Arena'da bir 'gardırop asistanı': Buse Terim

Arena'da bir 'gardırop asistanı': Buse Terim
Arena'da bir 'gardırop asistanı': Buse Terim
Ünlülere 'stil danışmanlığı' yapan, İstanbul konserinde Madonna'nın 'gardırop asistanlığı'nı üstlenen, Galatasaray'ın teknik patronu Fatih Terim'in modacı kızı Buse Terim ile konuştuk
Haber: ALPBUĞRA BAHADIR GÜLTEKİN / Arşivi

Henüz 21 yaşında, yani yolun başında! Hem stil danışmanı hem blog yazarı hem de marka sahibi. Twitter’daki “Baban olmasaydı, ne olurdu halin” sorularına alınıyor, “Kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalışıyorum, başım dik” diyor. Magazin eklerini takip edenlere bu cümleler tanıdık. Bilmeyenlere ise takdimi şöyle edelim: O, Fatih Terim’in kızı Buse Terim... Kendisi ‘moda ikonu’ olma yönünde hızla ilerliyor, amma bu noktaya nasıl geldiği halen tartışılmakta. Elçiye zeval olmaz, biz aradan çekilelim. Buse Terim’in hikâyesini birinci ağızdan dinleyelim. 

Önce eğitim durumunu soruyorum, “New York’ta Fashion Institute Of Technology’de ‘Moda Pazarlaması ve Yönetimi’ eğitimi aldım. Dolce Gabbana, Ralph Lauren, Elle dergisi ve Burberry’de de staj yaptım” diyor. Şu ana kadar sadece projeler için tasarımlar yapmış. “Birincisi Pamuk Prenses kostümüydü. Bu kıyafeti tasarlarken masaldan ve sihirden ilham aldım” diye ekliyor. Haliyle kariyerinin dönüm noktasını merak ediyorum, cevaplıyor: “Tog Bazaar projesi için çıkış noktam vardı. Sosyal projeler için duyulan güvensizliklere değinmek istedim ve sonrasında ‘not fake’ baskılı tişört ortaya çıktı. Ve çok ilgi gördü, o gün benim için çok mutlu bir gündü.” 

Efsanenin son ütücüsü 
Terim’in bu yoldaki bir diğer önemli hatırası da Madonna’nın İstanbul konserinden. Popun efsanesi Arena’da on binleri coştururken, o sahnenin arkasında, lügatimize yeni kazandırdığı o meşhur ‘gardırop asistanlığı’ görevini icra ediyor. Merak tabii, hem olayın hem de bu mesleğin detaylarını soruyorum, “Ben dahil toplam dört kişilik bir ekibin parçasıydım. Kostümlerin düzenlenmesi, şarkılara göre dağılımı, ütülenip, buharlanmasından tüm bu işlerin koordinasyonu bizim ekibin sorumluluğundaydı” diyor. O malum kareyi ilk gördüğüm an kafamdan geçen “Peki ya mezura ne ayak” serzenişimi sormama fırsat vermiyor: “Ayakkabı tamircisinin dahi ihmal edilmediği, sekiz tane terzinin her dakika kostüm tamiri yaptığı büyülü bir yolculuktu. Kazandırdığı organizasyon tecrübesiyle yorucu ama her dakikasına değen bir tecrübeydi.” 

Buse’nin hayal dünyası 
Terim çağa ayak uyduruyor, tanıtımlarını internet üzerinden yürütüyor. Sosyal medyaya da hayli hâkim. E kendisini daha yakından tanımak için de Youtube’da paylaştığı ‘İşte benim hayal dünyam’a hoş geldiniz! :)’ videosuna göz atmak şart oluyor. İlk bakışta göze çarpan yan yana dizdiği i-Pad’i, Blackberry’si, iPhone’u… Kalın çerçeveli gözlükleriyle moda trendleri takip ediyor. Stilini merak ediyorum, cevap gecikmiyor: “Farklı dokuları, çoğu kişiye göre bir araya gelmesi zor gözüken parçaları birbiriyle eşleştiriyorum. Oynuyorum ve tabii ki eğleniyorum” diyor. Feyiz aldığı cümle ise Coco Chanel’den: “Moda geçer, stil kalır.” 

Buse Terim’in takvimi her daim dolu, kendisine ulaşmak da hayli zor. Ama hafta içi her gün ofisine gidiyor, yani işinin peşinden koşuyor. Kendisinin bir gününü merak ediyorum, “Eğer çok önemli bir toplantımız yoksa hafta başı mutlaka ekibimle haftalık toplantımızı yapıp iş planımızı ve takvimimizi belirleriz” diyor. İşinden arta kalan zamanda da vakti özel davetlerde ve lansmanlarda geçiyormuş. “Bu davetlere giderek markalara destek olmaya özen gösteriyorum. Onun dışında sabah uyandığımdaki enerjim benim için çok önemli, günüm nasıl uyanmışsam öyle geçiyor.” 

Blog yazarlığı pek kazandıran bir meslek türü değil, e haliyle Terim’in stil danışmanlığından geçimini sağladığını düşünüyorum. Peki ama kimler ona danışıyor?
Bunların başında gelen ilk isim tabii ki babası Fatih Terim. Mesela yağmurdan ertelenen o Beşiktaş - Galatasaray derbisinden daha çok ses getiren şapka kendisinin elinden çıkma. Buse, “Onun sadece maç günlerinde stil danışmanlığını yapıyorum” diyor. Ancak tek müşterisi babası değilmiş: “Kısa vadeli styling çalışmalarına sıcak bakıyorum. Mesela en son sevgili Güntaç Özdemir ile Okan Bayülgen’in şovu icin beraber çalıştık, kesinlikle çok keyif aldım. Ama şu andaki tempom uzun süreli ‘styling’ çalışmaları için yoğun.” 

Konuyu modadan biraz olsun uzaklaştırıp, Türkiye gündemine doğru getirmeye çalışıyorum. En basitinden siyasete bakış açısını veya yaşıtlarının hayatını soruyorum. Ama ne Terim soyadını taşımanın getirileri ne de akranlarıyla ilgili yorumlar alabildiğim cevaplar arasında. Ama çok şükür ki bu kısmı boş bırakmıyor: “Gündemi takip ediyorum. Gazete okuyorum. Aynı anda birkaç kitabı bir arada okuyorum.”