Radikal-çevrimiçi / Kitap / Nasıl bir 'parti' bakmıştınız!
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  21 Kasım 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Karanlık bir işten aydınlık hayatta olmaz.
Bcforbes
Tarihte Bugün
Takvimler 21 kasım tarihini gösterdiği zaman...

1989 yılında,
İsmet Kaya Erdem TBMM'nin 16. başkanı oldu. Görevi 20 Ekim 1991'de sona erdi.
1996 yılında,
Kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların satışına ilişkin Bakanlar Kurulu kararı, Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdi.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


Nasıl bir 'parti' bakmıştınız!

1923-2006 yılları arasında kurulan 228 partinin sadece 49'unun seçimlere girmesi ve bu partilerin 22'sinin TBMM'de temsil edilebilmesi partilerin parlamenter sisteme katkısının yüzde 10'da kaldığını gösteriyor

31/08/2007 (888 defa okundu)

DENİZ ZEYREK (Arşivi)

Türkiye'de demokrasi denilince akla genellikle siyasi partiler ve genel seçimler geliyor. En ateşli demokrasi tartışmaları seçim sandığı ve yüzdeler üzerinden yapılıyor. Kimse, partilerdeki lider sultasını, buna zemin hazırlayan siyasi partiler ve seçim yasalarını, ideolojik olarak sağ ile sol izleri karışan partileri, parti kapatmalarını sorgulamadığı gibi, siyasi parti kurarak ya da bir siyasi partide rol alarak Türkiye'yi değiştireceğine inanan vatandaşlar da çıkıyor. Bir tarafta kurucu listesi çantada taşınan ya da apartman dairesine sıkışıp kalmış tabela partileri, diğer tarafta artık plazalarda, saray görkeminde binalarda, hazineden aldıkları paraları har vurup harman savuran partiler...
Türkiye'deki demokrasinin eksiklerini fazlalarını iyi kavrayabilmek için Türkiye'deki siyasi partileri, bu partilerin Cumhuriyet tarihi boyunca ortaya koyduğu tavırları incelemek gerekiyor. Hacettepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Mete Kaynar'ın koordinatörlüğünde geniş bir çalışma grubu, Anayasal kuralların işlediği bir cumhuriyette bu kuralları aşmak için kurulan 'hülle' partilerin bile varlığına rastlanan Türkiye siyasetinde ortaya çıkan birbirinden ilginç istatistikleri bir kitapta toplamış.
Cumhuriyet Dönemi Siyasi Partileri, siyasi partiler tarihini, dolayısıyla da Türk demokrasinin sağlamlığını rakamların ve sözcüklerin bütün çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Kitabın ortaya çıkardığı gerçekler bir yana; hazırlanma sürecinde karşılaşılanlar bile Türkiye'de siyasi alanın eksikliğini, çarpıklığını ve karmaşıklığını gösteriyor.

Siyasi hafıza hak getire
Hep derler; Türkiye'de halkın hafızası yoktur. Kısa sürede unutur... Siyasi partilerin inişleri çıkışları bunu kanıtlarken, Türkiye'deki arşiv durumunun ortaya çıkardığı gerçek şu; Cumhuriyet döneminin siyasi hayatını kapsayan düzenli bir arşiv yok.
Editörün önsözde yer verdiği bilgilere bakalım:
Türkiye'de siyasi partiler konusunda en geniş arşiv Emniyet Müdürlüğü'ne ait. Ancak bu arşivde siyasi partilere ilişkin pek çok yanlış, yanıltıcı bilgi yeralıyor. Dosyalar üst üstte istiflenmiş, düzenli tutulmamış.
En düzenli arşiv Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın. Ancak bu arşivin başlangıç tarihi 1983. Yani, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 12 Eylül askeri darbesinin öncesindeki siyasi yaşamı adeta silmiş.
TBMM arşivinde ise sadece milletvekili listeleri var. Türkiye İstatistik Kurumu'nun bilgileri de düzenli tutulmamış. Anayasa Mahkemesi arşivi, araştırmada sadece ihtar ve kapatma davalarına konu olan partilerle ilgili bilgi içeriyor.
Başbakanlık devlet arşivleri ise sadece 1970 sonrası bilgileri içeriyor.
Milli İstihbarat Teşkilatı ve Genelkurmay Başkanlığı ise beklendiği gibi arşivlerini 'gizli' olduğu gerekçesiyle araştırmacılara açmıyor.
'Legal olmayan', 'tüzel kişilik kazanmayan' partilerin kapsam dışı tutulduğu araştırmaya yer verilen kitabın ortaya çıkardığı bulgular, Türklerin siyasete ilgili olduğunu gösteriyor.
1923-2006 yılları arasında kurulan 228 partinin sadece 49'unun seçimlere girmesi ve bu partilerin sadece 22'sinin TBMM'de temsil edilmesi siyasi partilerin parlamenter sisteme katkısının yüzde 10'da kaldığını gösteriyor. 1995'e kadar kurulan partilerden 23'ünün hülle partisi olması da siyasi partiler yasasının ve Anayasa'nın zaman zaman hülleler ile aşıldığını ortaya koyuyor.

Yüzde 30'u kapatılmış
Yıllardır siyasetin içinde olup, siyasi tarihin şekillenmesine tanık olsanız bile Türkiye siyasi tarihinin önemli bir alanına ayna tutan kitabın sayfalarında dolaştıkça şaşkınlıkla karşılayacağınız bilgileri görmek mümkün. Örneğin, açılan 228 partinin 178'i kapanmış. Bu partilerin yüzde 70'i kendiliğinden kapanırken yüzde 30'u da bizzat devlet tarafından kapatılmış. Askeri rejim tarafından kapatılan partiler, siyasi yaşamdan çekilen partilerin yüzde 10'unu oluşturuyor. En çok parti kapatılan ya da kapanan dönem 1980 sonrası olurken, darbe sonrasında kapanan ya da kapatılan partisi sayısı 100'ü buluyor.

Asker, polis, kadın genel başkanlar
Lider sultasının bütün acımasızlığıyla ön planda olduğu Türkiye'de bugüne kadar kurulan siyasi partilerde 386 genel başkan görev yaptı. En fazla genel başkan, genel seçimlerde merkez sağın ortak adresi olmaya çalışan Demokrat Parti'de görev yaptı. Kitabın aktardığı kayıtlara göre DP'nin bugüne kadar 11 değişik genel başkanı oldu. İşte kitaptan genel başkanlara ilişkin birkaç çarpıcı tespit:

  • Cumhuriyet tarihi boyunca parti genel başkanı olan kadınların sayısı 16 olarak belgelendi. İlk kadın genel başkan 1970'de kurulan Türkiye İşçi Partisi genel başkanı Behice Boran.
  • Genel başkanların portrelerine bakıldığında 386 parti başkanından 24'ünün asker, 3'ünün polis kökenli, diğerlerinin sivil olduğu görülüyor.
  • 61 isim ile genel başkanların eğitim alanlarında "hukuk" birinci sırada yeralıyor. Genel başkanlardan 16'sı lise, 20'si ortaokul, 5'i ilkokul ve geri kalanı da üniversite eğitimi almış.

    Sosyalist, Cumhuriyetçi'den çok
    Türkiye'de merkez sağın 'demokratlık', merkez solun 'cumhuriyetçilik' kavramlarında yoğunlaşması, parti isimlerine de yansıyor. Parti isimlerinde en çok kullanılan sözcükler, demokrat, demokrasi, demokratik (48 adet) olurken bunu Türkiye, Türk, Türkiyem kelimeleri izliyor (42 adet). Adında 'sosyalist' ifadesi bulunan parti sayısı 20, 'cumhuriyet', 'cumhuriyetçi' sözcüğü bulunan parti sayısı 18'de kalıyor. İşçi kelimesini 13, halk-halkçı sözcüklerini 14 parti kullanmış.
    'El emeği göz nuru' nitelemesini hak eden bilimsel bir çalışmayı içeren kitap, Türkiye'de siyaset bilimiyle ilgilinen öğrenci ve akademisyenler, siyasi parti çatısında görev almak isteyen vatandaşlar, 'bu partilerden bir şey çıkmaz' diyerek kendi partisini kurmak isteyen ve daha da önemlisi şu anda parlamento içinde ya da dışında siyasi faaliyet gösteren partiler için bulunmaz bir kaynak. Cumhuriyet döneminde kurulan bütün partilerin, genel başkanları, kuruluş tarihleri, siyasal eğilimleri, katıldığı milletvekili genel seçimleri ve oy oranları, kapanma, fesih tarih ve nedenleri ile ayrıntılı olarak verildiği kitap özellikle siyasetçi okuyucusuna "Dünya Sultan Süleyman'a kalmadı sana da kalmaz" hissi yaşatabilir.

    Komedyenlere malzeme partiler
    Güden Partisi: 1951 yılında sigortacı Halil Güden ve kardeşi tarafından kuruldu. Genel Başkan Halil Güden partiye kendi soyadını verdi. Bir yıl sonra feshedilen partinin hiçbir siyasi eğilimi temsil etmediği belirtiliyor.
    Ufak Partisi: 1957'de kurulan parti bir yıl sonra feshedildi. Siyasi eğilimi tespit edilemeyen parti Erzurumlu bir gazeteci olan Hüseyin Köycü tarafından kuruldu. Parti programında, 'iktidarı almak, seçim kazanmak ham hayalinde hiçbir zaman olmadığımız için programımızda devlet teşkilatına dahi hiçbir madde, hiçbir mütaala kaydedilmemiştir' ibaresi bulunuyor.
    Türkiye Ulusal Kadınlar Partisi: 1972'de kurulan parti 1980 darbesi sonrasında kapatıldı. Partinin genel başkanı Melike Bayburt Işıklar. Kurucu üyelerin de kadınlardan oluştuğu parti siyasi çizgisini feminizm üzerine oluşturdu.
    Yeşiller Partisi: 1988 yılında eski sağlık ve sosyal yardım bakanı Celalettin Bedri Ertuğ tarafından kurulan parti anayasa mahkemesi kararıyla siyasi partiler yasasına aykırı uygulamaları nedeniyle kapatıldı. Parti siyasal eğilimini çevreci,merkez sol olarak tanımlamıştı.
    Medeniyet ve Hayvansever Ekonomi ve Tarım Partisi: 1998 yılında Ürgüplü memur Cevat Bitirgen Ürgüplü tarafından kurulan partinin siyasal eğilimini çevreci olarak belirtiliyor. İki yıl sonra feshedilen partinin kısa adı MEHTAP. Parti programında hayvanları ve doğayı seven insanları birleştirmenin hedeflendiği belirtiliyor.
    Türkiye Sultan Partisi: 1996 yılında kurulan partinin genel başkanlığını tarihçi olduğu belirtilen Yaşar Sultan yaptı. 2001'de feshedilen parti merkez sağ eğilimli. Parti programı, 'malazgirt savaşı Türk milletine anadolunun kapılarını açmıştır' ibaresi ile başlayıp, 'cenabı haktan niyaz' ile sona ermektedir. Parti tüzüğünün birinci maddesinde, parti ambleminin ne surette olursa olsun partililer tarafından duvarlara veya çeşitli yerlere yapıştırılamayacağı veya asılamayacağı belirtilmektedir.
    Kitaptan


  • CUMHURİYET DÖNEMİ SİYASİ PARTİLERİ
    Derleyen: Mete Kaan Kaynar, İmge Kitabevi, 2007, 420 sayfa, 16 YTL.
  • Okuyucu yorumları
    Bu haber için henüz hiçbir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? Yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!

    Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 2 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    10

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » YERYÜZÜ KİTAPLIĞI - CELÂL ÜSTER
    » Yaşayan Homeros - ABİDİN PARILTI
    » 'Vanya Dayı'nın çevirmeni - SELİM İLERİ
    » Önce şecereleri çıkarttılar... - FATİH BALKIŞ
    » 'Hayat; şiir, su, aşk' - DEVRİM ÇAKIR
    » Ruh hekimi-yazar olarak Ürgüp - HALDUN SOYGÜR
    » Seslerin gölgesinde - MAHMUT TEMİZYÜREK
    » 'Metnin Sesi' - NECMİYE ALPAY
    » Romantik, esrik, isyankâr, duygusal - OSMAN ÇAKMAKÇI
    » KAPAK - CEM ERCİYES
    » Türk edebiyatının farklı tarihi - A. ÖMER TÜRKEŞ
    » Parlak yıldızlardık o zaman - ASLI TOHUMCU
    » 'Bu bir çevre muharebesidir' - BURCU AKTAŞ
    » El emeği göz nuru kıyamet - CEM ŞANCI
    » Yeni cinsel arayışlar - HANDE ÖĞÜT
    » Sinüzit, öyle basit bir mesele değil - HATİCE YAŞAR
    » Nefes almak yetmez koklamak da gerek - GÖNÜL KOCA
    » Kimlik politikaları yetmez - METE ÇUBUKÇU
    » Yoksa yalnızca bir kedi değil mi! - Hazırlayan: Aslı Tohumcu
    » YENİ ÇIKANLAR
    » DİL MESELELERİ - NECMİYE ALPAY
    » Hayatın postmoderniteyle ilişkisi - SEMİH GÜMÜŞ

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #488
    "Ağzından çam balı damlıyor kraliçem, konuşşş!"
    Savaş Ay, Esin Maraşlıoğlu'na 'soruyor.'

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.