Rahatsız ayakkabı yapma fikri aptalca

Rahatsız ayakkabı yapma fikri aptalca
Rahatsız ayakkabı yapma fikri aptalca

Allard, Ayakkabı yatırımdır, o yüzden kaliteli, rahat ve şık olmalıdır diyor.

Ayakkabı markası Nine West'in kreatif direktörü Fred Allard, rahatsız ayakkabılara karşı. Demokratik moda hareketini konuştuğumuz Allard, "Devir değişti; lüks, ucuza satılıyor" diyor
Haber: ASLI BARIŞ - asli.baris@radikal.com.tr / Arşivi

2006’dan beri markanın kreatif direktörlüğünü üstlenen Allard, röportaja markanın ilkbahar-yaz koleksiyonunu tanıtarak başlıyor: “Ayakkabıdan çantaya, 1920’lerin havasını günümüzle buluşturmak istedim. Bol bol lame kullandım, ayakkabıların burun kısmında bu detaylar görülebilir. Ayrıca yaz sezonunda bol bol photoshoplanmış havada grafik detaylar, parlak renkler, dolgu topuklar, loafer ve babetler var. Hem romantik hem renkli hem de seksi. Aslında size hazırgiyim koleksiyondan parçalar da göstermek isterdim, onlarla bütünlük sağlıyor bu aksesuvarlar.”
Nine West’in hazırgiyim koleksiyonu olduğunu bilmiyordum.
Evet, bir buçuk yıl önce Asya’da başladık. İlk önce bir mağazada satışa sunduk, o kadar başarılı oldu ki 55 mağaza açmak zorunda kaldık. 

Bu sezon Türk müşterilerin görebileceği başka yenilikler neler?
Örneğin spor ayakkabılar. Ama geleneksel anlamda değiller tabii gördüğünüz gibi lame, yılan desenli değişik dokulu tasarımlar. Bir de yeni piyasaya sürdüğümüz ‘Love Fury’ adlı parfümümüz var. Feminen ve çiçeksi bir koku, sürenin seksi hissetmesini istedim. Bu sezon daha önce hiç yapmadığım bir şey yaparak 12-13 santimetrelik topuğu olan, seksi bir ayakkabı tasarladım. Şişenin kapağı da ayakkabının topuğundan oluşuyor. 

Nine West kadınının bir yaş aralığı var mı?
Nine West kadını okuldan mezun olup hayatına atıldığında ilk ayakkabısını bizim mağazamızdan alıyor. En üst yaş sınırını veremem çünkü günümüzde kadınlar sporla, beslenmeyle, kozmetik ve estetik müdahalelerle kendilerine çok iyi bakıyor.Onun için trendleri takip eden, rahatlığı seven ama kendisini aynı zamanda seksi hissetmek isteyen her kadın bizden alışveriş yapabilir. 

Kariyerinize efsane ayakkabı markası Kelian’da başladınız. Bir lüks tüketim markasından seri üretim yapan bir markaya geçmek, riskli bir hareket değil miydi?
Aslında spor giyim eğitimi almıştım. Lüks tüketim sektörüne de uzak değildim çünkü babam 20 yıl boyunca Charles Jourdan’ın kreatif direktörüydü. Stephane Kelian’da işe başladığımda 20 yaşındaydım. Genç bir tasarımcı olarak başladım, sekiz yılda tüm tasarım bölümünün başına geçtim. Jean Paul Gaultier, Celine, Issey Miyake gibi markalar için de tasarımlar yapıyorduk. O zaman saydığım markalar marka imparatorlukları tarafından yönetilmiyordu, tasarımcılar kendi markalarının sahibi olduğu için daha özgür hareket ediyordu. Şimdi onlar da finansörlerin, zincir mağaza sahiplerinin isteklerini düşünmek zorundalar. Neyse konuya dönelim; Calvin Klein’dan teklif gelmişti, Nine West ekibi de “Onlarla görüştüğünü duyduk, madem New York’a taşınmaya hazırsın, gel bizimle çalış” dediler. Aslında taşınmaya filan hazır değildim, ama modanın demokratikleştirilmesi fikri hoşuma gitti. Kelian o dönemde çok pahalıydı. Gerçi orada da iyi vakit geçiriyordum ama daha ucuza, aynı çekicilikte tasarımlar yapma fikri cazip geldi. 

Christian Louboutin ayakkabı yaratırken rahatlığı önemsemediğini açıkladı. Siz ne düşünüyorsunuz?
Rahatsız ayakkabı yapma fikri aptalca geliyor. Ama şık ve moda olması da önemli. İki konuyu birbirinden ayırt etmiyorum. Ayakkabı yatırımdır, kaliteli, rahat ve şık olmalı. Müşteri portföyümüz çok geniş; Prada’dan Chanel’den alışveriş yapan, sadece modelleri beğendiği için gelip 10 çift alan da var, sadece bütçesi bir çift almaya yeten de. İki grup da modellerimizi beğeniyor ve ikisine de aynı muameleyi yapıyoruz. Her iki grup da sonuçta memnun kalarak Nine West’ten almayı sürdürüyor. 

Sex&The City dizisi Manolo Blahnik’in satışlarında patlama yaşanmasına neden olmuştu. Böyle bir pazarlama hamlesi yapmayı düşünüyor musunuz?
Hayır, çünkü o dizi modaya çok para harcayan bir kitlenin yaşamını anlatıyordu. Manolo Blahnik’in de Christian Louboutin’in de çok yetenekli olduğunu düşünüyorum ama ayakkabıya servet dökme fikrine sıcak bakmıyorum. Devir değişti, lüks hayat sürmek için zengin olmanıza gerek yok. Evi şık döşemek için zengin olmaya gerek yok, git Ikea’dan Habitat’tan al, dekorasyon dergilerinin sayfalarından fırlamış gibi görünür. Stil sahibi olmak için artık servet ödenmiyor. Zara, Mango, H&M gibi mağazalar trendleri anında yakalıyor. Ben de ayakkabı alanında bu misyonu üstlendim. Ama ‘esinlenme’ konusunda büyük hassasiyetim var; mağazalarımızda, hiçbir tasarım başka bir markanın benzeri ya da taklidi değil. Modayı takip ediyoruz, işimiz bu ama özgünlük de önemli. Birçok zincir mağaza bu yüzden lüks markalarla mahkemelik, ama benim böyle işlerle uğraşmaya hiç niyetim yok.

Her kadının sahip olması gereken ayakkabı modeli
Kesinlikle siyah, yuvarlak burunlu yüksek topuklu bir çift. Hem rahat, hem şık hem de kullanışlı. Platformlarla hafif yükselterek, rahatlık olayını da çözüyoruz. Çok da kullanışlı; hem jean pantolonlarla hem de kokteyl elbiseleriyle kullanırsınız, her iki durumda da kendinizi seksi hissedersiniz Ama ileride sivri burunlu stilettoların da döneceğini düşünüyorum. Yuvarlak burunlular kadar kullanışlı olmasa da çok feminen bir ayakkabı, kadınlar kolay vazgeçemez.