scorecardresearch.com

Sirk naifliği, dramaturji harikası

Sirk naifliği, dramaturji harikası
Bir festival daha bitti. Yerli prodüksiyonların birçoğunu sezonda izleme şansımız olur gibi. Ama bir Zimmermann ve De Perrot prodüksiyonu olan 'Hans ya da Heiri'yi ve Belçika'da yaşayan yönetmenimiz Mesut Aslan'ın 'Oda ve Adam'ını bir daha buralarda göremeyiz, sanmam.
Haber: ZEYNEP AKSOY / Arşivi

‘Hans ya da Heiri’ sirkten feyz alan bir hareket tiyatrosu örneği. Dimitri de Perrot, onun turntable’ı ve müziği işin en çekici kısmı. Ve tabii sahnenin ortasındaki, dansçı/akrobat/oyuncuların yer çekimiyle sonsuz mücadelesine zemin olan döner kare tekerlek. Beş kişiden oluşan ekip bedenlerinin virtüozu ama içlerinde bir tek Tarek Halaby vücudunu bir dansçı gibi kullanıyor, diğerleri akrobata daha yakın. Bitmeyen bir devinim içinde, bedenler şekilden şekile evrilirken ne anlatmaya çalıştığını pek dert etmeden izletiyor kendini ‘Hans ya da Heiri’. Benzerlik ve farklılık üzerine kafa yorulduğu belli ama bu çok gizlenmiş, çok da önemli değil. İlgiyi çeken, dikkati taze tutan bedenlerin yolculuğu, dekor ve kostümün yaratıcılığı ve müzik . Sirkselliğin fazla kaçtığı ve iticileştiği bölümler dışında “insan bedeniyle ne kadar yaratıcı olunabilir?” sorusuna verilmiş naïf ve eğenceli bir cevap ‘Hans ya da Heiri’. 

‘Oda ve Adam’ bir dramaturji (Ata Ünal) harikası. Çünkü Eric de Volder’in kadın erkek ilişkileri üzerine bir tanışma-terk edilme öyküsünü anlatan ve sanırım aslında bir monologdan oluşan metni dümdüz sahnelense, pek de bir özelliği yok. Ama Ünal bu metni bir kadın (Nergis Öztürk) ve bir erkeğe (Engin Hepileri) bölüştürmüş. İkisi kendi taraflarından ama birbirinden başarılı oyunculuklarıyla yorumluyorlar ve seyirci böylece madalyonun iki yüzüne de tanık olabiliyor. Mesut Arslan’ın teknolojiye önem veren rejisi birçok sıradışı, yaratıcı buluş içeriyor, araya çekilen ve seyircileri de ikiye bölen plastik perde gibi, ‘Blair Witch’ usulü çenenin altına tutulan beyaz ışıklar gibi. Rejinin çok fazla şeyi bir arada yapmaya çalıştığını ve biraz sadeleşerek hiçbir şey kaybetmeyeceğini söylemek mümkün. Sahne ve kostüm tasarımı (Meryem Bayram) ise ‘Oda ve Adam’ın dramaturjiyle birlikte en ilginç, en etkileyici öğesi.

http://www.radikal.com.tr/108992010899200

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yazılmamış.