Radikal-çevrimiçi / Kitap / 'İnsan nerenin yerlisidir?'
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  19 Eylül 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
İnsanların en çok inandıkları şeyler, en az anladıklarıdır.
Montaigne
Tarihte Bugün
Takvimler 19 eylül tarihini gösterdiği zaman...

1925 yılında,
Türkiye - İsviçre Dostluk Antlaşması, Cenevre'de İmzalandı.
1953 yılında,
Çanakkale Havaalanı ulaşıma açıldı.
1957 yılında,
ABD ilk yer altı nükleer denemesini Nevada çölünde yaptı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


'İnsan nerenin yerlisidir?'

İsmet Özel şiirindeki acabaları artık neredeyse yok etmiş. İnanılmaz kaotik ama bir o kadar da çarpıcı imge ve sembollerle yüklü bir şiir var yeni kitapta

20/01/2006 (524 defa okundu)

ORHAN KAHYAOĞLU (Arşivi)

Kırk yılı aşkın bir süredir varoluşunu sürdüren İsmet Özel şiirinin temel sorunsalı, hep kendi beniyle modern zamanlarda ortaya çıkan şehir ve insanları arasındaki acımasızca süren çatışkılar olagelmiştir. Modern olana devamlı şüphe, kaygı ve hatta tiksintiyle bakan bir insanın değişken, çapraşık ruh hâlleriyle ortaya çıkmış, içgüdüler ve dürtülerle gelişmiştir bu şiir. En küçük, göze bile çarpmayacak bir duygu kesitinden, en karmaşık ve toplumsal kimlikli makro sorunlara kadar her inciten, acıtan olgu Özel'in 'ben'ine çarptığında büyük yaralara yol açmış olsa gerek ki, devamlı bu 'ben'in isyankâr tepkileriyle, haykırışlarıyla baş başa kalıverir okur. Özel, yaklaşık otuz yaşına kadar bir 'devrimci' şairdir. Uzun yıllardır 'İslamcı'. Hatta son döneminde ise yer yer de 'milliyetçi'. Ancak, elimizdeki son ve yeni kitabı Of Not Being A Jew'u okuduğumuzda, tüm bu politik eğilimler onun tanımlamaya çalıştığımız şiir sorunsalını bizce hiç değiştirmemiş; tersine birbiri üstüne kapanan, derinleşen şiir katmanlarıyla geliştirmiş bu yapıyı. Bu kitapla birlikte ortaya çıkan tek fark, önceki dönem şiirlerinde yer yer hissedilen acabaların neredeyse yok olması. Şairin her gün daha diplere vuran, tüm inancına rağmen hiçleşmeye doğru giden 'ben'i sadece yara dolu değil, tam anlamıyla cerahat ile kaplıdır. Celladıma Gülümserken kitabında öne çıkan her türden kurumla yapılan yoğun hesaplaşma, onun şiirinde arkalarda duran son derece anarşizan yanını bu kitapla daha bir öne çıkarmıştı. Yeni kitapsa, girift bir dilsel-düşünsel isyana dönüşmüş.

Kaygı ve heyecan
Elimizdeki son kitap, bu şiirin bir 'bildiri' de olan kimliğini bile dönüştürmüşe benziyor. Öyle bir şiir haritası ki ortaya çıkan, inanılmaz kaotik, çapraşık ama aynı oranda da çarpıcı imgeler, sembollerle yüklü bir öykülemeciliği de içinde barındıran bir 'ben'in son çıkışı, son sorgulayış cümleleri izlenimini veriyor. Ayhan Kurt, Özel'e dair kaleme aldığı önemli bir yazısında bu şiirde gitgide "ben'in merkezsizleşmesi"nden söz etmişti. İşte tam da böyle bir 'ben' Of Not Being A Jew kitabını kuşatan. Şairin "Bilemem insan nerenin yerlisidir" sorusu da tam da bu şairin hem 'ben'inin, hem de algıladığı, konuk olduğu coğrafyanın gitgide sınırsızlaşması, hiçleşmesi noktasına doğru götürüyor okuru. Aynı şiirsel sorunsal, şairin altı yıl önce çıkan Bir Yusuf Masalı kitabında da vardı. Ama, bu kitapta, bu 'hiç'e doğru yolculuğun önünü kesmek, kendi İslami çizgisinde bir direnişi -hatta dirilişi- 'sen'i de 'ben' gibi öne çıkararak biraz daha ayakta tutabilmek çabasıydı. Kırk yıla varan şiir yolculuğunun azıcık da olsa insanı yadırgatan, şaşırtan bir kitabıydı. Bu kitaptaki şiir sorunsalının farklı olduğunu söylemek istemiyoruz. Ama 'ben'inde açılan yaraları azıcık da olsa tedavi etme yolunu seçmişti Özel. Of Not Being A Jew, bu noktada Celladıma Gülümserken'de ulaşılan bir dilsel-şiirsel katmanın daha da yaralanışı, her gün daha dibe doğru çekilmesi anlamına geliyor. 'Of Not Being A Jew' adlı uzun şiir 1993 Ocak ayında Dergâh dergisinde yayımlandığında sayısız polemik çıkmıştı. Şiirde şehre dair çatışkılı duyarlılığı kaçınılmaz bir durumdu. Ancak yaslanılan dinsel referanslarda İslami algıyı aşan bir kültürel dinsel karmaşanın içine girilmişti. Oluşturduğu imge ve metaforlar, dini göndermeler daha dünyevi bir boyuta sıçramıştı. Bu 'ben'in cerahat ile kaplı yarası içinde başta Yahudilik olmak üzere sanki birçok kutsal kaynak da dolaylı veya direkt olarak bu şiirin ve 'ben'inin referansları durumundaydı. Üstüne her zamanki gibi polemikler yapılmış ama çok da anlamlı yorumlara ulaşılmamıştı. Belki birkaç yıl sonra biraz daha anlaşılır, yorumlanabilir duruma gelmişti bu şiir. Bu şiirin adını verdiği elimizdeki bu yeni yapıt bir bütün olarak okunduğunda, bizce gitgide daha karmaşıklaşan Özel şiirinin anlam dünyasına bu vesileyle daha bir ulaşır olduk. Gerçi bu kitaptaki şiirlerin tümüne yakını geçmiş yıllarda yayımlandı. Ancak bu şiirleri bir bütün olarak okuduktan sonra, şairin uzun şiir geçmişiyle bağını, oluşturduğu yeni katmanı daha bir keşfeder olduk. Kitapta uzun üç şiirin yanı sıra, görece kısa birkaç şiirle daha karşılaştık. Bu kısa diyebileceğimiz şiirler arasında, belki de ilk defa hiç de hoşnut olmadığımız, Özel şiirine fazla yakıştıramadığımız örnekler bulduk. Ama, bir bütün olarak kitabı okuduğumuzda söz konusu şiirin değindiğimiz derinleşmesi, bizde yarattığı kaygı ve heyecanı yine es geçmemiz olası değil.

Yoğun paradokslar
Şairin hakikate ulaşma çabasında, ontolojik sorunsal hep temel kaynak olarak alınageldi. Ancak, bu kitapta da olduğu gibi ortaya çıkan şiirler okunduğunda sorunsalın inanılmaz ölçüde genişlediğini yeniden saptamak mümkün. Çünkü bu şiirlerde de düşünsel/duygusal travmaların yarattığı bir imgesel dünya ve evren algısıyla karşılaşılıyor. Özel'e göre 'reel' şehir hayatının doğurduğu kaoslar, hayat değil bir zulmü işaretliyor. Bu şiir her tür kurum ve ilişkilerin insana dayattığı bu kaotik ortamda yaşanılan aczi tüm açıklığıyla yansıtmakta. Kaçınılmaz olarak da ortaya agresif duyguları yoğun biçimde içinde barındıran bir imge dünyası çıkmış. İlk şiir döneminden beri sürmekte olan bu temel izlekler Of Not Being A Jew kitabında bir kat daha derinleşmekte, daha acıtır noktalara gelmekte. Evet, bu yapıta, eski kitapların bir devamı olarak da bakmak mümkün. Ama, ontolojik sorunsalın yerini poetik tavır fazlasıyla almaya başlamış. Bu, şairin 'ben'indeki cerahatin artık iyileşmeyeceği netleşiyor. Kutsal duyguların, inançların bile artık bu şiirde kesinkes karşılık oluşturmadığını söylersek sarınız abartmamış oluruz. Kitaptaki şiirlerin birçoğunda, eski şiirinin tekrarı ve devamını andıran dizelerle karşılaşılıyor. 1960'ların ilk yarısında yoğunlaştığı İkinci Yeni şiirinin temel dilsel sorununa açık göndermeleriyle karşılaşılmakta. Hatta, her zamanki gibi üç uzun şiiri 'Of Not Being A Jew', 'Savaş Bitti' ve 'John Maynard Keynes'ten Nefretimin Yirmi Sebebi' şiirlerindeki birtakım dizeler tekrar duygusu oluşturuyor. Ancak, tüm bu sorular, bu şiirin biricikliği konusunda hiçbir şüphe yaratmıyor bizlere. Tersine, tek bir şiir yazabilmenin, ana bir şiir gövdesi ve sorunsalı oluşturabilmesi için bu durumun kaçınılmazlığının daha bir farkına varılıyor. Birçok çağrışımı içinde barındıran "Bir Yahudi Olmamak" duygusunun temel göndermesinin, artık insanın dünyada kaçacak bir yerinin olmadığı izlemini verdiği açık. Öte yandan Özel, insanın "nerenin yerlisi" olduğu sorusunu sormaktan vazgeçmiyor. Ancak, 'Of Not Being A Jew' adlı şiir gibi 'Savaş Bitti'de de aynı imlerin yanı sıra 'ben'in yarattığı, sarmaladığı kaosun, hiçlik duygusunun belirgin izleriyle karşılaşılıyor. Kutsal olana dolaylı da olsa yer yer göndermeler yapmaya çalışsa bile. Şiirlerindeki modern zamana, kurumlarına, ilişkilerine, insanlarına gösterdiği kötümser tepkilerin yanı sıra, yazılarında 'kutsal inanç'a yaslanan küçük de olsa umut ve yerleşiklik duygusu Özel'in anlam dünyasında bir karmaşa yaratmakta. Zaten, bu şiirin bizce en önemli ayrıcalığı şairin yaslanmaya çalıştığı inanç sistemiyle, ürettiği şiir arasındaki yoğun paradokslar. Baştan beri şiirinde bir 'inanç'ı kutsaması ayrı bir mesele. Bu inancın ideoloji dışı olduğunu da kastetmiyoruz, bu çok aptalca olur. Ama yazdığı şiirlerde hep varlıkla hiçlik arasındaki sarkaçta gidip geldiğini, 'kutsal inanç'ı bir kurtuluş olarak algıladığını ama şiirlerin bu bağlamda açık kargaşaları içinde barındırdığını söylemek mümkün.

Ruh göçmeni
Özel şiirinin, Ece Ayhan şiiriyle çok dolaylı da olsa bir akrabalığı olduğunu söyleyebiliriz. Şiir sorunsalları apayrı olsa bile. Bu kitaptaki çoğu şiirde bu türden işaretler bulunuyor. Ama, özellikle bu kitaptaki iki kısa şiirde -'Kaçmak İsterken Vuruldu' ve 'Michauxnunkimi'- aklımızdan çokça Ece Ayhan şiiri geçirdi. Bizce, baştan beri bir panoramasını çizmeye çalıştığımız Özel şiirinin tüm birikimi ve iç değişimlerinin yanı sıra, bir boyutuyla poetikasını da açıkça yansıtan şiirin, kitabın büyük bir kısmını kapsayan 'John Maynard Keynes'ten Nefretimin Yirmi Sebebi' olduğunu vurgulamamız gerekiyor. Şairin uzun şiir tarihinin sayısız izleği, dilsel-düşünsel arayışları, siyaset ve inanca dair paradoksları sanki tüm incelikleriyle bu uzun şiire yansımış. Şairin ilk gününden beri tespit edilebilen megalomanisi, yirmi bölümlük bu şiire derinden derine sızmış. İlk şiirinden beri şairin temel simgelerinden biri olan 'çocuk' bu şiirin ana açımlayıcı öğelerinden çoğu kez biri. Bu şiirin kurgulanış ve tekniğinde de küçük değişikliklere rastlanıyor. Türkçe yazılan modern şiirin sayısız kaynağı Özel'in diliyle ilginç bir dönüşüme de uğramış. Ama, 'ben'ine dair temel sorunsal, bu şiirin kuşatıcı gövdesinde ve değişen bir şey yok. Tek inanılmaz nokta, bu uzun şiirin en sonunda Özel'in kendini bir şair olarak bu kadar yüceltmeyi başarması. Kitabın son birkaç dizesiyle. Şair, okura bu noktada hiç tespit, değerlendirme hakkı bırakmıyor. Bu noktayı inanılmaz sarih bir biçimde sergileme cüretini kendinde buluyor. Söz konusu özellik bu şiirin yapısında baştan beri var. Ama, şu son dizeler yalnız şaşırtmıyor, ürkütüyor bile okuru.
"..........................
Selam verdim almadın
Almadın Selamımı
Halbuki almıştı selamını Dante'nin Baudelaire
Şimdi sen neci oluyorsun büyük müsün Baudelaire'den."
İsmet Özel'in uzun zamanların en önemli şairlerinden biri olduğu konusunda şüphemiz yok. Ötesi, şiir tarihçilerine, araştırmacılarına ve okurlarına kalsın isteriz. İnsan nerenin yerlisidir bilinmez, ama her usta şairin birer 'ruh göçmeni' olduğu konusunda kaygımız yok.

  • OF NOT BEING A JEW
    İsmet Özel, Şûle Yayınları, 2005, 150 sayfa, 8.5 YTL.
  • Bu haber için okuyucularımızın yorumları
    Aşağıda bu haber için okuyucularımızın yaptığı yorumları görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!
  • Herkes aynı düşünüyor  (Yazan: Volkan ÇİLİNGİROĞLU)

  • (Bu haber için henüz hiçbir üyemiz puan vermemiştir)

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » Öykücünün romanı - SEMİH GÜMÜŞ
    » Biraz derbeder bir hususi polis - SENNUR SEZER
    » Değişim dille başlar - ERKAN CANAN
    » Doğu'nun gölgesi... - İNCİ ARAL
    » 'Kahramanım beni seçti' - EFNAN ATMACA
    » Marcos polisiyesi... - KIVANÇ KOÇAK
    » Annem, halkım, ülkem - ESİN COŞKUN
    » Aşk denilen ateşe... - SELEN VARGÜN
    » Kadın aldatırsa - ZÜBEYDE ABAT
    » 1914 ya da sonun başlangıcı - HALUK HEPKON
    » Deprem sonrasıdır - A. ŞEBNEM BİRKAN
    » Kaç kadın geçer bir hayattan? - NESLİHAN SAVAŞ
    » En büyük aldatınımız - GÖKSEL AYMAZ
    » (K)uyruk acısı - ABİDİN PARILTI
    » KAPAK - AHMET CEMAL
    » Arapların gözüyle Osmanlı - ERDOĞAN AYDIN
    » Müzakereler için el kitabı - SENEM AYDIN DÜZGİT
    » Bulgaristan'ın ötekileri - MEHMET ALİ GÖKAÇTİ
    » Petrol yerine su savaşları - MUSTAFA EROĞLU
    » Chavez ve 21. yüzyıl sosyalizmi - HAYRİ KOZANOĞLU
    » Eskiden hiperaktivite mi vardı? - YANKI YAZGAN
    » İroninin fazileti - AHMET ÖNEL
    » Bilinçaltında yirmi bin fersah - ENDER ÖZKAHRAMAN
    » Şehirler ve hikâyeleri - ŞEYHMUS DİKEN
    » Yanında kütüphaneyle dolaşmak - CEM AKAŞ
    » Kara mizahın renkli desenleri - MEHMET BASUTÇU
    » Kayıp panter, Caretta Caretta ve diğerleri - ECE ARAR EMENER
    » En tatlı kara sevda - BERİL YALÇIN
    » Halil İbrahim sofrasına buyrun - TİJEN İNALTOG
    » YENİ ÇIKANLAR
    » DİL MESELELERİ - NECMİYE ALPAY
    » Tartışmalı karakter: Frank Sinatra - Z. HEYZEN ATEŞ

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #387
    "Geçmişi unutun, yeniden başlayın..."
    Rapunzel adlı peruk mağazasının gazete ilanı...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.