2006 Yatırım Rehberi (4)

Bir dönemin flaş yatırım araçları bono ve dövizin ekonomide sağlanan istikrarla birlikte yıldızı da sönmeye başladı.

Radikal yazı dizisi

Bir dönemin flaş yatırım araçları bono ve dövizin ekonomide sağlanan istikrarla birlikte yıldızı da sönmeye başladı. IMF destekli ekonomik programın başarıyla sürdürülmesi, AB ile müzakere sürecinin başlatılması ve global ekonomideki olumlu trendin etkisiyle yıla yüzde 20.68'den başlayan bono faizleri yılın son günlerinde yüzde 14'lerin altına indi. Yılbaşında 1.3590 YTL olan dolar 1.3500'lara geriledi.
Piyasa beklemeye girer
Bono faizlerindeki hızlı inişin 2006'nın ilk üç ayında yerini duraklamaya bırakacağını belirten bankacılar, piyasaların öncelikle Merkez Bankası'ndan yeni bir faiz indirimi bekleyeceğini, ayrıca mart ayında görev süresi dolacak olan Merkez Bankası Başkanı'nın yerine yapılacak atamanın ve artan erken seçim söylentilerine ilişkin gelişlemelerin izleneceğini söylüyor.
Bu arada global piyasalardaki belirsizliğin arttığına dikkat çeken uzmanlar, ABD ve Avrupa Merkez Bankası'nın faiz kararının, ayrıca ABD'nin İran'la ilişkilerinin kritik önem taşıdığını vurguluyor. İç ve dış belirsizliklerin yoğun olduğu yılın ilk üç ayında gerek bono faizlerinde, gerekse dövizde zaman zaman sert fiyat hareketleri gözlenebileceğine de dikkat çeken uzmanlar, bu dönemde piyasaların temkinli hareket edeceğini belirtiyor.
Ancak yılın ilk yarısına ilişkin sadece olumsuz beklentiler yok. Yılın ilk çeyreğinde S&P'nin Türkiye'nin notunu yükseltmesi beklentisi korunuyor. Bu arada Milli Piyango, enerji, THY gibi özelleştirmeler de piyasaya moral olacak.
Hazine 2006'da iç borçlanmada beş yılın üzerinde vadeleri deneyecek. Bu arada bono ve tahvilin yüzde 15 stopaj uygulanması nedeniyle mevduata karşı rekabet inin azaldığını söyleyen bir para yöneticisi, "Yüzde 15 stopaj yabancı talebini fazla etkilemez. Onlar fiyatla ilgileniyor. Ancak getirisi mevduatın altına inen bono da yüzde 15 stopaj uygulanması, vadelerin ise uzaması yerli yatırımcıyı mevduata yöneltecektir" dedi.
İç ve dış belirsizliklere karşın ilk üç ayda bono faizlerinin mevcut seviyelerinde dalgalanmasını bekleyen uzmanlar, olağanüstü gelişme olmazsa dövizdeki satıcılı seyrin korunacağını ve Merkez Bankası'nın dövize alım yönünde müdahale edeceğini belirtti.



İlk yarı bono faizleri yatay seyrini korur
Fulya Elif Güraydın
Yapı Kredi Bankası
Para ve Döviz Piyasası Grup Yönetmeni

2004-2005 Türkiye'nin AB katılım sürecine paralel oluşan iyimser havanın, etkisini 2006'da azalarak da olsa sürdüreceğini öngörmekteyiz. Her şey umulduğu gibi olumlu giderse, iki yıl vadeli tahvil faizlerinin yılın ilk yarısı tamamlandığında yüzde 13-14 olması beklenebilir.
Merkez Bankası faiz indirimlerine bir süre ara vereceği bilgisini vermişti. Enflasyondaki aşağı trend kırılmazsa mart ve nisanda faiz indirimleri tekrar söz konusu olabilir. 2006'nın geneli için önceki yıllara oranla volatilitenin daha yüksek olacağını beklemek, yatırım tercihlerinde buna paralel olarak 'temkinli iyimser' davranmak fayda getirecektir. Ancak 2006'da piyasaları etkileyebilecek birçok riskler de olduğu unutulmamalı. 2006 yılına 1.3500-1.3550 aralığında başlayacağını tahmin ettiğimiz dolar sözünü ettiğimiz risklerin geçici etkilemesi durumunda yılı 1.4250-1.4300 bitirmesini bekliyoruz.
Türkiye yine gözde
Bu arada ABD'de faiz artırımlarının sona ermek üzere olduğu beklentisiyle gelişmekte olan piyasalar yatırımcılar için revaçta olmayı sürdürecek, Türkiye de yabancı ilgisini çekmeye devam edecektir. 2006'da da hacmin artarak süreceği tahmin edilmektedir. Bu arada 2006'da avro bölgesel olumlu beklentilerden çok doların değer kaybına bağlı değer kazanacak gibi görünüyor. 1.18-1.20 aralığında 2006 yılında başlayan EUR/USD paritesinin 1.25'lerde yılı bitirmesini bekliyoruz.


'Rekorlar yılı olabilir'
2005'te tarihi zirvelerini zorlayan enerji, petrol ve altının dahil olduğu emtia borsalarında yine çıkış bekleniyor

2005 yılı emtia piyasasında fiyatlarda yukarı yönlü hareketin yaşandığı bir yıldı. Enerji piyasasının başı çektiği güçlü seyir, altın ve bakır piyasasıyla ivme kazandı. Aralık ayının sonlarına doğru fiyatlarda bir miktar geri çekilme ve kâr realizasyonu gözlemlendi. Bunun 2006'da devam edeceğini savunmak yanıltıcı olabilir.
2006'da ABD ve Çin ekonomisinin, geçtiğimiz sene kadar olmasa da sürdürebilir bir büyüme trendinde olacağı tahmin ediliyor. Buna İngiltere, Japonya ve Avro Bölgesi ekonomilerine ilişkin beklentiler eklenince emtia piyasasında yukarı yönlü fiyat hareketinin sürmesi bekleniyor. Diğer tarafta enflasyonist ortam, dünya ekonomisini yüksek faiz oranlarına zorluyor. Yüksek faiz ve enerji fiyatlarının ekonomik büyümeyi raydan çıkarma ihtimalini göz ardı etmiyoruz. Ancak henüz dünya ekonomisinde soğuma işaretleri yok ve emtia piyasaları, yeni zirveleri test edebilir.
Enerji piyasası ve ham petrol, piyasanın kilit ürünü. Ancak rafineri sıkıntıları, İran ve Ortadoğu kaynaklı riskler kaosa yol açabilir. Üretim ve rafineri kapasitesinin artacağına dayalı varsayım, 2006'da ham petrolü 40.00 dolara çekebilir.
Değerli madenler, enflasyona karşı korunma amaçlı olarak yatırımcının da gözdesi haline geldi. Kısa vadede fiyatlarda aşağı yönlü bir düzeltme ihtimali ortaya çıkarmakla beraber temel faktörlerde bir değişiklik yok ve önümüzdeki sene tırmanmaya devam edebilir.
Başka bir kategoride inceleyeceğimiz ve endüstriye hitap eden madenlerde de 2005'te sert yükselişler yaşandı. Bakırda, yüzde 42'lik yükseliş var. Diğer endüstriyel metaller de bakırı takip etti. Ancak 2006'da arzdaki sıkıntının azalacağı beklentisiyle fiyatlarda düşüş ihtimali ağırlık kazandı. 2006'da, dünya ekonomisinin büyüyeceği beklentisi ve enflasyonist eğilimin, ürün bazında farklılık göstermekle beraber, devam edeceği izlenimi veriyor. Altın, bakır ve enerji piyasası ise emtia piyasalarında öncü gösterge olma özelliğini koruyor.
Hazırlayan: Ateşan Aybars Danışmanlık


408 bin YTL gelire vergi yok

EKREM SARISU
2005 tahvil ve bono geliri 408 bin YTL'yi aşmayan yatırımcı vergi ödemeyecek. 2006'da kazanç ne olursa olsun beyan yok, stopaj ise yüzde 15

Vergi kanunlarında yapılan değişiklikler nedeniyle devlet tahvili ve Hazine bonosundan 2005 ve 2006'da elde edilen faiz gelirleri farklı şekilde vergilendirilecek. 2005'te 408 bin 280 YTL'ye (408 milyar 280 milyon TL) kadar olan gelire vergi yok.
1- Devlet tahvili ve Hazine bonosu faiz gelirinden yüzde 53.7 enflasyon indirimi yapılacak.
2- 26 Temmuz 2001-31 Aralık 2005 arasında ihraç edilen tahvil ve bonodan elde edilen faiz gelirlerinden enflasyon indiriminden kalan kısmından ayrıca 174 bin 33.88 YTL istisna düşülüyor.
3- Kalan tutardan 15 bin YTL'yi aşan gelirler beyan ediliyor. Aşmayan beyan edilmiyor. Bu tutarı aşanlar ise, 1-15 Mart 2006 arasında beyan edilecek.
Vergi nasıl alınacak?
Devlet tahvili ve Hazine bonosundan elde edilen faiz gelirinin vergilendirilmesinde beyan usulünden vazgeçilerek, stopaj yoluyla vergilendirmeye geçiliyor. Vergi oranı yüzde 15 oluyor.
1 Ocak 2006'dan itibaren tahvil ve bono faiz gelirleri şu şekilde vergilendirilecek:
  • 2006'dan itibaren ihraç edilecek, tahvil ve bonodan elde edilecek faiz gelirlerinden, yüzde 15 stopaj kesilecek. Stopaj nihai vergi olacak ve gelirin tutarı ne olursa beyan edilmeyecek.
  • 26 Temmuz 2001-31 Aralık 2005 arasında ihraç edilen tahvil ve bonodan, 2006'da elde edilecek kazançların vergilendirilmesinde, 31.12.2005'teki uygulama geçerli olacak. Bu gelirlerden,
  • Stopaj kesilmeyecek,
  • Faiz gelirinden enflasyon oranı kadar indirim yapılacak,
  • 191 bin 89,20 YTL'lik tutar istisna olarak düşülecek,
  • Kalan tutar belli haddi aşarsa (2005'teki had 15 milyon YTL) beyan edilmesi gerekecek.
    Repoda vergi düştü
    1 Ocak 1999-31 Aralık 2005 arasında elde edilen repo gelirleri, yüzde 22 (1 Ocak 2004'ten itibaren) stopajla vergilendirildi. Ayrıca beyan edilmedi. Bu usul son olarak 2005'te elde edilen repo gelirlerine uygulanacak. 2006 yılından itibaren repo gelirleri, yüzde 15 stopaja tabi tutulacak.
    Bono faizinde tutunma çabası
    Bono faizleri dirençlere yaklaştıkça kâr satışı artıyor. Düşüşte kısa dönemli ilk dirençler yüzde 13.50-13.00'te. Bu seviyede kâr satışı görülebilir. İlk destek 14.70-15.00'te. Bu seviyeyi geçemeyen çıkış tepki boyutunda kalır. Yüzde 15'in üzerinde ise kâr satışları ciddiyet kazanabilir. Sonraki destek 16.50-18.00'de. Yüzde 13.00'ün altında orta dönemli direnç yüzde 12.00-10.00'da.
    Dolarda satış baskısı sürüyor
    Dolar/TL kurunda tepki alımı zayıf kaldı, satış baskısı sürüyor. Kısa dönem için ilk direnç 1.3700 YTL'de. Daha önemli direnç 1.3900'da. Tepkinin güçlenmesi için 1.390 geçilmeli. Orta dönem için ilk direnç 1.5600 YTL'de. İlk destekler ise 1.3400 YTL ve 1.3200-1.2600'de. Kısa-orta dönemli göstergeler yönünü aşağıya çevirmiş. Bu durum satışının devam edebileceğini gösteriyor.