Radikal-çevrimiçi / Kitap / Mütereddit bir erotizm
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  20 Ekim 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Dünya düşünenler için bir komedi, duyanlar için bir trajedidir.
Walpole
Tarihte Bugün
Takvimler 20 ekim tarihini gösterdiği zaman...

1978 yılında,
İTÜ Elektrik Fakültesi Dekanı, Ord.Prof.Bedri Karafakioğlu, İstanbul'da uğradığı silahlı saldırı sonucunda yaşamını yitirdi.
1992 yılında,
Bingöl’ün Solhan ilçesi Hazarşah köyü yakınlarında, bir otobüsü durduran teröristler 19 yolcuyu kurşuna dizerek öldürdü, 6 kişiyi yaraladı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


Mütereddit bir erotizm

'Gözyaşı Sarayı' Alev Croutier'nin çocukken büyükannesinden dinlediği bir Doğulu ile bir Batılı arasındaki aşk hikâyesini anlatıyor

28/06/2002 (317 defa okundu)

PHILLIPPA SCOTT (Arşivi)

  • GÖZYAŞI SARAYI
    Alev Lytle Croutier, çeviren: Ayşen Anadol, Oğlak Yayınları, 2002, 168 sayfa, 6 milyon lira.
    Kitaplarını okuduktan sonra Alev Croutier ile tanışmak insana deja vu duygusu veriyor. Afacanlık ve gülümseme izleri taşıyan deniz yeşili iri gözleri, yumuşak sesi ve zarif tavırlarıyla sanki kitapları 'Harem: The World Behind the Veil' ile 'Gözyaşı Sarayı'nın sayfalarından süzülüp gelmiş gibi. 'Gözyaşı Sarayı' ise bir masal, bir düş. Böyle okunup böyle kabul edilmeli. Leylak, zambak ve yasemin kokuları arasında minderle çevrili bir şadırvanda, şırıltılarını duyabileceğiniz bir suyun yakınında. Hatta elinizde gül şerbeti ya da şampanya dolu eski Venedik işi güzel bir kadeh bulunsaydı daha da iyi olurdu. Böyle son derece romantik bir hikâye yazmak cesaret ister. Özellikle de entrikalar, sinsi hamleler, bitmek bilmeyen tarihsel roman dizilerinin cirit attığı edebiyat dünyasında böyle bir roman ortaya koymak. Oysa 'Gözyaşı Sarayı' Alessandro Baricco'nun
    İpek'inin, Flaubert, Nerval ve Loti'nin kitaplarının ya da Nãzım'ın eserlerinin durduğu bir rafa yakışır nitelikte. Alev, İzmir doğumlu, Robert Kolej'de eğitim gördükten sonra onu Türkiye'den ABD'ye getiren kendi kaderini izledi.
    'Gözyaşı Sarayı'nın belkemiğini Alev'in çocukken büyükannesinden dinlediği bir Doğulu
    ile bir Batılı arasındaki aşk hikâyesi oluşturuyor. 19. yüzyılın ortalarında genç bir Fransız İstanbul'a gelir ve haremden bir kadına âşık olur. Kadının kalbini kazanmak için her şeyden, ailesinden, servetinden, ülkesinden, dilinden, dininden vazgeçer ve Müslüman bir Türk olur. Birlikte Makedonya'ya
    giderler, kadın bir sürü çocuk doğurur, adam da şarap yerine barut imalatçısı olur. Bundan sonra da zengin ve mutlu bir yaşamları olur.
    Bu hikâye Alev için yıllarca çözülmeyi bekleyen bir bilmece olarak kaldı. Bu ikisi nasıl karşılaşmışlardı? O dönemde bir kadının
    kendi ailesinin dışında bir erkekle, karşılaşması neredeyse imkansızdı. Gerçeği asla öğrenemedi ama onun buna getirdiği kurgusal yorum 'Gözyaşı Sarayı'nda yer alıyor.
    Hikâye 1868 yılında Avrupa'nın Doğu'dan gelen her şeye karşı çılgınlık duyduğu dönemde başlıyor. Casimir, Fransa'nın Chateauneuf du Pape bölgesindeki bir mülkün 35 yaşındaki mirasçısıdır. Taşradaki hayatından sıkılmış, macera aramaktadır. Şarabını satmak için Paris'e gelince kulüp ve salonların eğlencelerine ve metresinin kollarına atılır. Bir gün, metresinin kemerli girişinin üstünde oturduğu Palais Royal'e giderken bir dükkan vitrinine takılıp kalır. Vitrinin boşluğu çok etkileyicidir, yalnızca siyah bir kadife perde vardır, üstünde de 'Şark Sırları' yazmaktadır. Aklı çelinen Casimir içeri girer. Dükkanın içinde tabaklanmamış derinin keskin kokusu gülyağıyla karışmıştır, Şark işi ıvır zıvır, nargile, sarık hançer, tef darmadağınık durmaktadır. Minyatür portre koleksiyonunu incelerken bir gözü mavi, bir gözü sarı genç bir kadının portresiyle büyülenir adeta. Kadın altın laleler işlenmiş
    yeşil bir kaftan giymiştir, yaldızlı çerçevenin kenarına şu kelime yazılmıştır: La Poupee (Kukla). Minyatürü satın alır ve nereden geldiğini sorar. Satıcı minyatürü Avare adlı bir ressamdan aldığını söyler ama ne portre ne de ressam hakkında başka bir şey bilmemektedir. O gece Casimir rüyasında, kubbeler ve incecik minarelerle kaplı bir şehirde dolaşır. Zar atılmıştır. Tıpkı Fransız genç adam gibi okur da tuzağa düşmüş,
    büyülenmiştir, yol onu çağırmaktadır.
    İstanbul'da, Doğu'yla Batı'nın buluştuğu şehirde, bir gözü mavi bir gözü sarı Doğulu kadınla Batılı adam kader ve rüyaların yarattığı bir aşkı yaşayacaktır.
    Yazarın sinema ve yayıncılık geçmişi güçlü bir anlatım ve erotik imgeler taşıyan bu kitapta kendini belli ediyor. Aslında kitap da uzun metrajlı bir film gibi kurulmuş. Yazarın diğer kitapları gibi 'Gözyaşı Sarayı' da çizimleri ve güzel sunumuyla dikkat çekiyor. Bu kitabın iyi bir şarap eşliğinde yavaş yavaş sindire sindire okunmak
    için tasarlandığını düşünüyorum. Yüksek sesle okunduğunda yazarın ritmi tatlı tatlı salınıyor. Bir dansçının insanı çağıran kol hareketleri ve inip çıkan kalçaları kadar büyüleyici. Satır aralarında mütereddit bir erotizm bir kedinin yasak bir hedefe uzanan sinsi patisi gibi süzülüp geçiyor.
    Cornucopia'dan alındı.
  • Okuyucu yorumları
    Bu haber için henüz hiçbir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? Yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!

    Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 23 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    7

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » YERYÜZÜ KİTAPLIĞI - CELÂL ÜSTER
    » Edebiyat gücünü neden yitirdi? - ZEKİ COŞKUN
    » Öykü her zaman büyülü - BUKET ÖKTÜLMÜŞ
    » 'Rağmen varolabilmek' - ÜMRAN KARTAL
    » Önemli olan şairin beslendiği yer - ERDAL DOĞAN
    » Sizin şiirleriniz de töz var - ADNAN ÖZER
    » KAPAK
    » Meğer bu çete çete değilmiş! - ERTUĞRUL MAVİOĞLU
    » İronik ama gerçekçi - MEHMET ALİ GÖKAÇTI
    » Hepimizin ortak tarihi - OYA BAYDAR
    » İki dünya arasında Türkiye - SULHİYE GÜLTEKİNGİL
    » YENİ ÇIKANLAR
    » GEÇMİŞ ZAMAN TESELLİLERİ - MURAT BATMANKAYA
    » Tatil arkadaşlığı başka olur - NUR İÇÖZÜ
    » Çocuklar, kitaplar ve yaz - FATİH ERDOĞAN
    » DİL MESELELERİ - NECMİYE ALPAY

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #425
    "Bu bir Deniz Akkaya şifresidir. Hepsi bu."
    Deniz Akkaya boynundaki D ve A harflerinden oluşan kolyenin gizemini
    açıklarken


    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.