Radikal-çevrimiçi / Radikal2 / İskeçe'de uyku vakti
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  30 Eylül 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Düşmanlarınızı kötülemeyin, onlar sizin eserinizdir.
William Hazlitt
Tarihte Bugün
Takvimler 30 eylül tarihini gösterdiği zaman...

1520 yılında,
Kanuni Sultan Süleyman tahta çıktı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Radikal2 


İskeçe'de uyku vakti

İskeçe Türk Birliği futbol takımı.
Öteki etnik grupların aksine,Türk kökenli Yunanistan yurttaşları yalnızca dini kimlikleri altında tam vatandaşlığa layık görülüyor

17/07/2005 (2587 defa okundu)

BAŞAK ÇALI (Arşivi)

İskeçe'de saat öğleden sonra ikiyi vurduğunda bütün şehir halkının göz kapakları ağırlaşıyor. Dükkanlar, pastaneler, börekçiler, kahvehaneler yavaş yavaş kapanıyor. Uyku vakti artık. Kimisi üç saat şekerleyecek, kimisi şöyle bir uzanacak, kimisi keyifle gazetesinin bulmacaları içine gömülecek. İskeçe'de 'akşam pazarının son demleri bunlar geel vatandaş geeel' diye bağıran pazarcılar da yok Romanca, Türkçe, Yunanca, Pomakça. Cumartesi pazarı da öğleden sonra iki dediniz mi bitiyor. Uyku vakti pazar dinlemiyor. Ve hatta Türk, Roman, Pomak ya da Yunan olmanız uykusu gelmiş bir İskeçeli olmanıza engel değil. Ama diyelim muzip üç beş arkadaş, biraraya geldiniz ve dediniz ki bir dernek kuralım adını da 'Uykucu Türk İskeçeliler Derneği' koyalım. İşte o zaman İskeçe otoriteleri size uykusuz geceler yaşatabilirler. Neden diyeceksiniz, yok mu uykucu Türk İskeçe'de? Ya da belki de siz de katılacaksınız bu ismin absürdlüğüne 'Yok efendim uykucu Türk olmaz!' İkisi de değil Yunanistan Yargıtayı'na soracak olursak. Derneğinizin adının 'Uykucu Azınlık Üyesi İskeçeliler Derneği' olması daha yerinde olur. 'Uykucu Müslümanlar' da uygun görülebilir eğer dernekçilik hevesinizde ciddiyseniz. İskeçe'de uykucu ya da asabi ya da şakacı, içinde 'Türk' adı ya da sıfatı bulunan bir dernek kurmak Yunanistan kamu düzenine aykırı çünkü, İskeçe Türk Birliği'nin (Tourkiki Enosis Ksanthis) kapatılmasını kesinleştiren 14.02.2005 tarihli kararı okuduğunuzda.

Şakaya gelmez
Hukuk ciddi iştir elbet. Yüksek Mahkeme kararları hakkında, hangi ülkenin mahkemesi vermiş olursa olsun, peşin hükümler vermek hukukçuluğa da mizahçılığa da yakışmaz. Ama bazı kararlar var ki dünya tarihinde, içeriklerini, mantık örgülerini, gerekçelerinin tutarlılıklarını şakaya vurmaktan başka çare kalmıyor. Kuşkusuz birçok ülkenin ve bu arada Türkiye'nin repertuvarı da zengin bu konuda. Yunanistan Yargıtayı kararında Batı Trakya'da 1923 Lozan Anlaşması uyarınca bir 'Müslüman Azınlık' olduğu tespit ediliyor. 'Türk' isimli dernekler Batı Trakya'da bir Türk azınlık yaratmak amacını eşyanın doğası gereği taşıyacağından ve bu da kamu düzeni ve halkın huzurunu tehdit ettiğinden, karar, 1927'de (evet, belki tekrarlamakta fayda var 1927'de) kurulmuş olan İskeçe Türk Birliği'nin kapatılmasını kesinleştiriyor. Mahkeme böylece, bir özel hukuk rejimine tabi olmayı, bireylerin gerçek yaşamdaki kimliklerinin ne olduğu ile eş tutuyor. Sosyal ve kültürel etnik kimlik tanımlamalarını yok sayıyor. Bu tür tanımlamaların otomatik olarak siyasi -bölücü, yıkıcı, parçalayıcı anlamında bir içerik taşıdığını savunuyor.

Hukuk bolluğu
Oysa ki hukuk rejimleri bireylerin eş zamanlı olarak kendi istekleriyle ya da kendi istekleri dışında parçası oldukları toplumsal, ekonomik, siyasi ilişkiler ağları içinde korunmalarını, kollanmalarını amaçlar. Hukukun dışında kalmak bireyleri kırılgan yapar. Toplum içinde eşit bir birey olarak ilişki kurma yeteneklerini ellerinden alır, keyfi muamele görme riskini artırır. Aman kara noktalar kalmasın, aynı konumdakiler eşit muamele görsün, farklı konumdakiler toplumda dezavantajlı konuma düşmesin derdindedir ciddi hukukçuluk. Yunanistan yurttaşısınız, AB yurttaşısınız, Müslüman azınlık rejiminin korumasına tabisiniz. Ne keyif diyeceksiniz... Bir birey olarak, yurttaş olarak, azınlık üyesi olarak sizi koruyacak, kollayacak ekonomik, kültürel, sosyal, eğitim ihtiyaçlarınızı karşılayacak bir sürü anayasal hak, kanun, uluslararası sözleşme, protokol, ek protokol var. Ancak İskeçe'de bu hukuk bolluğu İskeçe Türk Birliği'nin 1984'de tabelasının indirilmesini ve 21 sene sonra kapatılma kararının kesinleşmesini engelleyemiyor. Hemen birkaç ay sonra Rodoplu Türk Kadınlar Derneği'nin kayıt başvurusu da benzer sebeplerle reddediliyor. Böylece Batı Trakya Türk Öğretmenler Birliği ve Gümülcine Türk Gençlik Derneği kapatılma kararlarından günümüze, Yunanistan Yargıtayı tutarlılıkla, etnik kimlikleri Türk olan yurttaşlarının dernekleşme özgürlüklerini yok sayıyor.
Yunanistan'da yaşayan diğer etnik gruplar sosyal ve kültürel amaçlarla özgürce dernekleşebilirken (Makedonlar dışında), Türk kökenli Yunanistan yurttaşları yalnızca dini kimlikleri altında tam vatandaşlığa layık görülüyor. Yunanistan'ın en yüksek mahkemesinden çıkan bu kararın gerekçeleri, ancak dernek kurma ve örgütlenme hakkının antidemokratik ve orantısız bir şekilde kısıtlanması çerçevesinde AİHM'e yapılacak bir başvuru ile tekrar sorgulanabilecek. Yunanistan Yargıtayı'nın böylesine hukuka sırtını dönmüş, yurttaşlarına aşırı güvensiz, kaprisli, memleket derneklerinin isimlerinden korkan milliyetçi dinamiklere arkasını dayamış bir karar vermesini mümkün kılan siyasi altyapının daha derin olarak incelenmesi gerekiyor.
Etnik kimlikleri Türk olan Yunanistan yurttaşlarının İskeçe sokaklarında volta atmadığı gerekçesi hukuki ciddiyetten yoksunsa asıl gerekçe ne? İskeçe Türk Birliği kapatıldığında amatör kümede oynayan futbol takımı da kümeden ihraç edildi. O zaman asıl gerekçe, 1976 yılında Birinci Küme Amatör Takımlar Şampiyonu olan bu takımın Yunanistan futbol ligindeki önlenemez yükselişinin durdurulmasıdır!
Avrupa Birliği eteklerinde uykulu günler.

BAŞAK ÇALI: Londra Üni.

Okuyucu yorumları
Bu haber için henüz hiçbir okuyucumuz yorum yapmamış. İlk siz olmak ister miydiniz? Yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!

(Bu haber için henüz hiçbir üyemiz puan vermemiştir)

 'Radikal2' ekimizdeki diğer haberler
» Mosmor rock-metal - TUĞRUL ERYILMAZ
» Çok normal bir grup - NAZAN ÖZCAN
» SEÇMELER
» Blog ile klasik medyanın ortaklığı - EDİP EMİL ÖYMEN
» BBC ve CNN farkı
» Tekinsiz yol
» Uluslararası yeni terör - BÜLENT ARAS
» PKK bir adres midir? - ÜMİT FIRAT
» Alternatif küreselleşme - AHMET İNSEL
» Bebeklere ötenazi
» Ayşe Kulin, Leyla Zana - HANDAN ÇAĞLAYAN
» Yazarınız Nobel'den bildiriyor - AYŞE DÜZKAN
» Dünya barışla değişir mi? - AYŞEGÜL DİKENLİ WILLIAMS
» Çöp meselesi - EMRE MOKAN
» ...ya Çernobil'den değilse! - HAKAN ADANIR
» "Yaşayan Göl"ü öldürmeyin! - MEHMET KARTAL
» Berlin'de Türkler arasında - ESMAHAN AKYOL
» Grotowski'nin izinde - ZEYNEP AKSOY
» Heykeller de ölür - BAYRAM CANDAN
» Kentten indik "tatil köyüne"... - AHMET PARMAN
» Tabakamız savatsız olmasın, tütünsüz kalmasın - CEM DÜZOVA
» Ya anadilde ya da hiç - ASLI ONAT
» Gölgenin çığlığı - MERT EMCAN
» Film noir'ların sonuncusu - ÖZGÜR UĞURLUOĞLU
» Fransız usulü kadın hikâyeleri - ERMAN ATA UNCU

Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

ÖZLÜ SÖZ #417
"Ya bir gün hayranlarınız "Bu şopardan şiir mi dinlenir?" deyip sizi terke ederlerse?"
"Yok o biraz ağır oldu."
Hürriyet'ten Sibel Arna soruyor, İbrahim Sadri cevaplıyor.

Haber Arama
Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

© Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.