20 yıl vadeyle otomobil

Türk otomotiv tarihinde 2005 yılının özel bir yeri oldu. Satışta rekora ulaşılan yıllardan sonra 'krizlere yakalanan' sektör bu sefer şeytanın bacağını kırdı.
Haber: SİBEL ÜNLÜ / Arşivi

İSTANBUL - Türk otomotiv tarihinde 2005 yılının özel bir yeri oldu. Satışta rekora ulaşılan yıllardan sonra 'krizlere yakalanan' sektör bu sefer şeytanın bacağını kırdı. 2004 yılı binek ve hafif ticari araç pazarında 691 bin 226 adetlik rekor satışla kapanmıştı. 2005 yılında da 710 bin 408 adetlik satışla yeni bir rekora daha imza atıldı. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) verilerine göre 2005 Türkiye otomotiv tarihinde ilk kez iki yıl üst üste rekorun kırıldığı bir yıl oldu.
İkinci elde ihracat talebi
2005'in otomobil açısından bir diğer enteresan yanı da uzun vadeli ipotekli konut sisteminin (mortgage) pazara rakip olmasıydı. Ancak otomobil 'konuta' yenilmedi. Faiz oranlarındaki düşüş, dövizdeki durağanlık nedeniyle ithalatçı firmaların elde ettiği avantaj fiyatları sıfır kilometre otomobillerde o kadar cazip hale getirdi ki bu sefer ikinci el ile yeni modeller arasındaki makas kullanılmış araçlar aleyhine açıldı. Bir yandan cazip fiyatlarla yeni otomobil almak istediği için takasa başvuranlar, diğer yandan konut kredisi taksidini makul seviyeye çekmek amacıyla elindeki aracı satıp peşinatı artırmak isteyenler piyasada ciddi bir ikinci el stoku yarattı. Yetkili satıcıların elinde takas yoluyla alınmış 100 bin, açık oto pazarları ve galerilerdeki 400 bin araçla yaklaşık 500 bin ikinci el otomobilin alıcı bekliyor olması piyasayı kilitledi. Yetkililer bu konuda bir forum düzenleyip Dış Ticaret Müsteşarlığı'ndan işbirliği isteyecek.
Hyundai Assan Genel Müdürü Kurthan Tarakçıoğlu da, iki yıl üst üste rekor elde edilen, üç yıldır da 700 binli seviyelerde satış yapan sektörün, bu seviyeleri 2006 yılında da yakalaması için öncelikle ikinci el sorununa çözüm bulması gerektiğini söyledi. Tarakçıoğlu, bunun için ikinci el ihracata imkân veren yasaların çıkması için çalıştıklarını, ardından Kuzey Irak, Türk cumhuriyetleri gibi ülkelere dış satım yapılabileceğini dile getirdi.
Artan taksitli finansman
Sorunun çözümü için Türk tüketicisinin otomobili yatırıma enstrümanı değil kullanıma yönelik bir araç olarak algılaması gerektiğini de belirten Tarakçıoğlu, şöyle konuştu: "2006'da biz Hyundai olarak 2005'teki gibi kampanyalar ve agresif fiyat politikasıyla değil, satış sonrasına ve finansmana yönelik projelerle rekabet etmeyi planlıyoruz. Satışlarda yurtdışındaki örneklerinde olduğu gibi 20 yıl gibi çok uzun vadeli giderek artan taksitli finansman modelleri gelebilir. Bir anlamda otomobilde leasing uygulaması. Taksitle ve çok uzun vadede araç sahibi olma imkanı."
Kurthan Tarakçıoğlu, 2006 yılında pazarın önünü açacak diğer etkenlerin de özel tüketim vergisindeki (ÖTV) indirimler ve hurda araçlar teşvikinin yeniden gündeme gelmesi olduğunu ifade ederek, hurda araçlar için imha istasyonlarının oluşturulmasının çevre sağlığı ve güvenlik açısından önemine dikkat çekti.