Günün Sözü
Gerçeğe yardım ediniz. Gerçek size yardım etmekte gecikmeyecektir. H. Newman
Tarihte Bugün
Takvimler 09 eylül tarihini gösterdiği zaman...1936 yılında, İzmir Fuarı ilk kez Irak, İngiltere ve Sovyetler Birliği'nin katılımıyla uluslararası bir nitelik kazandı. 1948 yılında, Kuzey Kore, bağımsızlığını ilan etti.
|
 |
 |
 |
| Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır. |
Hikâyeli 'şeker' çantalar
|
Candybags'in yaratıcısı Banu Özer Eren, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde tasarım okumuş. Dikiş dikmeyi hiç bilmezken her gün çanta diker olmuş.
|
Önceiinsanların yanında bir hikâye taşıması fikri sıcak gelmiş Banu Özer Eren'e. Sonra üstlerine günlük anlar işlediği çantalar yapmaya başlamış. Candybags internette satılıyor, kredi kartı geçmiyor!
13/10/2007 (1651 defa okundu)
AYŞEGÜL OĞUZ (Arşivi) Adı www.mycandy- bags olan bir site. Marifeti, hikâyeleri olan çantaları barındırması. Sahibi Banu Özer Eren, Dokuz Eylül Üniversitesi'nde tasarım okumuş, tasarım yarışmalarında birincilikler almış, uzun yıllar deri piyasasında çalışmış ve bir gün kendi hikâyesi olan çantalar üretmeye karar vermiş. Bildik bir hikâye gibi gelebilir kulağa! Bu işe başladığında dikiş dikmeyi bilmiyormuş, ama bir dikiş makinesi var, hep onunla beraber. 'Candybags' (Şeker çantalar) ev üretimi ve internet marifetiyle bu hikâyeleri taşımak isteyenlere ulaşıyor ama sitede kredi kartı yasak! Bu çantaların, ilk ev dışına taşması da, geçen baharda, 26. İstanbul Film Festivali'nde olmuş.
Hikâyeyi bir de yaratıcısından dinleyelim dedik, Banu Özer Eren'le buluştuğumuzda sonbahar için ürettiği 'şeker'lerin telaşı içindeydi.
My Candybags'in üretimine nasıl başladınız?
Her tasarımcının kendi markasını yaratmak hayali vardır. Bir de herkeste aynı şeyler olmasından çok sıkılmıştım. Dikiş makinem vardı ve bir hikâye anlatmak istiyordum. Ama bu, bir tişörtle, pantolonla olamazdı, zaten onları dikemem. İnsanların sürekli yanında taşıdığı bir şey olmalıydı. Omuzlarına asıp o hikâyeyi taşısınlar istedim. 2006'da web sitesi kurarak satış yapmaya karar verdik. Site açılır açılmaz da çok büyük bir ilgi oldu. Kulaktan kulağa yayılıyor ve çantalarımı bir alan bir daha alıyor. Müşterilerimin yüzde 60'ı erkek; annelerine, eşlerine, sevgililerine, arkadaşlarına alıyorlar.
Anlattığınız hikâye ne?
Gündelik hikâyeler. Çantayı, o zemini bir tuval gibi düşünüyorum. Aplikelerle yaptığım, küçük küçük oynamalarla hikâyelerimi anlatıyorum. Yaprak düşüyor, kız gülüyor, bir kedi ona doğru geliyor, kız saçına yaprak takıyor... Gündelik, insanları gülümsetecek hikâyeler. Kediler, aşklar, bulutlar, ağaçlar; hepsi yani.
Dikiş dikmeyi bilmediğinizi söylediniz...
Muhteşem bir şey dikiş dikmek, keşke aklım olsaydı da çok daha önce öğrenseydim. Dokuz Eylül'de bir branşlaşma durumu vardı, konfeksiyon bölümünü seçebilirdim ama tasarım okudum. Evimizde dikiş makinesi hep vardı, İstanbul'a taşınırken, kamyonun içinde bir eski buzdolabıyla, o dikiş makinesi duruyordu. Annem, "Ne yapacaksın?" diyordu ama onun benim olmasını istiyordum, kurcalayarak öğrendim. İp o delikten nasıl geçirilir, onu bile bilmiyordum. Keşke daha farklı giysiler de dikebilsem. Ama çanta dikmek çok keyifli. Yaptığım tüm çanta formlarını kendim oluşturdum. Tamam, hikâyeler güzel, renkli, çiçekli böcekli ama kullanışı nasıl olacaktı? Kaç kitap alacak mesela? Yazı yazan, çizen insan için de olmalıydı. Çok enteresan çantalar yaratayım, formları çok acayip olsun gibi bir derdim yok. Benim derdim üzerinde anlattığım hikâye. O yüzden de sabit formlarım var.
Hiç tasarladığınız çantalardan iki tane ürettiğiniz oldu mu?
Hayır ama bir ara çok istek alan modellerden beş tane yapayım diye düşündüm. Allahtan çok kısa sürdü, çantalarımı sevenler uyardı. Derhal o sistemi iptal ettim. İnsanları cezbeden şey, bu çantaların elyapımı olmasından ziyade tek olmaları. Ben o kuralı az daha çiğniyordum.
Bu çantaların ilham kaynağı ne?
Aslında bilmiyorum, bu ilham olayını da pek anlamış değilim. Çok gezen tozan, algıları tamamen açık, gözlerini dört açmış, her şeyi yakalamaya çalışan bir hayat tarzım yok. Bir defterim var, eskizleri oraya çiziyorum. Ama çanta bittikten sonra o eskizle hiç alakası kalmıyor. Zaten malzemenin heyecanı yetiyor. Mesela keçe inanılmaz bir kumaş. Çok büyük rahatlık sunuyor ve çok doğal. Kotu da çok seviyorum.
Candybags'in sazlı, sözlü, hüzünlü, neşeli halleri var...
Dinlediklerimin, izlediklerimin, okuduklarımın, gördüklerimin bana kattıkları işlerime de yansır. O müzikleri, filmleri, kitapları da o yüzden takip edersin. İşim hayatımda büyük yer kaplıyor, her şeyi emip, sonra da süzgecimden geçiriyorum ve işlerime, hayatıma yansıtmayı çok seviyorum.
Çantalarınızdaki o naif halleri seviyorsunuz...
Şeker çantalar işte! Benim çantalarımda punk kızlar yok ama punk'ı çok seviyorum. Benim kızların bir zarafeti var, narin, ince, küçükler. Ama bir gün çantalarıma punk kızlar da düşebilir, her şey daha da sertleşebilir. İnsanlar iyi şeyler görsün istiyorum. Mutlu yaşadığımıza da inanmıyorum. İnsanlar çantalarıma bıdı bıdı, bunlar da çok pembe diyordur belki, ama ben o çantaları astığımda, siteye koyduğumda güzel bir his uyanıyor içimde. Eminim ki, insanlar da böyle hissediyor.
Yalnızca sitenizden satış yapıyorsunuz ve kredi kartı uygulaması kullanmıyorsunuz. Banka havalesini seçmenizin nedeni ne? Kredi kartına ikna etmeye çalışıyorlar mı sizi?
İkna olmayacağım. İnsanların kredi kartı kullanmasını istemiyorum. Tabii ki buna engel olamayacağım, ama bu da benim derdim. Uyan gelsin, uymayan gelmesin. Geçenlerde dört tane çanta almak isteyen bir kadın, kredi kartıyla almak istedi, hayır dedim. Tabii ki çantalarımın satılmasını istiyorum ama benim hayatımda kredi kartı yok. İnternetteki alanımda kuralları ben koyarım, bu da doğru kural! EFT sistemiyle de gayet kolay oluyor işler.
Candybags'in geleceğe dair planları var mı?
Keşke Medusa gibi olsam. Aklımdakilerin, hayallerimin daha çok vücut bulmasını istiyorum ama ne yazık ki gün 24 saat, benim de iki kolum, bir kafam var. Keşke yan ürünlerini yapabilsem, Candybags bir aile olsa! Belki bundan sonraki adımlardır. Şimdilik bu çantalar yollarına yalnız devam edecekler, birinin omuzuna asılana kadar...
|
| Bu haber için okuyucularımızın yorumları |
| Aşağıda bu haber için okuyucularımızın yaptığı yorumları görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!
bayıldımmm (Yazan: ) |
(Bu haber için henüz hiçbir üyemiz puan vermemiştir)
'Cumartesi' ekimizdeki diğer haberler
|
 |
 |
 |
ÖZLÜ SÖZ #336
"Sakın abuk bir başlık atmayın olur mu?" Gamze Özçelik söyleşi sırasında, Aktüel'den Onur Baştürk'e...
Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.
|