100 bin çiftçiden fındık muhtırası

Çiftçiler, seslerini duyurmak için Ankara'da da gösteri yapmayı planlıyor.
Fotoğraf: Erol Küçükoğlu / dha


Her yerden geldiler
Fındık fiyatındaki aşırı düşüş üreticileri isyan ettirdi. Ordu'da 'Fındığına Sahip Çık' mitingi yapan 100 bin çiftçi AKP'yi topa tuttu. Mitinge Türkiye'nin dört bir yanından gelen çiftçiler de katıldı.
Yolu kapattılar
Mitingden sonra 20 bin kişi sekiz saat boyunca Ordu-Samsun yolunu trafiğe kapattı. Polis eylemcilere cop ve biber gazıyla müdahale etti. Biri polis 50 kişi yaralandı.
Haber: FUNDA ÖZKAN / Arşivi

ORDU - Fındık fiyatının 2'nci Dünya Savaşı dahil Cumhuriyet tarihinde görülmediği kadar düşmesi üzerine fındık üreticileri Türkiye Ziraat Odaları Birliği'nin (TZOB) organizasyonuyla dün Ordu Cumhuriyet Meydanı'nda dev bir miting düzenledi. 'Fındığına' sahip çık mitinginde hedef AKP, Başbakan Tayyip Erdoğan ve danışmanı Cüneyd Zapsu'ydu. Aralarında Türkiye'nin dört bir yanından gelen çiftçilerin de bulunduğu göstericiler meydana sığmayınca ara sokaklara taştı. Polis yetkilisi katılımcı sayısının 100 bini bulduğunu belirtirken tertipçilere göre rakam 150 bindi. Karadeniz'de en son 30 yıl önce bu kadar kalabalık, bu kadar hararetli bir miting yapılmıştı.
Protestocular dün sabah 04.00 civarı Ordu'ya gelmeye, saat 07.00 sularında da miting alanında toplanmaya başladı. TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, miting öncesinde, "Mitingi engelleyecek tek şey vardı, bir gün önce ihtilal olması" dedi. 11.00'de başlayan miting, geç saatlere kadar sürdü. Konuşmacılar hükümetin fındık polikitasını yerden yere vurdu. Pankartlar, konuşmaların özeti gibiydi.
11.00 civarında başlayan mitingin ardından Cumhuriyet Meydanı'ndan ayrılanlar bu kez belediye binasının önündeki meydanda, Trabzon'dan gelip Samsun'a ve Ankara'ya giden otoyolda toplandı. Binlerce insan otoyolda trafiği kesti ve "Başbakan gelecek, bu yolu açacak" diye slogan attı: Fındık için bizi dağlara mı zorluyorsunuz? Fındığımıza sahip çıkana biz de sahip çıkarız, alın terimizi satanı biz de satarız...Oyumuz haram olsun... Biz fındık toplayamıyoruz, Tayyip bey sen de oy toplayamayacaksınMilletin efendisi köle oldu sayenizde... Köylündük, milletin efendisiydik neredesin ahh Atam, AKP'lilerin kölesi olduk... Karadenizliyi kaça sattınız? Bizi satanı biz de satarız... Sokağa döküldük, mutlu musun Ankara?.. Sayın Başbakanımız dün seni İstanbul'da belediye başkanı, bugün de başbakan yapan Karadenizliyi unutma... "Mitinge sadece Karadenizli'ler katılmadı.
Egeli, Akdenizli, İç Anadolulu çiftçi de destek vermek için gösteriye gelmişti.
En sık atılan slogan, 'Hükümet istifa...Vur vur inlesin, Ankara dinlesin...'di. Erdoğan'ın sinirlendiği zaman argo konuşması fındık üreticilerinin de diline dolanmıştı. Bir pankartta 'Emeğimizin karşılığını istiyoruz LAN' yazılıydı; bir başkası da "Tayyip bey zart zurt yapma" diye sesleniyordu. Şunlar da vardı: "Sandıkta görüşürüz, kapımı çalarsan yüzüne çarparım. Fındıkçı ağlarsa, birilerinin de anası ağlar."
En fazla tepkiyi de Erdoğan'ın danışmanı, fındık ihracatçısı Cüneyd Zapsu çekiyordu: Fındık katili Zapsu...Ellerin kırılsın, fındık kurdu Zapsu.. Fındık ölüyor, Zapsu gülüyor, vekiller seyrediyor... Sayın Başbakan danışmanının değil, köylünün sesini dinle... Erdoğan Zapsu elele, çiftçi yerin dibine... Zapsu'nun oyunu bozulacak... Çözüm Zapsular Hamburg borsaları değildir... Zapsu Zapsu dediler, fındığımızı yediler...
Konuşmaların tamamlanmasının ardından saat 14.00 sıralarında mitingin sona erdiği duyuruldu. Mitinge katılanlar yavaş yavaş alanı terk ederken, bir grup üretici Ordu-Samsun karayolunu trafiğe kapadı. Yolu kapatanlara destek arttı ve yaklaşık 20 bin kişi, altı saat süreyle araçların geçişini engelledi. Bazı kişiler de otobüs, kamyon ve otomobillerin camlarını taş atarak kırdı.
Mitingden sonra arbede
Ordu Ziraat Odası Başkanı Onur Şahin, bir kamyonun üzerine çıkarak öfkeli kalabalığı yatıştırmaya çalıştı. İtiş-kalkış sırasında ise beş üretici yaralandı. Ayrıca öfkeli kalabalık, TRT canlı yayın aracını taşladı. Polisler, taş atanlara biber gazıyla müdahale etti. Hatta polis havaya ateş açmak zorunda kaldı. Biber gazından etkilenen yaklaşık 10 kişiye arkadaşları yüzlerine su dökerek yardımcı oldu. Polisin etkisiz kalması üzerine Giresun'dan takviye olarak Ordu'ya jandarma timleri gönderildi. Olay yerine CHP Ordu Milletvekili Sami Tandoğdu da geldi. Tandoğdu, Ordu Emniyet Müdürü Rıdvan Güler ile birlikte kalabalığın eylemlerine son vermesini istedi. Ancak eylemler sürdü. Polis, taş atanlardan 10'unu gözaltına aldı. Yolun kapanmasıyla, Ordu-Samsun yolunun her iki yönünde 50 kilometrelik araç kuyruğu oluştu.
Ucu Ankara'ya varır
Dün Ordu'da toplanan fındık üreticilerinin, geçimini fındıktan sağlayanların bağırışlarından çıkan sonuç şu: Fındık faciasının ucu eninde sonunda Ankara'ya uzanacak.' İktidar yerden yere vurulurken bir ilginç nokta da destekçi muhalefet partilerinin mitingde esamesinin bile okunmamasıydı. Üretici temsilcileri, bunun başlangıç olduğunu vurgulayıp bundan sonraki hedeflerini Ankara'da miting olarak gösterdi.



50 kişi yaralandı


Ordu Emniyet Müdürü Rıdvan Güler ile İl Jandarma Alay Komutanı Nevzat Yıldız panzer üzerine çıkarak Ordu-Samsun yolunu kapatan üreticilerin dağılmasını istedi. Rıdvan Güler, kendisine cep telefonuyla ulaşan ve 'Vekilim' dediği bir kişiye, "Ne yapacağım, ben bu insanları öldüreceğim mi? Gel kendin konuş" diyerek telefonu kapattı. Güler, telefon yine çalınca, "Yolu açın diyorsunuz ama buna gücümüz yetmez" dedi. Göstericiler geç saatlere kadar yol kapatma eylemine devam etti. Barikatlar kuran ve tüm uyarılara rağmen dağılmayan gruba biber gazı ve copla müdahale eden polis 21 kişiyi gözaltına aldı. Biri polis 50 kişi yaralandı.
FOTOĞRAF: EROL KÜÇÜKOĞLU / DHA
FOTOĞRAF: DAVUT AKTAŞ / DHA



Üreticinin yanıtını beklediği sorular
Üretici-alivreci savaşı bir yana şu iki net sorunun yanıtının bulunması gerekiyor: Nasıl oluyor da, dünya fındık üretiminin yüzde 75'ini, dünya fındık ticaretinin yüzde 95'ini elinde tutan Türkiye fındık fiyatını belirlemekte aciz kalabiliyor?
Nasıl oluyor da, fındığın fiyatını üretici değil, ithalatçı belirliyor?
Kimileri savunuyor ki, Türkiye fındık fiyatını yükseltirse rakipler Türkiye'nin pazarını ele geçirecek. Oysa rakiplerden İspanya ve İtalya, 50 yıldır üretimini artırmıyor, artıramıyor. Fındık gibi emek yoğun bir üretim dalında sanayileşmiş bu ülkeler, fındık toplayacak işçi bulamıyor. Bu iki ülkenin toplam üretimi, Ordu ilinin üretiminden de az. Diğer rakip olarak gösterilen Azerbaycan ve Gürcistan ise toplamda, Samsun'un Terme ilçesinden daha az üretim yapabiliyor. Üstüne üstlük Azerbaycan'ın da, Gürcistan'ın da ekolojik şartları, coğrafi büyüklüğü rakip olmaya müsait değil. Yine kimileri diyor ki, "Fındık fiyatını Türkiye çok yükseltirse, dünya çikolata üreticileri badem gibi, fıstık gibi ikame ürünlere yönelir." Bu da yanlış. Fındıklı olsun ya da olmasın tıpkı çimento harcı gibi çikolata yapmak için fındık gerekli. Yani fıstıklısına da, bademlisine sıvılaştırılmış fındık koymak gerekiyor.


Feryadın sebebi alivrecilik
Peki, fındık üreticisinin sıkıntısı ne? Fındığın kabuklu olarak kilosu geçen yıl bu zamanlar 6.5-7 YTL'ydi. Şu an 2.3 YTL. İhraç edilen fındığın içi 10 dolardı, 4 dolara kadar düştü. Oysa fındığın kiloda maliyeti 3.5 YTL. Fındık üreticisi, alivrecinin (dünya çikolata sanayicilerine ve Avrupalı fındık ithalatçılarına önceden fiyat tespit edip satış yapan, daha sonra kâğıt üstündeki bu satışa göre mahsul zamanı üreticiden fındığı daha ucuza alıp para kazanmak isteyen ihracatçı) oyununa geldiğini, Başbakan Erdoğan'ın da fındık sorununa sadece alivreci gözüyle baktığını savunuyor.
Nitekim Erdoğan üç hafta önce, 'Ben stokçunun başbakanı değilim' deyip yanlarında yer almayarak fındık üreticisinin tepkisini çekmişti. Üretici, tek sorumlu olarak Erdoğan'ın danışmanı Zapsu'yu gösteriyor. Ve yine deniyor ki Başbakan Erdoğan üç hafta önce fındık üreticisine sahip çıkmadığı için fiyatlar başşağı olmaya devam etti. Hükümet sahip çıkmadığı için ithalatçının da 'Aman şimdi Türkiye'den fındık almayalım. Elleri mahkum fiyatı daha da düşürecekler' diye düşündüğü söyleniyor.