Bu albümle hatıralar hayal oldu

Bu albümle hatıralar hayal oldu
Bu albümle hatıralar hayal oldu
Ebru Gündeş'in bir dönemin önemli şarkılarını yeniden okuduğu '13.5' hayal kırıklığından başkasını vaat etmiyor
Haber: BURAK KURU / Arşivi

Bazen insan düşünüyor, kayıt teknolojisi bulunmadan önce insanlar ‘ruhlarını nasıl doyuruyordu’ diye. Çünkü o dönemde enstrüman çalmıyor veya çalanı dinleyemiyorsanız, doğal seslere kulak vermekten başka çareniz yok. Hal böyle olunca dinlediğiniz şarkıyı ikinci kez de dinleyemezsiniz.
Mozart’ın hayatını anlatan ‘Amadeus’ filminde bu konuya değinen bir sahne de vardır: Antonio Salieri, Mozart’ın bestelerine nota kâğıdında göz gezdirir ve o anda müziği içinde duyup ihtişamına kapılır. Büyük bir doygunluk ve haset hisseder... Ancak bizler maalesef Salieri değiliz. O yüzden kayıt teknolojisi sonrası bize verilen ‘performans’ ile yetiniyoruz. Buna da şükür. Ama sonuçta müzik dinlemek Salieri’nin hissettiklerini bize de hissettiriyor. Yeter ki iyi olsun.
Örnek yok mu? Var. Haddimi aşmadan söylersem müteveffa Onno Tunç’u örnek verebilirim. Türkçe pop müziğin külliyatının önemli kısmını tek başına inşa eden Tunç’un mertebesine ulaşmak hâlâ güç ama onun emeği olan şarkıları yeniden düzenlemek pek revaçta! Son örneği Ebru Gündeş’in, Türkçe pop nostaljisi yaptığı 13.5 albümünde var: Sezen Aksu ’dan, ‘Seni İstiyorum’. 

Ozan Doğulu’nun DJ’lik serüvenine ilave olarak ‘kavırladığı’ şarkı (Albümde 7 düzenlemesi var), esere dair hatıratınıza gölge düşürüyor. Daha önce dinlerken neler hissediyordunuz bilemiyorum ama ben Gündeş’in söylediği halinde ‘Beach’lere gittim ve memnun kalmayıp mekanı terk ettim!
Emel Müftüoğlu’ndan ‘Hovarda’, Sezen Aksu’dan ‘Kahpe Kader’, ‘Unut’ ve ‘Unutamam’ ile söz-müziğinde Mustafa Sandal imzası olduğunu öğrenen herkesin hâlâ şaşırdığı Ferda Anıl Yarkın’ın seslendirdiği ‘Sonuna Kadar’ da albümde var. Ama ‘o eski bildiğiniz hallerinden eser yok şimdi’. Çünkü kan uyuşmazlığı var. ‘Sonuna Kadar’ ve ‘Unutamam’ dışında ‘çıstak çıstak’ denebilecek düzenlemelerle Ebru Gündeş’in ‘nağmeli’ yorumu eğreti duruyor.
Son olarak buçuk durumuna gelelim. Bu hareket albümlerde ‘ara çalışma’ olarak algılansa da ülkemizde şehir plakalarından hareketle o kentteki ‘ilçenin’ rol çalma çabasıdır. Doğru veya yanlışlığını tartışmadan söyleyelim, mesela İzmir ’in 35 olmasına rağmen Karşıyaka ’nın kendisini 35.5 olarak tanımlaması.
Bu albümün de 13.5 olması hasebiyle Gündeş, şarkılardan rol kapmak istemiş. Ama maalesef hüsran olmuş. Albümün tek iyi yanı şarkıların gerçeğini dinleme isteği uyandırıp ufak çapta ‘nostalji’ yaşatma daveti yapması.