131 yıllık tat Galata Muhallebicisi yurtdışına açılıyor

131 yıllık tat Galata Muhallebicisi yurtdışına açılıyor
131 yıllık tat Galata Muhallebicisi yurtdışına açılıyor

Ömer Yönder, sütlü ve hamurlu tatlılar başta olmak üzere 100 e yakın çeşit sunduklarını söyledi.

Adını 1879'da Galata'da kurulan muhallebiciden alan Galata Muhallebicisi, yedi ayda iki şube açtı. Kuruluş Kuzey Irak ve Suriye'de de restoran açmayı planlıyor
Haber: SATFİYE YUVA KİREÇCİ / Arşivi

İSTANBUL - Mühendis olmalarına rağmen yemek yapmaya meraklı iki arkadaşın Ömer Yönder ve İbrahim Orga’nın birlikte kurduğu Galata Muhallebicisi,  130 yıllık bir geleneği günümüzde de devam ettiriyor. Adını İbrahim Orga’nın dedesinin 1879’da Galata’da kurduğu muhallebiciden alan Galata Muhallebicisi, geleneksel tariflere sadık kalarak, Türk yemeklerini lezzet severlerle buluşturuyor. Kuruluşun mönüsünde sütlü ve hamurlu tatlılar başta olmak üzere imambayıldıdan hünkar beğendiye kadar 100’den fazla yemek bulunuyor. İlk restoranı yedi ay önce 212 Alışveriş Merkezi’nde açtıklarını söyleyen Galata Muhallebicisi’nin ortaklarından Ömer Yönder, “Özellikle beyaz yakalı dediğimiz çalışan kesimden büyük ilgi gördük. Bunun üzerine geçtiğimiz aylarda ikinci restoranı Nişantaşı’nda hizmete açtık. İstanbul ağırlıklı olmak üzere hızla şubeleşmek istiyoruz. Anadolu şehirlerinden ve yurtdışında Kuzey Irak, Suriye, Yunanistan ve Bulgaristan’dan franchising teklifi alıyoruz. Ancak kalite standardını oturtmak adına bir süre beklemeyi tercih ediyoruz. Belli bir aşamaya geldikten sonra buralarda da restoran açacağız” dedi. 

Atölye kurdu
Galata Muhallebicisi’nde en önem verdikleri şeyin kalite ve tazelik olduğunu söyleyen Yönder, “Sütü ve yumurtayı günlük almaya dikkat ederiz. Bunun için Haramidere’de çiftlik kurduk. Ayrıca yemeklerimizi yaptığımız ve yeni tatlar denediğimiz bir de Çobançeşme’de yemek atölyemiz var” açıklamasında bulundu.
Devamlı bir müşteri kitlelerinin olduğunu ifade eden Yönder, “Sabah kahvaltılarımızla çok iddialıyız. Sabah, öğlen ve akşam yemeklerini burada yiyen bir kitle var. Fiyatlarımız da son derece hesaplı. Fast food restoranı olmamamıza rağmen hızlı bir servisimiz de var. Bu da çalışanların yemeklerini kısa sürede yemelerine imkân sağlıyor” diye konuştu.
Marka adının Galata olarak seçilmesinde, tecrübe kaynağının Galata’daki eski dükkân oluşu ve Galata semtinin adını Rumca’da Süt anlamına gelen ‘Gala’ sözcüğünden aldığı söylentisinin önemli rol oynadığını ifade eden Ömer Yönder, Galata Köprüsü’nün parmaklık motifleri ve Galata Kulesi gibi figürlerin kurum kimliğini yansıttığını sözlerine ekledi.


    ETİKETLER:

    Galata Kulesi