'10 yıl sonra küresel güç olacaksınız sizden daha fazla AB sizi isteyecek'

Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Türkiye'nin, gelecek yıl AB üyesi olmaya hazırlanan Romanya ve Bulgaristan'a göre daha güçlü bir ekonomik altyapıya, idari kapasiteye ve daha fonksiyonel adli sisteme sahip olduğunu vurguladı.

ANKARA - Dünya Bankası Türkiye Direktörü Andrew Vorkink, Türkiye'nin, gelecek yıl AB üyesi olmaya hazırlanan Romanya ve Bulgaristan'a göre daha güçlü bir ekonomik altyapıya, idari kapasiteye ve daha fonksiyonel adli sisteme sahip olduğunu vurguladı. Dünya Bankası Güney Avrupa bölgesinde çalıştığı için Türkiye ile Bulgaristan ve Romanya'yı ekonomik ve yapısal olarak çok iyi tanıdığını hatırlatan Andrew Vorkink, Türkiye'nin işleyen bir piyasa ekonomisine, eski ve köklü bir adli sisteme sahip olduğunun altını çizdi.
'İmaj sorununuz var'
Vorkink, Türkiye'nin uzun yıllardan bu yana ekonomik sistemini, çağdaş bir hukuk sistemi içinde yürüttüğünü, ayrıca daha fonksiyonel bir kamu yönetimine sahip olduğunu kaydetti.
Türkiye'nin mevcut reform sürecini sürdürmesi halinde, 10 yıl içinde, AB'nin üç katı oranında bir ekonomik büyüme, sosyal güvenlik dengesini kurmuş, eğitimli işgücüne sahip, güçlü ve rekabetçi bir ülke haline geleceğini belirten Vorkink, bu süreç sonunda Türkiye'nin AB'ye tam üye olmasa bile küresel bir güç olacağını, zaten böyle bir durumda, Türkiye'nin AB'yi istemesinden daha çok AB'nin Türkiye'yi isteyeceğini vurguladı.
Türkiye'nin sadece Bulgaristan ve Romanya değil AB üyesi diğer bazı ülkelerden daha iyi bir durumda olmasına karşın yalnızca imajından dolayı AB içinde yeterli destek bulamadığına dikkat çeken Vorkink, ekonomik ve sosyal alanda kaydedeceği gelişmelerle Türkiye'nin bu imajını değiştireceğini de ifade etti.
'İstanbul'a taşımak doğal'
Vorkink, Ankara'daki kamuya ait mali kuruluşların İstanbul'a taşınmasının gayet doğal olduğunu çünkü İstanbul'un bölgesel finansal bir merkez olarak birçok finans kuruluşunun merkezi konumunda bulunduğunu söyledi.
Kamu bankalarının da İstanbul'da görev yapabileceğini belirten Vorkink, şöyle devam etti: "Ancak Merkez Bankası için kesin bir şey söyleyemeyeceğim, onun konumu farklı, çünkü dünya genelinde de bu konuda kesin bir kural yok, yani Merkez Bankasının ana merkezi bir ülkenin başkentinde de olabilir, ya da mali kuruluşların daha faal olduğu bir merkezde de olabilir"
'Dalgalanmalar olacak'
Bahar aylarında olduğu gibi gelecekte de dalgalanmaların olacağına dikkat çeken Vorkink, ancak Türkiye'nin, makro ekonomik istikrar programı, dalgalı döviz kuru, yüksek oranda doğrudan yabancı sermaye girişi, milli gelire oranı düşüş trendi içinde olan borç yükü ve Avrupa Birliği reform süreci gibi 'şok emicileri'ne sahip olması nedeniyle bu dalgalanmaları kısa sürede atlatabileceğini söyledi. Vorkink buna örnek olarak en son eylül ayında yaşanan mini dalgalanmayı verdi ve, "Sadece iki gün sürdüğünü gördük" dedi.
'Türkiye elit ülke oldu'
IMF'nin, Türkiye'nin kotasını, diğer üç ülke (Çin, Güney Kore ve Meksika) ile birlikte artırmasının, Türkiye'nin elit bir ülke haline geldiğini gösterdiğini söyledi. Andrew Vorkink, IMF'nin kota artırımına dikkat çekerek, "IMF, birçok yükselen piyasa içinde, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu sadece dört ülkenin kotasını artırıyor. IMF, kota payını artırarak Türkiye'nin, 'yükselen bir küresel güç' olduğunu teyit etti" şeklinde konuştu.
Sıcak para azalıyor
Verilere göre, Türkiye'ye gelen yabancı sermaye içindeki 'sıcak para' olarak da adlandırılan kısa vadeli sermaye oranının, geçen yıldan itibaren düşmeye başladığına dikkat çeken Vorkink, bunun aksine doğrudan yabancı sermaye oranında bir artış bulunduğunu ifade etti. Vorkink, "Bu yılın ilk altı ayında, Türkiye'ye gelen sıcak para oranı geçen yıla göre yaklaşık yüzde 80 oranında azaldı" dedi.
İstanbul'da hoca olacak
2003 yılından bu yana Türkiye'de görev yapan Andrew Vorkink, görev süresinin dolması nedeniyle kasım ayında Türkiye'den ayrılacak. Vorkink, Washington'da Amerikan Üniversitesi'nde hukuk ve kalkınma üzerine dersler vereceğini belirtti. Türkiye'yi ve Türk insanını çok sevdiğini ifade eden Vorkink, gelecek yıl Türkiye'ye tekrar dönerek İstanbul'da bir üniversitede öğretim üyesi olarak çalışmak istiyor. Babasının işi dolayısıyla 1968'de İstanbul'da Robert Kolej'de bir yıl okuyan Vorkink biraz Türkçe biliyor. Kendisinin tam bir Türk dostu olduğunu belirten Vorkink, balayı için de Türkiye'ye geldiklerini anlattı.