'Luck' diye girdi, tak diye gitti

'Luck' diye girdi, tak diye gitti
'Luck' diye girdi, tak diye gitti

Luck pazartesi akşamları 21.00 de CNBC-e de izlenebilir.

İki atın ölümü üzerine ikinci sezon çekimleri iptal edilen 'Luck', CNBC-e'de. 'Tanrı'nın eli'ni isim seçen dizi, 'insan eli'nin at yarışı dünyasına kirli dokunuşlarını anlatıyor
Haber: TAYFUN ATAY - tayfunt@metu.edu.tr / Arşivi

Steven Spielberg’ün son sinema şaheseri ‘Savaş Atı’ seyir tazeliğini kaybetmemişken Dustin Hoffman’ın hem yapımcılığını hem başrolünü üstlendiği (Nick Nolte’nin güçlü takviyesine de sahip), ‘yarış atı’ odaklı ‘Luck’ın ekrana gelmesi talih mi talihsizlik mi bilemiyorum. İki filmde de atları ‘casting’in bir parçası olarak izliyoruz. Ama ‘Savaş Atı’, insanın en eski ve sadık dostlarından olan bu hayvanı alabildiğine özneleştiren, bize onun gözüyle hayata bakma çağrısını başarıyla yapan ‘empatik’ bir film. ‘Luck’ ise her ne kadar tanıtım sürecinde atların ‘karakter’ konumunda olduğu vurgulansa da esasen ‘insan denen hayvan’a odaklı ve ata, ‘at gözlüğü’yle bakan bir dizi… Bu yüzden kısa ömürlü oldu ve mart ortasında çekimleri iptal edildi.
‘Luck’ bir altkültür olarak at yarışı dünyasına ve onun bileşenlerine hem kendi içlerinde hem de her birinin diğeriyle etkileşimi çerçevesinde zoom yapan bir çalışma. At sahipleri, yetiştiricileri, eğiticileri, binicileri, yamak binicileri (apranti), idman binicileri, bakıcıları, veterinerleri ve bahisçileri… Ve de bahis sürecini düzenleyip denetleyenler, yani dev bir yarış sektörünün yönetici, yönlendirici ve çalışanları… Hepsini yakinen tanıma imkânı buluyoruz. İç dünyalarını, günahıyla-sevabıyla insanlık hallerini öğreniyoruz.
Kısaca, insanın en sorunlu tutkusu kumarın temel motivasyon oluşturduğu bir dünyayı ‘içerden’ görme ve gösterme çabası ‘Luck’. Bu haliyle eski CNBC-e dizisi ‘Las Vegas’ı çağrıştırdığı söylenebilir. Fakat burada, sürecin işleyişinde şans faktöründen çok rasyonel manipülasyonların, daha açık deyişle çıkar hesaplarının söz konusu olduğu işaretleniyor. Kader-kısmetten ziyade hesap- kitap devrede… Mesela başarılı at eğitmeni Turo Escalante (John Ortiz) yarış tecrübesi olmasa da kazanma yetkinliğine geldiğini bildiği atı yarışa sürüp kendisi de bahis oynayarak sıkı para kazanıyor. Kurt eğiticiyi iyi takip eden bir kurt bahisçi de (Jason Gedrick) atı kimin eğittiğine dair önemli ayrıntıyı kaçırmıyor ve aynı ata oynayarak büyük bir servetin (2.6 milyon dolar) kapısını açıyor.
‘Luck’, ‘Tanrı’nın eli’ni kendisine isim yapsa da içerik itibariyle ‘insan eli’nin yer yer kurnaz ve zeki, yer yer de kirli ve zehirli dokunuşlarını at yarışı dünyası içinde anlatmaya soyunmakta. Lakin bunu yaparken merkez aldığı, ama (‘Savaş Atı’nın yaptığı şekilde) özneleştirerek değil nesneleştirerek merkez aldığı atların üzerine titreme noktasında sınıfta kaldığı da bir gerçek. Galiba ‘kader’ asıl burada devreye girmiş! İlk bölümde izledik çünkü: İhtiraslı ama çömez jokey Leon (Tom Payne) kontrolündeki at, ipi göğüslemeye giderken tökezleyip ayağı kırılınca derhal uyutuldu; gözlerimizin önünde gözlerinin feri söndürüldü. Dehşet verici bu kurgu, dizinin üretim sürecinde gerçek de olmuş ve üç at yeterli bakım ve dikkat gösterilmediği için hayatını kaybetmiş.
Fakat ‘hayat’, ne umut verici ki kurgudaki gibi ‘seyretmemiş’ olanı biteni. İki atın ölümünden sonra başlayan kamusal rahatsızlıklar üçüncü at da onlara eklenince doruğa varmış. ‘Hayvanlara Etik Davranma Yanlıları’ (PETA) ve ‘Amerikan İnsani Davranış Cemiyeti’ (AHA) gibi sivil toplum kuruluşlarının baskısıyla 14 Mart’ta çekimlere son verilmiş. 10 bölümlük ve 2013 başında ekranda olması planlanan yeni sezon böylece hayal oldu. Biz de dokuz bölümlük ilk sezonu izleyeceğiz ve sonra at yarışı kumarının iktidar, intikam ve ihtiras dolu dünyasını anlatırken atlara ihtimamda kusur eden bu diziye veda edeceğiz. Demek her zaman hüzünlüce ‘Atları da vururlar’ diye düşünmemek gerekiyor. Atların ahı da tutuyor, hesabı da soruluyor ne mutlu ki!..