10 milyar dolar borcu olan Türk bankalarının maliyeti dört kat arttı

10 milyar dolar borcu olan Türk bankalarının maliyeti dört kat arttı
10 milyar dolar borcu olan Türk bankalarının maliyeti dört kat arttı

Lehman Brothers?ın Eylül 2008?de batmasının ardından karışan dünya finans piyasaları yüzünden kapanan sendikasyon piyasaları 2009 yılında yeniden işleme açıldı ancak maliyetler çok arttı. FOTOĞRAF: AFP

Uluslararası bankalardan sendikasyon kredisi alan Türk bankalarının bu yıl 10.25 milyar dolar dış borç geri ödemesi var. Faizlerin libor artı 0.6750'den, 2.5'lere çıkmasıyla bankaların dış borçlarının yarısını ödeyip, diğer yarısı için yine borçlanması bekleniyor
Haber: ESİN ÇETİNEL / Arşivi

İSTANBUL - Türk bankalarının bir yıllık borçlandıkları sendikasyon piyasasında bu yıl geri ödemeleri gereken borçlarının toplamı 10 milyar 254 milyon dolara ulaştı. Buna karşın yurtdışındaki bankalardan sağladıkları bu kredilerin maliyetlerinde büyük oranda artış yaşandı.
2008 mayısta libor artı 0.6750 faizle borçlanabilen bankaların bu yıl maliyetleri libor artı 2.5’lara ulaştı. Gerek maliyetteki artışlar, gerekse sağlam şirketlerin kredi talebindeki azalış nedeniyle bankaların bu yıl vadesi gelen borçlarının yüzde 50 ile 70’i arasında bir tutarda yeni borçlanma yapması bekleniyor. 

Lehman’la tırmandı

Eylül 2008’de Lehman Brothers’ın batışı ile yeni bir ivme kazanan küresel finansal kriz dünyada borçlanma piyasalarının da kapısına kilit vurmuştu. Dünya devi bankalar dev yatırım bankası Lehman Brothers’ın batışı yüzünden ne kadar zarar ettiğini bilemediği günlerde kredi komiteleri de çalışmalarını kesmişti. Tüm finans devleri yaralarını görme telaşına düşmüştü.
Bu yüzden sendikasyon ve daha uzun vadeli borçlanma yapılan sekuritizasyon piyasaları kapandı. Türk bankalarının ağırlıklı ihracatçı firmaların finansman ihtiyacını karşıladığı sendikasyonlarda ise o günden bu güne yapılan az sayıda işlemde miktarlar gerilerken, maliyetlerde önemli oranda artışlar yaşandı. Geçen yıl mayısta Türkiye en iyi euribor artı 0.675 maliyetle sendikasyonlarını yenilerken, Lehman Brothers’ın batışından önce eylülde biten işlemlerde faizler libor artı 0.75’e kadar yükseldi. Daha sonra Türkiye’nin maliyeti libor artı 2’lere fırladı. Geçen hafta Yapı Kredi’nin gerçekleştirdiği bir yıllık sendikasyonda ise maliyet libor artı 2.5’lara ulaştı. Söz konusu bu tarihte çok sayıda Türk bankası vadesi dolan sendikasyonlarını yenilemedi.
Geçen yılın son üç ayındaki sendikasyonlarını yenilemeyen ve borçlarını ödeyen bankalar bu yıl yavaş yavaş yeni borçlanmalar yapmaya başladı. Geçen yıl aralıkta vadesi dolan 700 milyon dolarlık sendikasyonunu ödemeyi tercih eden Yapı Kredi geçen hafta ise buna karşın 410 milyon dolar borçlandı. Abank’ta benzer bir uygulamaya gitti. Aralık 2008’de 114 milyon dolar bu yıl ocak ayında 135 milyon dolarlık vadesi gelen borcunu geri ödeyen Abank 9 Nisan’da iki dilimli yeni bir sendikasyon kredisine imza attı.
Tutarlar geçen yılın altında kalmasına karşın Abank 30 milyon dolar ve 31 milyon avroluk iki dilimli kredi kullandı. 2009’da Türk bankalarının toplam sendikasyon geri dönüşleri 10 milyar 254 milyon TL oldu. Piyasadaki genel kanı ise, sendikasyon maliyetlerinde geçtiğimiz yıllara göre yaşanan hızlı yükseliş ve reel kesimin yurtiçinde azalan kredi talebinin de etkisiyle Türk bankalarının daha az sendikasyon kullanacağı yönünde. Bankacılar bu yıl vadesi dolacak olan sendikasyonların ortalama yüzde 50 ile 70’inin yenileceğini geri kalanının ise ödeneceğini öne sürüyor.
Mayıs 2007’de büyük Türk bankalarının libor veya euribor artı 0.675 ile borçlandığını hatırlatan bir bankacı ise, “Ancak geçen yıl libor veya euribor yüzde 4-5’lerdeydi. Bu yıl ise üç aylık libor yüzde 1,1’lere geriledi. Yani Türk bankalarının maliyeti arttı gibi görünmesine karşın euribor ve libor’un değer kaybı yüzünden maliyetler neredeyse başabaş noktasında” dedi.

‘Mevduata göre sendikasyon hâlâ cazip’
İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aykut Demiray bugünlerde uluslararası piyasalardan sendikasyon kredisi almaya hazırlandıklarını belirterek şu bilgileri verdi:
“2008 yılsonu itibarıyla Türk bankalarının yurtdışı borçları 11 milyar 189 milyon TL idi. Şubat 2009 itibarıyla bu tutar yüzde 9.30 azalıp 10 milyar 148 milyon TL’ye geriledi.
Yani Türk bankaları bu süreçte net dış borç ödedi. Ocak-nisan döneminde ise üç Türk bankası Türk Eximbank, Yapı Kredi ve Abank sendikasyon kredisi sağladı. 

İş ve Garanti piyasada

Şimdi İş Bankası ve Garanti Bankası sendikasyon için piyasaya çıktılar. İş Bankası’nın 900 milyon dolar Garanti Bankası’nın ise nisan ayında vadesi dolacak olan 600 milyon avro sendikasyon geri ödemesi bulunuyor. Sendikasyon kredileri ilişki bazlı kredilerdir. Ve Türk bankaları da bu ilişkilerini kullanarak ihtiyacına göre sendikasyon kredilerini döndürüyorlar. Eskiye dayanan ilişkilerin yanı sıra sağlıklı Türk bankacılık sistemi ve yabancı bankaların halen Türkiye’de çok sayıda iş yapması da sendikasyonların nispeten rahat yenilenmesinde etkili oluyor. Bu yüzden bu yıl Türk bankalarının sendikasyonlarını yüzde 50-60 oranında yenilemesini bekliyorum. Mevduatla kıyasladığımızda sendikasyon kredileri yükselen maliyetlerine karşın hala cazibesini koruyor. Sendikasyonlar mevduata göre hem daha uzun vadeli, hem de maliyeti birbirine çok yakın hatta daha cazip durumda. Bu yüzden Türk bankaları sendikasyon kullanmaya devam edecek. Ancak gerek reel kesimin talebindeki azalma, gerekse risk endişesi nedeniyle kredi kullandırma azalmış görünüyor bu yüzden Türk bankalarının sendikasyon talebinde de azalma gözleniyor. 

‘IMF ile anlaşma maliyetleri düşürebilir’ 
Yapı Kredi Finansal Kurumlar Grubu Başkanı Pınar Salcı ise Yapı Kredi’nin geçen hafta imzaladığı 400 milyon dolarlık sendikasyon kredisinin ardından şu değerlendirmede bulundu: Türk bankalarının sendikasyon işlemleri global piyasalarda yaşanan durgunluğa rağmen özellikle 2008’in son çeyreğindeki piyasa koşulları altında devam etti. 2009’da da özel bankalardan Yapı Kredi’nin işlemi ile yabancı bankaların bu piyasaya halen ilgili olduğu tekrar teyit edildi. Her ne kadar maliyetlerde artış görülse de, bu artışın Türk bankaları ile ilgili risk algılamasından öte, kredi veren bankaların likidite pozisyonu ve fonlama maliyetlerinden kaynaklandığı söylenebilir. Özellikle IMF ile imzalanacak bir stand-by, temin edilecek sendikasyon tutarı ve maliyetleri üzerinde olumlu etkisini gösterecek. Bankaların bu sene vadesi gelen kredilerini yüzde 70- 80 seviyesinde yeniden finanse etmeleri mümkün olabilecek.

Başarılı bir işlem oldu

Maliyetler açısından baktığımızda ise artış yaşandığını gözlemliyoruz. Geçen hafta tamamlanan ve komisyonlar dahil toplam maliyeti Libor + yüzde 2.5 (250 baz puan) olan söz konusu 410 milyon dolar kredi, dünya ve Türkiye’deki konjonktür ve ekonomik gündem sebebi ile hızla yükselen fonlama maliyetleri ve ülke risk değerlemeleri kapsamında değerlendirildiğinde son derece rekabetçi bir maliyet ve tutar ile kapatılmış başarılı bir işlem olarak görülmelidir.
Sekiz farklı ülkeden kreditör bankaların katılımı ile sağlanan kredi, Yapı Kredi’nin uluslararası piyasalardaki kredibilitesini, muhabir ilişkilerinin sağlamlığını ve sürekliliğini vurguluyor. Söz konusu maliyetin şu an piyasada olan ve piyasaya çıkacak olan diğer muadil Türk bankaları için de referans olmasının kuvvetle muhtemel olduğunu düşünüyoruz.