Radikal-çevrimiçi / Radikal2 / 'Ortak düþman' emperyalizmdir!
Radikal-çevrimiçi
<  Ý N T E R N E T  B A S K I S I  >  24 Mayıs 2013 
 Kodunuz: Åžifreniz: (Üye olmak istiyorum) 

 Ana Sayfa
 Yazarlar
 YaÅŸam
 Türkiye
 Politika
 Yorum
 Dış Haberler
 Ekonomi
 Spor
 Kültür/Sanat
 Haber Listesi
 Sanal Alem
 Radikal2
 Cumartesi
 Kitap

En aktif üyeler

Günün Sözü
Dünyanýn gördüðü her büyük baþarý, önce bir hayaldi. En büyük çýnar bir tohumda, en büyük kuþ bir yumurtada gizliydi.
ALLEN
Tarihte Bugün
Takvimler 24 mayýs tarihini gösterdiði zaman...

1928 yýlýnda,
Uluslararasý rakamlarýn kullanýlmasýna iliþkin kanun kabul edildi.
1946 yýlýnda,
Türkiye Sosyalist Ýþçi Partisi kuruldu.

Radikal gazetesinin ekleri bayi satýþ tarihinden iki gün sonra internete aktarýlmaktadýr.

Haberi YazdýrYazdýr Haberi YollaYolla Radikal2 


'Ortak düþman' emperyalizmdir!

Kuzey Irak'ta sýnýra yakýn köylerde yaþayanlar hep endiþeli.
Kürt sorunu, ayrý bir dil konuþan ve kendilerini Kürt diye tanýmlayan bir halkýn yok sayýlmasý temelinde geliþti, ancak bugün artýk karþý milliyetçiliktir

06/01/2008 (1582 defa okundu)

MEHMET BEKAROÐLU (ArÅŸivi)

Ýsmini nasýl koyduðumuz önemli, çünkü koyacaðýmýz isim çözüm önerimizi de büyük ölçüde belirleyecek. Bugün Türkiye'nin güneydoðusunda diðer bölgelerinden farklý þeyler oluyor diye buna "Güneydoðu sorunu" dersek çok yanýlýrýz. Burada ekonomik ve sosyal olarak geri kalmýþlýk var diye, bu soruna salt ekonomik ve sosyal sorun olarak bakarsak da bir yere gidemeyiz. Hepimizi acýtan, binlerce kurban vermemize sebep olan bir "terör" olgusu var. Fakat konuya sýrf bu çerçeveden bakarsak yine içinden çýkamayýz. Nitekim çýkamýyoruz. Ayný þekilde yýllarca devam eden baský politikalarý, yasaklar ve hak ihlalleri dolayýsýyla ciddi bir insan haklarý sorunuyla karþý karþýyayýz ama bu da sonuç, tüm insan haklarý sorunlarý çözülse de iþ bitmiyor. Nitekim AB sürecinde önemli açýlýmlar söz konusu olmasýna raðmen terör devam etti.
Herkes farklý açýlardan bakabilir, ancak bu sorunun temelinde Kürt halkýnýn kimliðinin reddedilmesi yatýyor. Osmanlý'dan kalma Anadolu ahalisinden tek dili (Türkçe) konuþan, tek inancý (devletin/Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý'nýn tanýmladýðý Sünni-Hanefilik) paylaþan modern bir Türk ulusu inþa projesi uygulanýrken Türk olanlarla diðerleri, Sünni-Hanefi olanlarla diðerleri, modern/laik olanlarla diðerleri, en nihayet projenin uygulayýcýlarý ve kurulan statükodan yararlananlar ve diðerleri arasýnda çeliþkiler/çatýþmalar çýktý. Bugün bu ülkede yaþanan beþ temel sorun olan milliyetçilik/Kürt sorunu, din sorunu, mezhep sorunu, fakirlik/adalet sorunu ve vesayet/demokrasi sorunu bu þekilde ortaya çýktý. Türkiye, çoktan çaðdýþý olmuþ 19. yüzyýl pozitivizminden mülhem "modern Türk ulusu inþa etme" projesini gözden geçirmediðinden týkandý, nefes alamýyor.
Terörü besleyen milliyetçilik/Kürt sorunudur. Kürt sorunu, ayrý bir dil konuþan ve kendilerini Kürt diye tanýmlayan bir halkýn yok sayýlmasý temelinde geliþti, ancak bugün artýk söz konusu olan bir karþý milliyetçiliktir. Kendimizi ve baþkalarýný aldatmayalým, bugün Kürtler için tanýnmak, dilini konuþabilme, hatta dili ile eðitim yapabilme, diðer bireysel ve kültürel haklara sahip olmanýn çok ötesine geçti. Talep edilen ulusal haktýr, Kürtler ayrý bir ulus olarak tanýnmak istiyorlar. Kürtler derken Kürt entelijansiyasýný kast ediyorum. Hep böyledir, bütün milliyetçilikler aydýnlar tarafýndan inþa edilir ve sonra da ulusal felaketler ve zaferlerle halka mal edilir. Kürt aydýnlarý da bunu yapýyor. Bugünkü uluslararasý anlayýþa göre ulus olarak tanýnmanýn nihai ve en açýk biçimi ayrý bir ulus devlet olmaktýr. Elbette Kanada'da olduðu gibi çok uluslu modeller de deneniyor ama farklý bir ulus olduðunu uluslararasý camiaya kabul ettirmiþ topluluklar kendi devletlerini talep etme hakkýný kazanýrlar. Ne var ki, Kürtler açýsýndan bugünkü koþullarda bunun gerçekçi olmadýðý görüldüðünden ulus olarak tanýnmanýn daha yumuþak halleri konuþuluyor. Anayasal tanýnma, federasyon, özerklik vs. ulus olarak tanýnmanýn ilk adýmlarýdýr ve geçici bir dönemi ifade eder, nihai amaç bir Kürt ulus-devletinin kurulmasýdýr, dahasý Kürt siyasi hareketi uzun vadede birleþik bir Kürdistan'ý hedefliyorlar.

Kürtlerin aleyhine
Bu böyledir, ne var ki, Türkiye'nin ve bölgede Kürtlerin yaþadýðý diðer ülkeler olan Ýran, Irak ve Suriye'nin bölünerek bir ya da birden fazla Kürt devletinin kurulmasý ne gerçekçidir ne de baþta Kürtler olmak üzere bölge halkýnýn menfaatinedir. Bunun yapýlmaya kalkýlmasý, bu bölgede onlarca yýl sürecek bir kanlý hesaplaþma anlamýna gelir ki, akan kanýn durdurulmasý temel noktasýndan hareketle böyle bir çözüm önermek akýl iþi olmasa gerek. Bu sonuca vardýðýnýz andan itibaren þu sorunun muhatabýsýnýz: Þu anda gerçekçi görünmese de bölgedeki bütün uluslarýn bir veya daha fazla ulus-devleti varken niçin Kürtlerin olmasýn? Bu soru þöyle de sorulabilir: Gerçekçi deðil gerekçesi ile Kürtlerin devlet olmasýný istememek ne kadar adildir? Görüldüðü gibi, milliyetçiliklerden hareketle konuþtuðumuzda gerçeklikle adalet çeliþiyor, iþin içinden çýkamýyoruz. "Milliyetçilik", bir ulusun biricikliði ve üstünlüðünü esas alýr, ölçü ulusun çýkarýdýr, o ulus için iyi olan her ne ise hak da odur. Oysa adalet, eþitliði gerektirir. O halde milliyetçiliklerin dýþýnda ölçülere ihtiyacýmýz var. Bölünmeden Kürtlerin ve diðer bütün ulusal yapýlarýn tanýnmasýný ve onuru ile yaþamasýný saðlayacak bir çözüm üzerinde düþünmemiz gerekir.
Bu bölgede Türk, Kürt, Arap, Fars ve diðerleri hep vardý, elbette bu bölgede siyasi kavgalar, nüfuz savaþlarý hep oldu, ama bu kavgalar hiçbir zaman Türklük, Kürtlük, Araplýk ve Farslýk üzerinden olmadý, hiç kimse soyunu sopunu üstünlük aracý olarak görmedi. Ne zaman ki, emperyalizm üzerimize çöktü, ne zaman ki düvel-i muazzama aramýza nifak tohumlarý ekti, vücudumuzu eklem yerlerinden ayýrarak paramparça etti, o gün bugündür bu coðrafyada soy sop davasý aldý baþýný yürüdü. Elbette eskiye dönmek diye bir þey yok, ama geçmiþten hareketle yeni ve yine güzel bir gelecek inþa edilebilir. Bunun için herkesin kendisi olarak kalabileceði, bireysel ve kültürel haklarýna sahip olacaðý, kendi dili ile eðitim görebileceði, kültürünü geliþtirebileceði, herkesin güvende olacaðý, karnýnýn doyacaðý, onuruyla kendisinin ve bakmakla yükümlü olduðu aile bireylerinin geçimini saðlayabileceði, haksýzlýða uðrayanýn hakkýnýn kendisine teslim edileceðinden emin olacaðý, insanlarýn kendi yöneticilerini kendi hür iradeleri ile seçebileceði þartlarýn oluþturulmasý zorunludur. Yani bütünlükçü bir yaklaþýma ihtiyacýmýz var. Sadece milliyetçilik/Kürt sorunu deðil, din sorunu, mezhep sorunu, vesayet/demokrasi sorunu ve fakirlik/adalet sorunu eþzamanlý ele alýnmalýdýr.
Böyle bir irade olsa bile bütün bunlarý Türkiye'nin tek baþýna yapmasý mümkün deðil, o nedenle konuya bir bölge politikasý olarak bakmalýyýz. Sadece üzerinde konuþtuðumuz Kürt sorunu deðil, yukarýda saydýðýmýz bütün sorunlar her zamankinden daha çok bölgeselleþti, uluslararasýlaþtý. Uluslararasýlaþmýþ derken elbette sorunu Amerika'nýn çözmesini ya da Amerika'yla birlikte çözmeyi kastetmiyoruz. Bölgeyi etnik-dini-mezhebi farklýlýklar üzerinden parçalayýp yönetmek isteyen bir emperyal güçten Kürt sorunumuzu çözmek için yardým beklemek abesle iþtigaldir. Bugün yaþamýþ olduðumuz bölünmüþlük, geri kalmýþlýk ve demokrasi eksikliðinin temelinde emperyalizmin bölgemizdeki varlýðý ve faaliyetleri vardýr. Emperyalizmi bölgemizden kovmak esas amacý etrafýnda bir bütünleþme olmazsa ne Türkiye ne bir baþka bölge ülkesi, ne Kürt sorununu ne de baþka bir sorununu çözebilir. Þu garip deðil mi? Amerika, PKK'yi Türkiye'nin, Irak'ýn ve kendisinin düþmaný ilan edecek, ama ayný PKK'yi, PJAK ismiyle bir baþka bölge ülkesine, Ýran'a saldýrma konusunda teþvik edecek, dahasý silahlandýracak, eðitecek, istihbarat yardýmý yapacak.
Evet, bölgenin birliðinden, entegrasyonundan bahsediyorum. "Geç bunlarý, bu bir hayalden ibaret" mi diyorsunuz? Peki o zaman Türkiye niçin AB'ye girmeye çalýþýyor, AB ütopya mý? Çok uzak deðil, bundan 60 yýl önce, ll. Dünya Savaþý'nda Avrupa ülkeleri birbirlerinden 50 milyonun üzerinde insan öldürdüler. Þimdi AB projesi ile tek devlete doðru gidiyorlar. Bölge ülkeleri arasýnda böyle bir savaþ hiç olmadý, 100 yýldýr bu coðrafyada yaþanan çatýþmalarýn tamamý emperyalizmin bölgemize yüklediði milliyetçiliklerden kaynaklanýyor. Dün Ýngilizler ve Fransýzlar milliyetçilikler icat ederek bizi böldüler, bugün Amerika ayný þeyi yeni milliyetçilikleri kýþkýrtarak yapýyor.
Bizim bölgeyi birleþtirmek için Avrupalýlardan çok sebebimiz ve imkânýmýz var: Emperyalizmi bölgemizden kovmak, kaynaklarýmýza ve onurumuza sahip çýkmak, insanlarýmýz için barýþý tesis etmek, çocuklarýmýza müreffeh bir gelecek kurmak. Bunu hiçbir bölge ülkesi tek baþýna yapamaz, bu, ancak bir birlik düþüncesi ile mümkün olur. Kürt meselesi de nihai olarak ancak bu þekilde çözülebilir. Bütün bunlarýn olabilmesi için bölge halkýný birbirine yanaþtýracak bir çimentoya ihtiyaç var. Bazýlarý yine dudak bükecek ama bu çimento, uygarlýðýn ilk filizlendiði, bir dizi parlak uygarlýðýn vataný ve ayný zamanda farklý uygarlýk dünyalarý arasýnda asýrlarca köprü olagelmiþ bu bölgenin emsalsiz tarihsel miras ve birikimidir. Beslendiðimiz bu zengin tarihsel kültürel mirasýn çoðul karakterinden katýlýmcý, eþitlikçi ve özgürlükçü deðerleri damýtarak, önümüze dikilmeye çalýþýlan kaotik ve karanlýk geleceðe meydan okuyabilir, emperyalizmin baþta bölgemiz olmak üzere bütün dünya üzerinde icra edegeldiði mütehakkim, saldýrgan, sömürücü ve yaðmacý politikalarýna karþý sadece kendimiz deðil bütün dünya için yeni bir düþünüþ ufku, bir önermeler dizisi üretebiliriz.
Türk uçaklarýnýn ABD'nin istihbaratý ile Kuzey Irak'taki PKK kamplarýný bombalamasýný ve bu duruma dünyanýn ses çýkarmamasýný büyük bir baþarý olarak takdim edenler yanýlýyor. Daha önce olduðu gibi bu yeni "baþarý" da hiçbir sorunu çözmeyecek, aksine mevcut kin ve düþmanlýklarý artýracak. Çözümün adresi Washington deðil, Ankara, Diyarbakýr, Baðdat, Þam, Tahran ve Erbil'dir.

Bu haber için okuyucularýmýzýn yorumlarý
Aþaðýda bu haber için okuyucularýmýzýn yaptýðý yorumlarý görüyorsunuz. Siz de yorumunuzu yazmak isterseniz lütfen týklayýn ve tüm okurlarýmýzla paylaþýn!
  • Ortak düþmanlar  (Yazan: aziz yýlmaz)
  • Antiemperyalizm demiþken  (Yazan: aziz yýlmaz)
  • Yoksunluk Ýlmeði  (Yazan: )
  • ve çözümsüzlük baþlar..  (Yazan: )
  • beyin aydýnlanmasý  (Yazan: fulya safati)
  • görebildiðimiz kadar yasýyoruz  (Yazan: )
  • PKK  (Yazan: Ahmet SANCAKLI)

  • Þu ana kadar deðerlendirmeye katýlan 15 üyemizin puan ortalamasýný yanda görebilirsiniz. Puan verme iþleminden yalnýzca üyelerimiz faydalanabilir.
    puan
    8

     'Radikal2' ekimizdeki diðer haberler
    » 2007'nin farklý yüzleri - E. FUAT KEYMAN
    » Þov devam etmeli - MERT EMCAN
    » Taksim'deki yýlbaþý - TUNCAY TAS
    » Hyperlink liberalizm - ERMAN ATA UNCU
    » Seçmeler
    » Bayraktan yana tarafsýz olmak - BASKIN ORAN
    » Kýrk katýr, kýrk satýr - HAMÝT ERDEM
    » BBC ve Türk medyasý, fark ne? - DOÐAN DURGUN
    » ''Medeni yaþam içinde Ýslam'' - AHMET ÝNSEL
    » Çýkmaz sokak - ÜMÝT KARDAÞ
    » Liberal sol? Olmaz böyle bir þey - MUSTAFA KEMAL COÞKUN
    » Devrimci sol ve Türkiye - MUSTAFA Ö. SOYLU
    » resfest-tr'ye baþvur!
    » Ege'den inciler - MURAT UTKUCU
    » Sudaki umut
    » Ýspanyol gribi Türkiye'yi vurdu mu? - ÖNDER ERGÖNÜL
    » Alevi açýlýmý dedikleri - ERDOÐAN ALÇINKAYA
    » 1980 sonrasýnda doðan dört genç - DENÝZ GÜL
    » Bugünden geleceðe bakýnca - ÝSMAÝL TUFAN
    » Yavaþ yaþa! - SEMA ÖÐÜNLÜ
    » Balkabaðý - SERAL TOPKAYA
    » Kent temizlenirken... - CÝHAN UZUNÇARÞILI BAYSAL
    » Küçük bedenlere büyük gelen acýlar - ÖZNUR TURALIOÐLU

    Haberi YazdýrHaberi Yazdýr Haberi YollaHaberi Yolla

    ÖZLÜ SÖZ #458
    "Eskiden Bodrum denince, Zeki Müren akla gelirdi. Ama þimdi Çaðla Þikel düþünülüyor. Beni gördüklerinde 'Bodrum efsanesi Çaðla Þikel huzurlarýnýzda' diyorlar. Gerçekten de öyle. (Çaðla Þikel)"
    Evet, evet...

    Haber Arama
    Site içinde aradýðýnýz habere ait anahtar kelimeleri aþaðýya yazýp 'Ara' düðmesine basýnýz.

    Künye | Reklam Tarifesi | Ýletiþim Sayfasý | Eski Sayýlar | Sýkça Sorulan Sorular | Kampanya Sözleþmesi | XML özetleri

    © Radikal internet baskısında yer alan tüm metin, resim ve benzeri içeriÄŸin hakları DoÄŸan Gazetecilik A.Åž.'ye aittir. Hiçbir ÅŸekilde basılı ya da elektronik bir ortamda (CD, Internet vs.) kaynak gösterilse bile izin alınmadan kullanılamaz.