2006 yatırım rehberi (3)

Yıllarca repo ve Hazine bonosunun gölgesinde kalan özellikle Türk Lirası mevduatın 2005 yılının ikinci yarısından sonra yeniden yıldızı parlamaya başladı.
Haber: YASEMİN KAPIYOLDAŞ / Arşivi

Yıllarca repo ve Hazine bonosunun gölgesinde kalan özellikle Türk Lirası mevduatın 2005 yılının ikinci yarısından sonra yeniden yıldızı parlamaya başladı. Başta repo olmak üzere Hazine bonosu ve devlet tahvili faizlerinin yıl içinde hızla gerileyerek yıllık getirilerinin yüzde 14'lerin altına kadar gerilemesi üzerine özellikle küçük yatırımcının tercihi bir ve üç aylık mevduat oldu. Halen bankaların yüzde 14,5- 16,5 bandında olan bir ve üç ay vadeli mevduat faizlerinin çok cazip olduğunu belirten bankacılık çevreleri, 2006 yılında uygulamaya girecek olan yeni vergi yasasasından sonra mevduata kayışın daha da hızlanacağı görüşünde.
Halen kısa vadeli mevduat faizleri üzerinden alınan stopajın yüzde 18'lerde olduğuna dikkat çeken bankacılar, yeni yılla birlikte bu oranın yüzde 15'e ineceğini buna karşın yatırım fonları, Hazine bonosu ve devlet tahvillerinin stopaj oranlarının yükseleceğini bunun da mevduatı daha cazip hale getireceğini belirtiyor.
Halen bir aylık mevduata parasını yüzde 14 faizle yatıran yatırımcının aylık net kazancı, yüzde 0.95 olurken, yüzde 16,5 faizle parasını aynı vadeli mevduatta değerlendiren bir yatırımcının net kazancı ise yüzde 1.12'e ulaşıyor.
Buna karşın yüzde 13.5 olan gecelik repo faizine bir ay boyunca para yatıran bir yatırımcının bileşik faiz baz alınarak yapılan hesaplamaya göre aylık net getirisi yüzde 0.88. 27 Haziran 2007 vadeli gösterge tahvilin bileşik faiz baz alınarak yapılan hesaplamaya göre, bir aylık net getirisi ise yüzde 1.09. Yüksek miktarlı mevduatlara bankaların yüzde 18'lere kadar faiz uyguladığı göz önüne alınırsa kısa vadeli mevduatın cazibesi iyice ortaya çıkıyor. Bunun yanı sıra yeni vergi uygulaması ile tüm piyasalarda eşitlenen vergi oranları ile 2006 yılından itibaren mevduatın getiri avantajı daha da artıyor.
Bankalardan mevduata limit
Ancak bankalar her miktardaki tasarrufa da mevduat hesabı açmıyor. Bankalara göre farklılık göstermesine karşın mevduata uygulanan alt limitler 500 YTL ile 5 bin YTL arasında değişiyor. Bankaların mevduata alt sınır uygulamasının temel nedeninin maliyet olduğunu söyleyen Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Fuat Erbil, "Hesap açılışı hem operasyonel, hem de sistemsel bir maliyet doğruyor. Bu hesaplar üzerinden elde edilecek gelir de bu maliyetleri karşılamaya yetmiyor. Bundan dolayı her banka belli miktarda alt sınırlar koyuyor" dedi.
'Bonodan mevduata dönülecek'
Geçtiğimiz son bir yıl içinde yatırımcıların Hazine bonosu ve B tipi yatırım fonlarından çıkarak mevduata yöneldiklerini söyleyen Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Ali Fuat Erbil, bu yönelimin temel nedeninin, son dönemde mevduat getirilerinin diğer düşük veya orta riskli yatırım araçlarının getirilerinden daha yüksek seyretmesine bağlıyor.
Erbil'e göre mevduat faizlerinin bu denli yüksek olması da bankalar arasında yaşanan yüksek rekabete dayanıyor.
Stopaj mevduata yarar
2006 yılı başından itibaren tüm mevduat ve yatırım ürünlerinde, yüzde 15'lik stopaj vergisi uygulamasına geçilecek olmasının özellikle Hazine bonosu ve devlet tahvili müşterilerinin bir kısmının daha mevduata yönelmesine neden olacağını söyleyen Ali Fuat Erbil konuşmasını şöyle sürdürdü; "Bankalar mevduat tabanlarını büyütebilmek ve piyasa paylarını artırabilmek amacıyla mevduatlara yüksek faiz veriyor. Bunun başlıca nedeni son dönemde hızla büyüyen tüketici kredilerini fonlayabilmek için kaynak yaratmak ve banka bilançosunda aktif-pasif dengesini sağlamak. Piyasadaki yüksek rekabet de, yüksek faiz uygulamasını bir anlamda zorunlu kılıyor. Bankalar hem mevcut müşterilerini koruyabilmek, hem de yeni müşterilere ulaşabilmek amacıyla, zaman zaman kârlılıklarından da feragat ederek yüksek faiz veriyor."
Faiz 2-2.5 puan düşer
2006 yılında mevduat faiz oranlarında da düşüş yaşanmasını beklediklerini söyleyen Erbil "2006 yılında öngörülen makroekonomik gelişmeler ve TCMB'nin uygulayacağı faiz indirimleri doğrultusunda, YTL mevduat faiz oranlarında yıl boyunca yüzde 2-2,5 civarında bir düşüş bekleyebiliriz" diye konuştu.
Kısa vadeli mevduatın vergisi azalıyor


Büyütmek için tıklayınız

1999-2005 yılları arasında, banka mevduat hesaplarından elde edilen faiz gelirleri, vadelerine göre ve döviz veya TL cinsi olmasına göre değişik oranlarda stopaja tabi tutularak vergilendirildi. Stopaja tabi tutulan faiz gelirleri, tutarı ne olursa olsun beyan edilmedi. Dolayısıyla stopaj haricinde ayrıca ilave vergi ödenmedi.
2005 yılında banka mevduat hesaplarından faiz geliri elde edenler, faiz gelirinin tutarı ne olursa olsun beyan etmeyecek. Bankaca yapılan vergi kesintisi, faiz gelirinin nihai vergisi olacak.
2006'dan itibaren; mevduat faiz gelirleri, beyana tabi tutulmadan, stopaj yoluyla vergilendirilecek. 2006 yılında elde edilecek banka mevduat faizlerinden, 'yüzde 15' stopaj (vergi kesintisi) yapılacak. Stopaja tabi tutulan faiz geliri beyan edilmeyecek, stopaj haricinde ilave vergi ödenmeyecek. Yeni uygulamanın tek farkı ise; mevduatın vadesi ne olursa olsun, 'yüzde 15' stopaja tabi tutulacak olması.
Oysa 2005'te, YTL cinsi mevduatlar vadesine göre; yüzde 7 ile 18 arasında değişen oranlarda stopaja tabi tutulmuştu. Döviz cinsi mevduatlardan da vadesine göre, yüzde 18 ile yüzde 24 arasında vergi kesintisi yapılmıştı. Yeni getirilen uygulama, tabloda görüldüğü gibi, vade tarihine göre 2006 yılında elde edilecek olan bazı faiz gelirlerine vergi avantajı getirirken, bazılarına da dezavantaj sağlıyor. Döviz tevdiat faizinden ve özel finans kurumlarının kâr paylarından 'yüzde 24' oranında yapılan stopaj 2006'dan itibaren 'yüzde 15'e indirileceğinden, bu tür faiz gelirlerini elde edenlere tabloda görüldüğü gibi vadesine göre 9 puana varan avantaj sağlayacak. Başka bir ifade ile bu mükelleflerin vergisi 'yüzde 37.5' düşürülmüş oluyor.
'Kâr paylarına stopaj yok'
Yatırım Fonu Portföy işletmeciliği kazançları, kurumlar vergisinden istisna edildiğinden portföy kazançları için kurumlar vergisi ödenmiyor. 31 Aralık 2005'e kadar (B) tipi ve (A) tipi fonlardan stopaj da alınmadı.
2006'dan itibaren portföy kazançlarından fon bünyesinde 'yüzde 15' vergi kesintisi yapılacak. Ancak portföy kazancına uygulanan kurumlar vergisi istisnası sürecek ve kazanç üstünden kurumlar vergisi ödenmeyecek.
1999-2005 yıllarında yatırım fonu katılma belgesi karşılığı fon yatırımcılarına ödenen kâr payları, tutarı ne olursa olsun beyan edilmedi, yani vergi dışı tutuldu. Yatırımcıya ödenen kâr paylarından stopaj da yapılmadı.
2006'dan itibaren bu uygulama aynı şekilde sürecek. Yatırım fonu katılma belgesi karşılığı ödenen kâr paylarından stopaj yapılmayacak, tutarı ne olursa olsun beyan edilmeyecek.


Küçüklere profesyonel fon
Küçük yatırımcının güvenli limanı olan yatırım fonlarında bu yıl da hisse ağırlıklı A tipi fonların gözde olması bekleniyor. Uzmanlar, yatırımcının risk profillerini belirledikten sonra fon seçmesini öneriyor

2000'nin en gözde tasarruf araçlarından olan yatırım fonları, özellikle 2001 krizinden sonra mali piyasalardaki sert hareketler yüzünden yatırımcı nezdinde güven kaybına uğramıştı. Ancak tasarruflarını profesyonelce değerlendirmek isteyen ve bunun için ayıracağı zamanı ve bilgisi olmayan yatırımcı için fonlar hâlâ iyi bir alternatif niteliğinde. Yönetimi uzmanları tarafından yapılan yatırım fonlarında yatırımcıya düşen ise getiri beklentisine ve risk profiline göre fon türünü seçmesi.

Büyütmek için tıklayınız

Kısa vadeye likit öneri
2006'da borsada yükseliş öngören uzmanlar, 'hisse senedine yatırım yapmak istiyorum ve risk alabilirim' diyen yatırımcılara A tipi fonları öneriyor. Ancak kural şu; A tipi fonlara yatırım, kesinlikle kısa vadeli düşünülmemeli.
Yatırımını kısa vadeli düşünenler ve parasının likit kalmasını isteyenler için seçeneklerden biri B tipi likit fonlar. Vadesine 180 günden az süre kalmış Hazine bonolarını barındıran fonun ortalama vadesi 45 günü geçmiyor.
Deniz Portföy'den fon ve portföy yönetmeni Berna Ural, repoya alternatif olarak düşünülen likit fonların, kısa vadeli yatırım düşünen kurumsal ve bireysel yatırımcılara önerilebileceğini söylüyor.

Büyütmek için tıklayınız

Portföy çeşitlemesi isteyen ve en az orta vadede yatırım yapabilecekler için de B tipi değişken fonlar var. Tahvil, bono, repo gibi farklı enstrümanlarla oluşturulan değişken fonlar, sabit getirili yatırım araçlarını tercih edenler için uygun. Bu tip fonlar, yüzde 14'lerin altına gerileyen faizlere rağmen, yüzde 7'lerdeki reel faiz ortamında hâlâ iyi getiri vaat ediyor.
Bilindiği gibi 2006'dan itibaren tüm yatırım araçlarında olduğu gibi yatırım fonlarına da yüzde 15 stopaj uygulanacak. Buna göre daha önce vergi kesintisi olmayan A tipi fonlara da yüzde 15 stopaj gelecek. B tipi fonlarda uygulanan yüzde 10'luk kesinti de yüzde 15'e yükseliyor. Ancak, alternatif enstrümanlara da aynı oranda vergi uygulanacağı için 2006'dan itibaren vergisel üstünlük kalmıyor.
Fon seçerken dikkat
Fon alırken dikkat edilmesi gereken hususlar açısından uzmanların önerileri şöyle özetlenebilir:
- Fonun performansı: Fonların geçmiş performansı, gelecek performansına ilişkin ipucu verir.
- Risk grubunun tespiti: Yatırımcılar, risk profiline göre fon seçmeli. Bankaların web sitelerinde fon seçiminde yardımcı olmak üzere 'yatırım profilini' belirleyen anketler bulunuyor. Fon önerileri de ortaya çıkan profile göre yapılıyor.
- Getiri beklentisi: Yatırımcı, yatırım aracına 'kumar' gibi yaklaşmaktan ve kısa sürede büyük kazançlar elde etmek güdüsünden sıyrılmış olmalı. Getiri beklentisinde gerçekçi olmalı.
- Yönetim stratejisi: Uzmanlar, yatırımcıya seçecekleri fonun yönetim stratejisine ilişkin bilgi sahibi olmalarını öneriyor. Fon yönetiminde tecrübe ve bilgi birikiminin önemine özellikle vurgu yapılıyor.