Radikal-çevrimiçi / Cumartesi / Bir tarih yok oluyor
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  13 Nisan 2005 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Bugünkü Radikal
 Ana Sayfa
 Sıcak Haber
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Çevrenizde ilgi uyandırmak istiyorsanız, başkaları ile ilgilenmeyi biliniz.
Northam Lee
Tarihte Bugün
Takvimler 13 nisan tarihini gösterdiği zaman...

1950 yılında,
Vakıflar Bankası kuruldu. Bankanın kuruluş sermayesi 50 bin lira olarak açıklandı.
1994 yılında,
Radyo-Televizyon Üst Kurulu kuruldu.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Cumartesi 


Bir tarih yok oluyor

Murat Yaykın'ın dört yılda hazırladığı fotoğraf kitabı Imbros "Burada Yalnız Ölüm Var", Gökçeada'da yaş ortalaması 70 olan, 230 Rum'un yaşamına ayna tutuyor

09/04/2005 (1309 defa okundu)

MELİS DABAĞOĞLU (E-mektup | Arşivi)

İmrozlu Rumların tek gerçeği
Geçtiğimiz günlerde Osmanlı Bankası Müzesi'nde Gökçeada'yla ilgili bir konferans düzenlendi. Boğaziçi Üniversitesi'nden iki araştırmacı genç, adanın özellikle tarihi ve kültürel yapısıyla ilgili ilginç bilgiler verdiler. Çektikleri fotoğraf ve video kayıtlarını gösterdiler. Aynı konferans içinde, geçen yıl İFSAK başkanlığını yapan fotoğrafçı Murat Yaykın da, dört yıllık çalışmasının ürünü olan ve iki kez sergisini gerçekleştirdiği Gökçeada fotoğralarının saydam gösterimini yaptı. Ayrıca bu çalışma süresince pek çoğuyla tanıştığı adanın Rum halkıyla ilgili ilginç anektodlar anlattı. Yaykın, ayrıca bu fotoğrafları ve anıları, kendi tabiriyle oradaki Rumların belleklerini yaşatmak amacıyla kitap haline getirmiş. Bileşim Yayıncılık'tan çıkan kitabın adı Imbros "Burada Yalnız Ölüm Var".
Türkiye'nin en batıdaki noktası Gökçeada. Eski, yani Rumca adı İmroz, rüzgâr gülü anlamına geliyor. Ağustos ayında bile rüzgârlı olduğundan, bu adı almış. Bizans döneminden beri çok kereler el değiştirmiş, farklı milletlerin olmuş ada. Ama en çok da Türklerle Rumların. Son olarak Cumhuriyet döneminde Türkiye topraklarına katılan İmroz'da 1960 yılında 5487 Rum, 289 Türk yaşarken, 2001 yılı kayıtlarına göre sadece 230 Rum kalmış.
Fotoğrafçı Murat Yaykın, adaya ilk kez dört yıl önce Rumların ağustos ayında düzenledikleri Meryem Ana Panayırı'nı izlemek üzere gitmiş. Tepeköy'de düzenlenen panayır her yıl, Türkleştirme çabaları nedeniyle zaman içinde adadan göç etmiş Rumları buluşturuyor. Ağustos ve eylül ayı dışında ada tek tük yerli turistin uğraması dışında genellikle sessizliğe bürünüyor. Özellikle de Rum nüfus açısından. Adada sadece yaşlı Rumlar var artık. Bu bir avuç insanın yaş ortalamaları 70. Murat Yaykın adanın tarihçesini ve buradaki Rumların yaşantısını araştırdığında çok etkilenmiş. Dört yıl boyunca, her yıl üç dört kez gitmiş adaya. Evlerine girip çıktığı Rumların yakın plan fotoğraflarını çekmiş.
Murat Yaykın, tümü siyah-beyaz olan fotoğrafları ilk kez Kasım 2003'te 18. İFSAK Fotoğraf Günleri kapsamında sergiledi. 2004 Ağustos'unda Gökçeada'da, Aralık ayında da Boğaziçi Üniversitesi'nde sergi açtı. Yaykın, serginin ve bu konuyla ilgili çıkan haberlerin ardından, bazı kimselerin milli duygularının zedelendiğini öğrenmiş. Hatta kendisi de fotoğrafçı olan Kazım Zaim, Yeni Çağ gazetesine yazdığı yazıda 'Murat Yaykın Türk mü?' diye sormuş. Yaykın bu konuyla ilgili şunları söylüyor; "Benim bu çalışmayı yapmaktaki amacım bir milleti yüceltmek ya da bir milleti yermek değil. Ben sadece tarihte üzeri kapalı kalmış bir konuyu irdeledim ve bunu bir insani görev olarak gördüm. Tarihi doğru okumak lazım ki ileriki tarih doğru belirlensin. İleriki tarihin belirlenmesinde de halkların belirleyici olması lazım. Ben her ülkede insanlara uygulanan baskıları kınıyorum. Politik sorunlardan her zaman halklar zarar görüyor. Bana göre gelecekle ilgili en önemli şey halkların kardeşliğidir".
Imbroz "Burada Yalnız Ölüm Var"'ın içindeki yazılar Türkçe, İngilizce ve Rumca. Gelelim kitabın ismine... Kitabın kapak fotoğrafındaki yaşlı madamın, Yaykın'a söylediği tek cümle bu; "Burada yalnız ölüm var." Bu cümleyi duyduktan sonra tek kelime bile edemeyen Murat Yaykın, daha sonra fotoğraflarını vermek için aradıysa da o madamı bir daha görememiş. Evet, adada artık yerleşik Rumlar için yalnız ölüm var. Doğum yok, vaftiz yok, düğün yok, çünkü genç yok. Şahit olduğu bu durumla ilgili belgesel nitelikli bir çalışma yapmak istemiş Yaykın. "Bunu her şeyden önce insani bir görev olarak gördüm," diyor ve etkilendiği başka bir olayı anlatıyor; "Zeytinli köyünde bir göz odada yalnız yaşayan ve evinden hiç çıkmayan madam Stilyani vardı. İlk gittiğimde tanıştım onunla. Evine girdim çıktım, kahveler içtik, sohbetler ettik. Her gidişimde küçük hediyeler götürürdüm. Beni gördüğünde 'Evladım gelmiş' derdi. Bu sergiyi o köyde açtığımda, onu da davet etmek için gittim. Zaten kendi fotoğrafları da vardı. Fakat anımsamadı beni. İnanamadım. Her geçen yıl bu insanların biraz daha çöktüklerini görüyorsun, bu çok üzücü bir durum gerçekten".
Ozan Say'la Deniz Demirtaş geçen yıl, Ağustos'taki panayırı görmek ve bu çalışmayı gerçekleştirmek üzere gittikleri adada, Murat Yaykın'la tesadüfen (otostop çekerek) tanışmışlar ve yaptıkları işleri birleştirmeye karar vermişler. Gökçeada'nın tarihçesi, adalı Rumların dans ve müzik gelenekleri ile Murat Yaykın'ın fotoğraflarından oluşan proje böyle çıkmış ortaya. Say ve Demirtaş bu sunumu ilk kez kendi okullarında yapmışlar. Murat Yaykın da sergisini açmış. Osmanlı Bankası Müzesi'nden teklif alınca da birlikte çalışmayı sürdürmüşler.

Meryem Ana Panayırı
İmroz'da her yıl 14-16 Ağustos tarihlerinde düzenlenen Meryem Ana Panayırı adanın en büyük etkinliği. Hıristiyan inanışına göre azizlerin ölüm günü, bayram gibi kutlanıyor. Meryem Ana'nın ölüm günü olan 15 Ağustos'un kutlandığı bu panayırda, Yunanistan'da ve başka ülkelerde yaşayan adalıların ve onların çocuklarıyla torunlarının buluşma vesilesi. Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü üyesi Deniz Demirtaş ve Ozan Say, Osmanlı Bankası Müzesi'ndeki konferansta geçen yılki panayırdan çektikleri video görüntülerini de gösterdiler. Say ve Demirtaş ayrıca panayırdan çektikleri bu görüntülerden yararlanarak, Boğaziçi Üniversitesi Folklor Kulübü'nde hazırlanan gösteri kapsamında, adalı Rumların dans ve müziklerini sahneye taşıyacaklar.

Bu haber için okuyucularımızın yorumları
Aşağıda bu haber için okuyucularımızın yaptığı yorumları görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!
  • Güzel Bir Düşünce !  (Yazan: nesrin buçan)

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 2 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    9

     'Cumartesi' ekimizdeki diğer haberler
    » İşte 'Dövüş Kulübü'!.. - İBRAHİM SAVAŞ SARIDAĞ
    » 'Ben hep eve dönünce ağlarım...' - HAKAN GÜLSEVEN
    » Her dem taze
    » Şarabın uzmanı - ŞULE ÇİZMECİ
    » Bir varmış bir yokmuş
    » diskotek - Hakan Tamar
    » Sinemada zaman yolculuğu
    » Gece kuşları uyumaz...
    » HAFTASONU REHBERİ
    » ODTÜ'de sanat dolu bir ay
    » Festivalde ek gösterimler
    » Göster oğlum amcalara!.. - HAKAN GÜLSEVEN
    » Özlü Sözler
    » Yer kavgası ve kültür tahribatı - AYÇA ŞEN
    » Yel değirmenlerine hücum! - YEŞİM TABAK
    » 'JT Kardeşliği'
    » HAFTANIN YENİLERİ

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #488
    "Ağzından çam balı damlıyor kraliçem, konuşşş!"
    Savaş Ay, Esin Maraşlıoğlu'na 'soruyor.'

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.