Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  9 Şubat 2010 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Kötümserlik, delilik haline gelmiş bir gururun en tatsız biçimidir.
Franc Nohain
Tarihte Bugün
Takvimler 09 şubat tarihini gösterdiği zaman...

1921 yılında,
Gaziantep, bir anlaşma imzalanarak Fransızlara teslim oldu.
1995 yılında,
Zorunlu trafik sigortası için ödenecek yıllık prim yüzde 20 ile yüzde 189 oranında artırıldı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


YENİ ÇIKANLAR

YENİ ÇIKANLAR

24/06/2005 (2010 defa okundu)

  • REKLAMIN SOKAK ÇOCUĞU
    Kemal Sezer, Reklamcılık Vakfı Yayınları, biyografi, 449 sayfa

    Kemal Sezer 'Reklamın Sokak Çocuğu'nda kendisi gibi reklamcı olan Ersin Salman'ın yaşamöyküsünü kaleme alıyor. Sezer kitapta, Türkiye'nin yaklaşık altmış yıllık sosyal, siyasal ve ekonomik yapısını ortaya koyarken, Salman'ı besleyen koşulları, çocukluk ve gençlik yıllarını, onu usta bir reklamcı yapan çok yönlü ortamı, tarafsız bir bakış açısıyla inceliyor. Nesnel olmaya özen gösterilerek hazırlanan, daha çok tanıklıklara dayandırılan 'Reklamın Sokak Çocuğu'nda, insan gücünün gelişmesine ve reklamcılığa katkı sağlamak amaçlanıyor. Reklamcılık mesleğinin kısa bir tarihçesini içeren kitapta, bir dönemin Türk reklamcılığına makas değiştirten ünlü reklamlar da ele alınıyor ve perde arkaları sergileniyor.

  • YAŞAMAK İÇİN BİR NEDEN SÖYLE
    Nesrin Turhan, Doğan Kitap, roman, 220 sayfa

    Nesrin Turhan 'Yaşamak İçin Bir Neden Söyle'de, yalnızlıklara eğiliyor ve Türkiye'nin tarihine damgasını vuran bir dönemin insanlarını anlatıyor. Kitap, okura, intihar gelgitleri yaşayan bir adamla arkadaşlık kuran ve ona yaşamak için bir neden bulmaya çalışan bir kadının öyküsünü, perde arkasında Türkiye'nin çalkantılarını işleyerek sunuyor. Kendilerini ısrarla yalnız bırakan kahramanların, dostlukların, aşkların, toplumsal çalkantıların, sonuçsuz devrimlerin, hapishaneye düşenlerin, hapishane çıkışı yalnızlıkların, mutsuzlukların ve mutlu anların romanını yazan Turhan, üçüncü romanıyla okuyucusuyla buluşuyor.

  • HUKUKUN İNSAN YÜZÜ
    Adnan Ekinci, Babil Yayınları, deneme, 177 sayfa

    Adnan Ekinci 'Hukukun İnsan Yüzü'nde, hukuku pozitif yönüyle insan önüne çıkarmayı ve günlük yaşamda tanık olduğumuz, gazetelerden, televizyonlardan öğrendiğimiz olayların hukuksal; ama insani yüzünü göstermeyi amaçlayan yazılarını bir araya getiriyor. Hukukun öz olarak tanınması, bilinmesi ve bir o kadar da sevilmesi için yazılan bu yazılar, Çetin Altan'ın deyişiyle: "Türkiye'deki hukuk ve adalet uygulamalarının, teorik senaryolarla pratik filmler arasındaki kezzaplı pöstekisini; bir kalem virtüozitesinin, kara mizaha banılmış satırlarıyla kaşağılayan tek yapıt; tadına akide şekeri gibi varılacak tek denemeler piramidi."

  • HAKİKAT VE UZLAŞMA KOMİSYONU
    Alex Boraine, çeviren: Aylin Kürkçü, Aram Yayıncılık, araştırma, 443 sayfa

    Alex Boraine, Güney Afrika Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu'nun doğuşunun, kuruluşunun ve çalışmalarının kendisindeki hikâyesini anlattığı 'Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu'nda, hem Beyaz yönetimin hem de ona karşı savaşan muhalefet güçlerinin insan hakları ihlallerini gözler önüne seriyor. Boraine, uzun yıllar kirli savaş deneyimi yaşayan toplumlarda gerçek bir barışın oluşmasının tek koşulunun, toplumsal vicdanın temizlenmesi olduğunu ve bunun için savaşan bütün tarafların, işledikleri insan hakları suçlarını açığa kavuşturmaları gerektiğini belirtiyor. Kitapta, gözlemcilerin, izleyicilerin, akademisyenlerin ve eleştirmenlerin anlattığı hikâyelerden farklı olarak, kurbanların, hayatta kalmış olanların ve aynı ölçüde de faillerin tramvatik, genellikle de insanın içini sızlatan açıklamalarının şiddetinden ve geriliminden doğmuş bir hikâye anlatılıyor.

  • GUANTANAMO
    David Rose, çeviren: Şule Gülmen, 1001 Kitap Yayınları, araştırma, 203 sayfa

    Gazeteci-yazar David Rose 'Guantanamo'da, Bush yönetiminin, kamplarda tutulan altı yüzü aşkın tutuklu hakkındaki iddialarını araştırıyor. Rose, Kamp Delta'yı ziyaret ederek, muhafızlarla, resmi görevlilerle, sağlık personeliyle ve hapishane komutanıyla yaptığı mülakatlarda, 'Küba'da yasal bir karadelikte tutulan altı yüz kişi gerçekten de El Kaide'nin en azılı militanları mıdır?' ve 'Onların hâlâ devam eden esir hayatları, daha çok katliamın gerçekleşmesini önleyerek ve paha biçilmez istihbarat hazinesi sağlayarak, gerçekten teröre karşı yürütülen savaşta ihtiyaç duyulan bir silah mıdır?' sorularının yanıtlarını arıyor.

  • KUSURSUZ LİDERLİK
    Susan Bloch/Philip Whiteley, çeviren: Ümit Şensoy, Optimist Yayınları, kişisel gelişim, 196 sayfa

    Liderlik yeteneklerini geliştirmek isteyenler için, pratik bir kullanma kılavuzu olarak hazırlanan 'Kusursuz Liderlik'te, bir beceriler dizisi doğrultusunda mevcut liderlik yeteneklerinin ölçülüp, değerlendirilmesine yardım edecek yöntemler ve bu yeteneklerin nasıl geliştirilebileceği anlatılıyor. Bloch ve Whiteley "Liderlik öğrenilebilir mi?" sorusunu şöyle yanıtlıyorlar: "Herkes diğerlerinin daha iyi sonuçlar elde etmesi ve güçlerini artırması için mevcut potansiyelini daha iyi kullanabilir."

  • GENÇ ERKEK PSİKOLOJİSİ VE CİNSELLİĞİ
    Tuncel Altınköprü, Hayat Yayınları, psikoloji, 293 sayfa

    Psikolog Tuncel Altınköprü, 'Genç Erkek Psikolojisi ve Cinselliği'nde, 'çocuklarımızı nasıl yetiştirmeliyiz' sorusunun cevabını aramasının yanı sıra, biopsikososyal yönleriyle erkek çocuklarda önergenlik, erinlik, ergenlik dönemlerini ve gençlik çağını inceliyor. Kitap, genç erkeklere, yaşamakta oldukları süreci tüm boyutlarıyla kavrayabilmeleri ve yaşamlarına yön verip, yetkin bir yetişkin olabilmeleri için yol gösteriyor. Altınköprü, öncelikle genç kuşaklara, oğulları için her zaman, her şeyin en iyisini gerçekleştirmek isteyen annelere, babalara ve kendilerini gençleri yetiştirmeye adayanlara yardımcı olmayı amaçlıyor.

  • ERMENİ DOSYASI
    Kamuran Gürün, Remzi Kitabevi, araştırma, 454 sayfa

    Tarihi araştırmalarıyla tanınan, emekli büyükelçi Kamuran Gürün 'Ermeni Dosyası'nda, Osmanlı İmparatorluğu'nun çalkantılı döneminden bu yana hep gündemde tutulan Ermeni sorununu kaleme alıyor. Kitapta, Ermenistan ve Ermeniler, Ermeni sonununu hazırlayan sebepler, Osmanlı İmparatorluğu'nda Ermeniler ve büyük devletlerin politikası gibi önemli konuların dosyaları inceleniyor. Ermeni örgütlenmelerini, nüfus hareketlerini ve Tehcir sürecini Ermeni belgeleriye birlikte ortaya koyan Gürün, birinci elden gerçekçi yorumlarla konuya açıklık getirmeye çalışıyor.

  • PİM ÇEK BOMBA AT
    Murat Malay, Mem Yayınları, şiir, 110 sayfa

    "Nice güneşler doğurdum hiç yoktan/Kalbi eriten şüpheler bendeydi/Hakkımda göklerin verdiği ferman/Belki de sırf bu dizeler içindi/Ümitsiz bindi omzuma tahammül/Belli, ruhu sarsan bir imtihandı/Dostlarım dediler, sen yine de gül/Bir göz açıp kapamak kadar ömür/Düşündüm, burda olmama sebep ne/Gündüz aynı, gece aynı değil mi/Birbirinin tekrarı senelerde/Zaten hayat akıl almaz birşeydi" Murat Malay 'Pim Çek Bomba At' adlı kitabında yaşamı sorguluyor.

  • MAGDALALI MERYEM
    Yorgos Leonardos, çeviren: İro Kaplangı, İnkılâp Kitabevi, roman, 186 sayfa

    Yorgos Leonardos 'Magdalalı Meryem'de, iki farklı dönemi; Hıristiyanlığın doğduğu yer üzerine yapılan ciddi bir araştırma ile Yunan sosyetesinin ikiyüzlü davranışlarını bir arada sunuyor. Atina Günlük Gazete Yazarları Birliği ve Yunan Edebiyatçılar Birliği üyesi olan yazar, kitapta, sansürsüz bir erotik metin yoluyla Hıristiyan dogmasındaki antifeminist baskıyı irdeliyor. Kanavariu Kilisesi'nde görevli olan Bay Ayisilaos'un Magdalalı Meryem üzerine hazırladığı araştırmayı bırakarak, kaybolmasının ardından yerine göreve başlayan Leonardos, kısa sürede, yapması gereken işleri erteleyerek kendini selefinin bıraktığı elyazmalarını okumaya kaptırır ve böylece farklı yer ve zamanlarda geçen roman, okuyucuyu yavaş yavaş içine çekmeye başlayabilir.

  • 1 ERKEK HAKKINDA
    Nick Hornby, çeviren: Esin Eşkinat, Sel Yayıncılık, roman, 247 sayfa

    Nick Hornby '1 Erkek Hakkında'da, çağımızın bekâr erkeklerinin iç dünyalarını, ironik bir bakış açısı ile gözler önüne seriyor. Otuz altı yaşında, hayatında hiç çalışmamış, bekâr ve çocuksuz Will, kendisine sevgili bulabilmek için dul ve çocuklu annelerin dayanışma toplantılarına katılır. Bu toplantılar sırasında yolu güzel bir kadınla değil, on iki yaşındaki Marcus ile kesişir. Kimi zaman eğlenceli, kimi zaman hüzünlü, ama her zaman gerçekçi anlara sahne olan bu arkadaşlıkta, Marcus genç olmayı öğrenirken Will'e de yetişkin olmayı öğretir.

  • FREUD-GÖRÜNTÜNÜN ORTASINDAKİ KARANLIK
    Louis Berger, çeviren: Aslı Biçen, Yapı Kredi Yayınları, inceleme, 635 sayfa

    Yirminci yüzyılın, belki de dünyanın en meşhur bilim adamlarından Sigmund Freud'u, çalışmaları ve yaşam öyküsü ile birlikte inceleyen 'Freud-Görüntünün Ortasındaki Karanlık' adlı kitap, okuyucuya psikanalizin babasını daha iyi anlamayı vaat ediyor. Üç bölümden oluşan kitabın birinci bölümünde kahraman olmayı isteyen hırslı Freud'un hayatının ilk otuz yılı içinde geçirdiği travmatik gençliği anlatılırken, kitabın ikinci bölümünde psikanalizin doğuşu, rüyaların yorumu ile başlayan 'Büyük Freud'un ortaya çıkış hikâyesi konu alınıyor. Son bölüm ise psikanaliz ile ilgili itirazlar ve destekler ile oluşan tartışma ortamını Freud'un o yıllardaki özel yaşamı birlikte okuyucuya sunuyor. Freud gibi bir dahiyi tanımanın zorluğunu bu kitabı okuyarak bir nebze aşabilirsiniz.

  • BOYALI BANK NÖBETİNİ TERK ETMEK
    Murat Papuç, Nâzım Kitaplığı, inceleme, 156 sayfa

    'Boyalı Bank Nöbetini Terk Etmek' adlı kitapta Emekli Yüzbaşı Murat Papuç, Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde geçirdiği günler ışığında Türkiye'de askerlik gerçeği ile ilgili anılarını ve görüşlerini paylaşıyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin şirketleştirme girişimlerini eleştiren, bağımlılık ilişkilerini sorgulayan, 17 Ağustos Depremi'nin ardından deprem bölgelerinde ve çadırkentlerde tanık olduğu yolsuzlukları ve bu yolsuzlukların üzerine gittiğinde karşılaştığı sorunları aktaran Papuç, yaşadığı iç hesaplaşmayı da yazmayı ihmal etmiyor. Emekli bir askerden Türkiye'deki askerlik gerçeği.

  • AĞRI DAĞI'NIN GİZEMİ
    Tim Lahaye/Bob Phillips, çeviren: Enver Günsel, Neden Kitap, roman, 390 sayfa

    "Otel restoranında Ağrı ekibinden başka kimse görünmüyordu. Diğer müşteriler belki de kışla kıyafeti giymiş ve tabancaları omuz kılıflarında asılı olarak durmadan rakı denen yerel içkiden içip Hodson ve Valdez'den korkup restoranı terk etmişlerdi. Bu adamlar gerçekten de tehlikeli, korkulacak kişilerdi ve Murphy onların kendi tarafında olmasına seviniyordu." Konusu ülkemizde geçen, Nuh'un gemisi ve bazı gizemli gerçeklerin peşinde olan kararlı bir ekibin Ağrı macerasını içeren 'Ağrı Dağı'nın Gizemi' adlı roman, Amerika'da macera okurlarının 'çoksatan' listelerine taşıdığı heyecan dolu bir serüven.

  • LÜZUMSUZ BİLGİLER ANSİKLOPEDİSİ 5
    Tamer Korugan, Aykırı Yayınları, araştırma, 276 sayfa

    İnsanlar kendi kokularından niçin rahatsızlık duymuyor hiç düşündünüz mü? Ya da astronotlar uzayda tuvaletlerini nasıl yapıyor? Tamer Korugan bu gibi soruları düşünenlerin imdadına yetişen serisi 'Lüzumsuz Bilgiler Ansiklopedisi'nin beşincisini yayımladı. Serinin bu yeni kitabı da öncekiler gibi kar tanesinin farklı şekillerinden kedi ile köpek arasındaki geçimsizliğe, tırnakları yeme sebebimizden telefonda niçin 'alo' dediğimize dek pek çok konuda meraklı okurları bilgilendiriyor.

  • YAŞASIN! BANA DELİ DİYORLAR
    Karen Scalf Linamen, çeviren: Meltem Uzun, Kuraldışı Yayınları, kişisel gelişim, 129 sayfa

    "Bir hata yapıp birini incittiyseniz, sizi affetmesini isteyin. İncitip incitmediğinizden emin değilseniz, şunu deneyin: 'Seni bir şekilde incittiysem, gerçekten özür dilerim. Ne yaptığımı söylersen konuşma fırsatımız olur. Çünkü arkadaşlığın benim için çok değerli ve seni kaybetmek istemiyorum.' Özür dilediğinizde, ilişkiniz düzelsin ya da düzelmesin, kendinizi daha iyi hissedeceksiniz." Karen Scalf Limanen 'Yaşasın Bana Deli Diyorlar' adlı kitabında, depresyona girmek üzere olan kadınlara duygusal krizlere girmek yerine delirmiş gibi davranmanın yollarını anlatıyor. Kendisine deli denilmesinden çekinmeyenler için sıkıntılardan kurtulma yolları.

  • 8'İNCİ ALIŞKANLIK-BÜTÜNLÜĞE DOĞRU
    Stephen R. Covey, çeviren: Sezer Soner/Çağlayan Erendağ, Sistem Yayıncılık, kişisel gelişim, 434 sayfa

    'Etkili İnsanların 7 Alışkanlığı' adlı kitabı ile gelişmeyi isteyen kurum ve kişilerin ilgisini çeken S. Corvey, yeni kitabı '8'inci Alışkanlık-Bütünlüğe Doğru' ile okurları iç sesini fark ederek yaşamını, iş ve aile çevresini geliştirmeye çağırıyor. Bu gelişim, yazarın etkin okuma tavsiyelerinin yanı sıra kitap ile birlikte hediye edilen VCD ekinin içinde yer alan eğitimlerle de desteklenmeye çalışılıyor. Birey ve kurum olarak etkili olmanın artık seçim değil bedel ve zorunluluk olduğunu, bunun için de yenilik yapmak, üstün olmak ve liderlik gerektiğini belirten Covey kitabında bunu gerçekleştirebilmek isteyenlere sesleniyor.

  • KÜÇÜK ŞEYLER ÖNEMLİDİR
    Bernie Brillstein, çeviren: Volga Yılmaz Gümüş, Kuraldışı Yayıncılık, kişisel gelişim, 149 sayfa

    Hollywood Bulvarı'nda yıldızı bulunan ünlüler arasında yer alan Bernie Brillstein, Brad Pitt, Nicolas Cage, Jennifer Aniston gibi pek çok ünlünün kariyer planına yön vermiş bir yapımcı. Brillstein 'Küçük Şeyler Önemlidir' adlı kitabında, başarıya giden yolda küçük şeylerin büyük faydasını anılarından ve gözlemlerinden yararlanarak okuyucuyla paylaşıyor. Kitap, yeni tanışılan kişilerin isimlerini hatırlamanın öneminden zorlu telefon görüşmeleriyle başa çıkmaya kadar birçok konuda ünlülerin yardımcısından öneriler sunuyor.

  • BULUTLARIN ŞARKISI
    Meltem Kaya, Ceylan Yayınları, şiir, 141 sayfa

    "İlkyaz güneşinin kavurduğu bir anda/Bana özlediğim o yağmurun türküsünü söyle,/Dinleyeceğim/Sana demet demet gül dereceğim/ Yalnızlığımdan/Umudun yolum olacak bir ömür/Bana beklediğim o umudun türküsünü söyle,/Hep bekleyeceğim/Bir gün/Tüm sözler bittiğinde/Yalnız yağmurun türküsünü duyacağız,/Bir de umudun/Ve omuz başındaki hayat/Bir gül tomurcuğunda/Bir serçe kanadında/Yeniden gülümseyebildiğinde/Biz yağmurun türküsünü söyleyeceğiz."
    Bir radyo kanalında şiir programı hazırlayıp sunan Meltem Kaya'dan ilk şiir kitabı 'Bulutların Şarkısı' ile şiirseverlere duygu yüklü şiirler.

  • TARİHSEL TERİMLER SÖZLÜĞÜ
    A. Timur Bilgiç, Piramit Yayıncılık, sözlük, 336 sayfa

    A. Timur Bilgiç 'Tarihsel Terimler Sözlüğü'nde, tarih öğrenimindeki kavram kargaşasını çapı kadar yok etmeyi amaçlıyor. "Terim, bilimsel ve sanatsal kavramları dile getiren sözcüktür. Terimler, konuşma dilindeki sözcüklerden farklı olarak, herhangi bir bilim ve sanata özgü tek anlamı dile getirirler. Duyusal tüm anlamlarından temizlenmiş bilim terimleri hangi bilime özgüyseler o bilimin sınırları içinde bir anlam taşırlar." diyen Bilgiç, sözlükte Kşatriyalar'dan dogmatizme, Rüfailik'ten kapitülasyona, İstiklâl Mahkemeleri'nden burjuvaziye kadar pek çok terimin açıklamasını yapıyor.

  • MAZİYE BİR BAKIVER
    Dursun Gürlek, Timaş Yayınları, anlatı, 270 sayfa

    Kültür tarihçilerimizden Dursun Gürlek: "Geçmiş zaman izleri, şayet sevindirirse sizleri, inanın bahtiyar eder bizleri!" diyerek, 'Maziye Bir Bakıver'de, Dersaadet'in cumbalı evlerinde, eski İstanbul Hanımlarının yaptıkları pencere sohbetlerini, ahşap evlerin cephelerinde yer alan "Ya Hafız!" levhalarının ne anlama geldiğini, bir zamanlar Ayasofya'nın etrafını saran farelerin nasıl ürkütüldüğünü, Fatih'teki Şekerci Hanı'nı mesken hâline getiren şairlerin, yazarların hâllerini, bazı kitapların nasıl zincire vurulduğunu, eski İstanbul hamamlarının renkli müşterilerini, Galata Mevlevihanesi'nde icra edilen sema törenlerini ve hatırlarda kalması gereken daha pek çok tabloyu gözler önüne seriyor. Ecdat yadigârlarına ayna tutan 'Maziye Bir Bakıver', 'ÇınaraltıKitap Sohbetleri' ve 'Karınca Huzura VarıncaKültür Sohbetleri'nden sonra yayımlanan, dizinin üçüncü kitabı.

  • GÜNAH KEÇİSİ
    René Girard, çeviren: Işık Ergüden, Kanat Kitap, inceleme, 296 sayfa

    Edebi ve dinsel metin yorumcusu René Girarad, Türkçe'deki üçüncü kitabı 'Günah Keçisi'nde, kıyım metinleri adını verdiği mitleri ve tarihsel belgeleri inceliyor. Kurbanın kendisi de dahil olmak üzere hemen hemen herkesi kurbanın suçlu olduğuna inandıran günah keçisi mekanizmasının kültür üzerindeki kurucu, koruyucu ve birleştirici rolünü çözümleyen Girard, mitolojiyi, Ortaçağ metinlerini ve İncilleri yorumlayarak, mitlerin toplu kıyımları nasıl gizlediğini gösteriyor. Kitap, dinler tarihi konusundaki başyapıtların mitleri ele alışına, yapısalcı tasvirlere ve psikanaliz kuramına karşı güçlü bir eleştiri metni niteliğinde.

  • GERİYE BİR UMUT
    Valerie Tong Cuong, Doğan Kitap, roman, 251 sayfa

    Valerie Tong Coung'un dördüncü romanı olan 'Geriye Bir Umut', modern dünyanın çarkları arasında ezilmekten, insanlıktan uzaklaşmaktan, sadece bir maşa olarak yaşamaktan söz ediyor. Kitapta, şirket dünyasının soğuk yüzü ile insanın gelgitlerle dolu sıcak yanı kaynaşıyor. Demode giyinen, çok az konuşan ve metalik bir ses tonuna sahip olan Ferdinand, iş dünyasında baş döndürücü bir hızla yükselirken, özel hayatında ipleri elinden kaçırmıştır. Kıskanılan başarılarının ardında onun asıl istediği, işi gelişmiş robotlara bırakarak, işsiz yaşamaktır.
    İş hayatının kölesi olmuş herkesin merakla okuyabileceği bir kitap.

  • OSMANLININ HİZMETKÃRI
    H. Mirgül Eren Griffe, Babil Yayıncılık, inceleme, 227 sayfa

    H. Mirgül Eren Griffe 'Osmanlının Hizmetkârı'nda, Osmanlı Devleti'ne ve Türkiye Cumhuriyeti'ne bağlılıklarıyla, gerçekleştirdikleri işlerle Türk Devlet tarihine, getirdikleri yeniliklerle ve idarecilikleriyle Bosna Hersek tarihine damgasını vurmuş bir aile olan Rızvanbegoviçler'i anlatıyor. Kitapta, Rızvanbegoviç ailesinin sevgileri, nefretleri, kıvanç veren yaşamları ve trajik sonlarını hazırlayan olaylardaki sırlar gün ışığına çıkarılmaya çalışılıyor. Öte yandan belgelere dayalı bilgilerin ışığında, var olan yanlış ve eksik bilgilendirmelerle ortaya çıkan, çarpıtılmış 'Bosna Hersek' ve 'Boşnak' algılamalarına yeni bir bakış açısıyla değiniliyor.

  • BEYAZ MUTFAK
    Nathalie Stoyanof, Epsilon Yayınevi, yemek, 245 sayfa

    Beşinci nesil ve ilk kadın yönetici olarak Beyaz Fırın'ın başında olan Nathalie Stoyanof 'Beyaz Mutfak'ta, Beyaz Fırın'ın yüz altmış sekiz yıllık lezzetlerinden yola çıkarak hazırlanan yüz elliden fazla pasta tarifi kaleme alıyor. Altı bölümden oluşan kitapta bütün ve porsiyon pastalar, tartlar, kekler, tatlı ve tuzlu kurabiyeler, pidebörek ve çörekler ile birlikte tüm ürünlerde kullanılan temel tarifler yer alıyor. Kitaba, hem mutfakta vakit geçirmeyi seven amatörler hem de profesyonelliğe adım atma niyetinde olanlar kaynak olarak başvurabilirler.

  • DENİZLER KARIŞINCA
    Şenol Dicleli, Yakamoz Yayınları, roman, 295 sayfa

    Şenol Dicleli, ilk romanı 'Denizler Karışınca'da düşlerinin peşinden giden Kral Eren'in ve Toğullar'ın hikâyesini anlatıyor. Babasının başarıyla idare ettiği ve düşmanlarına karşı savunduğu, bereketli toprakları büyütebilmek için çabalayan Kral Eren'in çılgınca bir düşün peşine düşmesiyle, halk büyük sıkıntılar yaşamaya başlar. Ümitlerin tükendiği noktada, girdiği mücadelede gerekirse tek başına bile kalmayı göze alan Kral, kendisine karşı gelen ve güvenlerini yitirmeye başlayan insanlarını, bütün bu sorunlara sebep olan emrinin sonucunun, geleceklerinin güvencesi olduğuna ikna etmeye çalışır. 'Denizler Karışınca', tarihikurgu roman sevenlerin beğenisine sunuluyor.

  • SAVAŞÇI DOKTORUN İZİNDE
    M. Rıza Serhadoğlu, Remzi Kitabevi, roman, 327 sayfa

    M. Rıza Serhadoğlu, 'Savaşçı Doktor'un İzinde'de, İstiklâl Savaşı kahramanlarından, Askeri Tıbbıyeli Şehidullah Fikri'nin Kırım'dan Suriye'ye, İstanbul'dan Sarıkamış'a, ardından Rusya'daki esaret yıllarına ve düşmanların bile değiştiği Bakü'ye uzanan serüvenini kaleme alıyor. Bu ilgi çekici serüvende sınıf arkadaşı Enver Paşa'yı, Gaspıralı İsmail Bey'i, Sovyet elçisi Aralov'u, General Frunze'yi, Topal Osman'ı, ve Adolf Hitler'i gören Şehidullah Fikri, yakın tarihimizden bir çok bilinmeyene de ışık tutuyor. Rıza Serhadoğlu'nun yirminci yüzyılın ilk çeyreğindeki Osmanlı Türkiye'sinden Rumeli'ye, oradan Kırım, Azerbaycan ve Çağatay illerine uzanıyor.

    Ayntab mahkemeleri

  • AHLAK OYUNLARI
    Leslie Peirce, çeviren: Ülkün Tansel, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, 2005, 576 sayfa


    Berkeley Üniversitesi'nde Osmanlı Çalışmaları ve Ortadoğu Tarihi Profesörü olan Leslie Peirce, Ahlak Oyunları adlı kitabında 1540-1541 yılları arasında Gaziantep'in, o yıllardaki adıyla Ayntab'ın, mahkemelerinde görülen ahlâki davalarda şeriatın ve kanunların birbiriyle ayrımı gösterilip sonra da ikisinin bağdaşımından oluşturulmuş bir yargı sistemi olduğunu gözler önüne seriyor. Mahkeme tutanakları, döneme ait diğer resmi evraklara dayanan kitap, Osmanlı'nın en güçlü olduğu dönemde küçük ama kozmopolit bir yapıya sahip Ayntab'ın yaşam koşulları ve insan ilişkileri üzerine ipuçları da içeriyor. "On altıncı yüzyıl fetvalarında ve padişah kanunnamelerinde açıklanan cezalar, ahlâki sorumluluğun kişiden kişiye değiştiği ve sonuçta kişinin toplumdaki konumuna yakından bağlı olduğu görüşünü yansıtıyorlar. Bir başka deyişle ceza, adaletin toplumsal sınıfa göre değişebilirliğinin ortaya çıktığı yerlerden biriydi. Yasa karşısında değişken sorumluluk iki biçimde ortaya çıktığı yerlerden biriydi. Yasa karşısında değişken sorumluluk iki biçimde ortaya çıkıyordu: Bir yanda, seçkinler kimi zaman daha ağır cezaya çarptırılıyordu, çünkü onların ahlâk buyruklarını çiğnemeleri, sıradan bireyin çiğnemesinden daha ağır ve tehlikeli görülüyordu; diğer yanda ise kimi zaman kitlelere uygulanan yaptırımlardan onları dışta tutan bağışıklıktan yararlanıyordu"
    Kitabın 'Ayntab ve Ayntab Mahkemesi' adlı birinci bölümünde 16. yüzyıl Osmanlı İmparatorluğu'nda Ayntablılar'ın yaşamı, alışkanlıkları ve Ayntab mahkemesinin yapısı ve genel işleyişini anlatıyor. Kitabın ikinci bölümü 'Toplumsal Cinsiyet ve Yöresel Adaletin Engebeleri'nde ise Ayntab'dan çocuk gelin İne'nin öyküsü anlatılarak onun toplumsal adalete ve mahkemeye karşı verdiği savunma, savunmasının değerlendirilişi kadın-mülkiyet-mahkeme kavramları etrafında değerlendiriliyor. Kitabın üçüncü bölümü 'Yargı, Toplum ve Devlet'te ise kadın öğretmen Haciye Sabah'ın Ayntab Mahkemesi'ne taşınan din sapkınlığı öyküsü, ceza-şiddet-mahkeme kavramları etrafında okura sunuluyor.
    Kitabın 'Ayntab Mahkemesi'nde Hak Dağıtımı' adlı son bölümünde ise hamile köylü kızı Fatma'nın öyküsündeki açmazların mahkemeye yansımaları yer alıyor. Kitap, Osmanlı tarihinin bir yıl gibi küçük bir kesitinden ayrıntılı bir toplumsal yargı incelemesi sunuyor.

    Birkaç kehanet

  • KEHANETLER
    Sylvia Brovne/Lindsay Harrison, Klan Yayınları, 2005, 260 sayfa


    "Batı Avrupa'nın derinliklerinden/Yoksul insanların arasından bir çocuk doğacak/Ve diliyle pek çoklarını baştan çıkaracak/Ünü tüm Batı Krallığı'na yayılacak/ Topraklardan zulmedecek/Uzun süredir uykuda olan bir nefreti uyandıracak/Almanya'nın çocuğu kanun tanımıyor/Çığlıklar, gözyaşları, ateş, kan ve savaş."
    Michel de Nostradamus'un yukarıdaki kehanetinin Avusturya'daki yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Adolf Hitler'i betimlediği büyük çoğunluk tarafından kabul görmüştür. Sylvia Brovne ve Lindsay Harrison'un Klan Yayınları'ndan Kehanetler-Gelecekte Sizi Neler Bekliyor-2005/2100 adıyla çıkan kitabı Psişik bilim ve medyumluğa ilgisi olanları mutlu edecek bir kitap. Nostradamus'un yanı sıra Sir Arthur Conan Doyle, Mademe Helena Blavatsky, Lucia dos Santos, H.G. Wells, Edgar Cayce gibi kâhinlerin yaşam öykülerine ve öngördükleri kehanetlerine yer veren yazar, kitabının giriş bölümünde Kâhin'in kim olabileceğini, kehanetlerin kaynağını ve ebedi bağımızı sorgulamış. Dünya, Toplum, Fiziksel, Duygusal, Zihinsel ve Ruhsal Sağlığımız başlıkları altında da birçok konuyu kısa ama okurla bire bir ilişki kurabilecek, ilgisini diri tutabilecek, samimi; bir o kadar da ilgilisini incitmekten korkan bir dil kullanarak anlatmaya çalışmış. Öte Dünya'da Yaşam ve Bir Medyumun Maceraları isimli çok satan kitaplarında yazarı olan Sylvia Brovne elli yıldır profesyonel bir psişik ve medyum. Bu yeteneğini çözülmesi zor adli davaları çözmekte de kullanmakta.
    Yazarın öngördüğü kehanetlerinden birkaçı:
    * Yaklaşık olarak 2006'da son derece uzmanlaşmış bir grup onkolog, günümüzdeki eroin veya OxyContin gibi, o yıllarda var olanın güçlü bağımlılık yaratan ilaçlarla kansere çare bulunacak.
    * 2004'te ya da 2005'in başında felçli hastaların beynine yerleştirilecek bir çiple hem sinirlere, hem de kaslara gönderilecek sinyallerle iyileşmeleri sağlanacak.
    * 2015 civarında kesme, dikme, neşter, yara izi içeren zorlayıcı ameliyatlar yerine bugünün lazer ameliyatlarının bile yanında basit kalacağı yöntemler kullanılacak.
    * Nezlenin SARS virüsü gibi belli türleri, özellikle de Orta ve Güney Amerika'da 2004'tekinden çok daha fazla felakete neden olacak.
    Sebahat Bağbars
    sebahatbagbars@mynet.com
  • Bu haber için okuyucularımızın yorumları
    Aşağıda bu haber için okuyucularımızın yaptığı yorumları görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!
  • Bağışlanmış Hüzün  (Yazan: Volkan ÇİLİNGİROĞLU)
  • İyi Dilekler Ülkesi  (Yazan: Volkan ÇİLİNGİROĞLU)
  • Lunapark Kapandı  (Yazan: Volkan ÇİLİNGİROĞLU)
  • adını merak etmiştim  (Yazan: Gülşen Akkaya)

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 1 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    1

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » Başka bir mekân, başka bir dünya - A. ÖMER TÜRKEŞ
    » Beş kişilik yalnızlık - ZEYNEP BABACAN
    » Bu nasıl bir şehirdir... - AYŞE BENGİ
    » Postpunk güzellemesi - ZEYNEP BERİK
    » Bir zamanların 'terörist' metni - NEDİM GÜNEBAKAN
    » Sıkıştırılmış hayatlar - ASLIHAN GENÇAY
    » Zamanımızı geri istiyoruz! - NALÂN MAHSERECİ
    » Karadeniz sisli ve bulanıktır - ERKAN CANAN
    » Karanın da karası hikâyeler - SENNUR SEZER
    » Yalnızlığın ikiz kardeşi - VEYSEL BOĞATEPE
    » Özgürlüğün ağırbaşlı oğlu - GÜNAY GÜNER
    » KAPAK - TAHSİN YÜCEL
    » Eylemsel hümanist varoluşçuluk - ATİLLA BİRKİYE
    » Sartre düşüncesinin radikal dönüşümü - GAYE ÇANKAYA
    » 'Kurgu insanlarız' - ABİDİN PARILTI
    » Oyunun ruhunu okumak - BAĞIŞ ERTEN
    » Depresyonun bize ettikleri - OSMAN ÇAKMAKÇI
    » Zevki keşfetmek - SENEM ONAN
    » Bir mucizenin öyküsü - HATİCE YAŞAR
    » Misafir oyuncu Whitman - Ümran Kartal
    » İki dünya arasındaki kahraman - EFNAN ATMACA
    » Endülüs'teki sırlar - ECE ARAR EMENER
    » DİL MESELELERİ - NECMİYE ALPAY
    » Endişe mi? Hangimizinki? - BARIŞ MÜSTECAPLIOĞLU

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #44
    "Pastayı takım yaptı. Kremayı Emre koydu. Hem de öyle bir koydu ki, üstüne çilek oturttu."
    Türkiye-İtalya maçının 28. dakikasında attığı golle takımı 1-0 öne geçiren Emre Belözoğlu neler yapmış neler; tadından yenilmiyor. Yorum kime ait? Tabii ki futbol terminolojisine "muz pas" gibi değerli benzetmeler kazandıran meyve düşkünü Ümit Aktan'a...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.