12 Eylül öncesinin işçisini de arıyoruz

12 Eylül öncesinin işçisini de arıyoruz
12 Eylül öncesinin işçisini de arıyoruz

1 Mayıs ta yine Taksim de: Ekici, 1 Mayıs artık Taksim deyse 1 Mayıs ı birlik mücadele günü olarak algılayan herkesin hakkıdır. DİSK buna önderlik etmişti. Taksim i hak olarak kazandık ve korumaya devam edeceğiz diyor.

DİSK'in yeni başkanı Ekici hep 12 Eylül öncesi sendikacılığının konuşulduğunu belirterek "Biz de o dönemin işçisini arıyoruz" dedi.
Haber: ŞEBNEM TURHAN - sebnem.turhan@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Sendikalar zor bir süreçten geçiyor. Barajı koruyan Sendikalar Yasası ile sendikalı işçi istatistikleri kapanına sıkışmış durumdalar. Böyle bir süreçte Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) geçen hafta 14’üncü genel kurulu topladı. Süleyman Çelebi’yi Meclis’e gönderen DİSK’in başkanlığına konfederasyonun en büyük sendikası Genel İş ’in Genel Başkanı Erol Ekici seçildi. Ekici 41 yıllık işçi. Konfederasyonun önünde en acil sorun olarak ise Sendikalar Yasası’nı görüyor ve birlikte mücadele için Hak-İş ve Türk-İş’in kapısını çalmayı planlıyor. Ekici sendikalaşmanın artık çok zorlaştığını ve 12 Eylül öncesi sendikacılığın arandığını söyleyerek “Ancak 12 Eylül öncesinin işçisi de aranıyor. Bu işçilere atılan bir pas aslında. İşçi her zaman ezilen. Sendikacılık o zamanlar elbette daha kolaydı ülkede. Toplum 1968 ruhundan etkilenmişti, tam bağımsız demokratik ülkeyi sahiplendi. Artık bunu çok az duyuyorum” dedi. Yeni Başkan Ekici yeni dönemde mücadele hedeflerini ve programlarını şöyle anlattı: 

SENDİKA YERALTI ÖRGÜTÜ GİBİ
12 Eylül öncesi sendikacılık aranır ama 12 Eylül öncesi işçi de aranır. Bu işçilere atılan bir pas aslında. Hep emeği sömürülüyor. Sendikacılığın aranmasıyla işçinin aranması arasında fark var. işçi emeğini satarak geçinen sömüren her zaman mücadele etmesi gereken. 12 Eylül’den önce daha kolaydı sendikacılık. Toplumun tüm kesimleri 1968 ruhundan etkilenmiş ve en azından tam bağımsız demokratik bir ülke talebini dile getiriyordu. Şimdi bunu çok az duyuyoruz. Oysa bağımsızlığın olmadığı yerde demokrasi, demokrasinin olmadığı yerde özgürlük, özgürlüğün olmadığı yerde hak olmaz. Anayasal hak olsa da sendikalaşma işveren tarafından yeraltı örgütlenmesi gibi algılanıyor. Örgütlenme hak ama örgütlenin bak başınıza neler geliyor. İşçinin notere gidip üye olması, yüzde 51 işyeri barajı yetmiyor işveren sudan bahanelerle yetkiye karşı çıkıyor, bakanlık dikkate alıyor ve mahkeme süreci başlıyor. 3 yıl süren yetki sonunda o işyerinde işçi bulmak mümkün değil. 

KAYITDIŞI ENGEL
Özelleştirme furyası taşeronlaşmayı arttırdı. Kadrolu işçi sayısı düşerken taşeron işçi üçe katlandı. Taşeronlaşmanın olmadığı 90’larda kadrolu işçi belediye işkolunda 240 binin üzerindeydi, bugün kadrolu işçi sayısı 130 bin. İşkolumuzda istatistiklere göre işçi sayısı 657 bin. Gerisi taşeron. İşçilerin sendikalaşmayı istemediklerinden ya da sendikaların beceriksizliğinden değil bu sendikalaşmanın düşmesi. Kayıtdışı ve taşeron oldukça örgütlenme engelleniyor. 

İCAZETLE KURULMADIK
Çalışma Bakanı Faruk Çelik ‘Sendikalı işçi istatistiklerini açıklarsam sendikalar kapanır’ diyor. Bakandan icazetle kurulmadı bu sendikalar onun demesiyle de kapanmaz. Sendikalar Yasası’nı ILO normlarına uygun çıkarın, kaldırın barajı bakın sendikalaşma oranı ne olacak, sendikalara talep ne olacak. Gelin hadi, yapın uygulamayı birlikte görelim. Baraj kalkarsa işyerleri zarar görürmüş, sendikalı işçiden ne zarar gelecek. Kendisi ödüyor aidatını, ama 8 saatten sonrası mesaiye girer diyebilmesini sindiremiyor işveren. İşveren mesai isteyeni atma hakkı kendisinde kalsın istiyor. 

BARAJ YÜZDE 24’E ÇIKIYOR
Sendikalar Yasası ile baraj yüzde 10’dan yüzde 3’e inecekmiş. 7 puanlık fark ama nereden baktığınıza bağlı olarak değişiyor. 28 işkolu 18’e indiriliyor, böylece bu birleştirilen işkollarında baraj yüzde 3 yapıldığında gerçek baraj yüzde 24’e çıkıyor. 

HERKESLE SOKAĞA ÇIKARIZ
Sendikalar Yasası’nda ILO normları dışında bir değişikliği kabul etmiyoruz. Yeni yönetim kurulumuzun ilk işi de bu antidemokratik yasa değişikliğine karşı eylem planı çıkarmak olacak. Her ne kadar yüzde 3 barajını savunsa da Türk-İş’i ve Hak-İş’i de sürece ortak etmek isteriz. Hepsine birlikte alanlara çıkalım çağrısı yapacağız.

Yönetimde neden kadın yok?
DİSK’in 9 kişilik yönetim kurulu tamamen erkeklerden oluşuyor. DİSK Başkanı Ekici yönetimde kadın olmamasının haklı bir eleştiri olduğunu kabul ediyor ama DİSK’i oluşturan sendikaların bunu düşünmesi gerektiği fikrinde. Ekici “17 sendikadan oluşuyoruz ve DİSK kongresi bunların yansıması. Sendikalar yeni dönemde pozitif ayrımcılık ve kadın hakları konusunda biraz daha çaba göstermeli ve sonraki seçimde kadın aday çıkmalı” diyor.



Erol Ekici kimdir?
1953 doğumlu. 1971’den beri işçi, 1975’ten beri de sendikacı. Sendikacılığa Lastik İş’te başladı. Belediye işçiliğiyle Genel İş’e üye oldu. 1978’de Genel İş kapatılınca mecburen Belediye İş’e geçti. 1992’de DİSK yeniden açıldığında kendi tabiriyle ‘yuvası’na geri döndü. 1993’te Genel İş İstanbul 7 No’lu Şube, ardından İstanbul Bölge Başkanlığı yaptı. 1996’da Genel İş yönetimine girdi ve örgütlenme daire başkanı oldu. Bu süreçte sendikaya kayyum atandı genel kurulda seçimi kaybetti ve işçiliğe geri döndü. 2004’te ise yeniden yönetime girdi. Dönemin Genel Başkanı Mahmut Seren hayatını kaybedince başkan seçildi ve iki dönemdir Genel İş Başkanı.

bigPara.com