Radikal-çevrimiçi / Radikal2 / Adam olmayacak çocuklar
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  20 Eylül 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Yarım hazırlıkla, yarım tedbirle yapılacak saldırı, hiç saldırmamaktan daha kötüdür.
Atatürk
Tarihte Bugün
Takvimler 20 eylül tarihini gösterdiği zaman...

1519 yılında,
Portekizli Macellan dünyanın çevresini dolaştı
1922 yılında,
Fransız ve İtalyan kuvvetleri Çanakkale'den çekildi.
1937 yılında,
İkinci Türk Tarih Kurultayı, Dolmabahçe Sarayı'nda toplandı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Radikal2 


Adam olmayacak çocuklar

Fotoğraf: Muhsin Akgün
İstanbullu punk grup Rashit no future değil fütursuzca yaşamadan yana, ikinci albümleri de piyasada

02/03/2003 (403 defa okundu)

NAZAN ÖZCAN (Arşivi)

İlk dakikada ilk golü yiyoruz. Tolga Özbey "Eğer söylediklerimizin hepsi yazılmayacaksa bir daha röportaj vermeyeceğiz" restini çekiyor. Kendince haklı, dediğine göre söylediklerinin önemlileri gazetecilerin sansürüne kurban gitmiş. Ters girişe rağmen iyi çocuklar. Akılları fazlasıyla başlarında. Üstelik bir muhaliflik, bir muhaliflik, insanın içine serin sular serpiyor. Zaten Rashit'in yeni albümünün ismine bakmak yeterli:
"Adam Olmak İstemiyorum". Olmasınlar da zaten. Radikal İki'nin "en önemli" sayfalarında yazan çizen yazarların küreselleşme, sansür, televole kültürü, savaş, kapitalizm, yeni dünya düzeni, medyada tekelleşme üzerine yazdıklarını onlar şarkılarıyla söylüyorlar. Öyle suya sabuna dokunmayalım,
hafiften giydirelim gibi "kibar" bir tavır asla yok. Sağlam giydiriyorlar yani. "Davul zurna ile kutluyoruz sonumuzu/Panayır yerine çevirdik intihar yolumuzu" ya da "İşte bu milenyum rahatsızlığı/Çalıştırır herkesi eşşekler gibi". Daha fazlası da var ama, burada yazmak ayıp. Bir de albümde yılların şarkısı "Ağlama Değmez Hayat"ın bir cover'ı var ki, tadından yenmez.

Fotokopi olmak
Vokalde Oğuz Taktak, gitarda Tolga Özbey, davulda Orkun Tunç ve bas gitarda Bülent Kabaş'tan mürekkep Rashit, aslında 10 yılı yeraltı konserleriyle deviren bir grup. "İstanbullu punk" yani içinde punk, oryantal, rock, ska olan bir müzik yapan grubun yaş ortalaması 25. 10 yıl önce Tolga bir müzik dükkânında Kraft grubunu dinlerken, Oğuz onu duyuvermiş ve böylece "kafaların bir olduğunu" düşünüp "Rashit"i oluşturmuşlar. Zar zor olsa da kişisel bilgilerini almayı başarıyoruz. Her şeyden önce "Özal'ın deney tüpleri" olan gençler onlar. Bülent, bir üniversitede araştırma görevlisi, iletişim fakültesi mezunu, Oğuz ise aynı fakültenin mezun olamayanı, şimdi kız arkadaşıyla atölyelerinde takılar yapıyor, Tolga yedi yıldır iktisat fakültesinde, Orkun ise işletme mezunu, iş başvuruları sonuçsuz. Genelde hayatları müzik. Bir de bir şeyleri baltalamak. Eskiden çalıştıkları yerlerde saatleri ileri almak gibi şeyler yaparken şimdi işi ilerletmişler. En son marifetleri metroda Rashit çıkartmaları yapıştırırken yakalanmak. Kamu malına zarar vermekten 10 jeton atmak zorunda kalmışlar. Oğuz gayet mantıklı "Duvarlar hepimizindir, yalnızca banka reklamlarına ait değildir" diyor. Tolga ise "Herkes bu çocukça şeyleri yaparsa bir şeyler değişebilir".
İşte tam da bu nedenden adam olmak istemiyorlar. Bir şeyleri değiştirebilmek için. Tolga anlatıyor: "Klişeleşmiş, Türk aile yapısında anne baba fotokopisi olarak yaşayan, eğitim hayatında sorgulamadan her şeyi kabul eden, bir yerlere gelen, maaşını alan insanlar var. Bunlar adamsa biz adam olmak istemiyoruz. Çünkü dünyayı bu insanlar yönetiyor. Ve dünya kötü bir halde. Unutulmaması gereken bir şey var. Dünya bir değişim içinde ve biz de o değişimin bir parçasıyız". İyi de kardeşim, ne olmak istiyorsunuz o zaman derseniz cevap şöyle: "Kendimiz olmak istiyoruz.
İlkokuldan beri bizim yolumuz çiziliyor. Biz de bu çizginin üstünde yürümemeyi, adam olmamayı ve başka bir patikadan yürümeyi tercih ediyoruz" diyor Oğuz ve Tolga tamamlıyor: "Planlanmış bir hayat istemiyoruz. Karşıyız hatta. Bugünü atlatamazken düşünemem yarını sözü de buradan geliyor. Buna no future demiyoruz, fütursuzca yaşıyoruz işte". İki yıl önce çıkardıkları albümlerinden sonra "maymunlaşmamak için" ortalıklarda gözükmemeyi tercih eden grubun bu albümünün satışları ilkini çoktan geçmiş. Ya şimdi "maymunlaşırlarsa", ay pardon, yani "popülerleşirlerse?"
"Bu sözlerle açıkçası kimse sponsor olmaz. Ama gene de istiyorlarsa olsunlar" diyor Oğuz.

Kardak'tan Irak'a
"Adam olmak istemeyen" bu adamlar ilk albümde söyledikleri 'Çok mu Zor'u yeni albüme de koymuşlar. Şarkı da cuk oturmuş. Mesele savaş. Oğuz'un dediği gibi önemli olan "Savaşın çıkmasına sebep olan faktörlere de karşı çıkmak gerek". "Küreselleşmenin sonuçlarından dolayı bu savaşın çıktığını bilmeli insanlar. 'Çok mu Zor' şarkısı aslında Kardak Krizi'nde yapılmış bir şarkı" diyor ve Tolga devamını getiriyor. "Üç metrekare toprak parçası için insanların yaptığı seferberliği seyrettik günlerce ve çok da eğlendik" Eğlendikleri şeyler arasında şarkılarında "basına geçirmek de" var gibi gözüküyor. Sözleri yazan Tolga biraz sinirli halde "Ne düşünmemiz gerektiğini medya söylüyor artık. Televizyondakilerin rezillik olduğunu düşünüyoruz. Tencere pazarlamaktan başka bir işe yaramıyor" derken savunacak bir şeyimiz olmaması can sıkıcı tabii. Ama alındık desek yalan.
Gelelim "Ağlama Değmez Hayat" faslına. Türk Sanat Müziği'nin punk yorumu. Dakikalardır konuşmadan oturan Orkun "Yaa bu soruya da ben cevap vereyim" diye kazan kaldırınca buyur ediyoruz. "Konserlerde çalıyorduk. Bizim sözlerimiz değil ama albümün konseptine uygundu. Çok da karamsar değiliz" dedikten sonra sözü gene Tolga alıyor: "Oturup ağlamıyoruz yani, televizyonu açıp Reha Muhtar'ı gördüğümüzde gülmeyi başarabilen insanlarız. Tamam birçok problem var, belki birçoğu hiç çözülemeyecek ama insan hayatı da belli bir süre, bunları kafaya takarak bütün hayatımızı harcamaya gerek yok". Eh doğru söze ne denir?
Rashit'in albüm fiyatı özellikle 6 milyon 750 bin lira tutulmuş. Canlı kanlı dinlemek için Çarşamba günü Babylon'a uğramanızı salık veririz. Albümü seveceksiniz ya da nefret edeceksiniz. Başka şansınız yok. Tolga'nın annesi "Biraz sert değil mi evladım" diye sormuş, cevabını "Çok susmadım mı anne" sorusuyla almış. Siz ne dersiniz?
Adam Olmak İstemiyorum / Rashit / Ada Müzik / http://www.rashit.com

Okuyucu yorumları
Bu haber için henüz hiçbir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? Yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!

Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 26 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
puan
7

 'Radikal2' ekimizdeki diğer haberler
» Stars and Stripes - ERDAL YAVUZ
» Tarihin en korkunç savaşı - ZEYNEP AKSOY
» İnsan yüreğinin haritacısı - HİLMİ TEZGÖR
» Vurulmuşum sana - NAİM DİLMENER
» Cem Yılmaz'ın sınıflı topluluğu - ESRA ARSAN
» Marksizm gıyabında yargılanıyor - SEZAİ ÖZKAN
» Adem ve Havva'dan kurtuluş yok mu? - A. ADNAN AKÇAY
» Doların euroyla savaşı - AHMET ÇAKMAK
» Kahramanınız Bush - YILDIZ SİLİER
» Düştür düş! - AHMET BÜKE
» Tüm kirliler sepete - ELİF ŞAFAK
» Gösterilen savaş - EZGİ BAŞARAN
» Pazarda satılır - EDA ALANSON
» Bugün 'yüz nakli' yarın... - CİHAN DEMİRCİ
» Irak çıkmazına nasıl girdik? - TÜRKER ERTUNCAY
» Kediköpek - AYŞE KADIOĞLU
» İmparatorluk ve barış - MESUT YEĞEN
» Duygusalın dediği - YILDIRIM TÜRKER
» Hey Siirtli! - ÖMÜR EYÜP KURUM
» SEÇMELER
» Hırslı kadınla gamsız adam - ELVAN UYSAL/Roma

Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

ÖZLÜ SÖZ #175
"Hayat materyalini bilinç dışı kirli kullanmanın Türk medyasındaki en takdir alan örneği"
Haftalık dergisi Ece Temelkuran'ı tanımlıyor. Yanında açıklamasını da verseler!

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.