Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  9 Şubat 2010 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Kötümserlik, delilik haline gelmiş bir gururun en tatsız biçimidir.
Franc Nohain
Tarihte Bugün
Takvimler 09 şubat tarihini gösterdiği zaman...

1921 yılında,
Gaziantep, bir anlaşma imzalanarak Fransızlara teslim oldu.
1995 yılında,
Zorunlu trafik sigortası için ödenecek yıllık prim yüzde 20 ile yüzde 189 oranında artırıldı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Radikal2 


Hrant Dink yalnız değil

Hrant Dink yalnız değil
H. Dink, hem Ermeni diasporası hem de resmi/muhafazakâr kesimlerdeki önyargılara karşı mücadele ediyor.
Birilerini ölümle yalnız bırakmaya ve provakasyonlara açık yazılarında sadece üslubu önemseyen yazarlara karşı, hepimiz Hrant Dink'iz

14/03/2004 (863 defa okundu)

RIDVAN AKAR (Arşivi)

Hatırlayın, 28 Şubat sürecinde andıçlanan -yani yalan yere suçlanan- İHD Başkanı Akın Birdal'ın PKK destekçisi olduğu gerekçesiyle saldırıya uğrayışını, vuruluşunu ve ölümden kıl payı kurtulmasını hatırlayın. Aradan aylar geçtikten sonra söz konusu andıçın Akın Birdal'ı kamuoyu önünde küçük düşürmek için yapıldığı belgelenmişti. Ankara'nın kapalı kapıları ardında tezgahlanan bu senaryo hiç değişmedi. Ancak senaryonun kurbanları her dönemde farklı isimler oldu.
Şimdi sırada Hrant Dink var. Agos Gazetesi'nin Genel Yayın Yönetmeni. Hrant Dink, iki önemli şeyi başardı. Öncelikle yıllardır içine kapalı olan, sorunlarını, dertlerini 'kol kırılır yen içinde kalır' misali yalnızlıkla yaşayan Ermeni cemaatini, Türk kamuoyu ile buluşturdu. İlk kez Türkçe çıkan bir cemaat gazetesiyle Ermenilerin kültürleri, yaşamları, sorunları kamuoyuna mal oldu. Dink'in diğer başarısıysa -biraz ironik ama konuşmasıydı. Hrant Dink konuşuyordu. Ermeni cemaatinin karşılaştığı sorunları, ayrımcılığı ve tarihi tartışıyor, sorguluyordu. Dink, iki cephede birden uğraş veriyordu. Bir yanda da Dink'in diyalog çabası, diaspora tarafından tepkiyle karşılanıyordu. Onu 'Türkleşmekle' suçlayan milliyetçi Ermeniler uzlaşmakla suçluyordu. Cemaatin dini referanslarla değil, çağdaş demokratik ve laik bir yönetim yapısına kavuşması dileğiyse kimi zaman cemaat içinde gazetesine dönük boykot kampanyalarıyla 'cezalandırılıyordu'.
Dink'in diğer uğraşıysa devlet ve resmi çevrelerde, milliyetçi/muhafazakâr kesimlerden kaynaklanan önyargılara karşı verdiği mücadeleydi. Konferanslarda, toplantılarda, televizyonlarda cesaretle cemaatine dönük ayrımcılığı teşhir etti. Ermenilerin de bu toprakların bir parçası, Anadolu kültürünün 'olmazsa olmaz'larından biri olduğunu söyledi.
Ve böylece sıra Hrant Dink'e geldi. Agos gazetesinde Sabiha Gökçen'le ilgili bir iddiaya yer verdi. Ve ne gariptir ki 'tarihi tarihçilere bırakalım' taraftarları bir anda Hrant Dink ve Agos gazetesini hedef tahtasına yerleştirdi. Bir anda Sabiha Gökçen'in farklı şecereleri yayımlandı. Kimilerine göre Bursa, kimilerine göre Kastamonu kökenliydi. Kesinlikle Türktü. Genelkurmay Başkanlığı bile zehir zemberek açıklamalarla bir iddiayı çürütmenin ötesinde buna cesaret edenlerin ihanetini tartışır açıklamalar yaptı. Oysa ne gariptir ki bu ülkede kimi 'solcu' ve 'İslamcı' çevreler Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal'in ve Cumhuriyet kurucularının Sabetaycı olabileceğine ilişkin ima ve iddiaları yıllardır savunuyor, ancak kimsenin bu kadar tepkisini çekmiyordu. Öylesine garip bir tartışmaydı ki, aynı günlerde devletin en saygın kurumlarından Türk Tarih Kurumu Başkanı Yusuf Halaçoğlu Ermeni soykırımı iddialarını çürütmek için 1915 sonrası 649 bin Ermeni'nin Anadolu'ya geri döndüğünü iddia ediyor, ancak 1927 sayımlarında sayılarının 70 bine inişini izah etmiyordu. Acaba 649 bin Ermeni, Anadolu'ya döndüyse kaçı göç etmiş, kaçı Türkleşmiş/Türkleştirilmişti?
Örneğin, araştırmacı Kemal Yalçın'ın -yıllarca bir yayınevinin depolarında bekletilen "Seninle Güler Yüreğim" kitabında yaptığı söyleşilerde Müslümanlaşan Ermenilerin anlattıkları bir tarihi gerçek miydi? Sabiha Gökçen tartışması daha bilimsel, daha soğukkanlı ve daha derinliğine yapılabilir ve tarihe yaklaşımda örnek bir olgunluk sergilenebilir miydi? Gökçen'e ilişkin bu iddiayı sayfalarına taşıyan Hürriyet gazetesi olmasa, Agos'un bu iddiası ne kadar yankı bulurdu?

Bağcı dövmek
İşte bütün bu sorular bir yana bırakıldı ve Hrant Dink ile ilgili dosyalar açıldı. Kimi konferanslardaki konuşmaları keyfi biçimde kullanılmaya, Dink'in sabıka dosyası didiklenmeye, 'vatana ihaneti' kanıtlanmaya çalışıldı. Kimi yazarlar Gökçen tartışmasında gösterilen bir tanığı 'Türkiye'de ev temizlemeye gelmiş' cahil/yaşlı kadın diye sınıflandırmaya kalktı. Ne güzel! Osmanlı döneminde iki zimmi bir Türk aleyhine tanıklık bile edemezdi. Şimdi kalkmış bir Ermeni, bir Türk ile ilgili tanıklık etmeye cüret ediyordu! Kimileri üzüm yemek yerine bağcı dövmek için Dink'i kullandı. Hrant Dink gibilere cesaret veren AB süreciydi. Yoksa hangi azınlık mensubu bugüne kadar devleti, tarihi, resmi ideolojiyi sorgulama cesaretini kendinde bulmuştu? Bu ekalliyetlere haddini bildirmek lazımdı!..
İşte medyanın bu silahşörleri/kalemşörlerinden cesaret alan ülkücüler de gidip Agos gazetesi önünde 'Hrant Dink artık hedefimizsin' diye sloganlar attı. Agos çalışanları ve Hrant Dink doğruca ölümle tehdit edildi. Zamane andıçı Dink'i vurmuş, Dink'in ne zaman vurulacağı ise katillerin insafına kalmıştı. Akın Birdal da bugün pişkinlikle olayı unutmuş görünen aynı mahfiller tarafından hedef gösterilmemiş miydi?
Hrant Dink, Agos gazetesindeki son yazısında "Korkmadım desem yalan olur" diye yazdı. Korkutulan Dink değil, çokkültürlülük, farklı düşüme ve düşündüğünü söyleme kültürüydü. Onun içindir ki bugün hepimiz Hrant Dink'iz. Dünü konuşmayı, tartışmayı ve sorgulamayı bile ihanet kabul edenlere karşı, bu toplumda her dönem birilerini ölümle yalnız bırakmaya karşı, provakasyonlara açık yazılarında sadece üslubu önemseyen yazarlara karşı bugün hepimiz Hrant Dink'iz. Uluslararası platformlarda Türkiye sevgisini, inancını haykıran ve bunun için kimi zaman kendi halkının, kimi zaman da resmi ideolojinin 'hain'i olan Hrant Dink yoluna -bizlerle devam etmeli/edecek.
Tıpkı Nâzım Hikmet'in dediği gibi, "Vatan kurtulmamaksa korkmuş karanlığımızdan/ben vatan hainiyim/yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla/Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ..."

Bu haber için okuyucularımızın yorumları
Aşağıda bu haber için okuyucularımızın yaptığı yorumları görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!
  • HAYAL ETMEK  (Yazan: Sami Anjel)
  • biz de yalnız değiliz  (Yazan: gokmen kilic)

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 37 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    7

     'Radikal2' ekimizdeki diğer haberler
    » Duvarın karşısında ne var? - YILDIRIM TÜRKER
    » Perdede arabesk bezemeler - ALPER KIRKLAR
    » Seçmeler
    » Muhafazakârın değeri, demokratın bireyi - EROL GÖKA
    » Muhafazakâr demokrasi, üçüncü yol... - HASAN KİRMANOĞLU
    » Polis ve vicdan - ÖMER TURAN
    » Sinir harbi ortamındaki zoraki evlilik - AHMET İNSEL
    » Korsan yasası, kimin tasası? - CİHAN DEMİRCİ
    » ''Kıskananlar çatlasın'' - LALE MÜLDÜR
    » Kitap bozumu günlerimiz... - AHMET BÜKE
    » Tansiyonun mu var derdin var
    » Çağımızın bir hastalığı - BARIŞ KORKMAZ
    » Komik ülkenin hafif insanları! - OĞUZ ADANIR
    » Kuşum Aydın ve şenlikli kamuoyu - YÜCEL KARADAŞ
    » İleri İngilizce derslerine giriş - ALPEREN ATİK
    » Dumanı kalır - OZAN TAYLAN SARIASLAN
    » Bir iletişim aracı olarak sigara - OZAN KAMİLOĞLU
    » Ümraniye türkü söylüyor - HAKAN GÜLSEVEN
    » Kent kimliği ve yıkım - BİNALİ AĞAÇ
    » Hatunlar iş başında! - MERT EMCAN
    » Bir Musikâr kuşu - NAZAN ÖZCAN
    » Ne varsa alternatifte var - NAİM DİLMENER
    » ''Söyle onlara biz burada iyiyiz'' - MENEKŞE TOPRAK/Berlin
    » Aşk yaşlanmaz - Derleyen: Ekim Yücel
    » Evlenme hakkı - ZEYNEP AKSOY
    » Hatırlatmalar - OYA ÖZDEN SANER

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #402
    "Bakanlığımıza bağlı tüm sanat kurumlarımızca 1 Nisan Perşembe günü, sanat topluluklarımızın bulundukları şehirlerde '1 Nisan Şakası' formatında sürpriz etkinlikler düzenlenmesi planlanmıştır."
    Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, bakanlığa bağlı sanat kurumlarında şakalar yapılmasını istemiş. 1 Nisan şakası yapılacağını kamuoyuna duyurmamaları konusunda da uyarıda bulunmuş. Okuduğunuz ise Hürriyet'in 'atlatma haberi.'

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.