Radikal-çevrimiçi / Kitap / Babasına bak oğlunu al
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  31 Ekim 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Plansız çalışan bir kimse, ülke ülke dolaşıp hazine arayan bir insana benzer.
Descartes
Tarihte Bugün
Takvimler 31 ekim tarihini gösterdiği zaman...

1922 yılında,
Bakanlar Kurulu’nun Lozan Konferansı delegesi adaylarını belirlemesi: İsmet Paşa, Rıza Nur, Hasan Hüsnü.
1961 yılında,
Türkiye ile Almanya arasında "Türk İşgücü Anlaşması'' imzalandı

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


Babasına bak oğlunu al

Takım elbiseler lanetli olur mu? Stephen King'in oğlu Joe Hill'in romanında olur. Hikâyemiz, internetten alınan eski bir takım elbiseyle başlıyor. Lanetli elbise kötülükte sınır tanımıyor

25/05/2007 (288 defa okundu)

ZEYNEP ELİF (Arşivi)

"Giysilerin kaderi vardır. Kesilip biçildikçe; biçilip dikildikçe kader kazanırlar. Gövdemize yerleştikçe bizden bir kendimiz yaparlar. Bize benzese de benzemese de zamanla kendimiz sandığımız biri çıkar ortaya." Murathan Mungan'ın bu cümleyi yazarken Joe Hill'in (Stephen King'in oğlu) kitabı Kadife Kutudaki Hayaleti düşünmediğine eminim. Ne var ki Hill'in kitabını okurken benim tekrar tekrar aklıma gelen cümle oldu bu. Neden mi? Çünkü Hill'in hikâyesi tam da Mungan'ın yukarıda estetik biçimde ifade ettiklerini King usulü ele alan bir hikâye.
Elbette bu bir korku romanı olduğu için elimizdeki soru giysilerin ruhu, giyeni tanımlayan, değiştiren bir tarafları var mıdır değil, eğer var olsa ne olur sorusu. Stephen King bunu Christine'de araba örneğini kullanarak işlemişti, Hill de, Paris Hilton çağına uygun olarak bir elbiseye ruh/kişilik atfederek yapmış ve babasının romanlarını aratmayan, harika bir kitap çıkarmış ortaya -en azından korku edebiyatından hoşlananlar için. (Hemen belirtelim Kadife Kutudaki Hayalet, King'in Cep'inden bin kat daha iyi. Yoksa boynuz kulağı geçiyor mu gerçekten?)
Yukarıdaki paragraflardan da kestirebileceğiniz üzere Hill'in romanı internetten satın alınan eski bir takım elbiseyle başlıyor. Takım elbise lanetli ve kendisinin satın alan kişinin aklındakilerden çok daha karanlık amaçlar peşinde. Takımı satın alan eski rock yıldızı (kitabın İngilizce adı 'Heart Shaped Box' aslında bir Nirvana şarkısıdır) Jude hayatının anlamsız günlerini yaşamakta. Ünü solmuş, eski albümlerinden gelen paralarla idare eder halde ve kadınlar konusunda da şansı tükenmekte. Geriye eski şaşaalı günlerden sadece gotik, okült eşyalar toplama takıntısı kalmış. Bu takıntı doğrultusunda da internette yapılan bir açık arttırmada takım elbiseyi kazanmış.

'Senin müziğini hiç sevmedim'
Jude, takımın lanetli olduğunu, bir hayaletin de takımla beraber 'yaşadığını' bilerek ve hatta hayaletli olduğu 'için' satın alıyor. Gerçi takımı satan kişi, Jessica Price daha sonra elbisenin Jude'a gitmesine çok önceden karar verildiğini açıklıyor. Ve daha ilk elli sayfaya bile gelmeden gelecekte olacakları söylüyor: "Öleceksin, herkes senden kaçacak ya da senin gibi onların da işi bitecek."
Bir gerilim/korku romanında olabilecek en kötü şey ihtimallerin ortaya dökülmesidir. Olay akışını tahmin edebilmenize yol açar ve Hill'in kitabı en baştan çok fazla bilgi verir gibi görünüyor. Bu yüzden de romanın ilerledikçe sıkıcı bir hal alacağını düşünüyorsunuz ama işin iç yüzü öyle değil. Çünkü bu aslında bir lanet değil, intikam hikâyesi. Ve her şey Jude'un asıl adı Anna olan ama kendisinin Florida adını verdiği genç kızın kendini öldürmesiyle ilgili.
Takım, Jude'un evine geldiğinde ilk olarak köpekleri korkutuyor. Laneti sezen hayvanlar huysuzlanıyorlar. Ardından hayaletin varlığıyla doğru orantılı olarak evde garip sesler duyulmaya başlanıyor. İlk kanı akansa Jude'un Georgia adını verdiği sevgilisi oluyor.
Hill'in romanındaki bütün karakterler şu ya da bu biçimde ikinci el kimlikler kullanıyorlar. Jude, Anna ve Marybeth'i Florida ve Georgia yapmış, zamanında menajeri Louisianalı Justin Cowzynski'yi alıp rock yıldızı Jude yapmış ve Hill de bir hayaletle onların kimlik belgelerine gömdükleri bu gerçek adlarının peşinden koşuyor. Öyle ki bir noktada gerçekle arasındaki bağlantı en fazla olan hayaletmiş gibi görünüyor göze; diğerleri geldikleri yer ve oldukları kişi arasındaki bağlantıyı öylesine yitirmişler ki.. Sonrası mı? Sonrası kan revan..
Olay akışı şaşırtıcı kavşakları olsa bile aslında oldukça sade olduğundan romanın sonuna dair ipucu vermeden ne olup bittiğinden bahsetmek mümkün değil. Bu nedenle yazıyı hayaletin rock yıldızıyla karşılaşmalarında söylediği bir cümleyle bitirelim: "Senin müziğini hiç sevmedim. Burasıyla cehennem arasında bir yol olduğunu biliyorsun, değil mi? Ben pek çok kez o yolu gidip geldim. Yolda tek bir istasyon var ve hep senin müziğini çalıyorlar. Sanırım şeytan günahlarımı böyle cezalandırıyor."

  • KADİFE KUTUDAKİ HAYALET
    Joe Hill, Çeviren: Pınar Öçal, Altın Kitaplar, 2007, 349 sayfa, 17 YTL.
  • Okuyucu yorumları
    Bu haber için henüz hiçbir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? Yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!

    Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 1 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    6

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » YERYÜZÜ KİTAPLIĞI - CELÂL ÜSTER
    » Sahnedeki kadın - TURGAY NAR
    » İstanbul'un 'kara'sı zifir karası - A. ÖMER TÜRKEŞ
    » Lanetli masal: 12 Eylül - ABİDİN PARILTI
    » Bakire olmak kolay kadın olmak zor - HANDE ÖĞÜT
    » Bir mektup, bir kişilik - SELİM İLERİ
    » Çocukluk ya da büyülü zamanlar - FATİH BALKIŞ
    » Modern edebiyatın ironi ustası - ESİN COŞKUN
    » Şu yalnızlığa bakın! - TUĞBA BENLİ ÖZENÇ
    » Uyum sağlamayanların edebiyatı - Z. HEYZEN ATEŞ
    » Hakikatli, feragatli, sadakatli kadınım - MUSTAFA EROĞLU
    » Tarihin dişi azabı - GÖKTUĞ HALİS
    » KAPAK - CEM ERCİYES
    » Ölüm, isyan ve tevekkül - ERKAN CANAN
    » 'Cehennemde dört mevsim' - HAYDAR ERGÜLEN
    » Resim dilsiz bir şiirdir - KEMAL ATAKAY
    » Batılı zihnin kılavuzu - ASLI GÜNEŞ
    » Buraları görmeden asla!
    » İkinci el kitapların Mekkesi - CEM AKAŞ
    » Ağaca ve güneşe tırmanalım - Hazırlayan: Aslı Tohumcu
    » YENİ ÇIKANLAR
    » DİL MESELELERİ - NECMİYE ALPAY
    » Roman ve öykü eşitsiz mi gelişiyor? - SEMİH GÜMÜŞ

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #33
    "Bendeniz bu aralar don alacağım. Acaba sponsor bulma şansım var mı? Eğer yoksa, Tan yol gösterebilir mi? Veya gidip kendi için alıyormuş gibi yapıp bana verebilir mi? Bu anlamda gerçek bir zavallı olduğumdan yardıma ihtiyacım var. Ben de 'Sponsorlu hayat "
    Sabah yazarı Mansur Forutan, evine sponsorlukla mobilya takımı, beyaz eşya, Allah ne verdiyse alan Tan Sağtürk'ten yardım talep ediyor.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.