Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  9 Şubat 2010 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Kötümserlik, delilik haline gelmiş bir gururun en tatsız biçimidir.
Franc Nohain
Tarihte Bugün
Takvimler 09 şubat tarihini gösterdiği zaman...

1921 yılında,
Gaziantep, bir anlaşma imzalanarak Fransızlara teslim oldu.
1995 yılında,
Zorunlu trafik sigortası için ödenecek yıllık prim yüzde 20 ile yüzde 189 oranında artırıldı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


KAPAK

KAPAK
İnce Memed'i efsane katına taşıyan niteliği, soylu eşkıyaların evrensel değerleriyle örtüşmesinden çok, etkisini yerelliğinden ve güncelliğinden alan sahiciliğidir

10/11/2006 (1078 defa okundu)

A. ÖMER TÜRKEŞ (Arşivi)

Modern zamanların epik destanı: İnce Memed
Yarım asır geçmiş İnce Memed'in yayımlanmasının üzerinden. Yaşar Kemal'e edebiyat dünyasında saygınlık, devlet katında 'sakıncalı'lık payesi kazandıran ve Türk romanını dünyaya tanıtan İnce Memed, edebiyatımız için bir dönüm noktasıydı. Dışarıdaki etkilerini bir kenara bırakalım. Roman 1950'li yıllar Türkiye'sinde büyük heyecan yaratmıştı. Okuyucunun talep ve beklentileri nedeniyle gerisi de gelmiş, 'İnce Memed' dörtlemesi 1955'te başlayıp 1987'de sonlanmıştı. Ancak bu yazıda sadece -kendi başına tamamlanmış bir roman olduğunu düşündüğüm- İnce Memed I üzerinde duracağım.
Tuhaf gelebilir; Yaşar Kemal'in en güzel eseri değildir İnce Memed. Ne var ki, Türk romanında Yaşar Kemal efsanesi, hikâyesi Çukurova'da geçen bu romanla başlar. Parlak kariyerindeki birbirinden güzel bunca romanına rağmen, Yaşar Kemal adı anıldığında yarattığı karakterler arasında bugün ilk akla geleni, imgesi o ince silüeti ile zihnimizi yalayan İnce Memed'tir. Burada yazar ve okuyucunun bir roman özelinde ortak bir kahraman yarattığından söz edilmelidir. Roman ve kahramanının bu denli sevilmesinde, Memed'in haklı isyanının, silahı kuşanıp dağa çıkmasının, "o şarabi eşkıyalar"ın atası olmasının rolü -mutlaka- vardır!

Bir şarabi eşkıya; İnce Memed
Kimdi İnce Memed? Okumayanları düşünerek cevaplıyorum; öksüz bir köylü çocuğu, yoksul bir yanaşma, dağa çıkmış bir eşkıya... Kısacası karizmatik hiçbir yanı olmayan, kara sevdaya tutulmuş sıradan bir genç adam.
İşte bu basit köylü gencinin hikâyesi, Yaşar Kemal'in kaleminden bir halk destanına dönüşecekti.
Türk anlatı geleneğinde meşru bir isyanı başlatarak "katil defterine adını yazan", eşkıyalığı seçip dağlara sığınan pek çok kahraman sayabiliriz. Halk hikayelerinden sadece Köroğlu'nu anmakla yetinelim, ama modern anlatılarda, hikâye ve romanda da çoktur eşkıya örneklerimiz; Ömer Seyfettin'in Yalnız Efe'sine (1910) kadar uzanır. Sonra tarihi romanlar ve milli mücadele anlatılarıyla çeteler katılacaktır 'soylu' eşkıyalar âlemine.
İnce Memed romanında da bu geleneğe yapılan göndermelerle, pek çok eşkıya tipiyle karşılaşırız. Mesela Deli Durdu vardır, Kalaycı vardır ya da Kara İbrahim vardır ki bunlar eşkıyalığın yüz karaları olarak ağalarla bir saf tutarlar. Silahları köylüye çevrilir, güçleri güçsüze söker. Öte yandan Gizik Duran, Koca Ahmet, Kürt Reşit gibi köylüye arka çıkanlar vardır ki türküler yakılmıştır arkalarından. Memed, hikâyenin başlangıcında türkülerdekilerin izinden gitmeyi seçer. Ancak sadece iz sürmekle yetinmeyecektir. Zaman yeni zamanlardır; zaman ağalığın kaba sömürü zamanı değildir, ekonomik ve toplumsal ilişkiler değişmiş, marabalığın yerini toprak işçiliğine bıraktığı, tarımsal üretimin kapitalistleştiği bir çağ açılmıştır. Memed'i bu yeni mülkiyet ilişkileri dönüştürecek, bilinçlendirecek ve onda devrimci bir kimliğin filizlenmesini sağlayacaktır. Artık adaletsizliğin temeli ağalıkta değil ağalığın temsil ettiği mülkiyet ilişkilerinin, yani düzenin kendisindedir. Çözülmeyen feodal ilişkilerin baskısından bunalan köylü genci Memed'in isyanında hem bireysel bir meseleyi hem de köylünün genel toplumsal ve ekonomik sıkıntılarını buluruz.
Berna Moran, İnce Memed'in çözümlemesini yaparken Hobsbawn'ın yasalara karşı suçlu oldukları halde halkın gözünde masum hatta kahraman addedilen toplumsal haydutlarla ilgili çalışmasına göndermeler yaparak Memed'in de dünya "soylu eşkıya" geleneğin içinde mütalaa edilmesi gerektiğini vurgular. Ona göre İnce Memed, çeşitli ülkelerin -Robin Hood, Billy the Kid, Jesse James gibi- efsaneleştirilmiş haydutlarıyla akraba sayılmalıdır. Burada ortak olan toplumsal adaletsizliğin insan hayatlarına yaptığı etkiler, yarattığı duygulardır.
İnce Memed'i yerel ve evrensel öncülleriyle tarif ederken onun isyanının devrimci niteliğini gözden kaçırabiliriz. Memed'e bir soy kütüğü çıkartmak gerekirse, en yakın akrabası Yusuf olmalıdır; Kuyucaklı Yusuf! Sabahattin Ali'nin toplumsal adaletsizliğe bir Ege kasabasında başlattığı isyanı Yaşar Kemal Çukurova'ya taşımıştır. İnce Memed'i efsane katına taşıyan niteliği, soylu eşkıyaların evrensel değerleriyle örtüşmesinden çok, etkisini yerelliğinden ve güncelliğinden alan sahiciliğidir. Yaşar Kemal, Anadolu'nun hemen her köşesinde yüzyıllardan beri yaşayan eşkıyalık müessesesini 50'li yılların ekonomik ve toplumsal koşulları içerisinde, üstelik söz konusu müessese o yıllarda özellikle Doğu kırsalında bilfiil çalışır bir haldeyken, muhalif bir bakış açısı ile yeniden canlandırmış, eşkıyalığa yeni bir anlam katmıştır. Veysel Öngören'in ifadesiyle; "geleneksel başkaldırı içinde çağdaş sorunları yüzdürerek geçerli, çağdaş bir başkaldırı biçimi aramaktadır" o. Boş bir arayış değildir Yaşar Kemal'inki. Nitekim İnce Memed'le başlayıp o dönemin edebiyatında bir geleneğe dönüşen isyan ateşi, 68'lerde, roman kahramanlarının elinden öğrenci gençliğe devredilecektir.

Bir anlatı ustası; Yaşar Kemal
İnce Memed'de Yaşar Kemal'in sonraki romanlarında daha da geliştireceği izlekleri bulmak mümkün. Hikâyesi, biçimsel olarak, bireyin oluşum sürecini, yaşadığı çatışmalar ve yenilgiler sonucunda olgunlaşmasını, içinde yaşadığı toplumla biçimlenmesini, bir senteze ulaşmasını anlatan oluşum romanlanı hatırlatıyor. Ancak orada kalmıyor Yaşar Kemal; kişilerin gelişimi ile zamanın, mekânın ve olayların eş zamanlığını olağanüstü bir dille bütünleştiriyor. İyilik ve kötülüğün, zalim ve mazlumluğun, ötekine duyulan düşmanlığın tarihsel kökenleri, siyasi ve toplumsal nedenleri üzerlerini örten sis perdesinden sıyrılırken, karşımıza çıkan her bir karakter insani özellikleri ile canlanıyorlar. Üstelik bu karakterler hiçbir zaman yüksek mevkilerde bulunmamış, yönetmemiş ama hep yönetilmiş, hikâyeleri resmi dosyalara girme şerefine erişmemiş, büyük tarihi anlatılarda figüran yerine bile sayılmamış insanlar...
Yoksul bir köylü çocuğundan yola çıkarak Türkiye'nin siyasi, ekonomik, toplumsal yapısını materyalist bir ideolojinin merceğiyle gözler önüne seren ve bu niteliğiyle toplumcu roman anlayışının en önemli kilometre taşlarından olan İnce Memed'in önemi sadece ele aldığı meselelerle sınırlı kalmaz; Yaşar Kemal, bugün 'köy romanı' başlığı altında toplanan romanlara yöneltilen "biçimin içeriğe feda edildiği" ciddi eleştirisinin dışında kalmayı başaran az sayıda yazardan birisidir. Çıplak gerçekleri en çarpıcı halleriyle sunabilmek için dolaysız bir biçimde aktarmak yolunu seçmemiştir; "bir gerçekçilikle yetinmez; yaşadıklarını, gözlemlediklerini başka tür bir gerçekliğe dönüştürür. Abartılarak işlendiği için simgeleşen ve arketipleşen kişiler ve olaylarla, kurmaca yönü ağır basan destan havalı yapıtlar üretir." Güzin Dino'nun ifadesiyle; "Güney Anadolu'nun tükenmez imge potansiyelinin ve izleksel ezgileri birbirine uydurma tekniğinin zenginleştirdiği bir dil aracılığıyla okurunu büyüleyici bir dünyaya çekmeyi başarır, okur hiç bilmediği bu dünyayı yavaş yavaş tanıyacaktır."
Epik anlatı ustasıdır Yaşar Kemal. Cümleleri tükenmek bilmez bir kaynaktan fışkırırcasına coşkun, görkemli ve hayat doludur. Çiçeklerin, böceklerin, kurtların, kuşların, dağların, ovaların sesini, rengini, kokusunu, nefesini taşırlar. Ama bunları hünerbazlığını göstermek için yapmaz. Tasvir eder; ama tasvir etmeyi amaçlamamıştır. Mesele basitçe biçim sorunu değildir; Yaşar Kemal de tasvir hikâyenin kendisidir. "Epik yazının karakteristiği nesnelerin şiirselliğidir" demişti Lucas. Yaşar Kemal de nesnelerin şiirini, ritmini, senfonisini sözlü anlatı geleneğinin araçlarıyla seslendirir. Seslendirmek zorundadır; çünkü Yaşar Kemal'in İnce Memed'inde, modern zamanların bu epik destanında nesnelerle insan hayatları, doğayla insan kaynaşmıştır. Torosların ya da Çukurova köylülerinin kaderleri ovanın sıcağından, dağın soğuğundan, kardan, yağmurdan, meyveye durmuş ağaçlardan, altın renkli başaklardan, akan sulardan, meleyen kuzulardan etkilenmektedir. Öyleyse doğa insansız, insan doğasız hikâye edilemez. Bütün bunları anlatırken hiç acele etmez Yaşar Kemal; sanki sınırsız zamanı varmışçasına, masalsı bir çekicilikle aktarır gördüklerini. Baştan başlar, tekrarlar yapar, ayrıntılara girer, bütünü
bırakıp bir ana kilitlenir, hikâyesini diyalog ve episodlarla çoğaltır. Epik anlatının ruhunu, "sabrın, sadakatin, direnmenin, sevgi ile zevk veren yavaşlığın, büyüleyen can sıkıntısının ruhu"nu yakalar.
Uzun bir cümleyle özetleyeceğim: Işıltılı doğa, mekân ve insan tasvirleri, geleneksel anlatı dilini kullanışı, geçimini yüzyıllardır doğaya ve toprağa bağlı sürdüren insanlardaki gerçeklik algısının hurafelerle, dogmalarla bezenmiş akıldışılığını hiç aksamayan diyaloglarla yansıtması, feodalitenin mülkiyet anlamındaki tasfiyesiyle köylülük ideolojisi arasındaki uyumsuzluğu açığa çıkaran kurgusu ve tek tek her roman kişisinin psikolojik derinliğine nüfuz edebilmesi, Yaşar Kemal'i kariyerinin daha ilk basamaklarında bir klasik niteliğine büründürmüştür. İnce Memed hâlâ genç, İnce Memed hâlâ eşkıya!

  • İNCE MEMED
    4 Cilt, Yapı Kredi Yayınları, 2006, Takım Kutulu 175 YTL.
  • Bu haber için okuyucularımızın yorumları
    Aşağıda bu haber için okuyucularımızın yaptığı yorumları görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!
  • Efsane kitap, kitap efsanesi  (Yazan: Başak Bilgi)
  • Bir ödül daha  (Yazan: Volkan ÇİLİNGİROĞLU)

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 5 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    5

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » Ortanın solu, Ecevit'in yolu - CEM ERCİYES
    » 'Toplum bir yazıyla değişmez' - GÖKŞEN BUĞRA
    » Bir padişahın yalnızlığı - REŞAT FUAT ÇAM
    » Huzursuz hayat, sakin yazı - ERKAN CANAN
    » Sokak kitaplarının serüvenine ortak olun
    » İnce Memed'den Yaşar Kemal'e - SEMİH GÜMÜŞ
    » Mutluluğun da mesafesi vardır - AYSEL SAĞIR
    » Günümüzün tuhaflıklarını çizgiye dökmek
    » Bir gün herkes kitapçı olacak - CEM AKAŞ
    » Duyarlı ve naif öyküler - HÜLYA SOYŞEKERCİ
    » Sinemamızda cinselliğin çıplaklıkla serüveni - OLKAN ÖZYURT
    » DİL MESELELERİ - NECMİYE ALPAY
    » YENİ ÇIKANLAR

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #226
    "- Ablamın kızı nişanlandı, küs olduğum için beni çağırmadılar. Şimdi damatla beni tanıştırmak istiyorlar, ne yapayım?
    - Kınalı Kar'ın müziğini telefonuma gönderin."
    Alo 184 Sağlık Danışma Hattı'na gelen telefonlardan...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.