20 milyar dolar sermaye yolda

Uluslararası Finans Enstitüsü Başkanı Dallara Türkiye'ye iki yılda 20 milyar dolar yabancı sermaye girişi beklediklerini açıkladı. IMF raporu da iyimser: Enflasyon 2009'da yüzde 3'e düşer.

ANKARA - Merkezi Washington'da bulunan Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), iki yılda Türkiye'ye, 20 milyar dolarlık doğrudan yabancı sermaye girişi bekliyor. IIF Başkanı Charles Dallara, Türkiye'nin, yıllardan bu yana sıkıntı yaşadığı kamu maliyesi alanında önemli ilerleme kaydettiğini vurguladı.
Dallara, Türkiye'de her hükümetin enflasyonu tek haneye indirme taahhüdünde bulunduğunu, ancak bu kez Türkiye'nin özellikle enflasyonda çok etkileyici sonuçlar aldığını kaydetti.
Türkiye'nin doğrudan yabancı sermaye çekme konusunda başarılı olamadığının altını çizen Dallara, bundan sonra durumun değişeceğini ve AB'ye uyum sürecinde daha çok yabancı sermaye girişi yaşanacağını ifade etti. Dallara, "Türkiye'ye, sadece bankacılık ve telekom sektörlerinde değil diğer sektörlerde de doğrudan yabancı sermaye girişi yaşanacak" diye konuştu.
'Komşularla iyi ilişki önemli'
Türkiye'nin, komşularıyla ticari bağlantılarını geliştirip iyi ilişkiler kurduğunu belirten Dallara şunları söyledi:
"10 yıl önce bir Yunan bankasının Türkiye'de faaliyette bulunacağını söyleseniz, ben dahil kimse inanmazdı. Fakat şimdi Yunanlılar Türkiye'deki bankacılık sektörüne yatırımda bulunmak istiyorlar. Bu, ekonomik ilişkilerin, siyasi ilişkilerin de geliştirilmesinde en önemli unsur olduğunu gösteriyor." IIF'nin, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu Avrupa bölgesinden sorumlu direktörü Jeffrey Anderson ise, Türkiye'de ekonomik programın etkili sonuçlar vermesi üzerine, piyasaların güveninin arttığını belirterek, "En önemlisi, enflasyonist beklenti resmi hedeflerin de altında gerilemeye başladı" dedi. Küresel anlamdaki olumsuz ekonomik gelişmelerin Türkiye'yi çok fazla etkilemeyeceğini vurgulayan Anderson, üç yıllık stand-by anlaşmasının, dış kırılganlıkların iyice azalmasına neden olacağını dile getirdi.
İşsizlik sorunu
Anderson, "Orta vadede, Türkiye'nin enflasyonla mücadelesinin en önemli dayanağı AB ile yürütülecek müzakereler olacaktır. AB'ye uyum politikaları, makroekonomik verilerde daha da iyileşmeye katkıda bulunur" diye konuştu.
Cari işlemler açığı ile işsizliğin Türkiye'nin önünde iki sorun olarak durduğunu hatırlatan Anderson, cari işlemler açığının bu yıl, artan ihracat, turizm ve doğrudan yabancı sermaye girişleriyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) temelinde yüzde 4'lere gerileyebileceğini, ayrıca bu yıl, açığı tehdit edecek nitelikte bir tüketim beklemediklerini ifade etti. İstihdam konusunda ise sürdürülebilir büyümenin devam ettirilmesi, genç işgücünün de diğer ülkelerle rekabet edebilecek düzeye getirilmesi gerektiğini kaydetti.
'Fransa ve diğer ülkelerde yapılacak AB referandumlarının piyasaya olumsuz etkisi olmaz' diyen Anderson, "Asıl olumsuz etki, Türkiye'nin AB reformları konusundaki hızını kaybetmesidir. Abdullah Öcalan davası da piyasaları olumsuz etkilemez" ifadesini kullandı. Jeffrey Anderson bu yıl, Türkiye'de yüzde 6 düzeyinde bir ekonomik büyüme tahmin ettiklerini vurguladı.
Anderson, "Türkiye'ye bu yıl ve gelecek yıl toplam 20 milyar dolarlık yabancı sermaye girişi olacağını tahmin ediyoruz" tespitinde bulundu.