdağına çarpıp batınca ortaya çıkmıştır ki gemide yeterince cansimidi ve tekne yoktur. Titanik’le ilgili hatalı kararlar buzdağını son anda gören kaptanın yanlış manevrasıyla değil, geminin yapımında başlar. Gemide en az önemsenen şey güvenlik olmuştur.