Günün Sözü
Kötümserlik, delilik haline gelmiş bir gururun en tatsız biçimidir. Franc Nohain
Tarihte Bugün
Takvimler 09 şubat tarihini gösterdiği zaman...1921 yılında, Gaziantep, bir anlaşma imzalanarak Fransızlara teslim oldu. 1995 yılında, Zorunlu trafik sigortası için ödenecek yıllık prim yüzde 20 ile yüzde 189 oranında artırıldı.
|
 |
 |
 |
| Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır. |
AŞKIN DANSI
|
Aşkın Dansı, iletişimsizliğe de parmak basıyor.
|
22/04/2006 (452 defa okundu)
Yönetmen: Stéphane Brizé Senaryo: Juliette Sales, Stéphane Brizé Kurgu: Anne Klotz, Görüntü yönetmeni: Claude Garnier Oyuncular: Patrick Chesnais, Anne Consigny, Georges Wilson, Lionel Abelanski Süre: 93 dk.
Festivalde de gösterilen bu yeni Fransız filmi Je ne suis pas là pour être aimé / Aşkın Dansı, bazı yönleriyle Richard Gere, Jennifer Lopez ve Susan Sarandon'ın oynadığı Shall We Dance / Aşka Davet'i akla getiriyor. Ama aslında o da çok yıllar önce çekilen bir Japon filminin yeniden çevrimi değil miydi? Neyse artık eskilerde kalan, izlemediğimiz filmi bir kenara bırakıp bu yenileri karşılaştıralım. İki filmde de başrolde orta yaşlı bir adam var. Bu iki karakter de monoton geçen yaşamlarını, bir dans okulunda dans öğrenerek renklendirme uğraşındayken gönüllerini bir kadına kaptırıyorlar. Amerikan filminde Richard Gere'in canlandırdığı karakter evli, ilgisini çeken kadın bekârken, Fransız versiyonunun esas adamı Jean-Claude (Patrick Chesnais) bekâr, âşık olduğu kadın ise nişanlı. Öyküde bazı benzerlikler bulunsa da, Aşkın Dansı'nın temposu ve genel havası, bu iki filmi birbirinden kalın bir çizgiyle ayırıyor. Jean-Claude'un babasıyla ilişkisi ve işyerindeki bir elemanla arasındaki geçenler, âşık olduğu Fanfan lakaplı Francoise'ın (Anne Consigny) nişanlısıyla ilişkisi ana öyküyü renklendiren, destekleyen yan öyküler olarak karşımıza çıkıyor. Ancak bu ilişkilerin hepsinin ortak bir noktası bulunuyor. Hepsinde de insanlar söylemek istediklerini bir türlü dile getiremiyor: Yaşlı baba, oğluna onu ne kadar sevdiğini, eleman patronuna bu işten nefret ettiğini ve ayrılmak istediğini, evlenmek üzere olan kadın ise nişanlısına bu işin yürümeyeceğini söyleyemiyor. Tabii esas adam da sevdiği kadına kendini açmakta zorlanıyor. Yönetmen Stephan Brize, sıra dışı bir aşk hikâyesi anlatırken günümüzün sorunu iletişimsizliğe bir bakış atmaktan -hatta daha da ileri gidelim, iletişimsizliği filmin merkezine oturmaktan- kendini alamamış. Aşkın Dansı, Aşka Davet'e göre daha ağır tempolu, daha mütevazı bir yapım olmasına, daha 'Fransız kalmasına' rağmen, insan ilişkilerine hiç de 'Fransız kalmayan' bir film olarak karşımıza çıkıyor.
|
(Bu haber için henüz hiçbir üyemiz puan vermemiştir)
'Cumartesi' ekimizdeki diğer haberler
|
 |
 |
 |
ÖZLÜ SÖZ #528
"Armağan daha önce Avea'ya burun kıvırıyordu, biliyorsunuz. Bu nedenle tanınmamak için Konfüçyüs kılığına girer. Avea'nın tarifeleriyle ilgili bilgiyi alırken, çorapları onu ele verir, o da Konfüçyüs olduğunu kanıtlamak için eşe dosta küçük bir karate dersi..." Ali Atıf Bir, Konfüçyüs'ü Bruce Lee'yle filan karıştırmış olacak...
Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
|