Seni dinlemek güzel şey!

Seni dinlemek güzel şey!
Seni dinlemek güzel şey!
Başta kulağa hoş gelse de itiraf etmem gerekir ki Öykü&Berk kardeşlerin 'Evlerinin önü boyalı direk' yorumu gitgide dinleyici olarak beni sıkmaya başlamıştı.
Haber: BURAK KURU / Arşivi

Hele bir de üstüne bu minvalde bir albüm gelince başta zevk veren şeyin tadı artık ‘kabak’laşmaya doğru yol almıştı. Zira Türkçede karşılığı olmayan İspanyol nidalarının yerel şarkılara uyum sağlaması beklenemezdi. Ama yine de hem Berk’in enstrümanı hem de Öykü’nün yorumu dinleyiciye ‘gelecek’ vaat ediyordu. Şimdi Öykü&Berk’in Öykü’sü, Gürman soyadını da kapağına taşıdığı ‘Bir Başka’ albümüyle karşımızda. 

Bu kez tarz olarak da ‘pop’u tercih etmiş. Naçizane görüşüm: İyi ki de öyle yapmış!
Albümünün promosyon döneminde Suat Sayın’ın ‘ölümsüz’ bestesi ‘Yalan gözlerin’in ‘şenlikli’ düzenlemesiyle ekranlarda arzı endam eyleyen Öykü, özgün yorumuyla da esere farklı bir boyut katmış. Elde Ege ’nin iki yakasının bir araya getiren iki Tasos Panagis bestesi var: ‘Adı Yok Hâlâ’ ve ‘Kuşluk Vakti’. İtiraf etmeliyim ki orijinali Elli Kokkinou’nun seslendirdiği ‘Pes mou ena psema’ olan ‘Adı Yok Hâlâ’ Türkçe hali daha güzel olan ender Yunan eserlerinden. Hem de ülke olarak sevdiğimiz ‘hazan’ mevsimini yakalayan bir şarkı olmuş. 

Bunun dışında ‘Bir sözüne’, ‘Bırak güneş yüzüne değsin’ ve ‘Rüya’ albümün ilk anda göze çarpanlarından. Herkesten ‘Levent Yüksel’in ilk albümü’ gibi bir başlangıç beklemek haksızlık olur ancak ilk solo albümünde 8 şarkının sözünü yazan Öykü’nün sergilediği tablo sevindirici. Umarım zamanla söz yazarlığı da yorumunun seviyesine ulaşır.