Radikal-çevrimiçi / Cumartesi / Shirdi Sai Baba
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  20 Aralık 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Bilgi kartopu gibi yuvarlandıkça büyür.
L. Sidney
Tarihte Bugün
Takvimler 20 aralık tarihini gösterdiği zaman...

1955 yılında,
Hürriyet Partisi kuruldu.
1924 yılında,
'Kırkkilse isminin Kırklareli'ye çevrilmesi hakkında kanun' TBMM'nde kabul edildi.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Cumartesi 


Işık Menderes Shirdi Sai Baba

23/04/2005 (699 defa okundu)

Işık Menderes

Yaşlı bilge, tesbih ağacının gölgesinde oturan genci gördüğünde "Hoşgeldin Sai!" diye bağırmıştı. Halinden bir Sufi fakiri olduğu anlaşılan bu gencin nereden çıka geldiğini kimse bilmiyordu. Bilgenin onu, 'kurtarıcı' ya da 'ermiş' anlamına gelen Sai adıyla çağırmasına rağmen, köy halkı buna dikkat etmemiş, ondaki kutsallığı hemen farkedememişti. Ama o günden itibaren, Hindistan'ın Maharashtra eyaletindeki Shirdi köyü bir daha eskisi gibi olamayacaktı...
Evet, ünü o köyden tüm dünyaya yayılan Shirdi Sai Baba bir Sufi evliyası, hatta dediklerine göre Tanrı'nın bedenlenmiş haliydi. 1838 yılında bir Brahmin ailesine doğduğu rivayet edilen ermişin ilk gurusunun bir Müslüman fakiri, ikincisinin de Venkusa adındaki Hindu üstadı olduğu söylenir.
Dinlerin ötesine geçerek, ahlaki kuralları ve spiritüel yasaları yalın bir dille, binlerce öyküyle süsleyerek anlatan; öğretilerini herhangi bir sisteme oturtmadığı gibi, geride yerini alacak öğrenci de bırakmayan bu mükkemmel insanın yegâne amacı Tanrı inancını, aşkını geliştirip pekiştirmekti. Şöyle demişti bir gün: "İnsanlara istediklerini, benim onlara vermek istediğimi arzu etmeye başlamaları umuduyla veriyorum."
Geçmişi ve geleceği görebilen, en ölümcül hastalıkları bile iyileştirebilen, ölüleri diriltebilen, olayları etkileyebilen, maddeyi manipüle edebilen Sai Baba'nın mucizeler yaratmasındaki neden buydu. Enigmatik bir kişiliği vardı. Öfkesi kabardığında herkes kaçacak delik arardı. Kullandığı mizah, öğretisinin ve kişiliğinin bir parçasıydı. Belki her şeye kadirdi ama, o, aldığı sadakalarla yaşamayı, basit entarilerle dolaşmayı, çuval bezini yatak, kiremiti yastık olarak kullanmayı seçmişti.
Kendisini dinlemeye gelenlere, "Para gereklidir, ancak onu bir saplantı haline getirmeyin," diyordu, "Zenginseniz eğer, meyvelerinin ağırlığıyla eğilmiş ağaç gibi alçak gönüllü ve cömert olun." Mesken edindiği yıkık dökük camide ilk mucizesini gerçekleştirdiğinde, cimrilik edenlere unutamayacakları bir ders vermişti. Esnaf, camide sürekli yanan kandiller için bedava yağ vermemekte karar kılınca, Baba yağ yerine su koyarak kandilleri yakmaya devam etmişti!
Hakkında anlatılan inanılmaz hikâyeler, onun hiç bir isteği geri çevirmediğini, görünmeyen kollarıyla sevenlerini kucaklayıp kolladığını, acıları absorbe edip karmaları istediğince dönüştürebildiğini kanıtlıyor. "Ben, beni düşündüğünüz her yerdeyim," diyor, kedisinden yardım talep eden herkesin imdadına yetişiyordu.
1911 yılındaki veba salgını sırasında Baba'nın bedeninde yaralar belirmiş, ama hastalık köydeki ahaliye bulaşmamıştı. Çocuklarını küçük yaşlarda kaybeden adam, hiç değilse tek evladının hayatta kalabilmesi için yalvardığında, "Neden bir tane istiyorsun? Ben sana iki tane vereceğim!" demiş, adamın iki kızı ve iki oğlu olmuştu. Saldırıya uğramaya ramak kalanlar, onun adını telaffuz ettikleri an, saldırı garip bir şekilde duruyor; hırsıza parayı kaptıranlara para beklenmedik şekillerde, bazen de katlanarak geri dönüyordu.
Yaşamının son yıllarında sevenlerinden yağan parayı fakirlere dağıtıyor, gerektiğinde onlara yemek yapıyor, en ufak ihtiyaçlarını dahi karşılıyordu. Onun akıllara durgunluk veren şefkati tüm dünyayı iyileştirmeye yeterliydi. Herkes yürekle isteyebilseydi eğer... 1938 yılında ölmeden evvel şu sözü vermişti: "Bu bedeni terkettiğimde bile aktif ve güçlü olacağım. Bana sığınanlara, kendini bana teslim edenlere el vermek, yol göstermek için hep yaşayacağım. Mezarım, sevenlerimi kutsayacak, ihtiyaçlarına koşacak. Bana baktığınızda, ben de size bakacağım. Yükünüzü bana bırakırsanız, onu mutlaka taşıyacağım. Benim nasihatıma ve yardımıma ihtiyaç duyarsanız, o size mutlaka verilecektir."
Shirdi Sai Baba, ölümünden sekiz sene sonra Sathya Sai Baba olarak yeniden dünyaya geleceğini söylemişse de, sevenleri verdiği bu sözü hatırlayıp mezarını ziyarete gitmeye, sessizce onu çağırmaya devam ediyor. Günde yaklaşık 25 bin kişiyi ağırlayan Shirdi köyü, Sai ruhunun ölümsüzlüğünü; unutulmaz bir evliyanın spiritüel görkemini simgeliyor. "İyi ki varsın," diyebilenler için...


Bu haber için okuyucularımızın yorumları
Aşağıda bu haber için okuyucularımızın yaptığı yorumları görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!
  • Farkedilmek çok güzel...  (Yazan: ışık Özlale)

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 1 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    10

     'Cumartesi' ekimizdeki diğer haberler
    » 'Şarkılarım kimseye değil!' - MELİS DANİŞMEND
    » Peki sizin parkurunuz hangisi?
    » Sanat zor zanaat - ŞULE ÇİZMECİ
    » Vitrin ona emanet - MELİS DANİŞMEND
    » İki kadın buluşunca... - MELİS DABAĞOĞLU
    » Üç saniye - AYÇA ŞEN
    » Ekran'da şenlik
    » diskotek - Hakan Tamar
    » Bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan
    » Gece kuşları uyumaz...
    » Özlü Sözler
    » Hafta Sonu Rehberi
    » Bu törende her şey Çince gibi!
    » İnsanlık düşmanı!.. - HAKAN GÜLSEVEN
    » Uzay gemisi gibi okul
    » Futbolu severken sövmece
    » Bir Godard filmi - SEVİN OKYAY
    » Aşk dediğin obsesyon mudur?
    » Melinda, Melinda ve Radha - PATRICIA CLARKSON

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #85
    "İlişkimiz çok güzel gidiyor, nazar değmez inşallah. Gittiğimiz yerlerden ayrı çıkıyoruz çünkü birlikte görüntülenmek istemiyoruz."
    Çağla Şıkel sevgilisiyle ilişkisini anlatıyorsa neden beraber görüntülenmek istemiyor? Ya da beraber görüntülenmek istemiyorsa neden ilişkisi hakkında konuşuyor? Sorular çoğaltılabilir...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.