Radikal-çevrimiçi / Kitap / Leonidas'ın yiğitleri
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  6 Eylül 2010 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Öyle sitemler vardır ki, bir övüştür ve öyle övmeler vardır ki, kötülemedir.
La Rochefoucauld
Tarihte Bugün
Takvimler 06 eylül tarihini gösterdiği zaman...

1909 yılında,
Mustafa Kemal, Selanik'te 3. Ordu Piyade Subay Talimgahı Komutanı oldu.
2000 yılında,
Kuşadası'na gemiyle gelen ABD'li 850 eşcinselin kenti ve Efes'i gezmesine izin verilmedi. Karar tepkiyle karşılandı. Turistler, ertesi gün gittikleri İstanbul'da, kırmızı halı ve lokumla karşılandılar.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


Leonidas'ın yiğitleri

Leonidas'ın yiğitleri
Frank Miller'ın 1998 tarihli çizgi romanı '300' bizde de raflara yerleşirken, eserin beyazperde uyarlaması sinema salonlarına çizgi roman ruhu serpiyor

13/04/2007 (420 defa okundu)

MURAT ÖZER (Arşivi)

Çizgi roman dünyasının yıldızlarından Frank Miller'ın (Sin City, Elektra, Daredevil, Ronin), 1962 yapımı Rudolph Maté filmi '300 Spartalı Kahraman'ı izleyip hikâyeye hayran kalmasının ardından 1998'de yazıp çizdiği, ressam Lynn Varley'nin de boyamasını yaptığı 300, MÖ 480'de gerçekleşen Termofili Savaşı sırasında Pers Kralı Zerkes'in devasa ordusuna karşı direnen Kral Leonidas'ın 300 Spartalı savaşçısının destansı öyküsünü anlatıyor.
Büyük boy ciltli bir albüm olarak yayımlanan ve hikâyenin kanlı atmosferini eksiksiz biçimde yansıtan bir boyama tekniğiyle renklendirilmiş olan bu eser, tarihsel gerçeklerden yola çıkmasına karşın, çizgi romanın abartıyla vücut bulan dinamiklerinden de fazlasıyla nasibini alıyor. 1962 yapımı filmde yine aynı olay anlatılmasına karşın, daha ayakları yere basmaya çalışan bir görünüm söz konusuydu. Oysa ki Miller'ın çizgi roman versiyonunda her şeye ve herkese çok daha 'süper kahraman' olma modelinden yaklaşılıyor ve fantastik geleneğinden ödünç alınmış kimi unsurlar da çarpıcı biçimde hikâyedeki yerini alıyor.
'Tarihin deformasyonu' handikabı, birçok yapıtta karşımıza çıktığı gibi burada da kendini gösteriyor. Ancak 'kesin' gerçeklerin (ki bunlar oldukça sınırlı) olabildiğince korunup, çizgi romanlardaki 'kahraman' olgusunu öne çıkaran, hatta onu görünen dünyanın tepe noktasına yerleştiren bir biçem var 300'de. Böyle bakıldığında, hikâyenin faşizan bir vurguyla vücut bulduğunu, Spartalı savaşçıları birer 'üstün ırk' mahsülü olarak gösterdiğini iddia etmek de mümkün. Ama kahramanlarını üstün özelliklerle donatmak ve onları diğerlerinden büyük oranda ayırmak, süper kahraman yaratma fabrikası niteliğindeki çizgi romanların temel özellikleri arasında. Başka türlüsü, gerçekçi geleneğin tekipçisi olmayı gerektiriyor, ki bu da bambaşka bir yöne doğru akıtır anlatılanları. Frank Miller'dan bu türden bir yaklaşım sergilemesini beklemekse haksızlık olurdu doğrusu.
300'ün Batı ve Doğu medeniyetlerini nasıl gördüğü meselesine gelince... Bu noktada, bakış açısının Batılı yansımalarının ağırlık kazandığını, Doğulu unsurlara karşı bir miktar 'kuş uçuşu' bakıldığını söyleyebiliriz. Batılı kahramanlar hem 'süper' hem de mazlum olmalarına karşın, Doğulu düşmanlar 'yaratık' kıvamında birer 'içi boşaltılmış güç' olarak resmediliyor hikâyede. Devasa bir orduya sahip olmalarına karşın, bu gücü çizgi romanın hiçbir sayfasında hissetmek mümkün olmuyor. 300 Spartalı kahraman, nicelik olarak zayıf görünmeleriyle birlikte nitelik savaşında düşmanlarının fazlasıyla üzerinde bir yerlerde duruyorlar. Belki aynı noktaya geri dönmek gibi olacak, ama çizgi romanların etki yaratma hamlelerinden biri de bu 'güç dengesizliği' üzerine kurulu, ki buradaki dengesizliğin altyapısı tarihsel gerçeklerde yerini almış durumda.

Beyazperdeye kan yağıyor
Zack Snyder'ın yönettiği '300'ün sinema versiyonu ise, Frank Miller'ın çizgi romanına sadık bir uyarlama olarak dikkat çekiyor. 'Sin City' uyarlamasında olduğu gibi 'hareketli bir çizgi roman' görüntüsündeki film, her karesi özenle cilalanmış bir işçilik harikası. Sayfalardan yansıyan kan kokusu, burada bir 'kan yağmuru'na dönüşüyor ve hikâyenin 'acımasız' yapısına uygun bir görünüm karşımıza çıkıyor. Kimi eklemeler ve çıkarmalar olmasına karşın, Miller'ın dünyasından yansıyan ruha sıkı sıkıya tutunan bir atmosfer söz konusu burada. Dolayısıyla çizgi roman için dile getirdiğimiz argümanların her biri film için de geçerli, hem de fazlasıyla.
Bir kahramanlık hikâyesi anlatırken 'nesnel' olmak gibi bir kaygı taşımanın zor olduğunu kabul etmek gerek. Hele ki anlatmaya çalışılan şey, 'destan' kıvamında bir savaşın içine çekiyorsa sizi, böylesi bir beklentinin 'boş hayal'den öte bir anlamı olmadığı da açık seçik görülebilir. '300 Spartalı'nın bir çizgi roman uyarlaması olduğunu unutmadan yapılacak her türlü yorumu değerli buluyoruz, ancak alt metinleri okuma kaygısının uç noktalara savrulmasıyla ortaya çıkan 'tespitler'in çoğu zaman kadrajdan taştığı görülüyor, ki bu da 'hedef şaşırtma'yı getiriyor peşi sıra. Örneğin filmin anlattıklarını bir 'alegori' olarak görüp, bugünün dünyasıyla bağlantılar kurmaya çalışmak, pek de yenilir yutulur sonuçlar doğurmuyor. Öte yandan öykünün faşizan yanına ya da Doğu insanına bakışına vurgu yapmak, kaçınılmaz gibi görünüyor ve 'doğru' bir yaklaşımın izini sürüyor. Ama bu yaklaşımın çizgi roman dinamiklerinden tümüyle bağımsız seyrettiğini de söylemeden geçmeyelim.
Sonuç olarak, '300 Spartalı'yı günümüz sinema teknolojisinin her türlü zenginliğinin ustaca kullanıldığı etkili bir uyarlama olarak kabul edebiliriz. Plastiğiyle hayranlık uyandıran bu çalışma, 'süper kahraman' modelini tarihsel karakterler üzerinden giderek gerçeklikle buluşturuyor. Belki de bu yüzden çok tartışılıyor, çeşitli sonuçlar çıkarma çabası içine giriliyor, öküz altındaki buzağıların sayısını artırma mücadelesi yaşanıyor. Bu arada, filmin sinema sanatına yaptığı katkı da es geçiliyor tabii...

  • 300
    Frank Miller, Lynn Varley, Çeviren: Hazel Tulgar, Drubak Medya, 2007, 85 sayfa, 27.5 YTL.
  • Okuyucu yorumları
    Bu haber için henüz hiçbir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? Yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!

    (Bu haber için henüz hiçbir üyemiz puan vermemiştir)

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » YERYÜZÜ KİTAPLIĞI - CELÂL ÜSTER
    » Benzeri olmayan bir eser - SELİM İLERİ
    » Aydınlık günler için yazıyordu - SENNUR SEZER
    » Değişmek istiyorum! - FATİH BALKIŞ
    » Kıyıda ve kenarda - A. ÖMER TÜRKEŞ
    » Kaybolma günü 4 Temmuz - SEVENGÜL SÖNMEZ
    » e=mc2'yi biraz olsun kavramak - NENDİM GÜNEBAKAN
    » Pis işlerin adamı - NAZMİ TELVECİ
    » Bir intihar anlaşması! - AYHAN TEZCAN
    » Balzac'ın pencereleri - ONAT BAHADIR
    » 'Bir şey söyle sonra git' - ŞEYHMUS DİKEN
    » İnsan-ı kâmil olmak - AHMET ÜMİT
    » Delirten hücrelere karşı çıkmak - ERTUĞRUL MAVİOĞLU
    » Sayın Behçet Çelik - ÖMER DURUKAN
    » Bir yüzleşme vesilesi - MEHMET ALİ GÖKAÇTI
    » KAPAK - BAHAR SİBER
    » Jeremy'i durduramazsınız - ZEYNEP ELİF
    » Saatlerden kurtulun! - Z. HEYZEN ATEŞ
    » Marksist iktisadın sırrı - NAİL SATILGAN
    » Faydacı doktrine karşı manifesto - AHMET İNSEL
    » Prensesler, cadılar... - IRMAK ZİLELİ
    » Babasız kalmadığımız yıllar - BARIŞ DOSTER
    » Tapınakçılar'ı anlamak - SELİM ÜNAL
    » Marksizm etrafında düşünenler - NECMİYE ALPAY
    » Bar yazarları, yazar barları - CEM AKAŞ
    » Holokost: Bir daha asla!
    » Soykırımın modern toplum içindeki kökleri - AYDAN AYDIN
    » O köy ki, hepimizin köyü - MARİANNA YERASİMOS
    » Aç ağzını uçak geliyor! - Hazırlayan: Aslı Tohumcu
    » Dostluk ve bir ağırlık hissi - RAİFE POLAT
    » YENİ ÇIKANLAR
    » DİL MESELELERİ - NECMİYE ALPAY
    » 'Yarın'ın öyküsünü unutmak zor - SEMİH GÜMÜŞ

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #1

    "Taciz yapmadım. Yok öyle bir şey. Sizin için (Basın) yaptığım bir hareketti."
    Programına konuk olarak katılan Nez'in poposunu elleyen Sibel Can, "Ben sizler için varım," diyor.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.