Radikal-çevrimiçi / Radikal2 / Aurelio bahane, ýrkçýlýk þahane (!)
Radikal-çevrimiçi
<  Ý N T E R N E T  B A S K I S I  >  20 Mayıs 2013 
 Kodunuz: Åžifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 YaÅŸam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Bir insaný tanýmak istiyorsanýz, onu en büyük bir mevkie getiriniz.
Pittacus
Tarihte Bugün
Takvimler 20 mayýs tarihini gösterdiði zaman...

1481 yýlýnda,
II. Bayezit tahta çýktý.
1622 yýlýnda,
Sultan II. Osman öldürüldü
1933 yýlýnda,
Türk Hava Yollarý kuruldu.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satýþ tarihinden iki gün sonra internete aktarýlmaktadýr.

Haberi YazdýrYazdýr Haberi YollaYolla Radikal2 


Aurelio bahane, ýrkçýlýk þahane (!)

Aurelio'nun 'ne derece' Türk olmasý bekleniyor?
Aurelio, sonradan T.C. vatandaþý olup Türk kökenli olmayan ilk milli oyuncu. Yani sadece Anayasa'da yazdýðý þekliyle kan baðýyla deðil vatandaþlýk baðýyla kurulmuþ bir sosyal sözleþmenin ilk milli çocuðu. Peki neden birileri bu durumdan rahatsýz oluyor?

20/08/2006 (1276 defa okundu)

BAÐIÞ ERTEN (ArÅŸivi)

Son Dünya Kupasý'nýn belki de en güzel maçlarýndan biri olan Almanya-Arjantin maçýnýn baþýnda iki takým tek bir pankart taþýyarak çýktý maça. Üzerinde "Say No To Racism" (Irkçýlýða Hayýr!) yazýyordu ve herkes alkýþlýyordu. Oysa önemli bir sorunun da altýný çiziyordu bu pankart. Futbolda ýrkçýlýk problemi giderek artýyordu ve buna karþýn etkin mücadele vermek gerekiyordu.
Geçtiðimiz yýl futbolun önemli gündem maddelerinden biriydi ýrkçýlýk konusu. Barcelonalý futbolcu Eto'o'yu maçý býrakacak kadar kýzdýran saldýrýlar, Ýspanyol milli takým antrenörünün gaf kapsamýnda sayýlan ýrkçý sözleri ve sahaya giderek daha fazla atýlmaya baþlayan muzlar... Sezonun en görkemli finalinde bile yine bu konuyu tartýþtýk hepimiz. Dünya Kupasý'nýn nasýl kazanýldýðýndan çok Materazzi'nin Zidane'a ýrkçý küfür edip etmediðini merak ettik.
Ýlginçtir, Avrupa bu konuyla hemhal olur, tribünlerde ýrkçýlýðý önleme programlarý tasarlarken, biz, yani Misak-ý Milli sýnýrý dahilindeki futbolseverler bu tartýþmalarý hariçten gazel tadýnda, gýyaben izler konumdaydýk. Çünkü Avrupa fokur fokur kaynarken Türkiye'de futbolun ýrkçý yüzü neredeyse hiç zuhur etmemiþti ve hatta tersine siyah oyuncular genelde futbolun en güzel renkleri olarak kabul edilegelmiþti. Fenerbahçe'de en uzun süre oynayan yabancýlardan biri olan Uche ilaný aþklarla tribünlerin sevgilisiydi, Amokachi ve Nouma'dan daha Beþiktaþlý kimse yoktu, Okocha Nijeryalý olduðu kadar Türk'tü de... Arada "yamyam" hakaretleri de duyulmadý deðil, ama ýrkçýlýk hakikaten münferitti.
Dýþlamanýn, kültürel ýrkçýlýðýn, þovenizmin envai çeþidine kucak açan tribünleri, ýrkçýlýk illetinden uzak tutan þey tam olarak nedir? Bu baþka bir yazý konusu. Ama son zamanlarda Aurelio'nun yeni nüfus kaðýdý üzerinden baþlayan tartýþmalar bizi hiç de alýþýk olmadýðýmýz sulara götürmeye baþladý, iþbu yazý bu kaygýnýn eseridir.

Türk olmayan TC'li
Aurelio gerçekten de bir ilk. Ama hangi açýdan? Bir Brezilyalýyý milli takýma kazandýrma hamlesinin fikir babasý biz deðiliz. Togo milli takýmýnda altý Brezilyalý var, Tunus'ta Dos Santos, Japonya'da Alex oynuyor. Katar eðer FIFA izin verseydi Brezilyalýlar karmasýyla çýkacaktý maçlara. Baþka bir ülkenin pasaportunu taþýyan ilk milli futbolcumuz da deðil. Çünkü 'Almancý'larýn neredeyse hepsi bu durumda. Hamit de, Nuri de önce Alman pasaportuna sahipler. Herkesin sandýðýnýn aksine milli formayý giyen ilk siyah oyuncu da deðil. Altaylý Vahap Özaltay bundan 79 sene önce bu onura eriþmiþ. Farklý etnik kökenli ilk oyuncu hiç deðil. Lefter gibi bir efsane varken bunu tartýþmak bile yersiz. Onun ilkliði þu aslýnda: Aurelio sonradan T.C. vatandaþý olup, Türk kökenli olmayan ilk milli oyuncu. Yani sadece Anayasa'da yazdýðý þekliyle kan baðýyla deðil vatandaþlýk baðýyla kurulmuþ bir sosyal sözleþmenin ilk milli çocuðu.
Peki neden birileri bu durumdan rahatsýz oluyor? Bunun ýrkçýlýk dýþýnda sebepleri de olabilir mi? Açýkçasý pek emin deðilim. Tamam Aurelio Türkiye'deki futbol kültürünün bir deðeri deðil. Milli takýmýn da yabancý oyuncusu gibi duruyor. Ama bir zamanlar ayný formayý ýslatan Mustafa Ýzzet'ten daha az buralý da deðil. Mehmet Demirkol yazdý geçen hafta. Trabzon'un yerini Mustafa Ýzzet bilmez, ama Aurelio iyi bilir. Rize'yi de, Diyarbakýr'ý da, Manisa'yý da... Hatta Aurelio belki kimi Almanya'daki Türk'ten de daha fazla süredir bu ülkede yaþýyor ve emeðini ortaya koyuyor.

Türk gibi
Ondan Ýstiklal Marþý'ný okumasýný, çok iyi bir Türkçe konuþmasýný, deyim yerindeyse "Türk gibi" olmasýný bekleyenler þunu da iyi bilmek zorunda. Ne Anayasa'da ne de herhangi bir kanunda Aurelio'yu bu söylenenleri yapmaya zorlayan bir hüküm yok. Kendini idare edecek kadar Türkçe bilmesi yetiyor. Hatta ismini Mehmet diye deðiþtirmesi bile gerekmiyordu. O hâlâ Marco Aurelio. Birileri bunu istese de istemese de...
Gelelim onun oynadýðý takýmý tutmam, milli marþý öðrenmeden inanmam, diyenlere. Dikkatli olsunlar. Bu memlekette her türlü ýrk ayrýmcýlýðý yasal ve anayasal olarak cezalandýrýlýyor. Ve eðer TCK'nýn fikir özgürlüðü kapaný gibi kullanýlan 301. maddesi asýl uygulanmasý gereken yerlerde kullanýlýr ve memleketin bir savcýsý da buna cüret ederse iþiniz hakikaten zorlaþýr. Türklüðün hakikaten aþaðýlandýðý zamanlar ona ýrkçý anlamlar ithaf edildiði anlardýr.

Milli Formayý Giyen Ýlk Siyah
Türkiye tarihinin ilk siyah milli oyuncusu Vahap Özaltay 1908 Ýstanbul doðumludur. Altay kulübünün iddiasýna göre 14 yaþýnda babasýnýn tayininin ardýndan Ýzmir'e gelir. Futbolu da Ýzmir'de öðrenir. Fakat Aydýn'a göçtüðü, Yunan iþgali nedeniyle de Kastamonu'ya geçtiði, futbola orada baþladýðý da iddia edilir. Altay'ýn kuruluþ yýllarýnýn en önemli isimlerindendir. Soyadý Kanunu çýktýktan sonra Özaltay soyadýný da takým aþký nedeniyle alýr. Sadece bir kez, o da 1927 yýlýnda 3-1 kazanýlan Bulgaristan maçýnda milli formayý giyer. Futbolunun en iyi döneminde bir daha milli takýma çaðrýlmamýþ olmasý manidardýr. Türkiye'de ýrkçý-Turancý akýmlarýn en gözde olduðu dönemler olan bu yýllarda bir siyah oyuncunun milli takýmda yer almamýþ olmasý, ýrkçýlýk þüphelerini doðuruyor. Ama Vahap'ýn kalitesini kimse tartýþmýyor. Ayný zamanda bir atlet olan Altay'ýn efsane futbolcusu, Atletizm Balkan Þampiyonasý'nda da milli takým formasý giymiþtir. Üstün formu sayesinde 1933 yýlýnda Fransa'nýn Racing takýmýna transfer olur ve Türk futbol tarihinde ihraç edilen ilk profesyonel futbolcu olma unvanýný kazanýr. Onun yurtdýþýna transferi ülke içinde de yanký bulur. Dönemin futbol yetkilileri eldeki deðerleri bilmemekle suçlanýr. Daha sonra yurda döner Vahap. Futbolu býraktýktan sonra teknik direktörlüðe baþlar. 1954'te Dünya Þampiyonu olan takýmýn
antrenörlüðünü yapar. Türkiye'de WM taktiðini ilk uygulatan teknik adam olarak ünlenir. 'Futbol Nasýl Oynanýr?' isimli bir de kitap yazar. Ama Altay sevgisi her þeyin önündedir. 1965'te Altay Kongresi'nde konuþma yaparken kalp krizi geçirerek hayatýný kaybeder. Halen Ýzmir Alsancak'ta ismini taþýyan bir meydan ve o meydanda yer alan bir büstü vardýr.

Bu haber için okuyucularýmýzýn yorumlarý
Aþaðýda bu haber için okuyucularýmýzýn yaptýðý yorumlarý görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen týklayýn ve tüm okurlarýmýzla paylaþýn!
  • türkiyede politikalar   (Yazan: emre aksoy)
  • yeni adýylaa....  (Yazan: hakan dede)

  • Þu ana kadar deðerlendirmeye katýlan 5 üyemizin puan ortalamasýný yanda görebilirsiniz. Puan verme iþleminden yalnýzca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    9

     'Radikal2' ekimizdeki diðer haberler
    » Lübnan'a asker göndermemek - HASAN BÜLENT KAHRAMAN
    » Neoliberalizm, savaþ ve terör - ZEYNEP GAMBETTÝ
    » Devrimci Ýslam'ýn uyanýþý - ERTUÐRUL GÜNAY
    » SEÇMELER
    » Ortadoðu ve dýþ politika vizyonu - E. FUAT KEYMAN
    » Avrupalý Müslümanlar - AYÞEGÜL DÝKENLÝ WILLIAMS/Londra
    » Ortadoðu'nun kamburu - AYDIN CINGI
    » Ýnsan onurunun kamusallýðý - MUSTAFA KUTLU
    » Hayata doðru küçük bir adým yetecek! - ERTUÐRUL MAVÝOÐLU
    » Fýndýk mevsiminde Kürt olmak - AYÞE HÜR
    » Polis devletinin sýradan iþleri - AHMET ÝNSEL
    » Herkes biraz gözaltýnda - NAÝM DÝLMENER
    » Anayurda dönüþ þarkýlarý - HÝLMÝ TEZGÖR
    » Rufus'un seçimi
    » Tuhaf 1 intikam - ERMAN ATA UNCU
    » Yoksullukla deðil, yoksullarla savaþ - KORHAN GÜMÜÞ
    » Kalýcý duyma bozukluðu - YILDIRIM TÜRKER
    » Birçok hata! - ÝSMAÝL TUFAN
    » Röflenin sahte zaferi - TUÐBA BENLÝ ÖZENÇ

    Haberi YazdýrHaberi Yazdýr Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #241
    "Sibel Can'ýn öpüþmem, seviþmem gibi kurallarý olduðunu duyduðum için dizide oynamayý düþündüm. Benim ülkemde belli bir kariyerim var. Bunu zedelemek istemiyorum."
    Berivan adlý dizide Sibel Can'la kamera karþýsýna geçmesi planlanan
    Ýranlý Parsa Pirousfar, ele ele bile tutuþamayacaðýný söyleyip ülkesine geri dönmüþ. Allah allah!


    Haber Arama
    Site içinde aradýðýnýz habere ait anahtar kelimeleri aþaðýya yazýp 'Ara' düðmesine basýnýz.

    Künye | Reklam Tarifesi | Ýletiþim Sayfasý | Eski Sayýlar | Sýkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleþmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriÄŸin hakları DoÄŸan Gazetecilik A.Åž.'ye aittir. Hiçbir ÅŸekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.