Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  9 Şubat 2010 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Kötümserlik, delilik haline gelmiş bir gururun en tatsız biçimidir.
Franc Nohain
Tarihte Bugün
Takvimler 09 şubat tarihini gösterdiği zaman...

1921 yılında,
Gaziantep, bir anlaşma imzalanarak Fransızlara teslim oldu.
1995 yılında,
Zorunlu trafik sigortası için ödenecek yıllık prim yüzde 20 ile yüzde 189 oranında artırıldı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


Konuşsun diye metni yarmak

Konuşsun diye metni yarmak
Metinlerin de imajı vardır ve ne yazık ki imajı sadece yarattığı anlam olması gereken metnin bu yönü, yani yoğunlaştırıp somutlaştırdığı anlam, başka deyişle söz, imaj silsilesi içinde kaybolabiliyor

21/12/2007 (273 defa okundu)

OSMAN ÇAKMAKÇI (Arşivi)

Şerh kelimesinin terim olarak sözlüklerdeki karşılığı şu: Açma, yarma, açıklama, genişletme, izah etme. "Bir metnin sırlarını, ince dikkatler gerektiren ifade ve nüktelerini açıklama ve yorumlama", "anlaşılması zor bir metni beyaz, tefsir ve keşfetmek; niteliğini açıklamak, aydınlatmak, yorumlamak." Peki şerh çalışmalarının kökeni nereye dayanıyor? "Aslında bütün bu isimlerle kastedilen daha doğru anlama ve anlatma, İslam dünyasındaki diğer birçok ilim dalında olduğu gibi Kur'an'ı hakkıyla anlama ve anlatmaya yönelik araştırmalardan kaynaklanmaktadır. Kur'an'ın meali üzerine yapılan araştırmalardan doğan tefsir ilmi, bu nedenle şerhin menşei olarak kabul edilir." (s. 1) Demek ki, şerh, Kur'an'ı yorumlama, onun söylediklerini anlama çabalarına dayanıyor.
Ben bir metnin kendi adına konuşma yeteneği olduğuna inananlardanım; eğer metne kendimizi verebilir, ona bütün varlığımızı açarak, önyargısız yaklaşabilirsek metin kendini olduğu gibi bize kendisini açacaktır. Ama işte mesele, metne nasıl yaklaşacağımız, on un bize nüfuz etmesini nasıl sağlayacağımızdır. Evet, metin kendi adına en doğru biçimde konuşur, ama işte onun söylediklerini anlamak için metne belirli bir yöntemle yaklaşmak gerekir. Şerhin sözlüklerdeki karşılıklarından olan "yarma" edimi, bence bu çabayı en iyi açıklayan kavramlardan biri. Öyle ya, metin, içinde sırlar barındıran, ilk bakışta bizi içine almayan, kapalı bir yapıdır. Tamamlanmış ve bağlanmıştır. Bu yüzden o yapıya giriş kapılarını bulmak gerekir. Yani metni yarmak, teşrih etmek gerekir. Demek ki metnin yapısında öncelikle bir gedik açılmalıdır. Sonra o metni, kendi iç dinamiklerinden kopmadan, yaratıldığı dönemin karakteristiklerini de göz önünde bulundurarak, belli bir koordinata yerleştirmek geliyor. Metni yorumlarken, öncelikle dikkat edilmesi gereken nokta, aşırı yorumlardan kaçınmaktır. Nihayetinde biz metnin konuşmasını sağlamaya çalışıyoruzdur, yoksa metinden yola çıkarak kendimiz konuşuyor değilizdir. (Bu herhalde denemenin sınırları içine girer.) Metnin kendi iç bağlantılarını iyi takip edip, bu bağlantılar sonucu ortaya çıkan yapıyı anlamak gerekiyor. Yani şerh, aslında metnin konuşmasını sağlama çabasıyken, aynı zamanda ona girilebilecek birçok kapıdan biri anlamına da geliyor.

Şerh yeniden gündemde
Tasavvufi Şiir Şerhleri kitabına en başından bu nedenle ilgi duydum. Metne giriş temrinlerine şahit olmak için. Bu şekilde ben de, bir okuyucu olarak, tabii ki öncelikle tasavvuf şiirine, ama temel olarak bir metne girme alıştırmaları yapabilecektim. Her alanda olduğu gibi anlamak da gerçekten sık sık alıştırma yapmakla mümkün oluyor. İdrak esnekleşiyor, kavrama kapasitesi genişliyor, bakış yoğruluyor.
Bu kitabı günümüzde önemli kılan şerh çabasını yeniden gündeme getirmesidir, ki günümüzde metinlerin de seslerini duymak, bu kargaşa içinde, artık zorlaşmıştır. Metinlerin de imajı vardır ve ne yazık ki imajı sadece yarattığı anlam olması gereken metnin bu yönü, yani yoğunlaştırıp somutlaştırdığı anlam, başka deyişle söz, imaj silsilesi içinde kaybolabiliyor. Karanlıkta kalabiliyor. Öyle ya, metne önyargısız ve sırf kendimiz olarak yaklaşmamız en doğrusuyken, doğru yanlış birçok yorum metinle aramızda bir duvar oluşturuyor. Günümüzde şerh, yani metni yarma girişimi, bu nedenle daha da önemli. Çünkü artık sadece metnin kendisine içkin duvarlarıyla değil, çevresinde örülmüş olan imaj duvarlarıyla da karşı karşıyayız artık. Kulağımıza dolan yalan yanlış tanıtım bilgileriyle değil, metne onun gönderdiği referansları da dikkate alarak yaklaşmaya çabalamak; işte şerh temrinleri bu bakımdan önemli. Metnin gerçek anlamını ortaya çıkarmak ve onun kendi adına kendisinin konuşmasını sağlamak.
Tasavvufi Şiir Şerhi adlı kitap bu çabayı tasavvufi şiiri anlamak için gösteriyor ve bu anlama sürecini belgeliyor.

  • TASAVVUFİ ŞİİR ŞERHLERİ
    Ömür Ceylan, Kapı Yayınları, 2007, 484 sayfa, 24 YTL.
  • Bu haber için okuyucularımızın yorumları
    Aşağıda bu haber için okuyucularımızın yaptığı yorumları görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!
  • Herkeste Olmalı  (Yazan: )

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 1 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    10

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » Zıt iki karakter - ERKAN CANAN
    » BİR KİTAP KAPAĞI - SELİM İLERİ
    » Bir kadın uğruna ya rab! - GÖKTUĞ HALİS
    » Henry James'e göre Avrupalılar - FATİH BALKIŞ
    » Yaşamın kıyısında bir 'gül' - ROZERİN BOLLUK
    » Hepimiz kayıp zamanın peşindeyiz - SANEM SİRER
    » 'Duygu yüklü' değiller ama... - ONUR CAYMAZ
    » Yazıyla fotoğraf çekmek - HİKMET TEMEL AKARSU
    » Sessiz olun ve dinleyin... - ORHAN KAHYAOĞLU
    » Rönesans'ın kahramanları - MAHMUT TEMİZYÜREK
    » KAPAK - UĞUR VARDAN
    » Hınzır ve muzip bir adam - İBRAHİM EKİNCİ
    » Philip Marlowe'un şapkasından çıkanlar - A. ÖMER TÜRKEŞ
    » Hayat berbat, gel bu eli saymayalım* - ABİDİN PARILTI
    » Scarpetta geri döndü - Z. HEYZEN ATEŞ
    » En iyi 10 polisiye uyarlama - MURAT ÖZER
    » 'Mücadeleyi belki ben kazanırım' - EFNAN ATMACA
    » Kötüler her yerde dolaşır - HALUK HEPKON
    » Mükemmel kapitalizm var mı? - YEŞİM DİNÇER
    » Türkiye, Çin olur mu? - ESİN ÇETİNEL
    » el yazısı kitap - MEHMET ULUSEL
    » Şimdi içme vaktidir - TİJEN İNALTONG
    » Gerçeğe ulaşma çabası - MURAT ÖZER
    » Doris teyze ve astronot baba - ASLI TOHUMCU
    » Oğuz Atay'ın çıkışını anlama süreci - SEMİH GÜMÜŞ
    » YENİ ÇIKANLAR

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #186
    "Sıkı politikacının sıkı pezevengi olur."
    Tevfik Yener...

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.