Radikal-çevrimiçi / Kitap / Bir dönüm noktasını muştulayan kitap
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  23 Ekim 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Herhangi bir eğitim, cesaret ve mutluluğu yitirirse bir işe yaramaz.
Pestalozzi
Tarihte Bugün
Takvimler 23 ekim tarihini gösterdiği zaman...

2000 yılında,
Adana E Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu ve hükümlüler eylem başlattı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Kitap 


Bir dönüm noktasını muştulayan kitap

Emre Aracı, 'Ahmed Adnan Saygun: Doğu-Batı Arası Müzik Köprüsü'nde Saygun'un yaşamöyküsünü yapıtlarıyla birlikte ele alıyor

07/12/2001 (220 defa okundu)

DİNÇER YILDIZ (Arşivi)

  • AHMED ADNAN SAYGUN: DOĞU - BATI ARASI MÜZİK KÖPRÜSÜ
    Emre Aracı, YKY, 2001, 253 sayfa, 35 milyon lira.
    Emre Aracı'nın, ulusal kültürümüzün tanınmasına özen gösteren Yapı Kredi Yayınları arasında yeni çıkan 'Ahmed Adnan Saygun: Doğu - Batı Arası Müzik Köprüsü' adlı kitabı, çoksesli müzik yaşamımızda yıllarca sürüp gelen bir boşluğu dolduruyor ve Cumhuriyet ruhunun simgesi bu büyük dehamıza karşı bir türlü ödenmeyen borcu adeta bütün Türkiye adına ödüyor.
    Yazar, akıcı ve sürükleyici biçemiyle Saygun'un yaşam - öyküsünü, yapıtlarının yaratılma süreçleriyle birlikte ele alıp organik bir bütünlük içinde sunmuş.
    Böylece, büyük kompozitör kimliğini filozof ve bilgin özelliğiyle birleştiren; kendini beğenmekten uzak ve alçakgönüllü, ama nerde durduğunu ve ne istediğini çok iyi bilen; özeleştirisi amansız bir perfeksiyonist; öğrencilerini seven ve onlar tarafından sayılan, olgun ve örnek bir insan portresi çıkıyor karşımıza... Bütün haksızlık ve kıskançlıkları, arkasından sahnelenen kulis oyunlarını, 'istenmeyen adam' ilan edilişini,
    sürekli savsaklanıp dışlanışını, sessiz bir bilge ağırbaşlılığıyla karşılayan; düşmanca saldırılara yalnızca anıtsal yapıtlar yaratarak yanıt veren; hiçbir polemiğe girmeyerek, önce kısa bir süre Bartok'la birlikte, sonra da tek başına gerçekleştirdiği etnomüzikolojik araştırmalarıyla vardığı sonuçları yazılarında ve kitaplarında açık ve toksözlü bir biçimde dile getiren; Atatürk devrimlerini ömrü boyunca ödünsüz savunan; beste çalışmalarını, su içmek ve ekmek yemek gibi, acılarını dindiren bir yaşam zorunluluğu olarak algılayan; ölüm döşediğinde bile, 'Mevlana Senfonisi'ni nasıl besteleyeceğini düşünen; köklerini Anadolu'nun her bir köşesine yaymış ve o köşelerden fışkıran kaynaklarla beslenmiş ulu bir müzik çınarının portresi...
    Kitapta Saygun'un, önce Schola Cantorum'da eğitim görürken Rönesans polifonisi ve Barok kontrpuan tekniğini, Gregoryen ezgilerini ve Cesar Franck'un cyclique anlayışını benimsediğini, sonra da bunlardan yola çıkarak halk müziği araştırmalarına yönelip kendine özgü beste tekniğine ve modal stile vardığını öğreniyoruz. Daha öğrencilik yıllarında bile Saygun, Gregoryen ezgilerine özgü modların kaynağının İyon, Eol, Dor, Frig ve Lidyalı halklarla bağlantılı olduğunu ve günümüzde, örneğin frijiyen modundaki 'Aşkın aldı benden beni' ilahisinde
    de görüldüğü gibi, hala Anadolu'da yaşadığını
    kavrıyor.

    Derin ve örnek bir araştırma
    İşte bu bilinçlenmenin ışığıyla, kitapta oldukça geniş yer verilen Yunus Emre Oratoryosu'nu besteleyip Hıristiyan kilise müziğini Anadolu kökenine indirgeyerek Doğu ve Batı arasında evrensel müzik köprüsünü kuruyor.
    Emre Aracı, iki senfoni ve iki piyano
    konçertosunun açıklanışına da geniş yer vermiş; ama yaylı çalgılar kuartetlerine ayrılan yedinci bölüm, bütün kitabın odak noktası sayılabilir. Buradaki bol detaylı nota örnekleriyle donatılmış analizler, Saygun'un besteciliğinin orta ve son evrelerinde uygulanan bütün teknik komplikasyonları ve modal yapının karakteristiğini gün ışığına çıkaran köklü, derin ve örnek bir araştırma özelliği taşıyor.
    Modal anlayışı en sistematik biçimde yansıtan 1. Kuartet'te Yunus Emre Oratoryosu ile Kerem Operası arasında nasıl mistik bir köprü kurulduğu, Gregoryen modların kuartet bölümlerinde tonal özelliklerle birleştirilerek nasıl işlendiği, bölümlerin tematik bağlarla nasıl bağlandığı, ikili minör aralığının idee generatrice olarak bütün motiflerin doğumuna yol açtığı ve Si bemol - La - Sol - Fa diyez nota dizisinin,
    yani Hüzzam dörtlüsünün 'Saygun motifi' olarak yalnızca bir yapıtın bölümleri arasında değil, üstelik yapıtlar arasında da tematik bütünlüğü sağladığını öğreniyoruz.
    2. Kuartet ise atonal, modal ve tonal
    eğilimlerin sentezinden kaynaklanan daha komplike yapısıyla, Saygun'un, 3. Senfoni'den başlayıp ölümüne dek süren son dönem kompozisyon stiline geçişine ışık tutuyor. Burada yeni bir cyclique anlayış içersinde ana motifin sürekli metamorfozlarından oluşan, homofonik düğümlenme ve polifonik çözülme arasındaki ince kombinasyonlarla işlenmiş ve kavranması daha zor bir varyasyon tekniği geliştiriliyor.
    On bölüme ayrılan kitabın her bölümünün sonunda yer alan notlar kısmında ve bibliyografyada verilen zengin kaynakçalar, ilerde Saygun araştırıcılarının işini de
    kolaylaştıracak nitelikte.
    Bestecinin bütün yapıtlarının detaylı ve açıklamalı listesi, Op. 59 Viyola Konçertosu,
    Op. 29 Birinci Senfoni ve Op. 62 Concerto da Camera'yı içeren iki CD, bir de Saygun öğrencisi Gülsin Onay'ın yazdığı anılar, kitaba ayrı bir renk ve değer katıyor.
    Emre Aracı, hem geniş kapsamlı hem de derin içerikli bir kitap yazmış. Tam anlamıyla bir yandan, yeni yüzyılın başında özlemle beklediğimiz, önyargılardan arınmış bir bilinç değişimini muştulayan; öte yandan da değerbilmezliğin at koşturduğu ülkemizde, Türk bestecilerine karşı duyarsız kalan konservatuvarlarımıza ders verici nitelikler taşıyan bir kitap...
    Bizlere Saygun'umuzun 10. ölüm yıldönümünde sunduğu bu müzik şöleni için, Sayın Emre Aracı'yı şükran duygularım ve derin saygılarımla kutlarım.

  • Okuyucu yorumları
    Bu haber için henüz hiçbir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? Yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!

    Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 18 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    6

     'Kitap' ekimizdeki diğer haberler
    » YERYÜZÜ KİTAPLIĞI
    » Çağının tanığı öyküler - ADNAN ÖZYALÇINER
    » Kadınca bir polisiye - SEVENGÜL SÖNMEZ
    » Keşke Mars'ta hayat olsaydı - HANDE ÖĞÜT
    » Hayatı hafifsemeden hafifletmek - TANIL BORA
    » Doğu rüzgârı - A. ÖMER TÜRKEŞ
    » 'Önce tartışalım' - HALİL GÖKHAN
    » KAPAK - BÜLENT AKKOÇ
    » Bir 'düş'ün adamı: Lovecraft - URAL AKIN
    » Çok katmanlı bir mozaik - LINDA RICHARDS
    » Her şey sözcük kumbarası için... - NUR İÇÖZÜ
    » Aritmetik iyi, cinayet pekiyi... - FATİH ERDOĞAN
    » YENİ ÇIKANLAR
    » GEÇMİŞ ZAMAN TESELLİLERİ

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #83
    "Hayatım boyunca insanlara dostum derim. Bu anlamda dostum demeyi, dost lafını çok seviyorum."
    Çelik, "Dost nereden çıktı?" sorusu karşısında Hayat Bayram Olsa tadında kıvırıyor.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.