Radikal-çevrimiçi / Radikal2 / Anayasa tartışması ve sol
Radikal-çevrimiçi
<  İ N T E R N E T  B A S K I S I  >  1 Eylül 2014 
 Kodunuz: Şifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 Yaşam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Gençlikte sevmek için yaşarız, yaş ilerledikçe yaşamayı severiz.
Saint-Euremond
Tarihte Bugün
Takvimler 01 eylül tarihini gösterdiği zaman...

1895 yılında,
Kadınlara Mahsus Gazete yayımlanmaya başladı.
1925 yılında,
I. Tıp Kongresi Ankara'da toplandı.
1933 yılında,
Denizyollarında devletçe işletme tekeli başladı.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satış tarihinden iki gün sonra internete aktarılmaktadır.

Haberi YazdırYazdır Haberi YollaYolla Radikal2 


Anayasa tartışması ve sol

AKP'nin parlamentoyla ve belli akademik çevreyle sınırlı bir anayasa hazırlık sürecine itiraz edilmeli. Demokratik katılımcılığın önü açılmalı ve bütün toplumsal kesimlerin tartışmasına fırsat verilmesi için mücadele edilmeli

09/09/2007 (917 defa okundu)

HAKAN TAHMAZ (E-mektup | Arşivi)

AKP'nin 22 Temmuz seçim beyannamesinde ve 60. hükümet programında, sivil anayasa yapılması ağırlıklı yer tutuyor. Sivil anayasa yapma fikri toplumun geniş kesimlerde olumlu yankı buldu. Tartışma anayasa taslağının kamuoyuna duyurulmasıyla daha şiddetlenecek ve yaygınlaşacak. Şimdi Kenan Evren anayasasını tozlu raflara gönderme fırsatı doğuyor.
Sol, 25 yıldır her fırsatta ısrarla 12 Eylül anayasası varlığını sürdürdüğü müddetçe demokratikleşme doğrultusunda atılacak her adımın "alaturka çözüm" anlamına geleceğini savundu. Yeni anayasa yapma süreci sola, nasıl bir toplum ve ülke tahayyül ettiğini çok geniş kesimlerine aktarma fırsatı sunacak. Bunun doğru biçimde yapılması ve 12 Eylül anayasasının mağdurlarının bu süreçte etkin ve yaptırımcı güç olmaları, AKP'nin ufkuyla sınırlı bir anayasa yapılmasının önüne geçilmesine yol açacağı için de, daha eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir anayasanın ortaya çıkması mümkün olabilir.

Anayasa platformu
Sivil anayasa çalışmasını başlatmak için hükümetin atacağı adımları beklemeye gerek yok. Ok yaydan çıktı. Toplumsal muhalefet hareketi tartışmaları, inisiyatifi kendi zeminine çekmeye çalışmalı. Bunun için 12 Eylül anayasası mağdurları, sendikalar, meslek örgütleri, sol siyasi partiler, bilim insanları, aydınlar, sanatçılar, sivil toplum örgütleri, Temmuz seçimlerinde ortaya çıkan dinamikler derhal demokratik ve sivil anayasa platformu oluşturmalı. Platform, bugüne kadar ayrı ayrı yapılan çalışmaları değerlendirmeli, parçalı çalışmaya son verilmeli, parlamentoya ve dar alana sıkıştırılmış bir anayasa tartışmasını, Radikal gazetesi yazarı Tarhan Erdem'in ifade ettiği gibi ülkenin dört bir yanında, mahallelere, kahvelere, üniversitelere taşımalı. Anayasa tartışmasını bir kampanyaya dönüştürerek, aşağıdakilerin, dışlananların, yok sayılanların iradesi açığa çıkarılmalı. Bu platformun yürüteceği kampanya, eylemlilik zemininde solun yeniden yapılanacağı veya başka bir solun mümkün olduğunu gösterecek süreç olarak yaşanabilir.

Önemli hususları
Parlamentonun anayasa yapma iradesi tek başına anayasayı sivil kılabilir ama demokratik kılmaz. Anayasayı demokratik kılacak olan içeriği ve ne derece toplumsal katılıma açık ve saydam bir süreçte yapıldığıdır. Bu açıdan yeni meclisin temsil gücünün yüksek olduğu yolundaki değerlendirmeler ve AKP'nin yüzde 50'lere yakın oy almış olması, tek başına yeterli değil. Yüzde 10 gibi yüksek seçim barajı ve milletvekillerini genel başkanların belirlediği sistemle oluşturulan parlamentonun belirleyiciliği altında yapılan anayasa, toplumun önemli bir kesiminin iradesini yansıtmayacaktır. Emek ve meslek odalarının, parlamento dışı muhalefetin, demokratik kitle örgütlerinin, yurttaş girişimlerinin ve bilim insanlarının katkısını alamamış bir anayasa hazırlık sürecinin eksik ve hatalı olacağı kesindir.
Bu nedenle platform, AKP'nin parlamentoyla ve belli akademik çevreyle sınırlı bir anayasa hazırlık sürecine itiraz etmelidir. Demokratik katılımcılığının önünün açılması ve bütün toplumsal kesimlerin tartışmasına fırsat verilmesi için mücadele etmelidir.
Rejimin demokratikleşmesi için ilk olarak anayasasının ırkçılıktan, militarizmden ve cinsiyet ayrımcılığından arındırılması gerekir. AKP'nin en zayıf noktaları ise tam da bu noktalar. AKP kadrolarının ezici çoğunluğun geldikleri siyasal geleneğin ideolojik mayasında hem ırkçılık hem de cinsiyet ayrımcılığı var. Yine siyasetin üzerindeki asker vesayetin kalması için MGK'nın lağvedilerek, ordunun devlet kurumları içerisindeki olağan yerine oturması gerekli. Güçlü bir toplumsal baskı oluşturulamazsa anayasada bu konularda fazla bir yol alınamaz.
Bunun için platform, CHP lideri Deniz Baykal'ın son yıllarda izlediği statükocu ideolojik çizgisiyle ayrışmalı ve onun etkisinden çıkan bir yol haritasına sahip olmalıdır. Baykal, eğer herkesi şaşırtan bir şey yapmazsa AKP'nin yeni anayasa yapma isteğini "ılımlı İslam" projesiyle ilişkilendirerek yeni anayasa yapımına karşı ayak diretecektir. Bu tutumun gölgesinde kalan hiçbir siyasal ve toplumsal odağın toplumu etkileme, dönüştürme şansı yoktur.
Sorun CHP'nin ayak diremesiyle sınırlı değil. Başta TSK, YÖK gibi birçok kurumu ve zinde güçler kendi statükolarının bozulmasına izin vermemeye çalışacak. Bu tutumun ortaya çıkaracağı gerilim sivil ve demokratik bir anayasa yapılmasında önemli tıkaç olacak.
Mevcut rejimin tehlike olarak gördüğü toplumsal dinamikleri yaratan sorunlarının çözümünü kapsamayan bir anayasanın demokratik olabilmesinin imkânı yok. Kronikleşmiş sorunların tedavisini sağlayamaz. Antilaik-laik kutuplaşmasının, çok kültürlü, çok kimlikli ve çok inançlı toplum gerçeğinin inkârının ve sosyal eşitsizliğin ve adaletsizliğin yarattığı sorunları çözme perspektifine sahip sivil ve demokratik bir anayasaya ihtiyaç var. Yeni anayasa, devletin ve piyasanın gücünü sınırlandırabildiği, egemenlik hakkının yasama, yürütme ve yargı eli ile kullanımını sağlayabildiği, insanı ve insan emeğini merkezine alabildiği, çok kültürlü, çok inançlı ve kimlikli bir ülke gerçeğini kapsadığı ölçüde, yurttaşlarına eşit, özgür ve demokratik bir ülkede birarada yaşamalarının zeminini oluşturabilir.

Bu haber için okuyucularımızın yorumları
Aşağıda bu haber için okuyucularımızın yaptığı yorumları görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen tıklayın ve tüm okurlarımızla paylaşın!
  • madde 1  (Yazan: mehmet Aslan)
  • madde 2  (Yazan: mehmet Aslan)
  • madde 3  (Yazan: mehmet Aslan)
  • %47nin bu kadarda değil dediği  (Yazan: )
  • anayasa-babayasa farketmez  (Yazan: )
  • Nasıl bir anayasa?  (Yazan: faruk kurtulus)

  • Şu ana kadar değerlendirmeye katılan 2 üyemizin puan ortalamasını yanda görebilirsiniz. Puan verme işleminden yalnızca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    9

     'Radikal2' ekimizdeki diğer haberler
    » Necip Fazıl ile Nâzım Hikmet'in çocukları - SEYFİ ÖNGİDER
    » Mırra müptelası bir adam - AYDIN ORAK
    » Damarlarında zehir akıyor - ZAFER KANTAR
    » Cumhuriyet halk muharebesi - YALNIZ TÜTELOĞLU
    » Haydi çocuklar barakalardan okula - HACER FOGGO
    » Büyük aşklar nefretle başlar - NİLAY ULUSOY ÖNBAYRAK
    » Oyuncular da müthiş, senaristler de - ERMAN ATA UNCU
    » Aslında ''kral'' yok - NOYAN TURUNÇ
    » Demirkubuz New York'ta
    » SEÇMELER
    » Haykırıyorlar sessizce - NAİM DİLMENER
    » AKP sol, CHP sağ olmadı - E. FUAT KEYMAN
    » Şimdi barış zamanı - ORHAN MİROĞLU
    » İnsansal fay hatlarımız - BASKIN ORAN
    » Petrolde yanmak, suda boğulmak - ABDULLAH KIRAN
    » 11 Eylül, terörizm ve öğreneceklerimiz - ORHANGAZİ ERTEKİN
    » Yeni binyıl, yeni hedef - ALTAN ÇARIKÇI
    » 140 yaşında bir genç - E. AHMET TONAK
    » Şakadan halkoylaması mı? - AHMET İNSEL
    » Diyarbakır'ın 12 Eylül karanlığı
    » Kara Bölge işkenceleri
    » Adalet "köleleri" - KEMAL ŞAHİN
    » Dersim, Haygaz ve Bedros'un hikâyesi - AYŞE HÜR

    Haberi YazdırHaberi Yazdır Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #383
    "Hülya Hanım'ın binası var ama içi boş. Benim yanımda 300 kişi çalışıyor. Çalışanlarıma ödediğim vergiyi de esaba katarsak kimin birinci olduğu daha iyi anlaşılır."
    "Bu yıl vergi rekortmeni ben olacağım," diyen Hülya Avşar'a cevabı yapıştıran (!) İbrahim Tatlıses... Avşar'ın da "Aslında İbrahim Bey'i takdir ediyorum ama kusura bakmasın, ben birinci olacağım," tarzı yüz cümlelik bir cevabı var ama fazla canınızı sıkmamak için kesiyoruz.

    Haber Arama
    Site içinde aradığınız habere ait anahtar kelimeleri aşağıya yazıp 'Ara' düğmesine basınız.

    Künye | Reklam Tarifesi | İletişim Sayfası | Eski Sayılar | Sıkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleşmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriğin hakları Doğan Gazetecilik A.Ş.'ye aittir. Hiçbir şekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.