Radikal-çevrimiçi / Radikal2 / Allah klonuna zeval vermesin
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  25 Ekim 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Kuvvete dayanmayan adalet aciz, adalete dayanmayan kuvvet zalimdir.
Pascal
Tarihte Bugün
Takvimler 25 ekim tarihini gösterdiği zaman...

1981 yılında,
Türkiye'nin Roma Büyükelçiliği İkinci Katibi Gökberk Ergenekon yolda yürürken saldırıya uğradı. Ergenekon olaydan hafif yaralarla kurtuldu.
1983 yılında,
Huzur Partisi, Anayasa Mahkemesi’nce kapatıldı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Radikal2 


Allah klonuna zeval vermesin

Klonlama, kapitalizmin 21. yüzyılda insan yaşamı üzerindeki yeni hakimiyet projesi mi?
Teorik olarak şu an genetik kopyalama imkansız. Çıkarılan gürültünün nedeni, deneylerin sürmesi için gerekli finansın sağlanması ve kopyalamayı yasaklayan kanunun yeniden gündeme gelmesi

05/01/2003 (253 defa okundu)

SERDAR GÜNAYDIN (Arşivi)

2002 yılının en medyatik kapanış haberi Amerikan Clonaid Şirketi Müdürü Brigitte Boisselier'in klonlama tekniği ile elde edilen ve "Eva" adı verilen ilk kopya kız bebeğin doğumunu açıklaması oldu şüphesiz. Raelian Tarikatı'nın işi olduğu iddia edilen musibet aslında beklenmiyor değildi, ama bu kadar erken sonlandırılması tozu dumana katıverdi işte.
Oysa Haziran 2000'de Clinton'ın, insan genomunun sınanmış bir haritasının belirlenerek yeni bir çağın başladığını dünyaya muştulamasının üzerinden daha ne kadar geçti ki? O zaman varılan noktada DNA'nın yüzde 99'unun deşifre olduğu ancak genlerin sadece yüzde 21.1'inin ne işe yaradığının kesin olarak anlaşılabildiği söylenmiş ve ek üç yıl talep edilmişti.
2001 yılında işler az çok karışmıştı aslında. İleri Hücre Teknolojisi (Advanced Cell Technology) adlı özel bir araştırma şirketi düzenlediği basın toplantısında Kasım sonu itibariyle insan embriyoları üzerinde yıl başından beri gizlice uygulanmakta olan klonlama deneylerinin ilk sonuçlarını açıkladı. Dünyanın en popüler dergilerinden 'Scientific

American'da makalesi de yayınlandı (www.sciam.com/explorations/2001/112401lezzell). Şirketin 1999 yılında hukukçu, tüp bebek uzmanları ve danışmanlardan oluşan bir etik kurul oluşturarak araştırmanın kanuni altyapısını incelettirdiği ve 2001 başında da gizlice çalışmalara başladığı itiraf ediliyordu. Önce yumurta hücreleri için 24-32 yaş kadınlara yönelik gazete ilanları verilmiş, 3000 Amerikan doları karşılığında gönüllü olmayı kabul eden 12 sağlıklı kadın belirlenmiş ve ilaçlarla yumurtalıkları uyarılarak her defasında 10 kat fazla verim alınmıştı. Sonuçta 71 uygun yumurta hücresi elde edilmişti. Karşılık olarak da tedavi bekleyen hastalıklardan mustarip birkaç insandan cilt biyopsisi alınmıştı. İlk deneme Temmuz ayında gerçekleştirilmiş ancak yeni oluşturulan hücre sadece iki kez bölünerek ölmüştü. Deneyler sürmüş, gürültü koparan son çalışmada ise 22 hücre klonlanmış, bunlardan altısı bölünmeye başlamış ve hepsi 5. günü bulamadan kaybedilmişti. Yani sonuçlar tam bir fiyaskoydu. 30 Kasım'da ünlü Science dergisinde yayınlanan makalesinde ekip başarısız olduğunu kabul etse de geleceğe güvenle baktığını yineliyor ve sığırlarda sağladıkları yüzde 80'lik başarılarını kanıt olarak gösteriyordu. 2001 yılı sonunda Amerikan Temsilciler Meclisi insanlardaki her türlü klonlama araştırma ve uygulamalarını kesinlikle yasakladı. 10 yıla kadar hapis ve 1 milyon dolara varan ceza önerisi kabul edildi. 2002 yılı başında Amerikan Senatosu da kararı onayladı. Konu unutulmaya yüz tutmuştu ki kopya bebek hikâyeleri yeniden hortladı.
Teorik olarak şu an itibariyle dünya üzerinde herhangi bir laboratuvarın genetik kopyalamayı başarması imkansız. Başarsa bile ortaya çıkacak garabetin aslından çok daha kötü olacağı kesin. Çıkarılan bütün gürültü deneylerin devam etmesi için gereken yüksek meblağı sağlamaya yönelik bir kamuoyu oluşturmak ve belki de kanunun yeniden gündeme gelmesini başarabilmek. Bunun için de her türlü istismar yolu deneniyor maalesef: Çocuğu olmayanlara umut, onulmaz hastalıklardan çekenlere çare, insanüstü özelliklere sahip evrenin askerleri...
Peki işler nereye varacak?
Klonlamanın geleceği bilim felsefesi platformunda son yılların en popüler konusu olarak yerini çoktan aldı bile. Ünlü genetikçi Silver'ın 1997 yılında yayınlanan "Cennetin Yeniden Yaratılması: Yeni Cesur Dünyada Klonlama ve Sonrası" kitabı tartışmalarda bugün için milat kabul ediliyor. Lee Silver, klonlama ile genetik özellikleri ebeveynler tarafından önceden belirlenebilecek ari bir ırkın yaratılmak istendiğini savunuyor. Böylece klonlanmış üstün özellikli bir 'übermensch' ve rasgele genler içeren mazlum 'untermensch' toplumu oluşuyor. Örneğin 2350 yılında nüfusu yüzde 10'lara ulaşmış seçilmiş insanlar ekonomi, medya, eğlence endüstrisi ve bilgi bankalarının tamamını yönetiyor. Sıradan yüzde 90 ise bunların hizmetinde çalışıyor.
Brian Tokar "Yaşamı Yeniden Tasarlamak" kitabında konuyu daha kavramsal bir temele oturtuyor. Klonlama, kapitalizmin 21. yüzyılda insan yaşamı üzerindeki yeni hakimiyet projesi olarak tanımlanıyor. Biyoteknoloji tüm yaşamsal biçimleri küçücük moleküllere indirgiyor. Pazarda sadece hakim sınıfın ürettiği ve patentine sahip olduğu ilaçlar, kodlar ve klonlar satılıyor. Genetik olarak üretilen daha verimli bitkiler, daha çok ürün alınan hayvanlar var. Doğal olan her şey yerini yapay olana terk etmiş. Nisan'da çıkan kitabında Fukuyama ise, "Tarih, bilim tükenmeden sonlanamaz ve insanlık sonrası biyoteknoloji sayesinde tarih yeniden yazılacak" iddiası ile ortaya çıkıyor.
Son tahlilde teknolojik olarak hazır dünya devletlerinin oluşturduğu ve konunun üzerine tam yetkiyle gidebilecek yapılanmaların gerekliliği kaçınılmaz. Fukuyama, başlangıç olarak bazı girişimlerin tereddütsüz uygulanmasına inanıyor. Örneğin insan klonlama çalışmaları doğrudan yasaklanmalı. Amerikan sistemini ise şu anki haliyle yetersiz buluyor. Kendisinin de Amerikan Biyoetik Konseyi üyesi olduğunu ve Bush'un genetik araştırmaların yasaklanması konusundaki kararlarında imzası olduğunu hatırlatalım.
Bilim ve politikanın yakın gelecekte daha sık birlikte anılacakları muhakkak.
Evrende rakipsiz kalan ama çocuklarını tek tek yiyerek çaresizliğe kapılan kapitalizmin; yeni, hizmete dayalı, bilgi merkezli, popüler bir açılımı biyoteknoloji. Tarihi yeniden yazdırabilecek mi şimdiden bilemeyiz ama başlangıç olarak şu insan gen haritasından 'savaş merakını' bir çıkarabilsek fena mı olurdu?..
Dr.SERDAR GÜNAYDIN: Doku Mühendisliği Uzmanı

Okuyucu yorumları
Bu haber için henüz hiçbir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? Yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!

Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 23 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
6

 'Radikal2' ekimizdeki diğer haberler
» Savaşın erkekleri - AYŞE KADIOĞLU
» SEÇMELER
» Açlık ile eğlence - YILDIRIM TÜRKER
» Fakircilik oynamak! - AYŞE SAKTANBER
» Yükseköğretimin MGK'sı - AHMET İNSEL
» Türkiye'nin "arka bahçesi"nden... - SEVGÜL ULUDAĞ
» Dönüşüm sürecinde bir cemaat - AYŞEGÜL DEVECİOĞLU
» Türklerin savaşçı zihni - EROL GÖKA
» Bir muhalefet alıştırması - GÖKSEL AYMAZ
» Sevdikleriyle yatamayan adam - AYŞE AKDENİZ
» Prens ve prenses paradoks - DONAT BAYER
» Her dile kardeş - NAZAN ÖZCAN
» Arkanda bırakabileceğin her şey - MERT EMCAN
» 'Kaçığın biriyim'

Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

ÖZLÜ SÖZ #163
"Hızır Tüzel:"Gökhan Bey, neden şöhreti yakalayamıyorsunuz, gazetelerde filan 'Gökhan Arsoy son sevgilisiyle görüldü' başlıklı bir haberinizi hiç göremiyorum.
Gökhan Arsoy: "Ben Gökhan Arsoy'un son aşkını kimse görmesin istiyorum. Benim de problemim burad"
Üstüne söylenecek söz yok!

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.